Papers by Beytullah BEKAR

Research paper thumbnail of Özel Bir İletişim Dili Olarak Borsa Argosu: İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Örneği
Öz Argo, belli bir kesimin kendi arasında anlaşmayı sağlamak amacıyla kullandığı özel dil olarak ... more Öz Argo, belli bir kesimin kendi arasında anlaşmayı sağlamak amacıyla kullandığı özel dil olarak tanımlanmaktadır. Bir sosyal gruba ait olma tezahürü olarak ortaya çıkan bu özel dil verilerinin ortak bir amaç etrafında bir araya gelen, kapalı bir ortamda uzun saatler birlikte vakit geçiren, benzer sosyo-kültürel ortamlarda bulunan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yatırımcıları arasında yaygın olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, sosyal bilimlerde sıklıkla müracaat edilen görüşme tekniği kullanılarak bu özelliklere uyan kişilerden veriler elde edilmiştir. Yatırımcılar, ortak amaç ve grup dinamikleri temelinde ekonomi ve borsa ile ilgili samimi sohbetlerin gerçekleştiği sosyal medya platformlarında da bir araya gelmektedir. Birbirini tanımayan kişilerin takma adlarla yazıştığı, duygu ve düşüncelerini samimi bir ortamda ve doğal dille ifade ettiği bu tür sosyal medya kanalları, özel dil (argo) ile ilgili zengin malzemeler sunmaktadır. Bu sebeple tarama yöntemi kullanılarak "hisse.net ve investing.com" gibi internet sitelerinin sohbet forumlarındaki yazışmalardan veriler toplanmıştır. Çalışmada, ekonomi dilinde kullanılan argo sözlerin tespiti amaçlanmıştır. Borsadaki argo sözcüklerinin oluşumuna bakıldığında sıklıkla, günlük dilde kullanılan sözcüklere çağrışımsal ve mecazi anlamlar yüklenerek oluşturulduğu görülür. Argonun oluşumunda vahşi hayvan, meslek, renk (kırmızı, yeşil), araç (otobüs, tren, gemi vb.) adlarından, futbol terimlerinden ve toplumun bunlara yüklediği çağrışım gücünden geniş ölçüde yararlanılmıştır. Çalışmanın sonunda elde edilen söz varlığı bir sözlükçeyle araştırmacıların dikkatine sunulmuştur.

Öz: Batılıların başta ticari ve dinî sebeplerle olmak üzere Türkleri tanıma ve dillerini öğrenme ... more Öz: Batılıların başta ticari ve dinî sebeplerle olmak üzere Türkleri tanıma ve dillerini öğrenme amacıyla yazmış oldukları eserlerin ilki Codex Cumanicus'tur. Sonraki süreçte İstanbul'un Türkler tarafından fethedilmesi ve Osmanlı Devleti'nin sınırlarının Doğu Avrupa'dan, Balkanlara, Kafkaslara kadar genişlemesi Türkçenin bu coğrafyalarda ortak iletişim dili olarak gelişmesine de zemin hazırlamıştır. Bunun neticesinde de Batılılar Türkleri ve dillerini öğrenme amacıyla kendi dillerinin alfabesiyle başta sözlük ve gramerler olmak üzere pek çok eser kaleme almışlardır. Batılılaoldukları bu eserler, literatürde yaygın ifadesiyle transkripsiyon metinleri olarak geçmektedir. Bu çalışmada 91 transkripsiyon metninden hareketle bir eser listesi oluşturulmuş ve bu eserler yıl, içerik ve

During the time of the Ottoman Empire, as the Ottoman dominance in the Balkans increased and poli... more During the time of the Ottoman Empire, as the Ottoman dominance in the Balkans increased and political, economic, and cultural relations between Westerners and the Ottomans developed, the number of works written in Latin letters by Westerners to learn about the Turks and the Turkish language increased. These works are important both in terms of the Turkish vocabulary they contain and in terms of revealing some phonetic features of the Turkish language that cannot be detected in texts written in Arabic script. These works, written in Latin letters by Westerners, are called transcription texts in the literature. The first of these works is Codex Cumanicus, which is estimated to have been written in the early 14th century.

