(PDF) Edebiyatın Kör Bakışı: Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri
About
Press
Papers
We're Hiring!
Outline
Title
Abstract
References
All Topics
Literature
World Literature
Edebiyatın Kör Bakışı: Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri
Tasavvur Tekirdag Theology Journal
2025, Tasavvur / Tekirdağ İlahiyat Dergisi
July 01, 2025
visibility
description
33 pages
Sign up for access to the world's latest research
check
Get notified about relevant papers
check
Save papers to use in your research
check
Join the discussion with peers
check
Track your impact
Abstract
Bu makalede, 10. ve 11. yüzyılın özgün ve tartışmalı şairlerinden Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin edebî mirası incelenmekte ve özellikle kendisinin görme engeli bağlamında eserlerinde işlediği “görme” teması ele alınmak-tadır. Şairin âmâ olmasına rağmen eserlerinde “görme” temasını sıkça iş-lemesi, bu konuyu özellikle ilginç kılmaktadır. Fiziksel olarak gözü görme-yen birinin, eserlerinde bununla ilgili unsurlara yer vermesi, okuyucuyu derin bir tefekkür ve paradoksla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu engelinin, şairin içsel bir görme ya da duyusal farkındalık boyutunda nasıl bir meta-fora dönüştüğü, Maarrî’nin şiirlerinde açıkça kendini göstermektedir. An-tik Çağ’da körlük, doğaüstü güçlerle bağlantılı olarak yorumlanırken, Orta Çağ’da sıkça bir ceza yöntemi olarak kullanılmıştır. Rönesans döneminde ise görme engeli, hem bir cezalandırma biçimi hem de ruhanî idrakin bir işareti olarak farklı bir anlam kazanmıştır. Maarrî, küçük yaşta dünya ışı-ğından mahrum olmasına rağmen, felsefî derinliği ve eleştirel yaklaşımıyla döneminin geleneksel şiir anlayışına meydan okumuş ve şüpheci düşünce-leriyle dikkat çekmiştir. Makale, şairin divanındaki görme ile ilgili kelimele-rin nasıl anlamlandırıldığını ve kişisel deneyimleri ile felsefî sorgulamaları-nın şiirlerine nasıl yansıdığını incelemektedir. Ayrıca, “görme” metaforu üzerinden insanın varoluşsal soruları ve hayatın anlamı konusundaki de-rin sorgulamalarına odaklanılmakta ve bu temanın Maarrî’nin edebî kişiliği ve düşünsel dünyasında nasıl şekillendiği analiz edilmektedir. Çalışma, Maarrî'nin görme engelini edebî ve felsefî bir güce dönüştürdüğünü kanıt-lamakta; bu bağlamda, fiziksel sınırların sanatsal yaratıcılığı nasıl besleye-bileceğine dair evrensel bir argüman sunmaktadır.
Related papers
“Merkad-i Fâtih’i Ziyâret”in Gizi ve Üzerindeki Göz İzi
Hasan AKAY
FSM İlmî Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, 2014
Bu yazı, Tanzimat sonrası Türk şiirinin ilk dehâsı olarak kabul edilen Abdülhak Hâmid'in Fatih Sultan Mehmed'i ziyaret hakkında kaleme aldığı "Merkad-i Fâtih'i Ziyâret" adlı şiirinin yeni edebiyat ve fikir dünyası içindeki yeri ve değeri üzerinde yapılmış bir tahlil ve yorum çalışmasıdır. Yazıldığı andan itibaren bu metin, Merkad-i Fâtih'in ayakucunda sözel bir türbedar olarak vazifesini edâ eylemektedir. Hâmid'i, edebiyat tarihinde mümtaz yer edinmesini sağlayan bu metin, Fatih'in hayat görüşünün ve tefekkür ufkunun edebi boyutuyla tescil ve tespitini de temin eden bir 'ufuk-metin'dir. Bu açıdan anlamlı ve önemlidir. Metnin, Osmanlı ruhunun ve hayat ufkunun doğru ve derinlikli bir yorumunu da içermesi, onu şiirsel idrakin zirvelerinden biri yapmıştır. "Merkad-i Fâtih'i Ziyâret"te başka şairlerin de göz izi vardır; ama bu durum, onun sadece özgünlüğünü güçlendirmektedir.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Kitabu İlmil’l-Musiki Ve Kevserî Mecmuası’ndaki Saz Eserlerinin Porteli Notasyona Çevirisinde Kilit Unsur: Vezin
Gökhan Yalçın
Erdem
Musikide vezin; bir musiki parçasının ölçüldüğü ölçü, usûl olarak tanımlanmaktadır. On sekizinci yüzyıl Osmanlı/Türk Musikisi yazılı kaynaklarından Kitabu İlmi’l-Musiki alâ vechi’l-Hurûfât ve Kevserî Mecmuası adlı eserlerde vezin konusunun kapsamlı bir şekilde ele alındığı, harf yazısı ile kaydedilen saz eserlerinin notaya alınmasında önemli bir işlevinin dahi olduğu görülür. Mezkûr eserlerde kullanılan rakamlara göre vezin; vezni kebir (büyük vezin), vezni sagir (küçük vezin) ve vezni asgarü’s-sagir (en küçük vezin) olmak üzere üç çeşittir. Saz eserlerinin harf notası ile bu vezin çeşitlerine göre kaydedildiği anlaşılmaktadır. Kitabu İlmi’l-Musiki alâ vechi’l-Hurûfât ve Kevserî Mecmuası adlı eserlerin tıpkıbasım, çeviri ve sadeleştirilmiş metin çalışmalarında vezin konusu ele alınmıştır. Ayrıca yazılı kaynakların nota külliyatı bölümlerindeki saz eserlerinin Avrupa temelli porteli notasyona çevrildiği, bu çevirilerde vezin konusunun farklı şekillerde yorumlanmasından kaynaklanan fa...
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Edirnevî’nin Ṭabaḳātü’l-Müfessirîn Adlı Eserinin Tefsir Tabakat Literatüründeki Yeri
Burhan Yazıcı
Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (SAUIFD), 2020
Bu makale, iThenticate yazılımı ile taranmış ve intihal tespit edilmemiştir. Plagiarism: This article has been scanned by iThenticate and no plagiarism detected.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Amel’in Bir Mûsikî Unsuru Olarak Divan Şiirinde Kullanımı
Nagehan Çağlayan
Turkish Studies - Language and Literature, 2021
The words chosen by the Divan poet while constructing his poetry are shaped depending on both his emotional and intellectual realities and the realities of the society he lives in. These words, which contain more than one meaning, create a rich connotation area with the help of various figures of speech and provide a wide expression opportunity to the poet. Amel is one of these words. While the Arabic Word amel which originally means deed/work, execution, product, to care, to act, to be busy, it is also man's worldly actions resulting in punishment or reward in the other world under the requirements of the Shari'ah in religious terminology. Amel, beyond all these meanings, is also a musical term. However, the word amel is not included as a musical term in dictionaries. Amel, about which there is limited information in the sources on the theory of music, is the name of a musical form. In addition, amel as a musical term is also a 14-time measure method and three stroke called darb-ı Türkî. In this study, after analysing more than a hundred divans having been written including the couplets amel was used as a musical concept, it was revealed that there is a relationship of the meaning of amel and other words in these poems. As a result, the meaning of amel hidden within the multi-layered world of meaning of the classical poem was introduced to the reader, it has been tried to emphasize that each word that composes the couplets should be carefully emphasized.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Divan Şiirinde Bezm-i Fena Üzerine Bir İnceleme
Songül Aydın Yağcıoğlu
Estetik ve nazarî esasları İslami kültürün etkisiyle oluşan divan şiiri; XIV. yy itibaren belli bir seviyeye ulaşmış, XV. yy'da kuruluş sürecini tamamlamış ve yüksek bir ifade se-viyesine ulaşarak XIX. yy'a kadar devam etmiştir. Divan şiirinin muhteva unsurları olan mazmun, mecaz ve terkip-ler zaman içerisinde divan edebiyatı şairleri tarafından mev-cut imkânlar çerçevesinde işlenerek kendine mahsus anlam alanı oluşturmuştur. En güzel olanı en güzel şekilde söyleme amacı güden divan şairi, sınırlı olan mazmunlar içinde realiteden ayrıl-mayarak yeni benzetmeler, yeni mecaz ve istiareler bulma yoluna gitmiştir. Şair, özellikle tenasüb, leff ü neşr, tezat, mecaz gibi edebî sanatlardan yararlanarak kelimeler arasın-daki ilişkiden, çağrışımlardan şairliği nispetinde istifade etmiştir. Şiirde mananın, kendisi üzerine inşa edildiği zemin olması dikkatiyle mazmunların divan şiiri içerindeki seyri-nin ortaya çıkarılması, anlam dairesinin tespit edilmesi şiire katkısı bakımında önemlidir. Bu çalışmada öncelikle gerekçeleri belirtilerek mazmun olarak adlandırılan "bezm-i fenâ"nın; mazmun olarak kullanımının tarihi seyri, anlam alanları, anlam-bağlam ilişkisi ve bu ilişkinin hangi kelimelerle sağlandığı üzerinde çeşitli tespitler yapılmıştır. Elde edilen neticeler ile divan şiirinin anlaşılmasına katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Ebü’l-Abbâs el-Mehdevî’ye Kadar Kayrevan’da Tefsir İlmi ve Onun Tefsir Eserlerindeki Genel Yaklaşımı
