History Studies
International Journal of History
History Studies Dergisi üç ayda bir yayınlanan uluslararası hakemli bir dergidir.
History Studies Dergisi’nde yayınlanan tüm yazıların, dil, bilim ve hukûki açıdan
bütün sorumluluğu yazarlarına, yayın hakları History Studies Dergisi’ne aittir.
Yayınlanan yazılar yayıncının yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen herhangi bir şekilde
basılamaz, çoğaltılamaz.
Yayın Kurulu dergiye gönderilen yazıları yayınlayıp yayınlamamakta serbesttir.
Gönderilen yazılar iade edilmez.
The History Studies is an international, peer-reviewed quarterly journal.
Authors bear the sole legal responsibility for their published works in the History Studies.
The History Studies has the sole ownership of copyright to all published works. No part of
this publication shall be produced in any form without the written consent of the History
Studies.
The Editorial Board makes the final decision to publish articles.
No article is returned to authors.
History Studies
Indexed by ASOS, EBSCO, DOAJ, Index COPERNICUS,
and Index ISLAMICUS
ISSN: (Print) 1309 - 4688 - (Online)1309 - 4173
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Samsun, Mart / March 2013
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5 / 2 2013
History Studies
International Journal of History
Prof. Dr. Halil ĠNALCIK Armağanı
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Editors:
Prof. Dr. M. Metin HÜLAGÜ
Assoc. Prof. Dr. Osman KÖSE
Ondokuz Mayis University, Faculty of Education, Kurupelit - Samsun, TURKEY
Tel: +90 362 312 19 19
Fax: +90 362 457 60 78
E-mail:
[email protected]
Web: http://www.historystudies.net/
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
HISTORY STUDIES
Uluslararası Hakemli Dergi / International Journal of History
Sahibi / Owner
Osman KÖSE
Editör / Editor
Osman KÖSE
Editor Yardımcıları / Associate Editors
Tamer BALCI – Ġbrahim SERBESTOĞLU
Yayın Kurulu BaĢkanı / Director of Editorial Board
Zübeyde GüneĢ YAĞCI
Genel Koordinatör / General Coordinator
Muhammed Bilal ÇELĠK
Türkçe Dil Editörü / Turkish Language Editor
Mehmet AYDIN
Ġngilizce Dil Editörü / English Language Editor
Christopher L. MILLER
Ġtalyanca Dil Editörü / Italian Language Editor
Marco MIOTTO
Ġspanyolca Dil Editörü / Spanish Language Editor
Glenn MARTINEZ
Fransızca Dil Editörleri / French Language Editors
Kenan ġEN - YaĢar DEMIR
Dil Uzmanları / Language Experts
Salih KILIÇ – Nazlı MURZĠOĞLU
Aslıhan YILDIZ – Rabia Esra ÇETĠNKAYA
Kaynakça Sorumlusu / Bibliography Processor
Zafer GÖLEN
ĠletiĢim Sorumluları / Coorrespondents
Mucize ÜNLÜ
Baskı Sorumluları / Print Masters
Ali SEYLAN – Ramazan BÖLÜK - Ahmet AKġAR
Ayhan SERTKAYA - ġule GÜN - Yakup YILMAZ
Teknik Sorumlular / Technical Crew
Hasan ATSIZ – Orhan ÇAM
Yayın Kurulu / Editorial Board
Mehmet AYDIN - Hasan BABACAN - Tamer BALCI - Mehmet BEġĠRLĠ – Hüseyin ÇINAR - Mustafa ÇOLAK - Ümit EKĠN
Ġlhan EKĠNCĠ – Önder DUMAN – Mehmet Dursun ERDEM - Behset KARACA - Bünyamin KOCAOĞLU - Telli KORKMAZ -
Cemalettin KÖMÜRCÜ - Kemalettin KUZUCU - Bayram NAZIR - Selim ÖZCAN - M. Fatih SANCAKTAR - HaĢim ġAHĠN -
Mucize ÜNLÜ – Sibel ÜST - Yücel YĠĞĠT – Fahri SAKAL
DanıĢma Kurulu / Advisory Board
Dursun Ali AKBULUT – Kemal ARI - Mehmet ALPARGU - Metin AYIġIĞI – Tuncer BAYKARA - Arif BĠLGĠN – Ġdris
BOSTAN - Salim CÖHCE – Mustafa DAġ - Mustafa DEMĠR – Süleyman DEMĠRCĠ – Saadettin GÖMEÇ - Abdullah
GÜNDOĞDU - Nedim ĠPEK – Süleyman KIZILTOPRAK – Enver KONUKÇU - Hikmet ÖKSÜZ - Mehmet ÖZ - Azmi ÖZCAN
- Yücel ÖZTURK - Haluk SELVĠ - Enis ġAHĠN – Ahmet ġĠMġĠRGĠL - Ömer TURAN - Mehmet Ali ÜNAL - Yavuz ÜNAL
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
HISTORY STUDIES
Uluslararası Hakemli Dergi / International Journal of History
Volume 5 / 2 2013 - Hakemler / Referees
Prof. Dr. Halil ĠNALCIK Armağanı
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Yrd.Doç.Dr. Turan Açık- Amasya Üniversitesi
Prof.Dr. Muhammet BeĢir AĢan- Fırat Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. ġeyma Ay- Mustafa Kemal Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Mehmet Aydın-Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Prof.Dr. Abdülhalik Bakır- Bilecik Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Sezai Balcı-Giresun Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Betül Batır- Ġstanbul Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. YaĢar Baytal-Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. YaĢar Bedirhan- Ağrı Ġbrahim Çeçen Üniversitesi
Doç.Dr. Hakkı BüyükbaĢ-Erciyes Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Necati Çavdar- GaziosmanpaĢa Üniversitesi
Prof.Dr. ġenol Çelik- Balıkesir Üniversitesi
Doç.Dr. Songül Çolak- GaziosmanpaĢa Üniversitesi
Prof.Dr. Mustafa DaĢ- Dokuz Eylül Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Alparslan Demir-GaziosmanpaĢa Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. A. ġevki Duymaz- Süleyman Demirel Üniversitesi
Doç.Dr. Ġlhan Ekinci-Ordu Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Mustafa Gökçe- Aksaray Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Alev Gözcü- Dokuz Eylül Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Emine Güldüoğlu- Ardahan Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Ali Güveloğlu- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr- Muhammed Salah Harzallah- Iseaht of Tozeur, Tunisia
Yrd.Doç.Dr. Pelin Ġskender- Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Ġbrahim Ġslam- Harran Üniversitesi
Doç.Dr. Yılmaz Karadeniz-MuĢ Alparslan Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Muhittin KapanĢahin- Erciyes Üniversitesi
Doç.Dr. Rıza Karagöz- Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Doç.Dr. Nilay Karakaya- Erciyes Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Ġsmail Kıvrım- Gaziantep Üniversitesi
Doç.Dr. Bünyamin Kocaoğlu-Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Metin Kopar- Adıyaman Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Metin Ziya Köse- NevĢehir Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Fahri Maden-Kastamonu Üniversitesi
Doç.Dr. Jülide Akyüz Orat- Kafkas Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Selim Özcan- Amasya Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Tuğrul Özcan- Sütçü Ġmam Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Mücahit Özçelik- Erciyes Üniversitesi
Dr. Cihan Özgün-Ege Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Selim Hilmi Özkan- Yıldız Teknik Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Selma Pehlivan- Sakarya Üniversitesi
Dr. Ferhat Pirinççi- Uludağ Üniversitesi
Doç.Dr. Fahri Sakal-Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Ġbrahim Serbestoğlu-Amasya Üniversitesi
Doç.Dr. AyĢen Sina- Ankara Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Cemile ġahin- Karabük Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Ġsmail ġahin- Karabük Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. M. Kemal ġahin- Adnan Menderes Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Ġbrahim Caner Türk- Erzincan Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Veli Ünsal- Ahi Evran Üniversitesi
Doç.Dr. Zübeyde G. Yağcı- Balıkesir Üniversitesi
Yrd.Doç.Dr. Serkan Yazıcı- Sakarya Üniversitesi
Doç.Dr. Ahmet Yiğit- Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
Prof.Dr. Abdulkadir Yuvalı- Erciyes Üniversitesi
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
CONTENTS / ĠÇĠNDEKĠLER
Turan Açık 1-19
Yeminin Ġki Yüzü: Vicdanı ve Toplumsal Kanaat Arasında Osmanlı Bireyi
Two Sides of Oath: Ottoman Individual Between Conscience and Public Opinion
Zafer AkbaĢ-Adem BaĢ 21-44
Ġran'ın Nükleer Enerji Politikası ve Yansımaları
Iran’s Nuclear Energy Policy and Its Implications
Alper BaĢer 45-55
Ġngiliz Elçisi Thomas Roe’nun YazıĢmalarında II. Osman Dönemi
Period of Osman II in the Correspondence of British Ambassador Thomas Roe
Gökhan Bolat 57-77
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (Bp): Ġngiltere’nin Ġran’daki Petrol
Macerası
From Anglo-Persian Oil Company to British Petroleum (BP): Britain’s Oil Adventure in Iran
Celil Bozkurt 79-106
Türk Siyasetinde Ġslam Demokrat Partisi ve Kamuoyundaki Yankıları
Islam Democrat Party in the Turkish Politics and Its Reflections on the Public Opinion
Hakkı BüyükbaĢ 107-120
Tarih ve Uluslararası ĠliĢkiler: Yapıcı Bir Diyalog Çağrısı
History and International Relations: An Appeal for a Constructive Dialogue
YaĢar Demir 121-135
L’établissement du mandat français en Syrie et dans le sandjak d’Alexandrette
Suriye ve İskenderun Sancağı'nda Fransız Mandasının Kurulması
Gökhan DilbaĢ 137-154
Macar Tarihinde Peçenekler
Pechenegs in the Hungarian History
Aydın Efe 155-169
Mursaloğlu Mustafa ġevki PaĢa (1840-1914)
Mursaloğlu Mustafa Şevki Pasha (1840-1914)
Volkan Ertürk 171-198
Vize Sancağı Dirlikleri (1530-1568)
Fiefs in the Sandjak of Vize (1530-1568)
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Erdoğan KeleĢ 199-241
II. Abdülhamid Devrinde Aydın Vilayetinde Sanat ve Meslek Okulları
The Arts and Crafts Schools in Aydın Province during the Reign of Abdulhamid II (1876-1909)
Ġsmail Kıvrım 243-262
17. Yüzyılda Bir Valide Sultanın Günlük Hayatı: Vâlide Hadîce Turhan Sultan
Daily Life of a Sultan’s Mother in the Seventeenth Century: Vâlide Hadîce Turhan Sultan
Bekir Koçlar 263-286
Türk Milliyetçiliği DüĢüncesini Tanımlama ve Temellendirme ÇalıĢmalarına Bir Örnek:
Ergenekon Dergisi
An Example to Define and Systemize Turkish Nationalist Thought: Ergenekon
Said Olgun 287-301
Siirt Halkevi ve Faaliyetleri (1934-1951)