Research paper thumbnail of Berlin Eyalet Kütüphanesi’nde PPN722386702’de Kayıtlı Kitaptaki 17. Yüzyıla Ait Latin Harfli Türkçe Bir Şiir
Transkripsiyon metinleri yabancılar tarafından Arap harfleri dışındaki harflerle (Kiril, Ermeni, ... more Transkripsiyon metinleri yabancılar tarafından Arap harfleri dışındaki harflerle (Kiril, Ermeni, Yunan vb) özellikle de Latin harfleriyle yazılan Türkçe metinler için kullanılan bir terimdir. Bu tür metinler için transkripsiyon anıtları tabiri de kullanılmaktadır. Karadeniz'in kuzeyindeki Türklerden İtalyanlar ve Almanlar tarafından derlenen Codex Cumanicus, transkripsiyon metinlerini ilki kabul edilmektedir. Yabancılar tarafından kendi halkına genellikle Türkleri tanıtmak ve Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılan bu eserler içinde sözlükler, gramer bilgileri, dinî metinler (ilahiler vb.), atasözleri ve bilmeceler vb. unsurlar yer almaktadır. Bu metinler Arap harfli imlada tespit edilemeyen Türkçenin bazı fonetik hususiyetlerini ve konuşma dili özelliklerini tespiti açısından önemlidir. Çalışmaya konulan eserimizde bir transkripsiyon metni özelliği taşımaktadır. Eser, Berlin Eyalet Kütüphanesi'nde PPN722386702'de kayıtlıdır. Eserin adı Jahr-Opfer, welches dem durchleuchtigsten, hochgebohrnen Fürsten und Herrn Hn. Johann Georgen olup 1670 yılında August Pfeiffer tarafından Almanya'nın Wittenberg şehrinde 1670'te basılmıştır. Eser, Sakyonsa Dükü Johann Georgen'e ithaf edilmiştir. Eserde Dük'e ithafen 15 farklı dilde kutlama şiiri yer almaktadır. Bu şiirler Almanca, Latince, Yunanca, İbranice (Latince harfi harfine çeviriyle), Keldanice (Latince harf çevirisi ve harfi harfine çeviriyle), Kıptice, Samirice, Etiyopyaca, Arapça, Farsça, Osmanlı Türkçesi, Kudüs lehçesinde, Süryanice (Latince harf çevirisiyle), Ermenice ve Çince yazılmıştır. Şiirler, öncelikle söz konusu dil için yazıldığı dönemde kullanılan alfabe ile verilmiş hemen ardından Latin harflerine aktarılmış ve Latinceye tercüme edilmiştir. Eser, 43 sayfadan ve iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde şiirler yer alır. İkinci bölümde ise Mezmurlar 113/3'de "Güneş'in doğduğu yerden battığı yere kadar Rabb'ın adına övgüler sunulmalı" ifadesinin 35 farklı dilde

Research paper thumbnail of Karamanlı Türkçesi-Yunanca Bir Sözlük: Lexikon Turkikon Kai Graikikon

Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2025

bazı semtlerinde Grek harfi kitabeler de bulunmuştur. Grek alfabesini kullanan ve Hristiyan olan ... more bazı semtlerinde Grek harfi kitabeler de bulunmuştur. Grek alfabesini kullanan ve Hristiyan olan Tü rkler Karamanlıca olarak adlandırılan dille çok zengin bir kültür ve edebiyat oluşturmuşlardır. Grek alfabesiyle yazılmış Türkçe eserler, tespit edilebildiği kadarıyla ilk olarak XVI. yüzyılda görülür. Bu Türkler, Hristiyan olmaları sebebiyle daha çok dinî ve ahlakî nitelikte eserler ortaya koymuşlardır. Bunun yanında sözlük ve gramerler de yayımlamışlardır. Karamanlı Türkçesiyle yazılmış bu metinlerde konuşma özelliklerinin görülmesi ve metinlerin söz varlığı açısından döneme ışık tutmaları sebebiyle araştırılması ve incelenmesi gereken eserlerdir. Çalışmanın konusunu da 1838 yılında yazılan iki dilli bir sözlük teşkil etmektedir. Sözlük, Bavyera Eyalet Kütüphanesinde L.as.443'te kayıtlıdır. Eser, 56 sayfadan oluşmakta olup her sayfa iki sütun hâlinde düzenlenmiştir. Sağ sütunda Grek harfli Türkçe sözler, sol tarafta ise bunların Yunanca karşılıkları verilmiştir. Çalışmada önce Karamanlı Türkleri hakkında kısa bir bilgi, sonra sözlükte kullanılan Grek alfabesi verilmiştir. İnceleme kısmında sözlükte geçen ses olayları ve eserin diğer dikkat çekici dil hususiyetleri değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonunda ise Grek harfli sözlüğün Latin harflerine aktarımı verilmiştir.