Tasavvur Tekirdag Theology Journal
Tasavvur / Tekirdağ İlahiyat Dergisi, 2025
Günümüz Tunus sınırları içerisinde yer alan Kayrevan; fethedildiği ilk dönemden itibaren İslamî ilimlerde hatırı sayılır bir gelişim göstererek mer-kezî bir statü kazanmıştır. İlk nüvelerinin sahâbe-tâbiîn eliyle atıldığı bölge-deki tefsir ilmi, sonrasında doğuya gerçekleştirilen rihleler neticesinde elde edilen tefsir birikimiyle zenginleşmiştir. Bu gelişmeler neticesinde Kayre-van’da hicrî ikinci asırda Yahyâ b. Sellâm (ö. 200/815) ile tefsir yazımı baş-lamış doğal olarak zamanla bu sürecin belli bir tekamülü yakalaması da bek-lenmiştir. Ne var ki bölgedeki tefsir ilmi, İbn Sellâm’dan sonra tekâmül süre-cini yakalaması şöyle dursun, farklı siyasi ve mezhebî oluşumlar arasında yaşanan mücadeleler sebebiyle hicrî dördüncü asra dek herhangi bir varlık gösterememiştir. Müfessir kimliğinin yanı sıra fakih, kurrâ ve dilci gibi çok yönlü ilmî kişiliğiyle de temayüz eden Ebü’l-Abbâs el-Mehdevî el-Kayrevanî (ö. 440/1048); mufassal şekilde kaleme aldığı et-Tafsîlü’l-câmi῾ li ῾ulûmi’t-tenzîl adlı eseriyle Kayrevan Tefsir literatürüne adeta ikinci bir tedvin döne-mini yaşatmıştır. Bu yönüyle o, Mekkî b. Ebî Tâlib (ö. 437/1045), Ebû İshâk İbrâhîm es-Sefâkusî (ö. 742/1342) ve Ebû Abdillâh b. Arafe (ö. 803/1041) gibi önemli müfessirlerin yetiştiği Kayrevan’da kritik bir isim olarak öne çıkmıştır. Mezkûr eserin Kayrevan Tefsir literatürünün ilkleri arasında yer alması gözden kaçırılmaması gereken bir ayrıntıdır. Nitekim müellif, ahkâm-nâsih-mensûh, Tefsir, kıraat, iʿrâb ve sûrelerin Mekkîlik-Medenîliği ve âyet sayılarını özgün beş bâbta konu ettiği eserinde kıymetli bilgiler aktarmıştır. Mâlikî mezhebine mensup olan müfessirin, mezhep taassubu gütmeden di-ğer mezheplerin görüşlerini aktarması, eseri daha da önemli hale getirmek-tedir. Sahâbe, tâbiîn ve selef müfessirlerinden aktarılan nakillerin; merkezî yer tuttuğu rivayet ağırlıklı eser, kıraat ilmi açısından da önemli bilgiler içermektedir. Bu yönüyle ansiklopedik bir görünüm arz eden tefsir, addü’l-ây temalı eser görevi de görmektedir. Mehdevî, her sûrenin sonunda o sûre-deki ihtilaf edilen âyet yerlerini ele almakla kalmamış, tercihi olan Medeniy-yü’l-evvel Mushafı çerçevesinde âyetlerin son kelimelerini yani ruûsü’l-âyini teker teker tadat etmiştir. Bu yönüyle eser Kuzey Afrika ve Endülüs başta olmak üzere geniş bir coğrafyada kaynak kitap olarak kabul görmüştür. Bu çalışma; Mehdevî’nin hal-i hayatına dek Kayrevan bölgesindeki tefsir ilmi-nin safahatı, bu zaman zarfında kayda değer bir gelişim gösterememesinde-ki sebepleri ve müfessirin bahse konu eserindeki metodu olmak üzere üç temel hedefe yoğunlaşmaktadır. Sözü edilen bu yoğunlaşma, Kayrevan’ın siyasi ve tefsir tarihine dair literatürün yanı sıra Mehdevî’nin eserlerinin incelenmesi ve elde edilecek bulguların değerlendirilmesi yöntemiyle gerçek-leştirilecektir.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Sanatsal İfadelerde "Bedensiz Göz" İmgesine Ait Bakışın Fenomenolojisi
Ezgi Ararat Cüceoğlu
Sanat Yazıları, 2024
This article delves into artworks where the disembodied eye serves as a central theme, exploring its significance within the context of the connection between art and the phenomenology of gaze. The artworks discussed in the article are examined through the lenses of Heidegger and Merleau-Ponty, who reinterpreted Husserl's notion of ‘back to the things themselves’ by delving into the ontology of artworks within their own ontological frameworks of being. In artistic experience, phenomenological action is the turning towards the world presented by the artwork, directly related to the phenomenon of gaze. In addition to the artist's and viewer's gaze, the gaze within eye imagery offers a third perspective on the relationship between art and gaze. When the disembodied eye image is posited as the primary subject matter of artistic practice, it becomes apparent that this image exhibits a unique gaze phenomenon. In this context, the gaze of the disembodied eye image also becomes an object of perception. Based on the understanding that the act of seeing is a distinct, experiential reference, the ways we perceive and make sense of eye images—each with its unique appearance—benefit from the phenomenological understanding of the gaze associated with those eyes. The article investigates this subject matter with illustrative examples.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Kılıçarslan, O. (2022). Eğridirli Hacı Kemâl Câmi‘u’n-Nez’â’ir Eksik Şiirler Bâyezîd Nüshası No: 5782 (İnceleme-Metin- Tıpkıbasım). Grafiker Yayınları, 375 s. ISBN: 978-625-7305-74-7
Betül Paksoy
Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, 2022
Nazire terimi genel olarak, "bir şairin şiirine başka bir şair tarafından aynı vezin ve kafiyede yazılan şiir" olarak tanımlanmaktadır. Nazire mecmuası ise nazirelerin derlenmesiyle oluşmuştur. Bu mecmualardan birisi de 1512 yılında Eğridirli Hacı Kemâl tarafından yazılan Câmiʿü'n-nezâir'dir. Eser, Anadolu sahasının ilk edebî ürünlerini veren şairlerin şiirlerini barındırması, bazı şairlerin divanlarına girmemiş şiirlerini bulundurması ve Ahmed Fakîh'in Çarh-nâme'sinin yegane nüshasını içermesi bakımından önemlidir. Eserin bilinen iki nüshası vardır. En hacimli nüsha olan Bayezid nüshasının kayıp varaklarının büyük bir kısmı, Orhan Kılıçarslan tarafından başka bir yazma eser içerisinde tespit edilmiştir. Bu yazıda, söz konusu nüshanın yeni varakları üzerine Kılıçarslan'ın hazırladığı kitabın tanıtımı yapılacaktır.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Bir Âlim-Şair Olarak Kemâl Paşazâde’nin Dîvân’ında İlmiyeyle İlgili Bazı Unsurlar
Dursun Özyürek
Edebiyat, Dil ve Eğitim Araştırmalarında Yeni Yönelimler, 2025
Kemâl Paşazâde’nin Dîvân’ında yer alan ilmiyeyle ilgili hususlar değerlendirilmektedir. Şairin ilmi kişiliği ile bağlantılar kurulmaktadır.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
el-Mütenebbi’nin Şiirleri Estetik Bir Çeviriyle Türkçede
Esat AYYILDIZ
Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2025
Mehmet Hakkı Suçin’in “İnsanın Şarkısı” adını verdiği çevirisi, klasik Arap edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan el-Mütenebbi’nin şiirlerini Türkiye’deki okuyucularla buluşturarak, Arap şiirine dair derin bir edebî köprü kurmaktadır. Bu çalışma, yalnızca bir çeviri olmaktan öte, el-Mütenebbi’nin evrensel temalarını ve zamanlar üstü mesajlarını modern okuyuculara sunmakta ve klasik Arap edebiyatının zenginliğini gözler önüne sermektedir. Suçin, metinlerin anlam çerçevesine sadık kalırken aynı zamanda Türkçede poetik ve estetik bir deneyim sunmayı başarmıştır. Bu eserin, Türkiye’de klasik Arap edebiyatının daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağlaması, Arap şiirine dair anlayışın derinleşmesine katkıda bulunması ve edebî-kültürel etkileşimi artırması beklenmektedir.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
tasavvur
tekirdag ilahiyat dergisi | tekirdag theology journal
e-ISSN: 2619-9130
tasavvur, Haziran/June 2025, c. 11, s. 1: 267-299