Siirt People’s House and Its Activities (1934-1951)
Muharrem Öztel 303-325
Tanzimat Devri ve Sonrasında Osmanlı Piyasalarında Ġhtikâr Sorunu
İhtikâr Problem in the Ottoman Markets During and After the Tanzimat Period
Murat Öztürk 327-346
Ġslamiyet’ten Önce Türklerin Din AnlayıĢı ve Gök Tanrı Dini
The Pre-Islamic Religion Concept of Turks and Gok Tengri Religion
Derya Derin PaĢaoğlu 347-386
Muhacir Komisyonu Maruzatı’na Göre (1877-78) 93 Harbi Sonrası Muhacir Ġskânı
Settlement of Immigrants after the Russo-Turkish War of 1877-78 According to the Immigrant
Commission Report
Selma Pehlivan 387-395
Erzurum’un Ġlkçağ Tarihi AraĢtırmalarına Bir BakıĢ
A Glance at the Ancient Period Studies of Erzurum
Melike Sarıkçıoğlu 397-410
Ġran’da Nasereddin ġah ve Muzaffereddin ġah Dönemi’nde (1848-1907) Ġngiltere Rusya ve
Fransa’ya Verilen Ġmtiyazlar
Iranian Concessions Granted to England, Russia and France During the Rules of Nasereddin Shah and
Muzaffereddin Shah (1848-1907)
Tahir Sevinç 411-428
Osmanlı-Sicilya ĠliĢkileri ve Cizye Muhasebecisi Hüseyin Efendi’nin Sicilya Elçiliği (1740-1742)
Ottoman-Sicilian Relations and the Jizyah Accountant Hüseyin Efendi’s Ambassadorship in Sicily
(1740-1742)
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Mustafa ġahin 429-441
Timur Ġmparatorluğu’nda Müzik-Eğlence Kültürü ve YetiĢen Ünlü Müzisyenler
Music-Entertainment Culture and Famous Musicians in the Tamerlane Empire
Alaattin Uca- Aytunç Ülker 443-470
1917 Tarihli Karaman-Konya-Ereğli Haritası ve Değerlendirilmesi
An Evaluation of a 1917 Map of Karaman-Konya-Eregli
Pınar Ülgen 471-487
Geç Ortaçağ Avrupasında Lonca TeĢkilatı
The Guild Organization in the Late Medieval Europe
Hüseyin Üreten 489-506
Manisa Müzesi’ndeki Marsyas Heykeli’nin Ġkonografik Çözümlemesi ve
Apameia Üzerine Bir AraĢtırma
Iconographic Analysis of the Marsyas Statue in the Manisa Museum and an Inquiry on Apameia
Zübeyde GüneĢ Yağcı 507-537
H. 1015/1016 (M. 1606/1607) Tarihli Ġstanbul Gümrük Defteri
H. 1015/1016 (M. 1606/1607) Dated Istanbul Customs Register
SavaĢ Yıldırım 539-563
Ankara’nın Kalecik Ġlçesindeki Camiler
Mosques in the Kalecik District of Ankara
Murat Yıldız 565-585
GeçmiĢten Bugüne Üsküdar Ayazma Mahallesi’nde Yapı-Mekan ĠliĢkisi
From Past to Present Structure and Place Relationship in the Ayazma District of Üsküdar
REVĠEW BOOKS / KĠTAP TANITIM VE DEĞERLENDĠRME
Zübeyde GüneĢ Yağcı 589-599
Prof.Dr.Halil Ġnalcık
Margeret Rose Graham 601-610
The Critiques of Zionism
Siyonizmin Kritiği
Abidin Temizer 611-614
MAŽURANIģ, Matija, Bosna’ya Bir BakıĢ Yahut Bir Hırvat VatandaĢının 1839–40 Yılları
Arasında O Eyalete Kısa Bir Yolculuğu, (Osmanlı Dönemi Bosnasına Dair Bir Seyahatname),
Yayına Hazırlayanlar: Ekrem ĥauševiĤ, Tatjana PaiĤ-VukiĤ, Ayla Hafız Küçükusta, Bal-tam,
Prizren 2011, 104 sayfa (ISBN: 978–9951–436–04–5).
MAŽURANIŠ, Matija, A Croat’s View Of Ottoman Bosnia: The Travelogue Of Matija Mažuraniš From
The Years 1839-40, Authors: Ekrem Ţauševiš, Tatjana Paiš-Vukiš, Ayla Hafız Küçükusta, Bal-tam,
Prizren 2011, 104 pages (ISBN: 978–9951–436–04–5).
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
ISSN: 1309 4173 (Online) 1309 - 4688 (Print)
Volume 5 Issue 2, A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK p. 57-77, March, 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP):
İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası
From Anglo-Persian Oil Company to British Petroleum (BP): Britain’s Oil
Adventure in Iran
Yrd. Doç. Dr. Gökhan Bolat
Erciyes Üniversitesi-Kayseri
Öz: Bu çalışmada İngiliz-İran Petrol Şirketi’nin İran’daki petrol arama faaliyetleri, bu
faaliyetlerin İran ve bölge siyasetindeki yansımaları ele alınmıştır. Petrol, 19. yüzyılın ikinci yarısından
günümüze kadar dünya siyasetini belirleyen en önemli unsurlardan biri olmuştur. 1840’da ilk petrol
rafinerisinin İskoçya’da kurulmasından sonra bunun birçok alanda kullanılabileceğini fark eden batılı
devletler teknolojik yeterliklerini sağladıktan sonra dünyanın çeşitli yerlerindeki petrol kaynaklarına
yönelmişlerdir. Bu nedenle dünya petrollerinin kolay ulaşılabilir rezervlerinin yüzde 80’inin bulunduğu
Ortadoğu kısa sürede büyük güçlerin mücadele alanı haline gelmiştir. Bu mücadelede ilk harekete geçen
devletlerden biri de İngiltere olmuştur. 1901 yılında İngiliz milyoner William Knox D'Arcy 60 yıllığına
İran topraklarında petrol arama imtiyazı almıştır. İki taraf arasında yapılan antlaşma gereği çıkarılacak
petrolün yüzde 16’lık hissesi İran Devleti’ne yüzde 84’lük kısmı ise şirkete ait olacaktı. Bu antlaşma ile
yaklaşık 70 yıl sürecek olan İngiltere’nin İran petrolleri üzerindeki hâkimiyeti de başladı. Yapılan
çalışmalar neticesinde 1908’de Mescid-i Süleyman şehrinde ilk petrol bulunmuştur. Hemen akabinde
Anglo-Persian Oil Company (İngiliz-İran Petrol Şirketi) kuruldu. 1914’te şirketin yüzde 52’lik hissesi
bizzat İngiliz hükümeti tarafından satın alındı. 1955’te şirketin adı The British Petroleum Company
olarak değiştirildi. Şirketin İran’daki faaliyetleri 1979 Devrimi’ne kadar devam etmiştir.
Anahtar Kelimeler: İngiliz-İran Petrol Şirketi, İngiltere, İran, Orta Doğu
Abstract: This article examines the oil exploration activities of Anglo-Persian Oil Company
in Iran and the reflections of this enterprise on regional politics. From the second half of the 19th
century to the present, oil politics has dominated world politics. After the establishment of the first oil
refinery in Scotland in 1840, the Western powers realized that oil could be used in many areas; therefore
they turned their attention to oil resources in various parts of the world. For this reason, the Middle
East, which owned around 80 per cent of the world's readily-accessible reserves, became a battleground
of the great powers. Britain was the leading country in this struggle. In 1901, William Knox D'Arcy, an
English millionaire, got a concession for oil exploration in Iran for 60 years. According to the
agreement the Iranian government was to receive only 16 per cent of the oil company's annual profits
while the D’Arcy Group collected the remaining 84 per cent. Iran's share reached to 20 per cent in
1933. The treaty between Iran and D'Arcy launched Britain’s grip on Iran's oil which lasted
approximately 70 years. The first oil reserve in Iran was found in Masjid-i-Suleiman in 1908.
Subsequently, Anglo-Persian Oil Company was established. In 1955 the name was changed to The
British Petroleum Company.
Key Words: Anglo-Persian Oil Company, Britain, Iran, Middle East
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 58
Giriş
Sanayi İnkılâbını Avrupa’nın diğer ülkelerinden daha önce gerçekleştiren İngiltere
sanayileşmenin gerektirdiği hammadde ve pazar ihtiyacını karşılamak amacıyla
Uzakdoğu’ya yönelmiş ve 18. yüzyılda kendisi için oldukça kârlı gördüğü Hindistan
pazarını ele geçirmiştir. Bu tarihten itibaren Hindistan’ın güvenliğini sağlamayı temel
politikalarından biri haline getirmiş ve bu amaçla Hindistan’a giden yollar üzerinde bir
güvenlik koridoru kurmaya karar vermiştir. İran hiç kuşkusuz bu yollar üzerindeki en
stratejik noktalardan biri olarak 19. yüzyıldan itibaren İngiltere’nin yoğun olarak ilgilendiği
bir ülke haline gelmiştir. İran’da bulunan Kaçar Hanedanı’nın zayıflığından da istifade eden
İngiltere yüzyılın ilk yarısına gelindiğinde İran’ın Basra Körfezi kıyılarını kontrol eden güç
haline gelmiştir.
Bölgedeki yer altı kaynaklarıyla ilgili yapılan araştırmalar İran coğrafyasının petrol
açısından oldukça zengin kaynaklara sahip olduğunu ortaya çıkarmış bu durum
İngiltere’nin buraya olan ilgisini daha da artırmıştır. Yaklaşık yarım asır süren çalışmalar
neticesinde İngiliz müteşebbis ve uzmanlar Ortadoğu’daki ilk petrolü İran topraklarında
bulmuşlardır. Bu gelişme İngiltere’nin 20. yüzyıldaki siyasetini belirleyen en önemli
unsurlardan biri olmuştur.
1. İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası ve 1901 D’arcy İmtiyazları
İngiltere’nin İran’daki petrol macerası 1855 yılına kadar uzanmaktadır. Bu
dönemde Loftus adındaki bir İngiliz İran’da ilk kez petrol araştırması yapmıştır1. Daha
sonra Reuters Haber Ajansı’nın da kurucusu olan Baron Julius de Reuter 1872’de İran’da o
döneme kadar görülmemiş büyüklükte bir dizi imtiyazlar kazanmıştır. Bu imtiyazlar
arasında İran’ın her yerinde petrol dâhil her türlü maden arama yetkisi de bulunmaktaydı.
Bulunacak olan madenlerden elde edilecek gelirlerin yüzde 16’sı İran Devleti’ne ait
olacaktı. Ancak bu büyüklükteki bir imtiyaz hem Rusya ve hem de din adamları başta
olmak üzere halkın tepkisini çekmiş ve sonunda bu imtiyazlar iptal edilmiştir2. 1884’te ise
Hotz adında İran’da ticaretle uğraşan bir İngiliz şirketi Basra Körfezi kıyısında bulunan
Buşehr yakınlarında petrol arama ve çıkarma imtiyazı aldı. Ancak şirketin yaptığı
çalışmalardan daha önceki aramalarda olduğu gibi herhangi bir sonuç çıkmadı. 1872’de
elde ettiği imtiyazları iptal edilen Reuter bu karara rağmen İran’daki faaliyetlerine ve daha
önce kazandığı imtiyazların iadesi için mücadeleye devam etti. Bu mücadele sonunda
1889’da önceki imtiyazlarına ek olarak Imperial Bank of Persia’yı (Bank-ı Şehinşahî)
kurma hakkını elde etti3. Verilen bu yeni imtiyazda da petrol dâhil her türlü madeni arama-
çıkarma yetkisi bulunuyordu. Bu amaçla 1890’da Bank-ı Şehinşahi’ye bağlı The Persian
Mining Corporation (Şirket-i Maden-i İran) kuruldu. Ancak yapılan çalışmalardan yine bir
sonuç elde edilemedi4.
1
Mecid Tefreşî, “Sabıka-i Neft Der İran”,Ittılaat-ı Siyasî-İktisadî, Şomara-i Evvel, (Mehr 1365): 38.