Research paper thumbnail of Seğirname'nin Yeni Bir Yazma Nüshası Üzerine

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi

nsan, yaratılışı itibarıyla merak duygusuyla dünyaya gelir. İnsanoğlu daha çok gelecekte gerçekle... more nsan, yaratılışı itibarıyla merak duygusuyla dünyaya gelir. İnsanoğlu daha çok gelecekte gerçekleşecek
olaylara, bilinmeyene dönük bir merak duygusu taşır. İnsanların bu duygularını tatmin edebilmek için
farklı yol ve yöntemlere başvurduğu görülür. Bu yol ve yöntemlerden biri de faldır. Türk edebiyatında
fal türündeki ilk eser, Eski Uygurlar dönemine ait olan ve 9. yüzyılda yazıldığı düşünülen Irk Bitig’dir.
İnsan vücudunun çeşitli yerlerinde meydana gelen seğirmelerin gelecekte yaşanacak olumlu ya da
olumsuz çeşitli hadiselere işaret ettiğine dönük yorumları içeren hem manzum hem de mensur yazılan
seğirnameler de bir tür fal kitabı özelliği taşır.
Seğirname türüne ait eserlerin yurt içi ve yurt dışı kütüphanelerde çok sayıda nüshası bulunmaktadır.
Çalışmanın konusunu teşkil eden seğirname Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi Kütüphanesi Ma VII
11’de kayıtlı mecmua içindedir. Çalışmada, Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi Kütüphanesinde
bulunan 18. yüzyıla ait seğirname nüshası, bu konuyla ilgili bilahare yapılacak çalışmalara katkı
sağlamak amacıyla çeviriyazıyla Latin harflerine aktarılmış ve seğirnameyle ilgili verilen kaynakçadaki
eserler taranarak vücuttaki seğiren organların dizini çıkarılmıştır

Research paper thumbnail of Kesik Baş Destanı'nın Yeni Bir Nüshası Üzerine

Mavi Atlas, 2024

Baş Destanı'nın Yeni Bir Nüshası Üzerine Öz Kesik Baş Destanı, Hz. Ali'nin kahramanlığının anlatı... more Baş Destanı'nın Yeni Bir Nüshası Üzerine Öz Kesik Baş Destanı, Hz. Ali'nin kahramanlığının anlatıldığı destanlardandır. Bu destanın Kirdeci Ali tarafından yazıldığı bilinmektedir. Halk tarafından çok sevilen ve yüzyıllarca dilden dile aktarılan bu destanın yurt içi ve yurt dışında muhtelif kütüphanelerde çok sayıda nüshası bulunmaktadır. Bu nüshalardan bazıları araştırmacılar tarafından ortaya çıkarılmış ve hem halk bilimi hem de dil özellikleri açısından incelenmiştir. Çalışılan nüsha, Almanya'da Bayerische Staatsbibliothek'te A. or. 92.1162'de Hikâye-i Mevlüd adıyla kayıtlı mecmua içindedir. Eser, İbrahim Efendi matbaasında 1882 tarihinde taş baskı yoluyla çoğaltılmıştır. İçerisinde Kesik Baş Destanıyla birlikte Hikâye-i Mevlüd, Kasîde-i Tevhîd-i Şerîf, Dâsitân-ı Geyik, Dâsitân-ı Gögercin gibi mevlit ve destanlar da yer alır. 96 beyitten oluşan Kesik Baş Destanı ise 38-43. sayfalar arasındadır. Destanın dili, sade ve anlaşılırdır. Eser taş baskı yoluyla 19. yüzyılın ikinci yarısında çoğaltılmış olsa da dil özellikleri dikkate alındığında, Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine geçiş özellikleri göstermesi sebebiyle eserin 15. yüzyılın ikinci yarısından sonra, geçiş döneminde yazıldığı ifade edilebilir Daha önce tespit edilen nüshalardaki farklılıklarla birlikte yeni bulunan nüshalardaki farklı özellikler Kesik Baş Destanı'nın günümüzde henüz tam bir metninin oluşturulamadığını göstermektedir. Nüshalar üzerine yapılan ve yapılacak olan bu ve benzeri çalışmalar Türk kültürü açısından çok kıymetli olan bu eserin tam bir metninin ortaya çıkmasına katkı sağlayacaktır.

