Books by enes kavalçalan

Papers by enes kavalçalan

Research paper thumbnail of Osmanlı Arşiv Belgeleri Işığında İşkodra Hükûmet Konağı (1857 1912)
With the proclamation of the Tanzimat Edict, the reform movements that had been ongoing since the... more With the proclamation of the Tanzimat Edict, the reform movements that had been ongoing since the 1830s were reorganized within the framework of a program, and the civil and administrative structures were changed accordingly. With the new order, new architectural elements were introduced to the cities. One of these is the government halls. This study discusses the construction process of the government hall in the Shkodra province of the Ottoman Empire, in the light of Ottoman archival documents. Correspondence about the government hall continued from 1857 until 1912. According to these, the buildings located in the Shkodra Fortress were used as the administrative center in 1850s. Over time, the structures fell into disrepair. As a result, three houses were rented in the town center to be used as the government hall. Over time, new units were added to these houses according to needs. However, after a while, with the houses also falling into disrepair, the construction of a fully equipped government hall was considered necessary. An estimate book and drawing for the hall was prepared in 1873. However, during this process, the building could not be constructed, and the old office continued to be used. The second estimate and drawing were dated 1888. The building could not be built this time either. Finally, in 1910, efforts were started once again for the construction of the government hall. As understood from the insurance document dated 1912, the structure was finally constructed this time. Based on the same document, the current location of the government office and the surrounding public buildings have been identified. The research is important in terms of revealing the construction processes of government hall of Shkodra. In this context, plans are interpreted, estimate books are analyzed to shed light on the construction environment of the period, and information about the designers and executives who played a role in the building organization in the province is revealed.

Research paper thumbnail of İşkodra’daki Osmanlı Dönemi Kamu Binaları (Hapishane, Tevkifhane ve Telgrafhane)
Özet Osmanlı İmparatorluğu'nda III. Selim ile başlayan yenileşme, 1830'lardaki ıslah hareketleriy... more Özet Osmanlı İmparatorluğu'nda III. Selim ile başlayan yenileşme, 1830'lardaki ıslah hareketleriyle devam ettirilmiş ve nihayetinde 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı ile bir program çerçevesinde yeniden düzenlenmişti. Belirtilen modernleşme çalışmaları çerçevesinde idari yapı da yeniden şekillendirilmişti. Değişen idare anlayışıyla birlikte Osmanlı kentlerinde bu güne kadar görülmemiş olan hükümet konağı, belediye binası, hapishane, tevkifhane, telgrafhane vb. yapılar şehir merkezlerinde inşa edilmeye başlamıştı. Bu kamu yapıları devlet işlerinin görülüp kamusal düzeninin devam ettirildiği kurumlar olmalarının yanı sıra temsiliyet işlevini de üstlenmişlerdi. Yapılan bu araştırmayla birlikte Arnavutluk'un İşkodra şehrinde yer alan kamu yapılarından hapishane, tevkifhane ve telgrafhane binaları ele alınmıştır. Bu yapılar arasından yalnızca hapishane binasının bir kısmının günümüze ulaşabildiği tespit edilmiştir. Geri kalan yapıların hiç biri günümüze ulaşamamıştır. Çalışmada ana kaynak olarak Osmanlı arşiv belgeleri kullanılmıştır. Belgelere yansıdığı kadarıyla bu binaların inşa aşamaları ortaya konmaya çalışılmıştır. Binalar için yapılan keşif defterleri tespit edilmiş ve okunarak günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Böylelikle dönemin inşaat ortamına ışık tutması ve aynı zamanda vilayetteki yapı organizasyonunda rol oynayan tasarımcı ve yürütücüler hakkında bilgiler sunması amaçlanmıştır. Aynı zamanda inşa edilecek binalar için çizilmiş planlar da arşivde rastlanan belgeler arasındadır. Bu planlar sergiledikleri şema açısından başkent ve Anadolu'daki örneklerle karşılaştırılmış benzer yönleri ön plana çıkarılmaya çalışılmıştır.