2
Mostafa Elm, Oil, Power and Principle: Iran's Oil Nationalization and Its Aftermath, (Syracuse
Newyork: Syracuse University Press, 1994): 1.
3
Sir Percy Sykes, A History of Persia, Vol. II, Third Edition, (London 1930), 372.
4
“Kronoloji-yi Yeksed ve Hicde Sal Neft-I İran”, Berresiha-i Tarihi, Şomara 44/45 “Zemayem”
(Ferverdin ve Ordubeheşt 1352): 357-359.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
59 Gökhan Bolat
Elde edilen bütün imtiyazlara rağmen İran’da petrol bir türlü bulunamadı. 28 Mayıs
1901’de bu kez William Knox D'Arcy5 adında başka bir İngiliz milyoner İran’da petrol
arama ve çıkarma imtiyazını elde etti6. İmtiyaz ile ilgili antlaşma D’Arcy’yi temsilen
kuzeni ve mali danışmanı Alfred Marriot ile İran tarafından Muzaffereddin Şah, Atabeg
Mirza Nasrallah Han Müşirüddevle, Nizamuddin Gaffari Mühendis’ül-Memalik arasında
imzalanmıştır7. Antlaşma şu maddeleri içermekteydi:
İran’ın kuzeyinde yer alan 5 eyalet8 hariç olmak üzere İran topraklarındaki
petrollerin kullanım hakkı 60 yıldır.
Şirketin ilk tesisi sırasında İran hükümetine 20.000 sterlin nakit ve 20.000
sterlinlik hisse ve yıllık şirket kârının yüzde 16’sına eşdeğer ödeme yapılacaktır.
İmtiyazlar bittiğinde şirkete ait bütün materyal, bina ve makineler İran
hükümetinin mülkiyetine geçecektir9.
Antlaşmada yer alan şirket kârının sadece yüzde 16’sının İran’a verilmesi ileride
yaşanacak anlaşmazlıkların temelini oluşturmuştur. Bu nedenle bu imtiyaz bazı İranlı
araştırmacılar tarafından “onur kırıcı, utanç verici bir antlaşma” olarak tanımlanmıştır10.
Üstelik antlaşmada İran hükümetine verilecek olan hisse ve kâr oranları belirtilmesine
rağmen bunların nasıl hesaplanacağına dair bir açıklama mevcut değildi. Bu muğlâklık
İngilizlere zaten oldukça adaletsiz bir kâr oranına sahip olan İran hükümetine yapacağı
ödemeleri azaltma imkânı vermiştir11.
5
İrlandalı bir aileye mensup olan D’Arcy 1849’da İngiltere’de doğdu. Westminster School’da okudu.
Eğitiminin hemen akabinde ailesi Avustralya’ya göç etti ve Queensland/Rockhamton’a yerleştiler.
Babası gibi hukukçu olan D’Arcy babasının yanında işe başladı. 1882’de metruk bir altın madeni satın
alan kardeşleri Frederick, Edwin ve Thomas Morgan’a yardım etmek ve madenin işlevsel hale getirmek
için onlara katıldı. 4 yıl sonra D’Arcy başkanlığında 1 milyon sterlin sermayeli The Mount Morgan
Gold Mining Company’i kurdular. Uzun süren teknik zorluklardan sonra beklenmedik bir anda zengin
altın reservleri buldular. Bu tarihten sonra D’Arcy artık zengin bir işadamı haline geldi. Rockhamton’ın
ideallerini gerçekleştirmek için doğru bir yer olmadığını düşünüp, şirketin Londra başkanı sıfatıyla
İngiltere’ye döndü. Burada kendine ait bir emlak şirketi kurdu ve bir çok yatırım yaptı. D’Arcy zeki ve
kurnaz biriydi ancak aynı zamanda bir profesyoneldi. Bir işe başlamadan önce mutlaka o konunun
uzmanlarına danışırdı. Geleceği öngören ve danışmanlarının tavsiyelerine uyan biriydi. (R.W. Ferrier,
The History of the British Petroleum Company: Volume 1, The Developing Years 1901-1932,
Cambridge: Cambridge University Press, 1982, 30-31.). Nitekim İran’da petrol arama fikri, petrol
uzmanı Dr. Boverton Redwood’un İran petrolleri üzerinde araştırma yapmak için görevlendirdiği H.T.
Burls’un özellikle Kirmanşah ve Huzistan’da petrol olduğuna dair raporu sayesinde ortaya çıkmıştır.
Elm, age, 6.
6
Ali Ferehmend, “Na Gofteha-yı İmtiyaz-ı D’Arcy”, Fasılname-i Tarih-i Revabıt-ı Harici, Şomara
29:161; Abbas Giyumî Ebrguyi, “San’at-ı Neft-i Der Devre-i İmtiyaz”, Rahbord, Şomara 34 (Zemistan
1383): 274.
7
“Kronoloji-yi Yeksed ve Hicde Sal Neft-i İran”, 361-362.
8
Bu vilayetler, Azerbaycan, Gilan, Esterabad, Kuzey Horasan ve Mazenderan. Antlaşmada özellikle bu
beş eyaletin hariç tutulmasının nedeni bu bölgelerin Rus nüfuzu altında olmasıydı; “Kronoloji-yi Yeksed
ve Hicde Sal Neft-i İran”, 361-362.
9
Public Record Office (PRO), Cabinet Office (CAB), 129/47, 1.
10
Ali Ferehmend, “Na Gofteha-yı İmtiyaz-ı D’Arcy”, Fasılname-i Tarih-i Revabıt-ı Harici, Şomara 29,
162.
11
Mohammad-Reza Djalili, Thierry Kellner, İran’ın Son İki Yüzyıllık Tarihi (İstanbul: Bilge Kültür
Sanat, 2011), 50.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 60
1.1. İran’da Petrolün bulunması
D’Arcy’nin şirketi imtiyazları aldıktan sonra sondaj çalışmalarını yürütmesi için
daha önce Dutch East Indies’te çalışmış tecrübeli mühendis George Bernard Reynolds’u
yıllık 1500 sterlin maaşla işe alıp İran’a gönderdi12. Sondaj çalışmaları için gerekli
malzeme iki ay içinde araçlarla İngiltere'den getirtildi. Daha önce Bakü’deki Rus petrol
alanlarında çalışmış Polonyalı işçiler yapılacak çalışmalar için İran’a getirildi. Gerekli
hazırlıklar yapıldıktan sonra 1902’de Osmanlı sınırına yakın Kasr-ı Şirin’de ilk sondaj
vurularak petrol arama çalışmalarına başlandı. Yapılan antlaşma gereği 1903’te 600 bin
sterlin sermayeli The First Exploitation Company’i (FEC) kurdu13. D’Arcy 1901-1904
arasında petrol arama çalışmaları için gerekli aletlerin temini, petrol arama uzmanlarının
ülkeye getirilmesi ve bunlara ödenen maaşlar dâhil yaklaşık 300 bin sterlin harcadı. Ancak
tüm uğraşlara rağmen petrol bulunamadı. Bu nedenle bir ara arama faaliyetlerine son
vermeyi dahi düşündü 14.
Herhangi bir sonuç getirmeyen aramalar neticesinde ekonomik açıdan zor duruma
düşen D’Arcy finansal destek sağlamak bir İngiliz şirketi olan Burma Oil Company’e
başvurdu. Yapılan görüşmeler neticesinde 3 Şubat 1905’te iki tarafın eşit ortaklığında The
Concession Syndicate Ltd (Şirket-i Sendika-i İmtiyaz) kuruldu. Şirketin kuruluş şartları
şöyleydi:15
The Consession Syndicate, Ltd, D’Arcy’nin yaptığı masraflardan dolayı
kendisine 25 bin sterlin ödeyecektir.
Şirket İran’ın güney bölgesinde yapılacak çalışmalar için 3 yıllığına 50 bin
sterlin ödeyecektir. Bunun dışında eğer zaruri bir durum olursa ayrıca 20 bin sterlin
daha ödemeyi taahhüt eder.
D’Arcy’nin elde ettiği imtiyaz hakkı yine kendisinde kalacaktır.
Eğer yeterli miktar ve kalitede petrol bulunamazsa D’Arcy şirkete 25 bin
sterlini geri ödeyecektir
Petrol bulunduğu takdirde 2 milyon sterlin sermayeli bir şirket kurulacak
ve bu şirket petrol çıkarma imtiyaz hakkı ile Syndicate ve D’Arcy’nin tüm hisselerine
sahip olacaktır.
Petrol bulunduktan sonra kurulacak şirkete kaynak sağlamak için 800.000-
1.000.000 sterlin değerinde tahvil satılacaktır. Elde edilen gelirler; şirket
masraflarını karşılama, D’Arcy’e 200 bin sterlin ödeme, Syndicate’nin yaptığı ve
yapılacak olan yeni sondajların masraflarını karşılamak için kullanılacaktır.
Yapılan antlaşma D’Arcy için zorlayıcı koşullar içerse de aldığı destekle
rahatlamış ve çalışmalarına devam etmiştir. Kasr-ı Şirin’de yapılan çalışmalarda herhangi
bir sonuç elde edilemeyince bu kez yaklaşık 20 yıl önce yapılan araştırmalarda zengin
petrol yataklarının varlığı tespit edilen Bahtiyarî kırsalındaki Meydan-ı Neftun denilen
12
Ferrier, age, 50.
13
Elm, age, 9.
14
Akiyo Kazama, Sefername-i Kazama Tahran: Encümen-i Asar ve Mefaher-i Ferhengi, (1945): 118.
15
Ferrier, age, 70.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
61 Gökhan Bolat
yerde sondaj çalışmaları başladı16. Bu arada arazinin zorluğu, yerli aşiretlerin saldırıları ve
bölge hakkındaki bilgi eksikliği yapılan çalışmaları zorlaştırıyordu17. Özellikle aşiretlerin
saldırıları çalışmaları oldukça olumsuz etkiliyordu. Buna karşı bir önlem olarak bölgenin en
güçlü aşiretlerinden Bahtiyariler ile 1905’de bir antlaşma imzalandı. Sondaj makinalarını
ve çalışanların güvenliğini sağlamaları karşılığında aşiret liderlerine yıllık 500 sterlin ve
boru hatlarının tamamlanması için de ayrıca 1000 sterlin verilmesi kararlaştırıldı18. Ancak
Bahtiyariler bununla yetinmemiş ve şirketten sürekli para istemeye devam etmişlerdir. 1911
yılına gelindiğinde özellikle İran’ın petrol alanlarının olduğu güney bölgesinde en önemli
güç haline gelmişlerdir. Aynı yıl aşiretten İlhanî ve Hacı İlhanî ailelerinin önde gelen altı
reisi ile kârın yüzde 3’ünün verilmesi karşılığında şirketin faaliyetlerinin güvenli bir şekilde
yapılması ve şirket mallarının korunmasını içeren bir antlaşma yapılmıştır19. Ülkenin içinde
bulunduğu sıkıntılı durumdan da istifade eden aşiret Rıza Şah tarafından merkezi otoritenin
tekrar sağlanmasına kadar petrol gelirlerinden pay almaya devam etmişlerdir20.
Meydan-ı Neftun’da uzun süren arama çalışmaları nihayet netice verdi ve
ekonomik değer taşıyan oldukça kaliteli ve zengin petrol kaynağı 26 Mayıs 1908’de
Mescid-i Süleyman’daki Zağros Dağlarında 359 metre derinlikte bulundu21. Böylece
D’Arcy’nin yaptığı yatırım amacına ulaşmış oldu.