Research paper thumbnail of Güvercin Destanı'nın Bavyera Eyalet Kütüphanesinde Bulunan Farklı Bir Kopyası

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2023

Manzum halk hikâyelerinin Türk edebiyatında geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. Şekil olarak diva... more Manzum halk hikâyelerinin Türk edebiyatında geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. Şekil olarak divan şiirine özgü özelliklerin ön plana çıktığı bu türde dinî-tasavvufî, ahlakî, konuların olağanüstülüklerle örülerek işlendiği görülür. İslamiyet’e geçişle ortaya çıkan
bu eserler, özellikle Türklerin Anadolu’ya gelişiyle birlikte yaygınlaşmıştır. Halka şiir yoluyla İslamiyet’i sevdirmek, İslamiyet’in esaslarını öğretmek amacıyla yazılmış bu eserlerde halkın rahatlıkla anlayabileceği sade bir dil kullanılmıştır. Bu özellikleri
sebebiyle sözlü gelenek içerisinde yüzyıllarca anlatılagelmiş ve anonimleşerek günümüze kadar ulaşmıştır. Bu türün en güzel örneklerinden biri de Kirdeci Ali’ye atfedilen Güvercin Destanı’dır. Türk-İslam edebiyatının ilk örneklerinden olan bu manzum hikâyenin 20’ye yakın nüshası tespit edilebilmiştir. Destanın hâlen farklı kütüphanelerde yeni nüshaları ortaya çıkmaktadır. Bavyera Eyalet Kütüphanesi urn:nbn:de:bvb:12-bsb10250028-7’de Hikâye-yi Mevlid-i Şerif ismindeki 51 sayfalık mecmuanın içinde taş basma (litografi) yöntemiyle hazırlanmış Güvercin Destanı bulunmaktadır. 1857 yılında İstanbul’da çoğaltılmış olan eserde Güvercin Destanı dışında farklı hikâyeler de vardır. Güvercin Destanı, 35. sayfanın 12. satırıyla başlayıp 37. sayfanın 8. satırına kadar devam etmektedir ve toplamda 34 beyit bulunmaktadır. Makalede bu nüsha çeviri yazıyla verilmiş ve metnin dizini çıkarılarak araştırmacıların istifadesine sunulmuştur. Bu çalışma, ortaya yeni çıkan nüshalarla birlikte bu destanlar üzerine karşılaştırmalı çalışmalar yapılmasına ve Güvercin Destanı’nın tam bir metninin ortaya çıkmasına katkı sağlayacaktır.

Karahanlılar döneminde İslamiyet'in kabulüyle birlikte Kur'an tercümeleri yapılmış; dinî, ahlaki ... more Karahanlılar döneminde İslamiyet'in kabulüyle birlikte Kur'an tercümeleri yapılmış; dinî, ahlaki nitelikte eserler ve ilmihâller kaleme alınmıştır. İlmihâl, inanç, ibadet, gündelik yaşayış ve ahlak, zaman zaman peygamberlerin hayatlarına dair hayatına dair özlü bilgileri içeren el kitabı olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmanın konusunu da bir ilmihâl metni teşkil etmektedir. Bu metnin bulunduğu mecmua, Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi Kütüphanesi 10.20345/digitue.25587 doi numarasında dijital olarak kayıtlıdır. Çalışmada 2b ve 5b varakları arasında yer alan kısa ilmihâl bilgilerinin yer aldığı bölüm önce, yazım özellikleri açısından ele alınmış daha sonra metnin ses bilgisinde dikkati çeken hususlar üzerinde durulmuştur. İlgili metin çeviri yazıyla verildikten sonra dizinsözlük ortaya konulmuştur.