Research paper thumbnail of ARNAVUTLUK’UN ERGİRİ (GJİROKASTER) İLİNDEKİ TEKKELER
Arnavutluk, 1385 yılından itibaren, bağımsızlığını kazandığı 1912 yılına kadar Osmanlı egemenliği... more Arnavutluk, 1385 yılından itibaren, bağımsızlığını kazandığı 1912 yılına kadar Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. Bu süre zarfında, Osmanlı kültürü ve mimarisiyle yoğun bir etkileşim içerisine girmiş, gerek dil gerekse yaşayış tarzı bakımından birçok özelliğini alarak kendi potasında eritmiştir. Bu değerlerin içerisinde, artık adı Arnavutluk'la birlikte anılan Bektaşilik de yer almaktadır. Türkiye'de tekke ve zaviyelerin kapatıldığı 1925 yılından sonra kurulan Dünya Bektaşilik Merkezi'nin (Kryegjyshata Boterore Bektashiane), Arnavutluk'un Tiran şehrinde konumlanması bunun en büyük göstergesidir. Arnavutluk'un bugünkü sınırları dâhilinde güneyde yer alan Ergiri ili, 1430 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bu makale çerçevesinde, Ergiri ilinin Osmanlı yönetiminde kaldığı süre boyunca il sınırları içerisinde inşa edilmiş olan tekkeler konu edilecektir. Bu kapsamda, öncelikle yayımlanmış kaynaklar ele alınmış ve bölgede günümüze ulaşabilen tekkeler tespit edilmiştir. Ardından ise Başbakanlık Osmanlı Arşivi taranarak, günümüze ulaşamamış tekkelerin tespiti yapılmaya çalışılmıştır. Elde edilen veriler neticesinde, varlığına dair belge ve bilgiler bulunan 43 tekkeden birinin günümüze orijinal haliyle ulaşabildiği, 7 tekkenin yıkılarak yeniden inşa edildiği veya zaman içerisinde yapılan değişikliklerle asli durumunu yitirdiği, geriye kalan 35 tanesinin ise hiçbir kalıntısının günümüze ulaşamadığı anlaşılmıştır. Metinde öncelikle günümüze ulaşan Koştan Tekkesi kısaca tanımlanmış, ardından günümüze asli haliyle ulaşamadığı tespit edilen tekkeler hakkında eldeki veriler değerlendirilerek, orijinal durumları üzerine çıkarımlarda bulunulmaya çalışılmıştır. Binaların fiziksel durumlarına dair bilgiler verildikten sonra, bu tekkelerin tarikatlar arasındaki dağılımı incelenerek Ergiri gibi küçük bir bölgede bu kadar çok tekke inşa edilmesinin sebepleri üzerinde durulmuştur.

BAYAT BOYUNUN NEVŞEHİR’DEKİ UZANTILARI AYHAN KÖYÜ MEZAR TAŞLARI, 2023

Research paper thumbnail of Arşiv Kaynakları Işığında Ergiri Sancağındaki Osmanlı Dönemi Kiliseleri ve İnşa Süreçleri

OSMED, 2024

Yazar Rehberi Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi [OSMED]'ne yayınlanmak üzere gönderilen ça... more Yazar Rehberi Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi [OSMED]'ne yayınlanmak üzere gönderilen çalışmalar ilk önce editör veya bölüm editörleri tarafından derginin yayın ilkelerine uyup uymadığı incelenir. Eğer çalışma derginin yayın ilkelerine uyuyor ise en az iki hakeme değerlendirilmek üzere gönderilir. Hakemlerden birisinin olumsuz görüş bildirmesi halinde üçüncü bir hakeme gönderilir. Eğer üçüncü hakeminde kararı olumsuz ise yazı yazarına iade edilir. Değerlendirme Süreci Dergimize makale başvurusunda bulunmayı düşünüyorsanız, dergi yayın politikasını ve yazar rehberini incelemenizi öneririz. Yazarlar dergiye gönderi yapmadan önce kaydolmalıdır. Kaydolduktan sonra, giriş bağlantısı aracılığıyla 3 basamaklı gönderi işlemine başlayabilir. Sisteme yüklenecek yazılarda hiçbir şekilde isim ve diğer bilgiler yer almamalıdır. Bu bilgiler yayın öncesinde yayın ekibi tarafından ilave edilmektedir. Yazılarda belirtilen düşünce ve görüşlerden yazar(lar)ı sorumludur. Yayımlanmak üzere gönderilen ve yayın kurulunca kabul edilen makalelerin tüm yayın hakları Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi [OSMED]'ne aittir. Ulusal ve uluslararası sempozyumlarda sunulan bildiriler belirtilmek şartı ile yayın için gönderilebilir. Sempozyumlarda sunulan bildirilerin basılmamış olması gerekmektedir. * Dergiye yollanan çalışmaların mümkünse 12.000, kitap ve diğer tanıtımlar 1.500 kelimeyi geçmemelidir. Makaleler için ise 5.000 kelimenin altında olmamasına da dikkat edilmelidir. Özet, Türkçe için 150-180 kelime; İngilizce için 200 kelimeyi geçmeyecek şekilde yazılmalıdır. * Yazarlar tarafından sisteme yüklenen makaleler ilk önce yayın kurulu tarafından incelenerek makalenin değerlendirilmeye alınıp alınmamasına karar verilir. Daha sonra editör ve hakem süreci başlatılır.