Belge 1: İran’da petrolün bulunduğuna dair D’Arcy’e gönderilen ilk telgraf22
16
Sykes, age, 535.
17
Floyd Eugene Sageser, The Anglo-Iranian Oil Crisis, (Kansas State College Yayınlanmamış Yüksek
Lisans Tezi Kansas: 1952), 11.
18
Gene R. Garthwaite, “The Bakhtiyari Khans, the Government of Iran, and the British, 1846-1915”,
International Journal of Middle East Studies, 3:1 (Jan., 1972): 33-34.
19
Ervand Abrahamian, Iran Between Two Revolutions, (Princeton, New Jersey: Princeton University
Press, 1982), 107
20
Nikki R.Keddie, “Oil, Economic Policy and Social Conflict in Iran”, Race and Class XXI:1
(1979):16, İngiltere ve Bahtiyarilerin petrol ilişkisi hakkında ayrıca bkz: Gaffar Porbahtiyar,
“Bahtiyariha Neft ve Devlet-i İngilis”, Mutalaat-ı Tarihî, Şomara 22, (Payyiz 1387): 83-97.
21
PRO, CAB 129/47, 1., Jane Perry Clark Carey, “Iran and Control of Its Oil Resources”, Political
Science Quarterly 89:1 (Mar.,1974): 149.
22
http://www.bp.com/sectiongenericarticle.do?categoryId=9014440&contentId=7027520 BP Resmi
Web Sitesi (Erişim Tarihi: 27.02.1023)
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 62
2. Anglo-Persian Oil Company’nin23 Kuruluşu ve Faaliyetleri
D’Arcy’nin İran’da petrolü bulmasının akabinde ortaya çıkan gelişmelerle ilgili
çeşitli spekülasyonlar yapılmıştır. Frank Hanighen ve Antou Zischka tarafından yazılan
“The Secret War-The War for Oil” adlı çalışmada anlatıldığında göre, İran’da petrolün
bulunduğu haberi İngiliz hükümetini heyecanlandırmış ve D’Arcy’nin sahip olduğu
imtiyazlara sahip olmanın yollarını aramıştır. Bunun için ajanları aracılığıyla onu tehdit
etmekten bile çekinmemiştir. İddiaya göre olaylar şu şekilde gelişmiştir; İran’da petrolün
bulunmasından sonra Avusturalya’ya gitmeye karar veren D’Arcy’nin gemisi Mısır’ın
İskenderiye limanına uğramış ve burada başlarında Sidney Reilly adındaki bir ajanın
bulunduğu İngiliz istihbarat birimi D’Arcy’e önce fiziksel bir saldırı düzenlemiş ve daha
sonra ondan imtiyaz antlaşmasının orijinal belgesini 6 milyon sterlin karşılığında
kendilerine vermesini istemiştir. Bunun sonucunda D’Arcy imtiyazlara ait tüm haklarını
Burma Oil Company’e devretmiştir24. Buna benzer iddialar Ali Ferehmend tarafından
yazılan “Na Gofteha-yı İmtiyaz-ı D’Arcy” adlı makalede de ortaya konulmuştur25. Ancak
bunları destekleyen somut belgelerin olmayışı anlatılanların sadece bir iddia olarak
kalmasına neden olmuştur.
Öte yandan 1905 yılında D’Arcy ve Burma Oil Company arasında yapılan
antlaşmada petrol bulunduğu takdirde yeni bir şirketin kurulacağı kararı alınmıştı. Bu
karara istinaden İran petrollerinin işletilmesi amacıyla Burma Oil Company’e bağlı olarak
14 Nisan 1909’da 2 milyon sterlin sermayeli Anglo-Persian Oil Company’i kuruldu26.
Kurulan bu yeni şirkete Lord Strathcona başkan olarak atandı. Bu tarihten sonra İran’daki
petrol faaliyetleri hızlandı. Çıkarılan petrolün taşınması için Karun Nehri-Ahvaz
güzergâhından Abadan Adası’na kadar petrol boru hattı döşeme çalışmaları başlandı ve bu
çalışmalar 1911’de tamamlandı. 1912’de Mescid-i Süleyman’dan ilk petrol akışı başladı.
Abadan’a getirilen ham petrolün işlenmesi için burada 400 bin ton kapasiteli büyük bir
rafineri kuruldu27.
1911’de Deniz Kuvvetleri komutanı olan Winston Churchill İngiliz Donanmasının
ihtiyaç duyduğu yakıtın tedarik edilmesi için İran’daki petrol yataklarının taşıdığı önemin
farkındaydı. Bu nedenle İran’daki kaynaklar üzerinde hükümetin daha güçlü bir şekilde
kontrolü ele alması gerektiğine inanmaktaydı28. Diğer yandan İngiliz Deniz Kuvvetleri
1912’de donanmadaki gemileri modernize etmeye başladı. Artık daha büyük ve etkili
gemiler kullanılmaya başlandı. Bu gemilerde yakıt olarak kömür yerine daha hızlı hareket
imkânı sağlayan fuel oil kullanılmasına karara verildi29. Bu nedenle ciddi miktarda
akaryakıt ihtiyacı ortaya çıktı. Bu ihtiyaç şirketin bundan sonraki durumunun değişmesine
23
Şirketin Farsça adı Şirket-i Neft-i İran ve İnglis (İngiliz-İran Petrol Şirketi)’di.
24
Sageser, age, 11-12.
25
Ferehmend, agm, 174.
26
Sageser, age, 13.
27
Sykes, age 535; Sageser, age, 14.
28
Winston Churchill, World Crises, (Charles Scribner's Sons, USA 1923), 136-137.
29
G. Gareth Jones, “The British Government and the Oil Companies 1912-1924: The Search for an Oil
Policy”, The Historical Journal 20:3 (Sep., 1977): 651
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
63 Gökhan Bolat
neden olacaktır. Churchill’in de etkisiyle 1914 yılında İngiltere Maliye Bakanlığı ve şirket
arasında İngiliz donanmasına miktarı artacak şekilde ve uygun fiyata akaryakıt (fuel oil)
tedarikinin sağlanması ve ödemenin hükümet tarafından yapılması hususunda görüşmeler
başladı. Ancak yapılan görüşmelerin seyri birden bire değişti ve görüşmeler neticesinde
İngiliz Hükümeti şirkete toplam 2 milyon sterlin sermaye ve şirket yönetiminde temsil
hakkı için de 200 bin sterlin olmak üzere toplam 2.200.000 sterlin ödeyerek ortak oldu. 2
milyon sermaye ile kurulan şirketin İngiliz hükümeti ile yaptığı ortaklıktan sonra mal
varlığının %55.86’sı karar alma yetkisinin %52.55’lik çoğunluğu İngiliz hükümetinin eline
geçti. Antlaşma ile ayrıca hükümet temsilcilerine belirli konular dışında veto hakkı tanındı.
Böylece Anglo-Persian Oil Company resmen İngiliz hükümetinin kontrolü altına girdi30.
Şirket aynı yıl İngiltere ve Almanya arasında imzalanan bir antlaşma ile 1912’de Osmanlı
Devleti idaresi altındaki Musul ve Bağdat civarında petrol aramak amacıyla kurulan
Turkish Petroleum Company’nin yaklaşık yüzdelik 50 hissesini satın aldı31.
İran petrolleri üzerinde İngiliz Hükümeti ve Anglo-Persian Oil Company arasında
bir antlaşma yapılmasına ve böylece İran petrollerinin artık İngiliz hükümetine ait bir şirket
tarafından işletilecek olmasına rağmen İran hükümetine hiçbir ödeme yapılmamıştır. Bunun
karşılığında İngiltere’den bazı makinalar ve gıda yardımı gönderilmiştir32. İran
hükümetinin bu duruma ses çıkarmayıp razı olması ise oldukça ilginçtir.
Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında dâhil olmasıyla
birlikte İngiliz Hükümeti hem şirket üzerindeki gücünün artması hem de İran petrol
alanlarının korunması konusunda harekete geçti. Savaş sırasında şirketteki sermayesine 3
milyon sterlin daha ekleyerek toplam sermayesini 5 milyon sterline çıkarttı. Bunun nedeni
savaş şartları içinde petrol alanlarının Royal-Dutch Group’un eline geçmesi ve İngiliz
donanmasının Alman donanması karşısında zayıf düşme endişesiydi. Bu nedenle savaşın
zorlu şartları içinde en azından bir İngiliz şirketinin hükümetin destekleriyle ayakta kalması
ve faaliyetlerini devam ettirmesini istemiştir33.
Anglo-Persian Oil Company Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında hem İngiliz
hükümetinin ihtiyacı olan petrolün karşılanması hem de başka ülkelere yaptığı ihracatlar
sayesinde kısa sürede büyük bir şirkete dönüşmüş ve İngiltere açısından oldukça kârlı bir
hale gelmişti. İngiliz hükümeti şirket gelirlerinden 1918/1919, 1919/1920 ve 1920/1021
yılları arasında ilk yıl % 10 son iki yıl ise % 20 kâr payı almıştır. Bu oranların parasal
karşılığı ise 950 bin sterline tekabül etmekteydi34. Hükümetin şirkete yaptığı yatırım
miktarını göz önüne alırsak bu miktar oldukça iyiydi. Her yıl biraz daha büyüyen şirketin
31 Mart 1923 tarihi itibariyle mal varlığı ve gelir gider durumu şu şekildeydi35:
30
PRO, CAB 129/47, 1; CAB, 24/164, 259-268.
31
Turkish Petroleum Company Osmanlı vatandaşı olan Ermeni işadamı Calouste Sarkis Gulbenkian’ın
tavsiyesiyle Alman kökenli İngiliz vatandaşı olan Sir Ernest Cassel tarafından 80 bin sterlin sermaye ile
1912 yılında Londra’da kurulmuştur. 1914’te şirketin % 5 hissesi Gülbenkyan ait olmak üzere geri
kalanı Anglo-Persian Oil Company ve Royal Dutch Shell Group’e devredilmiştir. Birinci Dünya
Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi üzerine şirketin adı Irak Petroleum Company olarak
değiştirilmiştir. Ayrıntılı bilgi için bkz: Edward Mead Earle, “The Turkish Petroleum Company--A
Study in Oleaginous Diplomacy”, Political Science Quarterly, 39:2 (Jun., 1924): 265-279.
32
Kazama, age, 118.
33
PRO, CAB 24/164, 259.
34
PRO, CAB, 24/33, 266-267.
35
PRO, CAB 24/164, 260.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 64
Ödenmiş Sermaye: £19,300,000
Borç: £4,625,000
Bilançoda gösterilen toplam mal varlığı: Yaklaşık £40,000,000
1922-1923 dönemindeki toplam üretimi: 2,959,028 ton
Sahip olduğu gemi sayısı: 240
Gemilerin toplam taşıma kapasitesi: 1/2 milyon ton.
Bu özellikleriyle şirket Amerikalı Standart Oil ve Hollanda-İngiliz ortaklığındaki
Royal-Dutch Shell şirketlerinin ardından dünyanın üçüncü büyük petrol şirketi haline geldi.