Bu makale en az iki hakem tarafından incelenmiş ve makalede intihal bulunmadığı teyit edilmiştir.... more Bu makale en az iki hakem tarafından incelenmiş ve makalede intihal bulunmadığı teyit edilmiştir. This article has been reviewed by at least two referees and confirmed to be free of plagiarism.

Research paper thumbnail of 16. Yüzyıla Ait Bir Tılsım Kitabı ve Söz Varlığı
Tılsım, değişik objelerle ve dualarla yapılan bir uygulamadır. Tılsımda insanoğlu doğaüstü güçler... more Tılsım, değişik objelerle ve dualarla yapılan bir uygulamadır. Tılsımda insanoğlu doğaüstü güçler yardımıyla amaçlarına kavuşmayı hedefler. Bu amaçlar kimi zaman mal, mülk edinme kimi zaman korkulan şeylerden emin olma kimi zaman bir sevgiliye kavuşma kimi zaman da başka birine zarar verme şeklinde görülür. Çalışmamızın konusunu oluşturan eser, 16. yüzyılda Osmanlı Türkçesiyle yazılmış bir tılsım kitabıdır. Eser, Tübingen'de Eberhard Karls Üniversitesi Kütüphanesinde 10.20345/digitue.25585 numarada dijital olarak kayıtlıdır, toplam 83 varaktan oluşmaktadır. Eserde tılsım yapmak için şu dualar verilmiştir: Dua-yı Bozorg, dua-yı karsiyya, dua-yı azam, dua-yı şerifi'l-mübarek, dua-yı sürh-i bad, dua-yı Muhammet, duaü'n-necat mine'n-nar. Eserde tılsımların niçin ve nasıl uygulanması gerektiğine yönelik bilgiler halkın anlayabileceği şekilde sade bir dille yazılmıştır. Eserdeki hastalık adları, tılsım yaparken kullanılan araç-gereç adları, dinî terimler araştırmacılara zengin bir söz varlığı sunmaktadır. Ayrıca eser teoloji, sosyoloji, halk bilimi gibi farklı bilimsel alanlara da kaynaklık edebilecek niteliktedir. Yapılan inceleme sonucunda halk için yazılmış olan bu eserde, 790 madde başı kelime/kelime grubu tespit edilmiş ve bunların 436'sının Türkçe olduğu görülmüştür.

Research paper thumbnail of 16. Yüzyıla Ait Satır Altı Farsça-Türkçe Sözlük

Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 2023

Anadolu sahasında Farsça öğretmek amacıyla 13. yüzyıldan itibaren birçok sözlük, dil bilgisi kita... more Anadolu sahasında Farsça öğretmek amacıyla 13. yüzyıldan itibaren birçok sözlük, dil bilgisi kitabı ve konuşma kılavuzu kaleme alınmıştır. Bu eserlerin bazıları satır altı tercüme olarak adlandırılan, metnin altına kelime kelime tercüme usulüyle yazılmıştır. Çalışmaya konu olan eser de Berlin Eyalet Kütüphanesine Persisch-Osmanische Sammelhandschrift [=Farsça-Osmanlıca Mecmua] adı ile kayıtlı bir mecmuanın içinde bulunan ve kütüphane kayıtlarına Persisch-Osmanisches Wörterbuch [=Farsça-Osmanlıca Sözlük] adı ile geçmiş bir kitapçıktır. Eserde, Türkçe kısımlar, Farsça kelimelerin ve ifadelerin bulunduğu satırların altında verilmiştir. Bugün adı Çorum olan fakat 16. yüzyılın sonuna kadarki belgelerde "çorumlu" olarak geçen şehrin adının eserde de "çorumlu" şeklinde geçmesinden ve Türkçe kelimelere getirilen eklerdeki uyum ve uyumsuzluklardan hareketle eserin 16. yüzyıla ait olduğu söylenebilir. Çalışma bir giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmaya konu olan eserdeki Türkçe malzemenin yazım özellikleri ile bazı eklerde görülen uyum sorunu, şahıs eklerinin kullanımıyla ilgili problemler ve Farsçadan Türkçeye tercüme hususunda dikkat çekici özellikler gösterilmiştir. İkinci bölüm, çalışmaya konu olan metnin çeviri yazısı ve gerekli görülen yerlere düşülen notlardan müteşekkildir. Çalışmanın sonuna ilgililerin faydalanmasını kolaylaştırmak adına metnin başında bulunan Farsça-Türkçe sözlüğün Türkçeden Farsçaya bir dizini eklenmiştir.

RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, Oct 20, 2022

48 4 / Rum eliDE Jour nal of Langua ge and Liter at ur e Studies 2 0 2 2 .31 (D ec ember) The pho... more 48 4 / Rum eliDE Jour nal of Langua ge and Liter at ur e Studies 2 0 2 2 .31 (D ec ember) The phonetics and spelling features of the 36th volume of Süleyman-name by Firdevsî / Güngör, O. C. & Bekar, B.

TYB Akademi Dil Edebiyat ve Sosyal Bilimler Dergisi, 2020

tarafından dört ayda bir olmak üzere yılda üç defa Ocak, Mayıs ve Eylül aylarında yayımlanır.

Research paper thumbnail of 1828 Yılında Yazılmış Türkçe, Almanca ve Fransızca Bir Transkri̇psi̇yon Metni̇

Route Educational and Social Science Journal, 2017

Yabancılar tarafından yazılmış, bilinen en eski Türkçe transkripsiyon metni Codex Cumanicus’tur. ... more Yabancılar tarafından yazılmış, bilinen en eski Türkçe transkripsiyon metni Codex Cumanicus’tur. Codex Cumanicus 14. yüzyılda Karadeniz’in kuzeyinde yaşamakta olan Kıpçaklarla ticaret yapmak ve Hristiyanlığı yaymak amacıyla İtalyan tüccarlar ve Alman misyonerler tarafından hazırlanmış ve sonradan birleştirilmiş iki ayrı defterden oluşmaktadır. Birinci defter Latince ikinci defter ise Almanca hazırlanmıştır. 17. yüzyılda yabancılar tarafından hazırlanmış çok dilli sözlüklerden biri Meninski’nin Thesaurus Linguarum Orientalium, Turcicae, Arabicae, Persicae’sudur (Doğu Dillerinden Türkçe, Arapça ve Farsçanın Hazinesi). Sözlük beş dillidir. Sözcüklerin anlamları Latince, Almanca, İtalyanca, Fransızca ve Lehçe olarak verilmiştir. Bu yüzyılda kaleme alınmış diğer bir sözlük ise Malino’nun sözlüğüdür. Eser, İtalyanca-Türkçe sözlük bölümüyle Türkçenin kısa bir gramerinin bulunduğu iki bölümden oluşmaktadır. 18. yüzyılda yabancılar tarafından hazırlanmış çok dilli sözlüklerden biri de Johann Matthias Korabinsky’nin “Versuch eines kleinen Türkischen Wörterbuchs mit beygesetzten deutsch, ungurisch und böhmischen Bedeutungen und einer kurzgefaβten türkischen Sprachlehre” adlı eseridir. Eser Türkçe, Almanca, Macarca ve Çekçe sözlük ve kısa Türkçe gramer bölümünden oluşmakta olup Çek Cumhuriyeti Prag Milli Kütüphanesinde bulunmaktadır. 19. yüzyılda yabancılar tarafından hazırlanmış transkripsiyon metinlerinden biri de Kurzgefaſzte türkisch=deutsche Sprachlehre- Mit einer Sammlung der gebräuchlichſten Wörter, kleiner Conſtructionen und Redensarten – Nebst zwölf Gesprächen und zehn Geſchichten in türkischer deutscher und französischer Sprache adlı eserdir.. Bildirimizde Kurzgefaſzte türkisch=deutsche Sprachlehre adlı eserin tanıtımı yapılacaktır.