Research paper thumbnail of Osmanlı Arşiv Belgeleri Işığında Tiran’daki Kiliselerin İnşa ve Onarım Faaliyetleri

Osmanlı Arşiv Belgeleri Işığında Tiran’daki Kiliselerin İnşa ve Onarım Faaliyetleri, 2024

Tanzimat Fermanı’nın 1839 yılında ilanıyla birlikte gayrimüslimlerin ibadethane ve okul gibi yapı... more Tanzimat Fermanı’nın 1839 yılında ilanıyla birlikte gayrimüslimlerin ibadethane ve okul gibi yapıları inşa etmesini kolaylaştıran kararlar alınmıştı. Bunun üzerine gayrimüslimler de hazırladıkları projelerle yeni binalar inşa etmek üzere Osmanlı Devleti’ne başvuruda bulunmuş, uygun görüldüğü durumlarda bu başvurular için birer ruhsat hazırlanarak bunlara izin verilmişti. Bahsedilen uygulamanın gerçekleştirildiği yerlerden biri ise Arnavutluk’un Tiran şehridir. Bu çalışmada Osmanlı Dönemi’nde Tiran’da yaşamış olan
Hristiyanların kullandıkları ibadethaneler Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi ışığında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın coğrafi sınırları bugünkü Tiran ilinin sınırlarını kapsamakta yani Tiran’ın merkezi ile Kavaye ilçesini içine almaktadır. Bu sınırlar dâhilinde yedi kilise tespit edilmiştir. Bu kiliseler günümüze ulaşamamıştır. Dolayısıyla kiliselerin mimari özelliklerine dair bilgilerimiz de arşiv belgelerinin aktardıklarıyla sınırlı kalmaktadır. Bu konuda yalnızca Tiran’daki Rum kilisesinin fotoğrafı tespit edilebilmiştir. Conani köyündeki kilise için yapılmış olan çizimde ise sadece kiliseye ait olduğu iddia edilen duvar kalıntıları görülebilmektedir. Çalışma, günümüze ulaşamamış olan kiliselerin tespit edilmesi, aynı zamanda arşiv belgeleri ışığında döneminin kilise inşa ve onarım faaliyetlerini ortaya koyması açısından önem arz etmektedir. Ayrıca arşivdeki diğer belgeler vasıtasıyla Rusya’nın Ortodokslar, Avusturya’nın ise Katolikler üzerinde tahakküm kurma çabaları da ortaya konmaya çalışılacaktır.

Nevşehir Kalesi ve kent tarihi üzerine yaptığımız bu çalışmada 2018 yılında Nevşehir Kalesi sur i... more Nevşehir Kalesi ve kent tarihi üzerine yaptığımız bu çalışmada 2018 yılında Nevşehir Kalesi sur içi kazı çalışmalarından elde ettiğimiz yeni verilere dayanarak kalenin ve tarihi kent merkezinin tarihsel süreç içerisindeki bağlamını inceledik. Sur içindeki kazı çalışmaları dışında, kalenin etrafındaki yamaç yerleşiminde devam eden temizlik çalışmalarında ortaya çıkarılan ve pek azı yayımlanmış buluntuları da tartışmaya dahil ederek kalenin inşası ve onarımıyla ilgili tarihi belgeler, mimari ve arkeolojik veriler ışığında kentin gelişimini tekrar değerlendirdik. Bunu yaparken Nevşehir tarihi kent merkezinin geçmişi, özellikle de Geç Antik Çağ ve Orta Çağ Dönemi hakkında elimizdeki sınırlı sayıda doneye güncel ve eleştirel bir bakış sunmayı amaçladık.

Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi (HÜTAD), 2022

Research paper thumbnail of Zeitschrift für die Welt der Türken Journal of World of Turks 291 KIBRIS'TAKİ KONAK HAMAMLARI MANSION BATHS OF CYPRUS
Özet: Beden temizliği, insanlık tarihinin başlangıcından beri en temel ihtiyaçlardan biridir. İns... more Özet: Beden temizliği, insanlık tarihinin başlangıcından beri en temel ihtiyaçlardan biridir. İnsanoğlu başlangıçta yıkanma ihtiyacını akarsu ve göllerden karşılamaktaydı. Medeniyetlerin ilerlemesiyle bu ihtiyacı karşılayacak hamam gibi yapılar inşa edilmeye başlanmıştır. Antik Yunan'da küçük birer yıkanma mekânından ibaret olan hamamlar, Roma döneminde Gymnasiumlarla birleştirilerek sosyal hayatın bir parçası haline getirilmiştir. Zaman içerisinde farklı millet ve coğrafyalarda değişik fonksiyon ve tipolojilerle ortaya çıkan hamam mimarisi Türk kültürü içerisinde de popüler olarak varlığını devam ettirebilmiştir. Bu çalışmada Kıbrıs'ta Osmanlı döneminde inşa edilmiş olan konak hamamları ele alınmıştır. Araştırma esnasında öncelikle hamamların yerleri belirlenmiş, fotoğrafları çekilmiş ve ölçüleri alınmıştır. Tespit edilebilen hamamlar, bulunabilen bilgi ve belgeler ışığında ayrıntılı bir şekilde tanımlanmaya çalışılmıştır. Konak hamamlarındaki temel kurgu soyunmalık ve sıca...

Research paper thumbnail of KIBRISLI ALİ RUHİ EFENDİ VE KIBRIS'TAKİ İMAR FAALİYETLERİ
Ali Ruhi Efendi'nin hayatı hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Girne'ye bağlı Gambili (Hisa... more Ali Ruhi Efendi'nin hayatı hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Girne'ye bağlı Gambili (Hisarköy)'de doğup büyüdüğü bilinmektedir. II. Mahmud'un saltanat döneminde, 1826 yılında Tersane Hazinesi tarafından Kıbrıs muhassıllığı görevine atanmıştır. Aldığı görevi başarıyla yerine getiren Ali Ruhi Efendi Kıbrıs'ta yaptırdığı hayır yapılarıyla da ün kazanmıştır. İnşa ettirdiği yapılarla bani kimliğini de ön plana çıkaran Ali Ruhi Efendi muhassıllık görevini sürdürdüğü süre zarfında dört çeşme, bir cami, bir sıbyan mektebi, bir muvakkithane ve bir kütüphane yaptırmıştır. Yaptırdığı eserlerin devamlılığını da düşünen Ali Ruhi Efendi, bu eserlerin ihtiyaçlarının karşılanması için vakıflar kurdurmuştur. Osmanlı imparatorluğunun dağılma süreci yaşadığı böyle bir dönemde, Kıbrıs gibi farklı etnik grupların üzerinde hayatını sürdürdüğü bir adada, bu tarz inşa faaliyetlerinin devam etmesi hangi gruba ait olursa olsun halkların ortak kültür çevresinde toplanmaya çalışıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Research paper thumbnail of E. TRYJARSKI, Türkler ve Ölüm