Royal-Dutch Shell bir Hollanda-İngiliz ticari ortaklığıydı fakat şirketteki hisselerin %60’ı
Royal Dutch %40’ı ise Shell’e aitti. Bu durum ise İngiltere’yi rahatsız ediyordu. Petrol
şirketleri arasındaki rekabetten dolayı fiyatların düşmesiyle zor duruma düşen İngiliz
hükümeti uluslararası piyasalarda İngiltere’nin gücünü artırmak amacıyla kendisine ait
Burma Oil Company, Anglo-Persian Oil Company ile Royal-Dutch Shell şirketlerini tek bir
çatı altında birleştirme kararı aldı. Buna göre üç şirket ayrı şekilde varlıklarını devam
ettirecekti ancak tümü bir merkeze bağlı olacak ve bu merkezin kontrolü yüzde 51 İngiltere
yüzde 49 Royal-Dutch grubuna ait olacaktı. Ancak ortaya çıkan çıkar hesapları nedeniyle
bu girişim başarısız kaldı 36.
2.1. 1933 İran-İngiliz Petrol Anlaşmazlığı ve İmtiyazların Yenilenmesi
1901’de D’Arcy ile yapılan antlaşmadaki İran hükümetinin “yıllık kârın net
%16’sını alması” hükmünün yorumu zaman içinde iki ülke arasındaki en önemli
anlaşmazlık konusu haline geldi. Sorunun ilk belirtileri Birinci Dünya Savaşı sırasında
ortaya çıkmış İran hükümeti bu oranın yeniden düzenlenmesini talep etmiştir. Ancak
İngilizlerin politik manevraları sayesinde bu talep gerçekleşmemiştir37. 1920’de konu tekrar
gündeme gelmiş, iki taraf kâr oranlarının yeniden hesaplanması konusunda prensipte
anlaşmalarına rağmen somut bir değişiklik olmamıştır. 1928’de Mescid-i Süleyman dışında
Ahvaz’a yakın bir yerde bulunan Heftgel’de yıllık 1 milyon tondan fazla üretim
kapasitesine sahip yeni bir kuyu açılmasına rağmen şirket İran hükümetinin taleplerini göz
ardı etmeye devam etmiştir38.
İngiltere ve İran arasındaki en ciddi sorun Temmuz 1932’de şirketin o yıl için
hükümetin hissesine denk gelen miktarın 307.000 sterlin olduğunu açıklamasıyla ortaya
çıkmıştır. Oysa bu miktar 1929’da 1.437.000, 1930’da ise 1.288.312 sterlin idi. Aradaki
yaklaşık 1 milyon sterlinlik fark İran hükümetini kızdırdı. İran basınında petrol
gelirlerindeki adaletsizlik ele alınmaya ve iki ülkenin aldığı miktarlar mukayese edilmeye
başlandı. Şirketin İran hazinesini kasten zayıflattığı, İran’a verilmesi gereken payın bilerek
azaltıldığı, İran’daki petrol kaynaklarının yeterince kullanılamadığı ve imtiyazın İran’ın
çıkarlarına aykırı olduğu şeklinde hükümet tarafından da şikâyetler başladı. İngiliz
hükümetine göre bu sorunun sebebi İran’a ödenen miktarın doğrudan şirketin satış
36
PRO, CAB 24/164, 260.
37
Haushang Sabahi, British Policy in Persia 1818-1925, (London: Frank Cass, 1990), 15.
38
Peter J. Beck, “The Anglo-Persian Oil Dispute 1932-33”, Journal of Contemporary History 9: 4 (Oct.,
1974): 125.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
65 Gökhan Bolat
rakamlarına bağlı olmasından kaynaklanmaktaydı. İngilizlere gör 1929 yılında dünyada
başlayan ekonomik bunalım şirketi de etkilemiş, gelirlerde bir azalma meydana gelmiş ve
bu nedenle İran hükümetine ödenen miktar azalmıştır. Ancak bu gerekçe İran’ı tatmin
etmedi ve kamuoyunda ortaya rahatsızlıklardan dolayı Kasım 1932’de şirketin İran’daki
yöneticisine gönderilen bir nota ile imtiyazların iptal edildiği bildirildi39.
İran’ın aldığı bu karar karşısında İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi kararın kabul
edilemez ve antlaşmanın şartlarına aykırı olduğunu belirtip kararın derhal geri çekilmesini
İran hükümetine bildirdi. Ancak İran hükümeti aldığı kararda ısrar edince konu Lahey’deki
Uluslararası Adalet Divanı’na götürüldü40. İngiltere’nin bu hamlesi İran için yüklü bir
tazminata sebep olabilirdi. Bu nedenle İran, kendi isteklerinin karşılanacağı yeni bir
antlaşmaya yapmaya hazır olduğunu deklare etti. Bu açıklamadan önce İran’ın kararına
karşı İngiltere parlamentosunda da konu ile ilgili görüşmeler yapılmıştı. Bu görüşmelerde
İran ile ilişkilerin bozulmasının İngiltere’ye ciddi zarar vereceği, gerek İran’daki petrol
alanlarının gerekse Basra Körfezi’nin İngiltere’nin çıkarları açısından önemli olduğu
görüşleri ön plana çıkmıştı. Bunun üzerine iki taraf arasında meselenin çözümü için
görüşmeler başladı41.
İki taraf arasındaki görüşmelerde önce İran kendi taslağını sundu ancak İngiltere
tarafından bu taslak kabul edilmedi. Daha sonra şirket kendilerinin hazırladığı taslağı
taraflara sundu. Ancak bu taslak da iki ülke bakanları tarafından ortaklaşa reddedildi.
Bunun üzerine İngiltere temsilcisi görüşmelerden çekildi ve ayrılmadan önce Rıza Şah’a bir
veda ziyareti gerçekleştirdi. Bu görüşmede Rıza Şah, İran’ın önerisini çöpe atarak şirketin
sunduğu taslağın kendileri tarafından kabul edileceğini bildirdi. Bunun üzerine antlaşmanın
son hali üzerindeki çalışmalar kısa sürede sona erdirildi. 28 Mayıs 1933’te imzalanan
antlaşmanın şartları şu şekildeydi:42
İran’da satılan veya İran’dan ihraç edilen petrolün her tonu için İran
hükümetine verilecek fiyat sabit olacak. Bu fiyat ise ton başına 4 İngiliz Şilini
olacak. Bu oran İngiliz parasının altın fiyatları karşısındaki değerine göre
dengelenecektir.
Yıllık 671.280 sterlin ve üzerindeki hisse sahiplerine (İran hükümeti
kastediliyor) % 20 oranında kâr payı dağıtılacaktır.
1901 antlaşmasında olduğu gibi yeni yapılan antlaşmanın da süresi 60 yıl olarak
belirlendi. Böylece şirket İran’daki faaliyetlerine 1993 yılına kadar devam edebilecekti 43.
Antlaşma ile ayrıca şirketin petrol arama alanı 100 bin km2 ye düşürülmüştür. Bunun nedeni
İran’ın başka şirketlere de bölgede petrol aramaları için yeni imtiyazlar vermek istemesidir.
İran’da Rıza Şah’ın başlattığı millileşme faaliyetleri çerçevesinde şirketin adı 1935’te
Anglo-Iranian Oil Company olarak değiştirildi44. Tüm olumsuz yanlarına rağmen
antlaşmanın yenilenmesi İran’ın petrol satışlarından elde ettiği gelirin artmasını
sağlamıştır45;
39
PRO, CAB, 129/47, 2.
40
Agb, 2.
41
Beck, agm, 126-127.
42
PRO, CAB, 129/47, 2-3.
43
Abrahamian, Iran Between Two Revolutions, 144.
44
Djalili ve Kellner, age, 50.
45
Beck, agm, 142,151.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 66
Petrol Üretimi İran Devleti’ne ödenen
Yıllar (Ton) para (İngiliz Sterlini)
1933 7, 086,706 2,189,853
1936 8, 198,199 3,545,313
1938 10,195,371 4,270,814
Tablo 1: 1933–1938 arası İran’ın petrol gelirlerinden elde ettiği gelir
miktarları
Ayrıca bu dönemde şirkette çalışan İranlı işçi sayısında önceki yıllara göre ciddi bir
artış olmuş ve bu miktar 1939’a gelindiğinde 30 bin kişiye ulaşmıştır. 1919–1927 arasında
şirkette çalışan İranlı işçi sayıları ile karşılaştırıldığında bu artışın yaklaşık iki kat olduğu
görülmektedir46;
Ahvaz ve
Abadan Sondaj Boru
Yıllar Rafinerisinde Kuyularında Hatlarında Toplam
1919 806 3173 3979
1920 1080 2788 4579 8447
1921 1608 4536 2865 9009
1922 4941 7632 2226 14799
1923 7336 8290 2472 18098
1924 6521 8617 1692 16830
1925 6862 6348 1647 14857
1926 7946 6033 1375 15354
1927 10171 5103 1522 16796
Tablo 2: 1919–1927 tarihleri arasında şirkette çalışan İranlı işçilerin sayısı
46
Ferrier, age, 659.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
67 Gökhan Bolat
Şirkete bünyesinde İranlı işçilerin yanı sıra İngiltere, Hindistan ve Avrupa’nın
çeşitli ülkelerinden de işçiler bulunmaktaydı. Özellikle Hindistan’dan düşük ücretle
getirilenlerin oranı toplamda İranlı işçilerin sayısına yakındı47. Bu dönemde dünya
genelinde etkisi günden güne hissedilmeye başlayan Komünizm, Sosyalizm gibi işçi
haklarını ön plana çıkaran fikir akımlarına rağmen İran petrol alanlarında çalışan işçiler için
sendikalaşma ve grev gibi eylemler yasaktı. Aksi halde şirket lokavt yani toplu halde işten
çıkarma hakkına sahipti48. Maaşlar asgari ücretin de altında ödeniyordu üstelik II. Dünya
Savaşı sırasında petrol üretiminin artırılması için işçiler haftalık ortalama 60 saat
çalıştırılmıştı. Özetle Kapitalizm, günümüzde de olduğu gibi, ekonomik alandaki en kolay
yol olarak tercih ediliyordu. Bu kötü koşulların yanı sıra iyi gelişmeler de olmaktaydı.
Örneğin İran’da petrol alanlarında çalıştırılmak üzere kalifiye eleman yetiştirilmesi için
Abadan Teknik Okulu, burada okuyan öğrenciler ve çalışanların barınması yurtlar ve
çalışanların ücretsiz faydalanabileceği sağlık merkezleri de açılmıştır49.
Rıza Şah döneminde İngiltere ve İran arasında yapılan antlaşmalara rağmen, Şah-
İngiltere ilişkileri pek iyi değildi. Bunun nedenlerinden biri Rıza Şah’ın aşırı milliyetçi
politikaları, ülkede merkezi otoriteyi sağlayarak tek adam haline gelmesi ve İngiltere’nin
İran petrolleri üzerindeki hâkimiyetinden rahatsız olmasıydı. Rıza Şah, ülkesinin geri
kalmasının en önemli sebeplerinden birinin İngiltere’nin ülkedeki faaliyetleri olduğunu
düşünüyordu. 1932’de ortaya çıkan anlaşmazlığın en önemli nedenlerinden biri buydu. Rıza
Şah’ın bu tavrı karşısında İngiltere’nin Tahran büyükelçisi ona “Tüm günahlarının nedenini
bize bağlıyorsun” demiştir50. Bütün bunlara ilaveten II. Dünya Savaşı sırasında Almanlara
yakınlık göstermesi ilişkileri iyice bozmuştu. Ağustos 1941’de İngiltere ve Rusya, iki ülke
arasında yeni bir koridor açmak, ülkedeki Alman ajanlarını etkisiz hale getirip Hindistan’ın
yolunu güvence altına almak ve petrol alanlarının güvenliğini sağlamak amacıyla İran’ı
işgal ettiler51. Bu işgal onlara çıkarlarına aykırı gördükleri şahtan kurtulma fırsatı verdi.