Edebiyatın Kör Bakışı: Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin
Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri
The Blind Gaze of Literature: Poetic Representations of Eye-Related
Elements in the Divan of the Visually Impaired Abu al-Ala al-Ma‘arri
Recep ÇELİK
Dr. Öğr. Gör. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi,
İlahiyat Fakültesi, Arap Dili ve Belagatı ABD,
Lecturer, Nevşehir Hacı Bektaş Veli University, Faculty of Theology,
Department of Arabic Language and Rhetoric
[email protected]
ORCID: 0000-0002-5099-1231
DOI: 10.47424/tasavvur.1622885
Makale Bilgisi | Article Information
Makale Türü / Article Type: Araştırma Makalesi / Research Article
Geliş Tarihi / Date Received: 19 Ocak / January 2025
Kabul Tarihi / Date Accepted: 2 Nisan / April 2025
Yayın Tarihi / Date Published: 30 Haziran / June 2025
Yayın Sezonu / Pub Date Season: Haziran / June
Atıf / Citation: Çelik, Recep. “Edebiyatın Kör Bakışı: Görme Engelli Ebü’l-Alâ elMaarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri”. Tasavvur - Tekirdağ
İlahiyat Dergisi 11/1 (Haziran 2025): 267-299.
İntihal: Bu makale, ithenticate yazılımınca taranmıştır. İntihal tespit edilmemiştir.
Plagiarism: This article has been scanned by ithenticate. No plagiarism detected.
web: http://dergipark.gov.tr/tasavvur | mailto:
[email protected]
Copyright © Published by Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi,
İlahiyat Fakültesi / Tekirdag Namık Kemal University, Faculty of
Theology, Tekirdag, 59100 Turkey.
CC BY-NC 4.0