Mediterranean Journal of Humanities, 2012

Enes KAVALÇALAN  Orta Asya coğrafyasının genişliği Türkoloji alanında yapılan araştırmaların dah... more Enes KAVALÇALAN  Orta Asya coğrafyasının genişliği Türkoloji alanında yapılan araştırmaların daha çok bölgesel düzeyde, birbirinden kopuk ve konu bütünlüğü sağlayamayan bir içerik oluşturmasına neden olmuştur. Bununla birlikte, son yıllarda gerçekleştirilen yeni araştırmalar Türk toplumları hakkındaki bilgi dağarcığımızın her geçen gün daha da genişlemesine olanak sağlamaktadır. Türkolog ve doğu bilimci E. Tryjarski'nin literatürde dağınık halde bulunan araştırmaları bir araya getirerek 1991 yılında Leh dilinde kaleme aldığı Zwyczaje Pogrzebowe Ludὀw Tureskich Na Tle Ich Wierzeἠ isimli monografik çalışma bu nedenle önemlidir. Türkçe'ye Hafize Er tarafından Türkler ve Ölüm adıyla çevrilen eser, Türklerin ölüm karşısında geliştirdikleri dini gelenekler hakkındaki kapsamlı içeriğiyle bu alandaki temel kaynaklardan birini teşkil etmektedir. Kitap, İçindekiler (5-8), Önsöz (9-10), Kısaltmalar (11-15), Giriş (17-91) beş ana bölüm (92-518) ile Sonuç (519-524), Kaynakça (525-574), Ek Kaynakça (575-597), Dizin (598-621) ve Resimler/Fotoğraflar/Çizimlerden (622-639) oluşmaktadır. Türklerde ölüm olgusunun üç temel unsurunu beş ana başlık altında konu edinen eserde, ölüm ilkin biyolojik bir gerçeklik olarak tanımlanmış (I. Bölüm); ardından bu gerçekliğin toplumsal yaşamda karşılık bulan uygulamaları bir döngü olarak tasnif edilmiş (II.-IV. Bölümler) ve son olarak ölüyle ilişkilendirilmiş yapı kalıntılarını ele alan mezar anıtları (V. Bölüm) ile tamamlanmıştır. İki başlıkla sunulan Giriş bölümünde (17-91) ölüm fenomeninin Orta Asya ve çevre coğrafyalarda şekillenişi ele alınarak, Türk topluluklarında nasıl dönüşüm gösterdiği anlatılmıştır (17-72). Bu etkileşim anlatılırken çevre kültürlerde ve dinlerde yer alan uygulamalar ile bunların Türk geleneklerine yansımaları da tanıtılmaktadır (73-91). Kitabın birinci bölümü Biyoloji ve Din. Farklı İnançlar Temelinde Ölüm Fenomeni başlığına sahiptir (92-144). Bölüm yedi alt başlığa ayrılır. Yazar burada öncelikle ölüm nedenleri ve ölüme yaklaşan kişinin gösterdiği fizyolojik/psikolojik belirtileri aktararak (92-102); izleyen başlıkta yalancı ölüm halleriyle ölüm sonrası hayat inanışlarına değinir (102-117). Bunların yanı sıra, ruh kavramı açıklanmak suretiyle çeşitli Türk toplumlarında ruhun insan bedeninden ayrıldıktan sonraki kaderi anlatılmış, ruh ile can terimlerinin ayrımı üzerinde durulmuştur (117-136). Ardından ölü bir bedenden duyulan korkunun gündelik hayata yansıması ve bu bedenden olabildiğince çabuk, temasa girmeden, kurtulma çabalarının anlatımıyla bölüm bitirilmiştir (136-144). Gömü öncesi süreci içeren Ölümden Törenle Taşımaya. Ölü Gömme Döngüsünün İlk Aşaması on sekiz alt başlıkla sunulur (145-221). Bu başlıklarda, ölüm sonrası gerçekleştirilen ilk uygulamalar (145-180); ölünün gömülünceye kadar muhafaza edilişiyle başında beklenmesi hakkında bilgi verilerek gömü öncesi yapılan ek ayinler ve defin tarihinin belirlenmesi konularıyla bölüm sonlandırılır (181-221).

Sunum Metni by enes kavalçalan

26. ORTA ÇAĞ VE TÜRK DÖNEMİ KAZILARI VE SANAT TARİHİ ARAŞTIRMALARI KİTABI

Research paper thumbnail of Kıbrıs’ta Osmanlı Dönemi Hamamları

9. ULUSLARARASI TÜRK KÜLTÜRÜ KONGRESİ Yurt Dışı Türk Kültür Varlıkları “Kıbrıs” 21-24 Ekim 2021/ Lefkoşa KIBRIS BİLDİRİLERİ ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ BAŞKANLIĞI , 2024

1571 yılında adanın fethinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılına kadar Osmanl... more 1571 yılında adanın fethinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu Kıbrıs’ın yönetiminde söz sahibi olmuştur. Bu dönem içerisinde cami, han, çeşme ve hamam gibi çeşitli inşa faaliyetlerinde bulunulmuştur. Bu eserlerin büyük bir bölümü kısmen veya tamamen korunmuş durumda günümüze kadar ulaşabilmiştir.
“Kıbrıs’ta Osmanlı Dönemi Hamamları” adlı bu çalışmada Osmanlı Dönemi içerisinde Kıbrıs’ın hem kuzeyinde hem de güneyinde inşa edilmiş olan hamamlar toplu olarak ele alınacaktır. Kıbrıs’ta 17 hamamın günümüze ulaşamadığı, 15’inin ise kısmen veya tamamen korunmuş şekilde günümüze ulaşabildiği tespit edilmiştir. Katalog bölümünde günümüze ulaşabilen hamamların tanımlamaları yapılmış, “Karşılaştırma ve Değerlendirme” kısmında ise yapılar plan şeması, malzeme, yapı elemanları, örtü elemanları, aydınlatma ve süsleme başlıkları altında ele alınmıştır. Kataloğa dâhil edilen hamamlar Anadolu’daki örnekleriyle de karşılaştırılarak benzerlik ve farklılıkları ortaya konmaya çalışılacaktır.