Nitekim Rıza Şah’ın özellikle son dönemlerde başlayan baskıcı yönetimi halkta da
memnuniyetsizlik yaratmıştı. Halkın şaha karşı bu memnuniyetsizliğinden faydalanan
İngilizler onun aleyhine ülkede propaganda yapmaya başladı. İngiltere’nin amacı esasında
sadece şahtan kurtulmak değil 1925 yılında resmen sona eren Kaçar Hanedanlığını yeniden
tesis etmekti. Bununla ilgili olarak, 11 Eylül 1941’de İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan
Tahran Büyükelçiliği’ne gönderilen ve ilk kez bu çalışmada ortaya konulan “acil” ve “çok
gizli” ibareli telgrafta şu bilgiler yer almaktadır:
Kaçar Hanedanı’nın lideri Prens Hasan Kaçar ve oğlu ile Londra’da özel
olarak görüştüm. Ben de samimi bir etki bıraktı. Oğlu da gayet iyi ancak
Avrupalılaşmış ve Farsça bilmiyor. Prens Hasan, Kaçar Hanedanı’nın tahta
çıkarılması yönünde bir çalışma olması durumunda oğluyla birlikte İran’a
gidebileceğini söyledi. Ayrıca Başbakan Farukî’nin de daha önce kendisinin hocası
olduğunu dolayısıyla böyle bir harekete sempati ile bakacağını belirtti. Bu konuyu
47
Ebrguyi, agm, 279.
48
L.P. Elwell-Sutton, Modern Iran, (London George Routledge & Sons, Ltd., 1941), 108
49
PRO, CAB, 129/13, 2; CAB, 129/18, 1-2.
50
Ervan Abrahamian, A History of Modern Iran, (Cambridge: Cambridge University Press, 2008), 96.
51
Edwin M. Wright, “Iran As A Gateway to Russia”, Foreign Affairs 20: 2, (Jan.1942): 367.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 68
İranlı dostların ve Ruslarla şuan müzakere etmeni istemem sadece böyle bir şeyin
uygun olup olmayacağı hususundaki düşünceni bilmek isterim52.
Kendisine karşı bir operasyon başladığını anlayan Rıza Şah, 16 Eylül 1941’de oğlu
adına tahttan feragat ederek ülkeden ayrıldı53. Böylece İngiltere’nin çıkarları gereği tahta
çıkardığı Rıza Şah, yine onların çıkarları gereği tahttan indirilmiştir. Bu durum ülkede
yaklaşık 10 yıl sürecek siyasi kavgaların başlamasına yol açmıştır.
3. Muhammed Musaddık ve İran Petrollerinin Millileştirilmesi
Rıza Şah’ın devrilmesinden sonra İran’da yeni bir dönem başladı. Tahtın yeni
sahibi olan Muhammed Rıza Şah (1941–1979) babası dönemindeki baskıcı idareyi biraz
yumuşatarak basın üzerindeki sansürü kaldırdı ve siyasal partilerin kurulmasını serbest
bıraktı. Bu durum İran’da Komünistler, Milliyetçiler ve Din Adamları başta olmak üzere
çeşitli ideolojik grupların güçlenmesini sağladı. Şah ülke idaresini daha çok Meclis ve
hükümetin inisiyatifine bıraktı. İngiltere, Sovyet Rusya ve Amerika’nın İran’daki
askerlerini çekmesinden sonra yapılan 1947 seçimlerinde Meclisi oluşturan üyelerin
çoğunluğu yabancılara verilen imtiyazlara karşıydı. Bunun ilk göstergesi Başbakan Ahmet
Kavam ile Sovyet Rusya arasında imzalanan petrol imtiyazlarının meclisin çoğunluğu
tarafından reddedilmesiyle ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine Kavam istifa etmiştir. Bu arada
uluslararası piyasalarda sterlinin değer kaybetmesi İran’ın petrolden aldığı payın
azalmasına neden oldu. Bu durum İran’da ülkenin İngilizler tarafından sömürüldüğü
düşüncesinin yaygınlaşmasına neden oldu54.
1948’de Başbakan İbrahim Hâkimi, İngiliz büyükelçisine 1933 imtiyazlarına
yönelik çok fazla eleştiri olduğunu Irak ve Venezüella ile imzalanan petrol antlaşmalarıyla
karşılaştırıldığında İran’a düşen payın çok az bulunduğunu bildirdi. Hâkimi, aslında
hükümetin herhangi bir değişiklik talep etmediğini ama baskılara da direnemeyeceğini
belirtti. Bunun üzerine şirket İran ile hisse miktarlarının yeninden ele alınması için
görüşmelere başlanmasını kabul etti. İki taraf arasında Haziran 1949’da “Ek” bir antlaşma
imzalandı. Ancak imzalanan bu antlaşma kamuoyunu yatıştırmaktan başka bir işe
yaramadı. Çünkü yeni antlaşma 1933 Antlaşması’nın neredeyse aynısıydı. Sadece ton
başına ödenen 4 şilinlik miktar 6 şiline çıkarılmıştı55. Nitekim bu antlaşma Meclis
tarafından kabul görmedi.
Eylül 1949’da yapılan Meclis seçimlerinde Milliyetçi Cephe (Cephe-i Milli) daha
da güçlendi. Bu arada Ocak 1950’de Amerika ve Suudi Arabistan tarafından imzalanan ve
yüzde 50-50 eşit kâr payı esasına dayanan antlaşmanın haberi İran’a ulaştığında İngiltere
aleyhine büyük bir etki yarattı. Anglo-Iranian Oil Company yetkilileri alelacele eşit hisse
anlayışına dayalı bir antlaşma için görüşmelere hazır olduklarını Başbakan General
Razmara’ya bildirdiler. Bunun üzerinde iki taraf arasında başlayan görüşmelerden herhangi
52
PRO, Foreign Office (FO) 954/19, From Foreign Office to Tehran, No. 682, 9.40 pm, 11th September
1941.
53
Abrahamian, Iran Between Two Revolutions, 164-165.
54
Djalili ve Kellner, age, 80-87.
55
PRO, CAB, 129/47, 3. 1946 itibariyle İran’da üretilen toplam petrol miktarı yaklaşık 20 milyon tondu;
Ebrguyi, agm, 279.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
69 Gökhan Bolat
bir netice çıkmadı. Sonunda Meclis Petrol Komisyonu 25 Kasım 1950’de görüşmelerden
çekildiğini ilan etti. Aynı günlerde Razmara’nın Ekonomi Bakanı Meclis’te yaptığı bir
konuşmada görüşmelerden çekilmenin büyük bir hata olduğunu belirten ifadeler kullanınca
ülkede hükümete karşı tepkiler gecikmedi56. Üniversite öğrencileri birçok yerde hükümet
ve imtiyazlar aleyhine karşı gösteriler yapmaya başladılar. Bu tepkilerden de istifade eden
Milliyetçi Cephe lideri Dr. Muhammed Musaddık57 İran petrollerinin millileştirilmesi için
19 Şubat 1951 tarihinde başkanı olduğu Meclis Petrol Komisyonu’na Hayrizade, Allahyar
Salih, Doktor Şaygan ve Hüseyin Meki gibi milletvekillerinin de imzaladığı bir önerge
verdi58. Bu arada ülkenin önde gelen din adamlarından ve Fedayan-ı İslâm’ın lideri
Ayetullah Kaşanî de Musaddık’ın başlattığı millileştirme hareketine destek verdiğini
açıkladı ve açıkça hükümete cephe aldı59.
Bu atmosfer içinde Meclis Petrol Komisyonu önerge üzerinde görüşmelere başladı.
Bu arada Başbakan Razmara 7 Mart’ta Fedayan-ı İslâm üyelerinin düzenlediği bir suikast
sonucu öldürüldü. Bu olay milliyetçi cephenin elini daha da güçlendirdi ve 20 Mart
1951’de İran petrollerini millileştiren karar Meclis’te ivedilikle kabul edildi. Meclisin bu
kararı 2 Mayıs’ta Şah tarafından da onaylandı60. Uzun bir mücadele sonunda istediğini
gerçekleştiren ve bundan dolayı siyaseten oldukça güçlenen Musaddık 28 Nisan 1951’de
Şah’ın önerisi ve Meclisin kararıyla Başbakan olarak atandı61.
Millileştirme kararının Şah tarafından onaylanmasından kısa bir süre sonra kararın
uygulanması için ilk adımlar atıldı. Öncelikli olarak şirketin yeni yönetimi oluşturuldu. 15
Mayıs 1951’de oluşturulan yönetim Maliye Bakan’ın başkanlığında 5 senatör ve 5
milletvekilinden oluşmaktaydı. Seçilen milletvekillilerinin tamamı da Milliyetçi Cephe’ye
mensuptu. Akabinde şirketin adı “İran Milli Petrol Şirketi62” olarak değiştirildi. Anglo-
Iranian Oil Company adı artık “eski” şirket olarak anılmaya başlandı. Bu arada İngilizler
sorunu çözmek için Amerika’nın desteğini sağlamaya çalıştılar. Bunun için bir heyet
Amerika’ya gönderildi. Ancak beklemedikleri bir eleştiri aldılar. Onlara göre İngilizlerin bu
56
Chris Paine ve Erica Schoenberger, “Iranian Nationalism and the Great Powers: 1872-1954”, MERIP
Reports, No. 37 (May, 1975): 22.
57
19. Yüzyıl İran tarihinin en önemli isimlerinden olan Muhammed Musaddık (1882-1967) 16 Haziran
1882’de zengin bir ailenin çocuğu olarak Tahran’da dünyaya geldi. 1914’te Neuchâtel Üniversitesi’nde
Hukuk Doktorasını tamamladı. 1905-1911 arasında İran Meşrutiyet hareketlerine aktif bir şekilde
katıldı. Daha sonra Tahran’da hukuk profesörü olarak çalışmaya başladı. Musaddık sırasıyla Ekonomi
Bakan Yardımcısı (1917), Fars Eyaleti Valisi (1920), Ekonomi Bakanı (1921), Azerbaycan Eyaleti
Valisi (1922), Dışişleri Bakanı (1923), Milletvekili (1924-28) görevlerinde bulundu. 1928-1940 yılları
arasında siyasetten men edildi ve tutuklanıp cezaevine gönderildi. Siyaset yasağı kalktıktan sonra tekrar
milletvekili seçildi. 1949 İngiliz-İran petrol antlaşmasına karşı oluşan milliyetçi cephenin lideri olarak
ön plana çıktı; Homa Katouzian, “Mosaddeq’s Government in Iranian History”, Edited by Mark J.
Gasiorowski, Mohammad Mosaddeq and the 1953 Coup Iran ( Syracuse, Newyork: Syracuse University
Press, 2004), 4.
58
Alan W. Ford, The Anglo-Iranian Oil Dispute of 1951-1952: A Study of the Role of Law in the
Relations of States, (Berkeley CA: University of California Press, 1954), 51; Tefreşî, agm, 40.
59
Wolfgang Kurt Kressin, Prime Minister Mossadegh And Ayatullah Kashani From Unity to Enmity: As
Viewed From The American Embassy in Tehran, June 1950 - August 1953, (Yayımlanmamış Yüksek
Lisans Tezi The University of Texas At Austin, May 1991), 32-33.
60
PRO, CAB, 129/47, 5.
61
Katouzian, agm, s. 4.
62
Şirketin uluslararası adı National Iranian Oil Company veya kısaca NIOC’tir.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 70
paylaşım anlayışı adil değildi. İngilizlere kendilerinin yaptığı gibi yüzde 50–50 eşit
paylaşım anlayışını benimsemelerini önerdiler63.