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

Öz
Bu makalede, 10. ve 11. yüzyılın özgün ve tartışmalı şairlerinden Ebü’lAlâ el-Maarrî’nin edebî mirası incelenmekte ve özellikle kendisinin görme engeli bağlamında eserlerinde işlediği “görme” teması ele alınmaktadır. Şairin
âmâ olmasına rağmen eserlerinde “görme” temasını sıkça işlemesi, bu konuyu
özellikle ilginç kılmaktadır. Fiziksel olarak gözü görmeyen birinin, eserlerinde
bununla ilgili unsurlara yer vermesi, okuyucuyu derin bir tefekkür ve paradoksla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu engelinin, şairin içsel bir görme ya da
duyusal farkındalık boyutunda nasıl bir metafora dönüştüğü, Maarrî’nin şiirlerinde açıkça kendini göstermektedir. Antik Çağ’da körlük, doğaüstü güçlerle bağlantılı olarak yorumlanırken, Orta Çağ’da sıkça bir ceza yöntemi olarak kullanılmıştır. Rönesans döneminde ise görme engeli, hem bir cezalandırma biçimi hem de ruhanî idrakin bir işareti olarak farklı bir anlam kazanmıştır. Maarrî, küçük yaşta dünya ışığından mahrum olmasına rağmen, felsefî
derinliği ve eleştirel yaklaşımıyla döneminin geleneksel şiir anlayışına meydan okumuş ve şüpheci düşünceleriyle dikkat çekmiştir. Makale, şairin divanındaki görme ile ilgili kelimelerin nasıl anlamlandırıldığını ve kişisel deneyimleri ile felsefî sorgulamalarının şiirlerine nasıl yansıdığını incelemektedir.
Ayrıca, “görme” metaforu üzerinden insanın varoluşsal soruları ve hayatın
anlamı konusundaki derin sorgulamalarına odaklanılmakta ve bu temanın
Maarrî’nin edebî kişiliği ve düşünsel dünyasında nasıl şekillendiği analiz edilmektedir. Çalışma, Maarrî'nin görme engelini edebî ve felsefî bir güce dönüştürdüğünü kanıtlamakta; bu bağlamda, fiziksel sınırların sanatsal yaratıcılığı
nasıl besleyebileceğine dair evrensel bir argüman sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Arap Dili, Belâgat, Şiir, Edebiyat, Görme Engeli,
Ebü’l-Alâ el-Maarrî.
Abstract
The literary legacy of Abū al-‘Alāʾ al-Ma‘arrī, one of the most unique and
controversial poets of the 10th and 11th centuries, is examined in this article,
with a particular focus on the theme of “vision” in relation to his blindness.
The fact that the poet, despite being blind, frequently addresses the theme of
“vision” in his works makes this topic especially intriguing. The inclusion of
elements related to vision by someone who is physically devoid of the ability

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

to see confronts the reader with a profound reflection and paradox. The poet’s
blindness transforms into a metaphor for inner vision or sensory awareness, a
transformation that is clearly visible in Ma‘arrī’s poetry. In ancient times,
blindness was often interpreted in connection with supernatural powers, whereas in the Middle Ages, it was frequently used as a form of punishment. During the Renaissance, blindness gained a dual significance as both a form of
punishment and a symbol of spiritual insight. Despite losing his sight at a young age, Ma‘arrī defied the conventional poetic understanding of his time
with his philosophical depth and critical approach, drawing attention for his
skeptical thoughts. This article examines how words related to vision in the
poet’s divan are conceptualized and how his personal experiences and philosophical inquiries are reflected in his poetry. Moreover, through the metaphor
of “vision,” it delves into the poet’s profound exploration of existential questions and the meaning of life, analyzing how this theme shapes Ma‘arrī’s literary persona and intellectual world. The study proves that Ma‘arrî transformed his blindness into a literary and philosophical strength, presenting a universal argument on how physical limitations can nurture artistic creativity.
Keywords: Arabic Language, Rhetoric, Poetry, Literature, Blindness,
Abū al-‘Alāʾ al-Ma‘arrī.
1. Giriş
Antik Çağ’da (MÖ 3000–MS 500 arası), doğaüstü güçlerin körlüğe neden
olduğuna dair inançlar yaygındır. Orta Çağ’da (5. yüzyılın sonlarından 15.
yüzyılın sonlarına kadar) ise görme yetisinden mahrum bırakılma, sıkça uygulanan bir ceza yöntemi olarak kendini göstermiştir. Bu nedenle Orta Çağ
Avrupa’sında görme engelli bireyler, toplumsal yaşama tam anlamıyla entegre edilememişlerdir. Rönesans Avrupa’sında (14-17. yüzyıllar arası) âmâ
olmak, hem bir “ceza” hem de “ruhanî içgörü”’nün bir ifadesi olarak bir
“ödül” şeklinde değerlendirilmeye devam etmiştir. 1
Görme engelli olan Ebü’l-Alâ el-Maarrî de 10. ve 11. yüzyıl edebiyat dünyasının özgün ve tartışmalı şairlerinden biri olarak edebî mirasıyla öne çıkan