Research paper thumbnail of Kitab-ı Eklesiyastikus’ta geçen deyimler üzerine bir inceleme

RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 2021

Bir toplumun maddi ve manevi kültürünü, dünya görüşünü yansıtan, gerçek anlamından farklı, en az ... more Bir toplumun maddi ve manevi kültürünü, dünya görüşünü yansıtan, gerçek anlamından farklı, en az iki kelimeden oluşan, gerçek anlamından farklı kalıplaşmış söz öbeği olan deyimler, bir dilin söz varlığı içinde önemli bir yer tutar. Sözlü kültür hazinesi olan deyimleri, Türkçenin en eski metinlerinden itibaren takip etmek mümkündür. Tarihi süreç içinde, deyimlerin bir kısmının günümüze aynen ulaştığı, bir kısmının unutulduğu, bir kısmının ise değişime uğradığı görülür. Günümüzde unutulmuş ya da değişime uğramış deyimlerin geçtiği tarihî metinlerden biri de yayıma hazırlamakta olduğumuz Kitab-ı Eklesiyastikus’tur. Eski Ahit’in apokrifleri içerisinde değerlendirilen eserin müstensihi ve istinsah tarihi belli olmamakla birlikte, dil özelliklerinden XVII. yüzyıl sonu ya da XVIII. yüzyıl başlarında Osmanlı Türkçesine çevirildiği tahmin edilmektedir. 210 varaktan müteşekkil olan eserin her bir varağında genel olarak 12 satır yer alır. Eserin yazarı, MÖ 180’li yıllarda yaşadığı tahmin edile...

Dil ve Edebiyat Araştırmaları/Journal of Language and Literature Studies, 2020

Kâbe-nâme, Müslümanlar için kutsal olan Kâbe hakkında bilgiler veren bir mesnevidir. Müellifi Akş... more Kâbe-nâme, Müslümanlar için kutsal olan Kâbe hakkında bilgiler veren bir mesnevidir. Müellifi Akşehirli Abdurrahman Gubârî'dir. Döneminin tanınmış müderrislerinden dersler almış, müderrislik yapmış

Research paper thumbnail of Transkripsiyon metinlerinde Türk atasözleri

RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 2019

Türklerin Arap harfleri kullandıkları dönemlerde özellikle Batılı şarkiyatçıların Türkçe öğrenmek... more Türklerin Arap harfleri kullandıkları dönemlerde özellikle Batılı şarkiyatçıların Türkçe öğrenmek ve öğretmek, Türkleri tanımak ve Türkler hakkında bilgi vermek amacıyla Türkçeyi Latin, Grek, Ermeni, Kiril vb. harflerle yazıldıkları eserlere Türkçenin transkripsiyon metinleri denir. Türkçenin transkripsiyon metinleri daha çok İtalyanlar, Almanlar, Fransızlar ve Macarlar tarafından iki veya çok dilli olarak hazırlanmışlardır. Bu metinler içinde en yaygın sözlükler ve gramer kitapları bulunmaktadır. Sözlüklerin ve gramer kitaplarının içinde atasözleri, Nasreddin Hoca fıkraları, konulara göre hazırlanmış karşılıklı konuşma metinleri ve kalıp cümlelere de yer verilmiştir. Bazı transkripsiyon metinlerinin ise sadece atasözü derlemelerinden oluştuğu görülmektedir. Bu çalışmada, içinde atasözü bulunan transkripsiyon metinleri ve farklı şekilde kullanılan bazı atasözleri incelenmiştir. 