3.1. Operasyon Ajax ve Musaddık’ın Görevden Uzaklaştırılması
İran petrollerinin millileştirilmesi kaçınılmaz olarak Musaddık ve İngiliz
hükümetini karşı karşıya getirdi. İngiltere, İran petrolleri üzerindeki kontrolünü kaybetmek
istemiyordu. Çünkü İran’ın zengin petrol alanları İngiltere ekonomisine büyük katkı
sağlıyordu. Bu nedenle sadece hükümet kanadında değil Avam Kamarası’nda da konu
acilen ele alındı. 21 Haziran 1951’de Avam Kamarası’nda konuyla ilgili yapılan bir
oturumda söz alan milletvekili Mr. Eden İran’ın petrol üretim kapasitesinin o yıl itibariyle
35 milyon ton olduğu ve bunun 25 milyonu Abadan’daki rafineride üretildiğini belirtmiş,
bu oranın artırılabileceğini çünkü İran petrol alanlarının bu kapasiteye sahip olduğunu
belirtmiştir64. Gerçekten de öyleydi çünkü o dönemde dünyanın en büyük petrol rafinerisi
Abadan’da bulunmaktaydı. Ayrıca İran’ın petrol rezervi dünyada üçüncü sıradaydı ve
Anglo-Iranian Oil Company dünyanın en büyük ikinci ham petrol ihracatçısı
konumundaydı. Şirket İngiliz donanmasının akaryakıt ihtiyacının yüzde 85’ini
karşılamasının yanı sıra hazineye vergi olarak yıllık ortalama 24 milyon sterlinlik ciddi bir
katkı sağlıyordu. Bu dönemde şirketin uluslararası piyasalardaki değeri ise 94 milyon
sterlindi65.
Bu kadar getirisi olan bir şirketin ve İran’da ki petrol alanlarının kontrolünü
kaybetmek istemeyen İngiltere, Musaddık’a karşı üç aşamalı bir yol izlemeye karar verdi.
İlk olarak konuyu Uluslararası Adalet Divanı’na götürdü. Aynı zamanda konuyla ilgili
hazırladığı yeni bir öneriyi görüşmek üzere Tahran’a bir ekip gönderdi. Bu öneride
millileştirme kararını tanıdıklarını ancak bunun yüzde 50-50 eşit hisse ve Anglo-Iranian Oil
Company çatısı altında olması gerektiği ifade ediliyordu. Fakat bu öneri Musaddık
tarafından reddedildi. Bunun üzerine ikinci yol olarak İran’ı ekonomik açıdan zor durumda
bırakmak amacıyla uluslararası ambargo çağrısı yaptı. AIOC Avrupalı şirketlere İran
petrolünü almamalarını, alanlara karşı yasal mücadele başlatacağını ilan etti. Ayrıca 22 bin
İranlı çalışanı işten çıkardı. İngiltere’den İran her türlü ihracat durduruldu. İngiliz
Donanmasına ait gemiler Basra Körfezi’ne gönderildi. Ambargolara karşı İran’ın aldığı
karardan vazgeçmemesi üzerine üçüncü yol olarak geriye Musaddık’ın görevden
uzaklaştırılması kalıyordu66.
Bu arada 9 Haziran 1952’de Lahey’deki Uluslararası Adalet Divan’ında İngiltere
ve İran arasındaki petrol davası başladı. Musaddık’ın da katıldığı mahkemede İran’ı Henry
Rolin adında Belçikalı bir avukat savunuyordu. Mahkeme 22 Haziran’da ilginç bir şekilde
davanın iki ülke arasında değil İran ile özel bir şirket arasında olduğunu belirterek
görevsizlik kararı verdi67. Bu karar İran’ın zaferi anlamına gelmekteydi. Bu karar sonrası
63
PRO, CAB, 129/47, 5.
64
House of Common (HC) Deb 21 June 1951, Handsard, Vol 489, cc. 746-833, s.749
65
Abrahamian, A History of Modern Iran, 118.
66
Mark J. Gasiorowski “The 1953 Coup D'etat in Iran”, International Journal of Middle East Studies
19:3 (Aug., 1987): 262-263.
67
Kamrouz Pirouz, “A Brief Look At Iran And The British Oil Nationalization Dispute And Its
Aftermath”, Persian Heritage 13:50, (Summer 2008): 30. Mahkeme tam metni için bkz (Farsça) :
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
71 Gökhan Bolat
iki ülke ilişkileri iyice bozuldu ve nihayet Kasım 1952’de Musaddık’ın İngiliz
Büyükelçiliğini kapatmasıyla ilişkiler koptu68.
Kazanılan zafere rağmen ülke içindeki siyasi durum günden güne bozulmaya
başlamıştı. Bunun nedeni Kressin’in doğru tespitiyle “İran siyasetinde amaç gücü ele
geçirmek, gücün paylaşılması değil”di. Musaddık’ın Savunma Bakanlığı’nı kontrol altına
almak istemesi üzerine Şah ile arası bozulmuştu. Ayrıca petrolün millileştirilmesi sürecinde
birlikte hareket eden Musaddık ve Ayetullah Kaşani arasındaki ilişkiler de Kasım 1952’den
itibaren kötüleşti69. İngiltere ve Amerika İran’daki bu kaotik ortamdan istifade ederek
Musaddık’ı devirmeye karar verdiler. Yakın bir zamana kadar İran’da tarafsız bir tavır
sergileyen Amerika Ocak 1953’te başkan seçilen Eisenhower’ın Winston Churchill’in ikna
çabaları sonucu İngiltere’nin yanında yer alması üzerine Musaddık’a karşı tutumunu
değiştirmiştir. Amerika’nın tavrını belirleyen diğer etkenler ise İran’daki millileşme
hareketinin kendi kontrolü altındaki Endonezya, Venezüella ve Irak’a örnek teşkil etmesini
ve komünizm vasıtasıyla İran’ın Sovyet Rusya’nın kontrolü altına girmesini önlemekti70.
Mart 1953’te TPAJAX ya da “Operasyon Ajax” denilen bir plan CIA ve İngiltere
istihbarat servisi MI6 tarafından uygulamaya konuldu71. Planın amacı Musaddık’ı yasal bir
şekilde ve halkın katılımıyla görevden ayrılmaya zorlamaktı. Bu nedenle İran’da
Musaddık’a düşman olan General Fazlullah Zahidî, Ayetullah Kaşâni ve ellerinde askeri bir
güç bulunduran Raşidiyan Kardeşleri’in desteğini sağlayıp bu desteklerle ülkenin birçok
yerinde büyük çaplı gösteriler başlattılar. Toplanan kalabalıklar CIA ajanları tarafından
provoke edilerek ülkedeki asayiş bozulmasını sağladılar72. Üstelik yaşanan bu olumsuz
gelişmelerden Musaddık hükümetini sorumlu tutarak halk nezdinde itibarını azaltmaya
çalıştılar.
Diğer yandan Musaddık taraftarları da meydanlara indi ve karşıt gösteriler yapmaya
başladılar. Bu süreçte Sovyet Rusya destekli Komünist Tudeh Partisi’nin taraftarları da
Musaddık’a destek verdiler. Böylece ülkenin her yanında Musaddık aleyhine ve lehine
gösteriler yapılmaya başlandı. Musaddık taraftarları bu süreçte daha güçlü ve etkin
durumdaydı. Olayların daha da alevlenmesi üzerine Şah, 15 Ağustos’ta Musaddık’ı
görevden alan ve yerine General Zahidî’yi başbakan olarak atayan bir kararname
imzalayarak önce Bağdat’a oradan da Roma’ya gitti. Musaddık kendisine bu kararnameyi
getiren General Nasırî’yi kararnameyi kendisinin hazırladığını öne sürerek tutuklattı. Şahın
ülkeyi terk etmesi akıllarda soru işaretlerinin doğmasına neden oldu. Amerika ve İngiltere
de yaptıkları planın başarısız olduğunu düşünmeye başladılar. Bu arada Şah Bağdat
Radyosu’nda bir konuşma yaparak kararnameyi kendisinin imzaladığını söyledi. Ayrıca
ertesi gün tüm gazetelerde kararname tam sayfa olarak yayımlandı. Bunun üzerine rüzgâr
Musaddık’ın aleyhine döndü. Şahın açıklaması üzerine ordu da Musaddık’a cephe aldı.
Kendisine olan desteğin azaldığını gören Musaddık 19 Ağustos 1953’te görevden ayrılmak
zorunda kaldı ve ertesi gün tutuklandı73. Böylece Amerika’nın başka bir devlette
gerçekleştirdiği ilk hükümet darbe teşebbüsü başarıya ulaştı. CIA’nın bu operasyonun
Mehdi Maliki, “Divan-I Beynelmilelî Dadgosterî, Sal 1952, 22 June 1952”, Kanun-ı Vükela, Devre-i
Evvel, Şomara 28,( Dey 1331): 71-87.
68
Stephen Kinzer, All the Shah’s Men, (New York John Wiley and Sons, 2003), 3.
69
Kressin, age, 97-98.
70
Abrahamian, A History of Modern Iran, 119.
71
Kinzer, age, 4.
72
Gasiorowski, agm, 271.
73
Djalili ve Kellner, age, 91.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 72
başarıya ulaşması için tüm süreç boyunca harcadığı paranın 20 ile 100 milyon dolar
arasında olduğu tahmin edilmektedir74.
Fotoğraf 1: Muhammed Mussadık mahkemeye götürülürken
4. British Petroleum (BP)’un Kurulması
Musaddık’ın yerine Başbakan olarak atanan General Zahidi döneminde petrol
sorunun çözümü için görüşmeler tekrar başladı. Aralık 1953’te başlayan görüşmeler Kasım
1954’e kadar devam etti. 27 Kasım’da İran petrolleri üzerinde bir uzlaşma sağlandı. Buna
göre İran petrollerinin işletilmesi için Anglo-Iraninan Oil Company’in yerine Iranian Oil
Participants Ltd75 adında uluslararası bir konsorsiyum kuruldu. Kurulan bu yeni şirketin
%40 hissesi İngiliz petrol şirketleri76, diğer %40’ı ise Amerikan şirketleri77, arasında
paylaşıldı78. Geriye kalan % 20’lik hisse ise bazı Avrupalı şirketlere verildi. Konsorsiyuma
katılan yeni şirketler elde ettikleri %60’lık hisse karşılığında Anglo-Iranian Oil Company’e
1 milyar dolar ödediler79. Aynı ay içinde Konsorsiyum ile İran hükümeti arasında da
görüşmeler başladı. Bu arada Musaddık döneminde kesilen petrol akışı tekrar başlatıldı. İki
taraf arasında yapılan görüşmeler sonunda millileştirme sırasında el konulan tüm petrol
alanları, makinalar, binalar vs. İran hükümetine bırakıldı. Ancak İran’ın güney
bölgelerindeki petrol alanlarında petrol çıkarılması, yeni sondaj kuyularının açılması,
74
Kinzer, age, 210.
75
İran Petrol İştirakçileri
76
British-Dutch Company ve Royal Dutch Shell (Şirketin adı daha sonra Shell olarak değiştirilmiştir).
77
Gulf Oil, Socony Vacuum (Günümüzdeki adı Mobil’dir), Standard Oil of California, The Texas
Company, Standard Oil of New Jersey (Günümüzdeki adı EXXON’dur)
78
Keddie, agm, 14.