Fatoş Subaşıoğlu - Zeynep Zeren Atayurt Fenge, “Dünyada ve Türkiye’de Görme Engellilik:
Zaman Çizelgesi”, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi 59/1 (26 Haziran
2019), 595.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

bir isimdir. Hayatının büyük bir kısmını âmâ olarak geçiren Maarrî, felsefî derinliği ve eleştirel yaklaşımıyla döneminin geleneksel şiir normlarına meydan
okuyan bir şair olarak bilinmektedir. Şüpheci düşünce yapısı, dinî ve toplumsal kurumlara yönelik eleştirileriyle tanınan Maarrî’nin, eserlerinde işlediği
“görme” teması, hem kişisel deneyimlerinden hem de felsefî sorgulamalarından beslenir. Maarrî’nin divanında, doğrudan ya da dolaylı olarak âmâlık ile
ilişkili kelimeler dikkat çekmektedir. Henüz akıl bâliğ olmadan gözlerini kaybeden bir şairin, gözle ilgili anlatımları nasıl işlediği, edebiyat literatürü açısından ilginç ve araştırmaya değer bir olgudur. Şiirlerinde görmeye dair birçok unsuru hem hakikî hem de mecâzî anlamda kullanması, renkler gibi ancak görerek anlaşılabilecek çeşitli unsurlar üzerine yaptığı yorumlar, kendi iç
dünyasında bu unsurları nasıl anlamlandırdığı bağlamında oldukça dikkat
çekicidir.
Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin genel olarak Arap Dili ve belâgatindeki yerine
dair kaleme alınan doktora tezi 2 ve Maarrî’nin şiirlerinde körlük ve inzivanın
psikolojik boyutunu ele alan çalışmalar olmakla birlikte 3 bu makale, onun âmâ
bir şair olarak divanındaki şiirlerinde “görme” temasını nasıl temsil ettiğini
incelemeyi amaçlamaktadır. Makalede Maarrî’nin, “görme” metaforunu kullanarak insanın varoluşsal sorularına ve hayatın anlamına dair derin sorgulamalarını nasıl dile getirdiği ve bu temanın onun edebî kişiliğinde ve düşünsel
dünyasında nasıl anlamlandığı incelenecektir. Yöntem olarak şairin divanında geçen “görme” ile ilgili kelimelerin semantik ve metaforik anlamlarına
bakılacak ve ayrıca şiirlerdeki varoluşsal sorgulamalar ve eleştirel düşünceler
felsefî bir analizle ele alınacaktır. Bu çalışma, klasik Arap edebiyatında âmâ
bir şairin dil ve metafor dünyasını nasıl inşa ettiğini inceleyerek edebiyat araştırmalarına yeni bir perspektif kazandıracaktır. Bu bağlamda, Maarrî’nin şiirlerinde “görme” temasının nasıl şekillendiğini analiz etmek, klasik Arap şiirinde görme duyusunun temsilini ortaya koyarken, aynı zamanda engellilik
ve edebiyat arasındaki ilişkiye dair özgün bir değerlendirme sunacaktır.

Muhammet Yasir İnce, Ebü’l-Alâ el-Maarrî ve Arap Dili ve Belagatındaki Yeri (Türkiye: İstanbul
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Doktora Tezi, 2021).
Aydin Kudat - Halid Duhaymî, “Ebü’l-Alâ el-Ma’arrî’nin Şiir ve Arapça Edebiyatında
Körlük ve İnzivanın Psikolojik Boyutu”, İlahiyat Arşiv 3 (2019), 87-109.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

2. Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Hayatı ve Edebî Kişiliği
Ebü’l-Alâ el-Maarrî, 25 Aralık M. 973 yılında Halep ile Humus arasında
bulunan Maarretünnu‘mân’da doğdu. Dedesi, babası ve amcası kadılık görevlerinde bulunmuş köklü bir aileye mensuptur. Üç dört yaşlarında 4 çiçek hastalığı 5 nedeniyle gözlerini kaybeden Maarrî, ilk eğitimini babasının yanında
almış, Halep’te dil, edebiyat ve hadis dersleri görmüştür. M. 1007 yılında Bağdat’a giderek burada dil, edebiyat, fıkıh ve kelâm âlimleriyle tanışan Maarrî,
edebiyatın yanısıra felsefî eserlerle de ilgilenmiş ve bundan bir buçuk yıl sonra
annesinin vefatı üzerine memleketine dönerek uzlete çekilmiştir. Körlük ve
münzevî yaşamından dolayı kendisine döneminin şairleri tarafından
“rehînü’l-mahbiseyn” (iki bakımdan mahpus) denilmiştir.
Kendisi bu hususu, bir şiirinde şöyle dile getirmektedir:

ِِ
ِ ِ‫اﳋَ ِﱪ اﻟﻨﱠﺒ‬
‫ﻴﺚ‬
َ ْ ‫أ ََرِاﱐ ِﰲ اﻟﺜ َﱠﻼﺛَﺔ ﻣ ْﻦ ُﺳ ُﺠ ِﻮﱐ ﻓَ َﻼ ﺗَ ْﺴﺄ َْل َﻋ ْﻦ‬
ِ ِ‫اﳋَﺒ‬
6 ‫ﻴﺚ‬
ِ ‫ﻟَِﻔ ْﻘ ِﺪ َ� ِﻇ ِﺮي َوﻟُُﺰ ِوم ﺑَـْﻴ ِﱵ َوَﻛ ْﻮ ِن اﻟﻨﱠـ ْﻔ‬
ْ ‫اﳉَ َﺴ ِﺪ‬
ْ ‫ﺲ ِﰲ‬

“Kendimi üç türlü zindanda görüyorum, artık kötü haber sorma. Gözlerimi kaybettim, evime mahkûm oldum ve canım bu çürümüş bedende sıkışıp
kaldı.”