Research paper thumbnail of Dresden Kütüphanesinde 1689 Tarihli Mecmua İçindeki Arap Harfli Türk Atasözü Derlemesi

Turkish Studies - Language and Literature, 2019

Proverbs are verbal culturel artifacts which fairly represent the culture, customs and traditions... more Proverbs are verbal culturel artifacts which fairly represent the culture, customs and traditions, life style and mentality of a nation. The proverbs which are mentioned in this article are in a Journal registered to Moritz Georg Weideman located in Dresden Library Mscr. Dresd. Ea. 224. This Journal consists of two stories, letter samples about various subjects and totally 602 Turkish proverbs (some are written in Arabic and some are written in Latin letters) in two different parts. There is no information about the written date of the Journal. However, the year 1689 is recorded to the library inventory due to the year 1689 is mentioned in a narrative text. Sidewise of the pages, that proverbs are written in Arabic letters, are left blank to write them in Latin letters, and their Italian and Latin meanings are given, and some proverbs are written wrong or incomplete shows that similar to proverbs written in Latin letters, proverbs written in Arabic letters are also most probably written by a foreigner. The proverbs written in Latin letters are studied by G. Hazai in year 1982, but proverbs written in Arabic letters are not included to that study. The subject of this article mentions about the proverbs written in Arabic letters in the Journal sheet between 68v and 92r. These proverbs are also considered in perspective of which are being used at the present time, which have been changed during time and which are being forgotten. This consideration is done by scanning the proverb studies of Aksoy, Tülbentçi and Eyüboğlu. Furthermore, same and similar proverbs which are written in Arabic letters and Latin letters are given in the final part of this article. Turkish Studies-Language and Literature Volume 14 Issue 2, 2019 book "Proverbia quaedam Arabica, Persica, & Turcica: In Gratiam Praedictarum Linguarum Cultorum Edita" dated 1655 are some examples of these Works. There is a Work, which can be qualified as Journal and consists of XII+111+19 leaves, is located in Dresden Library Mscr. Dresd. Ea. 224 and dated 1689. The author of the Work is unknown but it is registered to Moritz Georg Weideman (1686-1743). According to the catalog "Catalogus Codicum Manuscriptorum Orientalium Bibliothecae Regiae Dresdensis" written by Heinrich Leberecht Fleischer in 1831, the Journal consists of 8 chapters and diwani and nask calligraphy is being used. Moreover, according to H. L. Fleisher the 1st chapter (1v-50v) contains various letter examples, the 2nd chapter (51r-59r) contains articles about various topics, the 3rd chapter (60r-66r) contains a story, the 4th chapter (68v-92r) contains Turkish proverbs written in arabic letters and their meanings in Latin and Italian languages, the 5th chapter (92v-94v) contains two letters, the 6th chapter (95v-110r) contains a story, 7th chapter (101r-102r) contains a mukataa example and the 8th chapter (102v-111v) contains Turkish proverbs written by using Latin letters. The title of the chapter which consists of proverbs written in Arabic letters is "Proverbia turcica cum versione italica et latine" and the title of the chapter which consists of proverbs written in Latin letters is "Iterum Proverbia turcica, quorum major pars latinis literis scripta est". Number of proverbs written in Latin letters is 223 but 4 of them are written twice. Proverbs written in Arabic letters are in "v" side of leaves, and their Italian and Latin meanings are in "r" side of leaves in two seperated columns. Left side of the pages which contains proverbs written in Arabic letter is being left empty. Reason of this can be understood in 91v. Turkish pronunciations of the last two proverbs written in Latin letters is given in the left side of 91v. In 68th leaf there exist 14, in 69th leaf there exist 17, in 70th leaf there exist 17, in 71st leaf there exist 19, in 72nd leaf there exist 17, in 73rd leaf there exist 15, in 74th leaf there exist 17, in 75th leaf there exist 17, in 76th leaf there exist 16, in 77th leaf there exist 17, in 78th leaf there exist 15, in 79th leaf there exist 16, in 80th leaf there exist 15, in 81st leaf there exist 16, in 82nd leaf there exist 14, in 83rd leaf there exist 16, in 84th leaf there exist 14, in 85th leaf there exist 16, in 86th leaf there exist 17, in 87th leaf there exist 16, in 88th leaf there exist 18, in 89th leaf there exist 16, in 90th leaf there exist 17 and in 91st leaf there exist 16 proverbs.