79
Kinzer, age, 196.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
73 Gökhan Bolat
çıkarılan petrolün işlenmesi ve uluslararası piyasalara satılması İran Milli Petrol Şirketi
adına konsorsiyum tarafından yapılacaktı. Bununla birlikte belirlenen petrol alanlarının
dışındaki alanlar (ki bu da ülkede ki toplam petrol alanlarının üçte ikisine denk
gelmekteydi) İran Milli Petrol Şirketi’nin tasarrufuna bırakıldı. Tespit edilen petrol
alanlarından elde edilecek petrol gelirleri İran hükümet ve Konsorsiyum arasında yüzde 50-
50 olarak paylaşılacaktı80.
Fotoğraf 2: Şirket adının British Petroleum olarak değiştirilmesi
Yapılan antlaşma İran açısından 1951 öncesi koşullara göre oldukça kârlı,
Mussaddık’ın ideallerine göreyse İran’a kalacak olan diğer yüzde 50’lik kârın da tekrar
yabancılara verilmesi anlamına geliyordu. Ancak Musaddık’ın yerine gelen idarenin
Batı’ya olan bağlılığı dikkate alındığında bu sonuç onlar açısından önemli bir kazanç olarak
değerlendirilmiştir. Konsorsiyum’un adı 1955’te alınan bir kararla The British Petroleum
Company (kısaca BP) olarak değiştirilmiştir81. Şirketin Iran’daki faaliyetleri 1979
Devrimi’ne kadar devam etti. Yeni rejim hiçbir tazminat ödemeksizin şirketi millileştirdi.
Bu ana kadar İran’ın petrol gelirlerinden elde ettiği pay dünyada petrole olan ihtiyacın
artmasıyla birlikte ülke açısından en önemli gelir kaynağı haline gelmiştir. 1955-1978
arasında British Petroleum’un İran Devleti’ne ödediği kâr payı şu şekildedir82:
Yıl Ödenen Pay (Milyon $) Yıl Ödenen Pay ($)
1955 90.5 1967 736.7
80
Carey, agm, 150-151.
81
James Bamberg, British Petroleum and Global Oil 1950-1975: The Challenge of Nationalism,
(Cambridge: Cambridge University Press, 2000), 44.
82
Carey, agm, 162; Abrahamian, History of Modern Iran, 178, Kinzer, age, 196.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 74
1960 385.3 1968 817.1
1961 301.2 1969 937.8
1962 333.8 1970 1,092.7 (milyar $ )
1963 398.1 1971 1.869.6 (milyar $ )
1964 469.7 1973 4 (milyar $ )
1965 522.4 1975 19 (milyar $)
1966 5934 1978 23 (milyar $ )
Tablo 3: 1955-1978 arasında British Petroleum tarafindan İran Devleti’ne ödenen kâr
payları
Sonuç
Avrupa’da gerçekleştirilen sanayi inkılâbı, 19. yüzyılın başlarından günümüze
Orta ve Uzakdoğu merkezli birçok mücadelenin yaşanmasına neden olmuştur. Bir yandan
sanayileşmenin ortaya çıkardığı hammadde ve pazar ihtiyacı, diğer yandan güç dengesinin
doğudan batıya kayması bu mücadelelerin savaşlara dönüşmesine neden olmuştur. Bilimsel
ve teknolojik gelişmelerin petrolün sanayileşme ve diğer alanlardaki önemini ortaya
çıkarması, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İngiltere, Rusya, Hollanda, Almanya ve
Amerika Birleşik Devletleri gibi büyük devletlerin petrol bölgeleriyle daha yakından
ilgilenmelerine sebep olmuştur. Bu nedenle dünyanın bilinen petrol rezervlerinin yaklaşık
% 80’ine sahip olan Ortadoğu büyük devletler açısından bir cazibe merkezi haline
gelmiştir. Yapılan bu çalışmada 1909 yılında kurulan Anglo-Persian Oil Company ile
başlayan İngiltere’nin İran topraklarındaki petrol arama ve çıkarma faaliyetleri üzerinde
durulmuştur. Bu faaliyetler bir nevi sömürgecilik zihniyetiyle 1979 yılına kadar devam
etmiştir. 1951 yılında İran petrollerinin millileştirilmesi kararı alınınca konu uluslararası
uluslararası bir boyut kazanmış ve Amerika Birleşik Devletleri ile bazı Avrupalı devletler
İran petrol gelirlerinden pay almak için İngiltere yanlısı bir tutum sergilemişlerdir. Bu
nedenle 1954–1979 yılları arasında İran petrolleri İngiltere ve Amerika’nın büyük ortaklar
olduğu uluslararası bir konsorsiyum tarafından yönetilmiştir. Konsorsiyumun adı 1955’te
The British Petroleum olarak değiştirilmiştir. İran petrolleri üzerinde batılı devletlerin bu
kadar söz sahibi olması İran toplumunda etkisi günümüze kadar devam eden Amerika-
İngiltere-İsrail merkezli bir Batı düşmanlığının doğmasına neden olmuştur. Türkçe
literatürde şimdiye kadar az sayıda özgün çalışmanın yapıldığı bu konuda İngiliz arşiv
belgeleri, Farsça ve yayımlanış diğer çalışmalar ışığında ele alınan bu çalışmanın ileride
yapılacak olan benzer çalışmalar için bir ön çalışma olması ve batılı devletlerin
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
75 Gökhan Bolat
Ortadoğu’ya yönelik güncel politikalarının daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunması
naçizane beklentilerimizdir.
KAYNAKÇA
1. ARŞİV BELGELERİ
Public Record Office (PRO) Belgeleri:
Cabinet Office (CAB)
129/47, 24/164, 24/33, 129/13, 129/18,
Foreign Office (FO)
954/19, From Foreign Office to Tehran, No. 682, 9.40 pm, 11th September 1941.
The Parliamentary Archives (İngiltere Meclis Arşivi) Belgeleri
House of Common (HC) Deb 21 June 1951, Handsard, Vol 489, cc. 746-833.
2. ARAŞTIRMA ESERLER
ABRAHAMIAN, Ervand. Iran Between Two Revolutions. Princeton New Jersey: Princeton
University Press, 1982.
ABRAHAMIAN, Ervan. A History of Modern Iran, Cambridge: Cambridge University
Press, 2008.
BAMBERG, James. British Petroleum and Global Oil 1950-1975: The Challenge of
Nationalism, Cambridge: Cambridge University Press, 2000.
BECK, Peter J. “The Anglo-Persian Oil Dispute 1932-33”, Journal of Contemporary
History 9:4 (Oct., 1974): 123-151.
CAREY, Jane Perry Clark. “Iran and Control of Its Oil Resources”, Political Science
Quarterly 89:1 (Mar.,1974): 147-174.
CHRİS Paine ve Erica Schoenberger. “Iranian Nationalism and the Great Powers: 1872-
1954”, MERIP Reports 37 (May, 1975): 3-28.
CHURCHILL, Winston. World Crises, USA: Charles Scribner's Sons, 1923.
DJALİLİ, Mohammad-Reza, Thierry Kellner. İran’ın Son İki Yüzyıllık Tarihi (Çev: Reşat
Uzmen), İstanbul: Bilge Kültür Sanat, 2011.
EARLE, Edward Mead. “The Turkish Petroleum Company--A Study in Oleaginous
Diplomacy”, Political Science Quarterly 39: 2 (Jun., 1924): 265-279.
EBRGUYİ, Abbas Giyumî. “Sanat-ı Neft-i Der Devre-i İmtiyaz”, Rahbord Şomara 34
(Zemistan 1383): 274-298.
ELM, Mostafa. Oil, Power and Principle: Iran's Oil Nationalization and Its Aftermath.
Syracuse Newyork: Syracuse University Press, 1994.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 76
ELWELL-SUTTON, L.P. Modern Iran, London: George Routledge & Sons Ltd., 1941.
FEREHMEND, Ali. “Na Gofteha-yı İmtiyaz-ı D’Arcy”, Fasılname-i Tarih-i Revabıt-ı
Harici, Şomara 29: 161-195.
FERRIER, R.W. The History of the British Petroleum Company: The Developing Years
1901-1932, Vol. 1 Cambridge: Cambridge University Press, 1982.
FORD, Alan W. The Anglo-Iranian Oil Dispute of 1951-1952: A Study of the Role of Law
in the Relations of States, Berkeley CA: University of California Press, 1954.
GARTHWAİTE, Gene R. “The Bakhtiyari Khans, the Government of Iran, and the British,
1846-1915”, International Journal of Middle East Studies 3:1 (Jan., 1972): 24-
44.
GASIOROWSKI, Mark J. “The 1953 Coup D'etat in Iran”, International Journal of Middle
East Studies 19:3 (Aug., 1987): 261-286.
JONES, G. Gareth. “The British Government and the Oil Companies 1912-1924: The
Search for an Oil Policy”, The Historical Journal 20: 3 (Sep., 1977): 647-672.
KATOUZIAN, Homa. “Mosaddeq’s Government in Iranian History”, Edited by Mark J.
Gasiorowski, Mohammad Mosaddeq and the 1953 Coup Iran (Syracuse,
Newyork: Syracuse University Press, 2004): 1-26.
KAZAMA, Akiyo. Sefername-i Kazama Çev: Haşim Recebzade. Tahran: Encümen-i Asar
ve Mefaher-i Ferhengi, 1945.
KEDDIE, Nikki R. “Oil, Economic Policy and Social Conflict in Iran”, Race and Class
XXI:1 (1979): 13-29.
KINZER, Stephen. All the Shah’s Men, New York: John Wiley and Sons, 2003.
KRESSIN, Wolfgang Kurt. Prime Minister Mossadegh And Ayatullah Kashani From Unity
to Enmity: As Viewed From The American Embassy in Tehran, June 1950 -
August 1953, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, The University of Texas
At Austin, 1991.
“KRONOLOJİ-Yİ YEKSED VE HİCDE SAL NEFT-İ İRAN”, Berresiha-i Tarihi Şomara:
44/ 45 (Zemayem) (Ferverdin ve Ordubeheşt 1352): 357-359.
MALİKİ, Mehdi. “Divan-ı Beynelmilelî Dadgosterî, Sal 1952, 22 June 1952”, Kanun-ı
Vükela, Devre-i Evvel, Şomara 28, (Dey 1331): 71-87.
TEFREŞÎ, Mecid. “Sabıka-i Neft Der İran”, Ittılaat-ı Siyasî-İktisadî, Şomara-i Evvel (Mehr
1365): 38-42.
PIROUZ, Kamrouz. “A Brief Look At Iran And The British Oil Nationalization Dispute
And Its Aftermath”, Persian Heritage, 13:50, (Summer 2008): 29-30.
PORBAHTİYAR, Gaffar. “Bahtiyariha Neft ve Devlet-i İngilis”, Mutalaat-ı Tarihî,
Şomara 22 (Payyiz 1387): 83-97.
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
77 Gökhan Bolat
SAGESER, Floyd Eugene. The Anglo-Iranian Oil Crisis, Yayınlanmamış Yüksek Lisans
Tezi, Kansas: Kansas State College, 1952.
SABAHİ, Haushang. British Policy in Persia 1818-1925, London: Frank Cass, 1990.
SYKES, Sir Percy. A History of Persia. Vol. II. Third Edition. London: 1930
WRIGHT, Edwin M. “Iran As A Gateway to Russia”, Foreign Affairs 20:2, (Jan.1942):
367-371.
3. İNTERNET KAYNAKLARI
http://www.bp.com/sectiongenericarticle.do?categoryId=9014440&contentId=7027520 BP
Resmi Web Sitesi (E.T: 27.02.1023)
History Studies
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013