‫ﻚ ﺑِﺒَـ ْﻐ َﺪ َادا‬
ْ ِ‫ﺖ إِ َﱃ َﻫ ِﺬ ِﻩ اﻟْﺒِ َﻼ ِد َوَﱂْ أ َْﻫﻠ‬
ِّ‫ﻒ ﻧَـ ْﻔﺴﻲ َﻋﻠَﻰ أ‬
َ ْ‫َ� َﳍ‬
ُ ‫َﱐ َر َﺟ ْﻌ‬
7 ‫ﺎن أَدى ذا‬
ِْ :‫ﺖ‬
َ ‫ب إِ َﱃ ْاﻷ َْوﻃَ ِ ﱠ‬
ُ ‫ ﻗُـ ْﻠ‬،‫ﺖ أ ُُﻣ ًﻮرا َﻻ ﺗـُ َﻮاﻓ ُﻘ ِﲏ‬
ُ ْ‫إِذَا َرأَﻳ‬
ُ �َ ‫اﻹ‬

“Ne yazık ki bu topraklara geri döndüm, keşke Bağdat’ta ölmüş olsaydım! Burada hoşuma gitmeyen şeyler görünce, ‘Vatana dönüş yolculuğu işte
böyle sonuçlanır’ dedim.”

Musa Carullah Bigiyef, el-Lüzûmiyyât (Kazan: Şeref Matbaası, 1907), 9.
Mustafa Kırkız, “Şair Ebü’l-Alâ el-Ma’arri, Hayatı, Eserleri ve Edebî Anlayışı”, Fırat
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 16/1 (Haziran 2011), 157.
Ahmed b. Abdullah b. Süleyman Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, thk. Emin Abdulaziz
Hancî (Kahire: Mektebetu’l-Hancî, 1924), 188.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 1924, 292.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

Hayatı boyunca resmi görev almayan Maarrî, M. 1057 yılında Maarretünnu‘mân’da vefat etmiş 8 ve mezarı başında yetmiş 9 veya seksen 10 şair, mersiye okumuştur. Yaklaşık 84 yıllık hayatı boyunca, manzum ve mensur olarak
yetmişten fazla eser kaleme alarak ardında zengin bir edebî miras bırakmıştır.
Kısa boyu, zayıf ve çirkin görünümü sebebiyle hayatı boyunca aşağılık duygusundan kurtulamadığı, güvensizlik ve karamsarlık içinde yaşadığı anlaşılmaktadır. Toplumdaki fakih, kelâmcı, sûfî ve idarecileri sürekli olarak eleştiren Maarrî, bu eleştirileri sayesinde tanınmış ve talebelerinin sayısını artırmayı başarmıştır. Maddî zorluklar içinde yaşamış olmasına rağmen sade bir
hayat sürmüş ve dünyevî değerlere önem vermemiştir. 11
Ebü’l-Alâ Maarrî’nin edebiyat ve şiir hakkındaki görüşleri, onun özgün
düşünce dünyasını ve eleştirel yaklaşımını yansıtır. Âmâ bir şair olarak yaşamının büyük bir bölümünü inzivada geçiren Maarrî, şiirlerinde ve eserlerinde
derin bir felsefi sorgulama ve toplumsal eleştiri geleneğini sürdürmüştür.
Onun edebiyat ve şiir anlayışı, döneminin genel eğilimlerinden ayrılan, özgün
ve eleştirel bir nitelik taşımış, bununla birlikte mecaz ve sembollerle örülü bir
anlatım üslubundan dolayı kripto bir kişilik olarak değerlendirilmiştir. 12
Ebü’l-Alâ Maarrî’nin edebî yaklaşımı, şüphecilik ve düşünsel özgürlük
temeline dayanır. İslam dünyasında, “şüpheci” ve “düşünsel özgürlüğü savunan” bir figür olarak tanınan Maarrî, şiirlerinde din, toplum, gelenek ve ahlak
kurallarını sıkça eleştirir. Eserlerinde, insanın varoluşsal sorgulamaları üzerine derin bir endişe ve kuşku yansır. Onun körlüğü, içsel dünyasındaki duygusal boyutuyla Kemal Tahir’in (öl. 1973) şu sözünü çağrıştırır: “Ne demiş

10

11
12

İsmail b. Ömer İbn Kesîr, el-Bidâye ve’l-Nihâye (Beyrût: Mektebü’l-Me’ârif, trs), 12/73;
Şemsuddin Sâmî, Kâmûsu’l-Alâm (Ankara: Kaşgar Neşriyat, 1996), 6/4325-4326.
Sahbân Halîfât, “Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî”, TDV İslam Ansiklopedisi (İstanbul: TDV Yayınları,
1994), 10/287-291.
Abdurrahman Celaluddin Suyûtî, Târîhu’l-Hulefâ, thk. Muhammed Muhyiddin
Abdulhamîd (Mısır: Matba’atu’s-Sa’âde, 1952), 113.
Halîfât, “Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî”, 10/287-291.
Soner Gündüzöz, “Filozof Şair Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî’nin ‘es-Sâhil ve’ş-Şâhic‘ Adlı Fablına
Dair Bir Değerlendirme”, Kırıkkale İslami İlimler Fakültesi Dergisi 1/2 (08 Aralık 2016), 10.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

Köroğlu’nun babası? Biz kör olduysak, dünyanın da bakılacak bir yüzü kalmadı ya!” 13 Maarrî’nin körlüğü, dünya üzerindeki çirkinlikler ve adaletsizliklere karşı duyduğu derin hayal kırıklığını ve içsel isyanı ifade eder. Bir şiirinde
şöyle demektedir:
14

َ ‫ﺖ َﺧ ْﻮ‬
ُ ‫ﺼ ُﻤ‬
ْ َ‫َواﻟﱡﺮ ْﺷ ُﺪ ﻳ‬
ُ‫ف اﻟْ َﻘْﺘ ِﻞ َداﻋُﻮﻩ‬

ً‫ﺖ ُد َﻋﺎ َة اﻟْﻐَ ِّﻲ َ� ِﻃ َﻘﺔ‬
ُ ْ‫َﻣ ِﺎﱄ َرأَﻳ‬

“Ne oluyor da sapkınlık davetçilerini konuşurken görüyorum, oysa doğruluk davetçileri, öldürülme korkusuyla susuyorlar.”
Maarrî, insan hayatını ve dünyadaki adaletsizliği sıkça eleştirir, bu bakış
açısı onun edebî üslubunu belirgin kılar. Edebî yaklaşımı, şüpheci ve sorgulayıcı düşünceye dayanır; şiirlerinde din, toplum, gelenek ve ahlak kurallarını
sorgulayan profan anlatımlar hâkimdir. Ölüm ve insanın faniliği, şiirlerinde
merkezî temalar arasında yer alır ve bu konuları işlerken derin bir felsefî sorgulama öne çıkar. Maarrî, geleneksel Arap şiir normlarına meydan okuyarak
şiirin amacının düşündürmek olduğunu savunur. Bu nedenle etkili kullanımlar sayesinde derin manalar aracılığıyla düşündürmekle beraber sade, doğrudan ve açık bir dil kullanmayı tercih eder. Dönemin edebî akımlarıyla kesişen
ancak onlardan ayrışan özgün bir çizgiye sahip olan Maarrî, şüpheci, eleştirel
ve sorgulayıcı tutumu ile geleneksel şiir anlayışlarından belirgin bir şekilde
ayrılır. Bu özgünlük, onu klasik Arap edebiyatında benzersiz bir konuma yerleştirir. 15 Netice olarak sade ve doğrudan bir dil kullanmasıyla felsefî derinliğini birleştirmesi, onun klasik Arap edebiyatında kendine özgü bir konum
elde etmesini sağlamıştır.

13
14

15

Kemal Tahir, Yorgun Savaşçı (İstanbul: İthaki, 2007), 204.
Ahmed b. Abdullah b. Süleyman Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, thk. Emin Abdulaziz
Hancî (Kahire: Mektebetu’l-Hancî, 1924), 2/410.
Muhammed Hilmî Tammâre, “‘Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî’ (Osmanlıcaya Çev. Abdüllatif
Nevzâd; Osmanlıcadan Sad. Yıldız, Musa-Ceviz Nurettin)”, Nüsha Dergisi 22 (28 Ocak 2006),
113-134; Halîfât, “Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî”; Kırkız, “Şair Ebü’l-Alâ el-Ma’arri, Hayatı, Eserleri
ve Edebi Anlayışı”, 157-175; Rızaeddîn Fahreddîn, Ebü’l-Alâ el-Ma’arrî (Orenburg: Şark
Kütüphanesi, 1908).

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

3. Maarrî’nin Şiirlerinde Görmeye Ait Unsurlar
Mevlana’ya (öl. 1273) göre, “İnsan, gözden ibârettir. Geri kalan deridir,
ceseddir.” 16 Bu vecizeden hareketle Maarrî için doğum, bir insanın dünyaya
gelmesinden ziyade, gözlerin dünyaya açılması gibidir.
Bu bölümde Maarrî’nin şiirlerinde görme duyusuna dair algısını ve bu
algının şiirsel temsillerini gösteren örnekler sunulacaktır. Konunun kapsamını
aşmamak adına, görme ile ilgili göz, kaş, kirpik gibi uzuvlar; renk, ışık, parlaklık ve solukluk gibi sıfatları araştırmak yerine, yalnızca “ayn/göz” kelimesi
esas alınarak bir tarama yapılacaktır. Göz ve görme ile ilişkili diğer kelimelerin taranıp incelenmesi ise başka bir araştırma konusu olacak düzeydedir.
Ebü’l-Alâ el-Ma’arri’nin el-Luzûmiyyât / Lüzûmü mâ lâ yelzem 17 divanında
“ayn” kelimesi özelinde göz ve görme imgelerine odaklanarak yapılan tarama
sonucunda ulaştığımız şiir örnekleri şunlardır.
Maarrî’nin “‫ ”ﻋﲔ‬kelimesini göz ve görme anlamında kullandığı şiirleri:

16

17

Mevlâna Celaleddin Rumî, Mesnevi Tercümesi, çev. Şefik Can (İstanbul: Ötüken Neşriyat,
1997), 1/107.
“Lüzûmü Mâ Lâ Yelzem / el-Lüzûmiyyât”, 11.000 beyitten oluşan ve Ebü’l-Alâ elMaarrî’nin bilgi, ahlak, madde, Allah, ruh, siyaset ve sosyal hayatla ilgili görüşlerini içeren
felsefi bir eserdir. Eser, kısa paragraflar halinde alfabetik secî ile seyreder. “Lüzûmü Mâ Lâ
Yelzem”, cedel ilminde bir terimdir ve Maarrî tarafından felsefî bir amaçla kullanılmıştır.
Bu tabir, gerekli olmayan bir şeye şairin kendisini zorlayarak geleneksel tek harfli kafiye
yerine çift harfli kafiye uygulamasından gelmektedir. Şairin bu zorlamalı üslubu bazıları
tarafından eleştirilmiş, hatta sadece lügat bilgisini göstermek için yazdığı iddia edilmiştir.
Maarrî’nin icadı olan bu çifte kafiye tekniği, kendisinden sonra iltizam terimiyle şiir sanatına
dâhil olmuştur. Doktora çalışmasını Maarrî üzerine yapan Tâhâ Hüseyin (öl. 1973),
Maarrî’nin asıl fikirlerini gizlemek için bu yöntemi kullandığını belirtmiştir. Halîfât, “Ebü’l‘Alâ el-Ma‘arrî”, 10/287-291. Rusyalı bir Tatar düşünürü olan Musa Carullah Bigiyef (öl.
1949), Maarrî’nin el-Lüzûmiyyât divanını bir seçki olarak eski Tatar Türkçesine tercüme
etmiştir. Yazdığı bu çeviri eserinin mukaddimesinde “Lüzûmiyyât” ifadesinin edebî örf
anlamının dışında “söz konusu divanda bulunan beyitlerin bilinmesi ve ezberlenmesinin
her ilim talebesine lazım olduğu nokta-i nazarından bu ebyât-ı ilmiyye-i edebiyye-i
hikemiyyenin “Lüzûmiyyât” adı ile isimlendirilmesinin daha doğru bir yorum gerekçesi
olduğunu ifade etmiştir. Bigiyef, el-Lüzûmiyyât, 1.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

18

ِ ‫ ﻳ ِﺮي اﻟْﻌ‬،‫أَﻗَ ﱡﻞ اﻟﱠ ِﺬي َْﲡ ِﲏ اﻟْﻐَﻮِاﱐ ﺗَﱪﱡج‬
‫ﻀ َﺎﻬﺑَﺎ‬
َ ‫ﲔ ﻣْﻨـ َﻬﺎ ُﺣ ْﻠﻴَـ َﻬﺎ َوﺧ‬
ََْ ُ ٌ َ َ

“Güzel kadınların işledikleri en küçük günah, süslerini ve makyajlarını
gözler önüne sermeleridir.”
19

ِِ
ٍ ‫ﲔ َﺎﺛﻛِ ًﻼ ِﰲ ِﺳ َﻼ‬
‫ب‬
َ ْ ‫ َوأَﺗَﻰ اﻟْ َﻌ‬،‫ﺐ اﻟﻠﱠْﻴ ُﻞ ﻣ ْﻦ ُﺳ ُﺮوِرَك ﻓﻴﻪ‬
َ ‫َﻋﺠ‬

“Gece, içinde neşelenmene şaşırdı. Ve (bu neşe) gözlerine yas içinde karanlık bir örtüyle geldi.”
20

ِ ِ
ِ ٍ ‫وﻣﻦ ﻋﺎﻳﻦ اﻟ ﱡﺪﻧْـﻴﺎ ﺑِﻌ‬
‫ﺖ‬
ٌ ‫ َوَﻻ َﻛْﺒ‬،‫ ﻓَ َﻼ َﺟ َﺬ ٌل ﻳـُ ْﻔﻀﻲ إِﻟَْﻴﻪ‬،‫ﱡﻬﻰ‬
َْ َ ََ َ ْ ََ
َ ‫ﲔ ﻣ َﻦ اﻟﻨـ‬

“Ve akıl gözüyle dünyayı gören kimse, neşe içinde coşmaz ve hüzün de
onu etkilemez.”
21

ٍ ِ‫ﻓَﻤﱴ ﻳـﻨَـﺒﱠﻪ ِﻣﻦ رﻗَ ٍﺎد ﻣﻬﻠ‬
‫َﺿﱠﺮ ﺑِ َﻌْﻴﻨِ ِﻪ َﻫ َﺠ َﻌﺎ ُﻬﺗَﺎ‬
َ ‫ َﻣ ْﻦ ﻗَ ْﺪ أ‬،‫ﻚ‬
ُْ ُ ْ ُ ُ ََ

“Uyuklamaları gözlerine zarar veren bir kimse, ne zaman ölümcül uykusundan uyandırılacak?”
22

ِ ْ َ‫ ِﻣﻦ اﻟْﺒ‬،‫ ﻓَ َﺤﺴﺒُـ َﻬﺎ‬،‫ﲔ‬
ٍ ْ َ‫ﲔ ﻟِﺒ‬
‫ ُﻣﺘَ َﺨﻠﱠ ٌﺞ‬،‫ ِﻣ ْﻦ َرًدى‬،‫ ﻳَـ ْﻮٌم‬،‫ﲔ‬
ٌْ ‫ﺖ َﻋ‬
ْ ‫َوإِ ْن َﺧﻠَ َﺠ‬

“Bir göz ayrılıktan dolayı titremişse, ona ayrılıktan nasip olan, ölümle
yoğrulmuş bir gündür.”
23

ِ ِ ِ ِ ‫ ﺑَِﻘﻬﻮٍة ِﻣﺜْ ِﻞ ﻋ‬،ٌ‫ﻳﻚ َ�ﺋِﻤﺔ‬
ِ ‫ﲔ اﻟ ِّﺪ‬
‫اج‬
َْ
ُ ْ ‫ َو َﻋ‬،‫ﺼﺒِ ُﺤﻮ َن‬
ْ َ‫ﻳَ ْﺴﺘ‬
ٌ ‫ ﻣْﺌـَﺮ‬،‫ﲔ اﻟ ّﺪﻳﻚ‬
َْ َ

“Onlar, horozun gözü uyurken, horozun gözü gibi kahverengi olan bir
kahveyle sabahlıyorlar.”

18
19
20
21
22
23

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 1924, 2/94.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 1924, 2/113.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/149.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/162.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/200.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/201.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

24

ِ ‫ ِﰲ اﻟﺪ‬،‫ﻚ‬
ِ ٍَ ‫ﲔ‬
‫ﺐ َﺧ ْﲑُ ُﺳ ُﺮٍج‬
َ ‫اﺟ‬
ُ ْ ‫ َﻋ‬،‫ﱡﺟﻨﱠﺔ‬
ُ ‫ﺳَﺮ‬
ُ ‫ َوإﱠﻻ ﻓَﺎﻟْ َﻜ َﻮاﻛ‬،‫ﺿﺎر‬

“Karalık gecede senin kandilin, yırtıcı bir hayvanın gözüdür; aksi takdirde en iyi kandiller yıldızlardır.”
25

ٍِ ٍ
‫ اﻟْﻴَ ُﺪ‬،ُ‫َﺧ َﺬﻩ‬
‫إِ َذا اﻟ ﱡ‬
ْ َ‫ َﻣﺎ أَﱠﻣﻠ‬،‫ﻮد َﻛ ْﺮَﻣﺔ ُﻣ َﻼﺣﻴﱠﺔ‬
ْ ‫ أ‬،‫ﺖ‬
َ ‫ﲔ ﻋُْﻨـ ُﻘ‬
َ ْ ‫ﺼْﺒ ُﺢ أ َْﻋﻄَﻰ اﻟْ َﻌ‬

“Sabah, gözlere bir salkım üzümleri gösterdiğinde, ellerin onu almayı
umması boşunadır.”
26

ِ ْ ‫ض وﻟَﻪُ ِﰲ اﻟْ َﻌ‬
‫ﺎد‬
ْ ‫ َوِﰲ ْاﻷ‬،‫ﲔ ﺑَـ ْﺮ ٌق‬
ُ ‫َﲰَ ِﺎع إِْر َﻋ‬
َ ٌ ‫ أ َْو َﰱ َﻋﺎر‬،‫ﺗَـ َﻮﻗﱠـﻌُﻮا اﻟ ﱠﺴْﻴ َﻞ‬

“Yağmurun beklentisi içindeler; ufukta bir bulut belirdi; gözlerde şimşek,
kulaklarda gök gürültüsü var.”

‫ي َواﻟﱡﺮﺑَﺪا‬
‫ﲔ ﺗَ ْﺴﺘَ ْﺤ ِﺴ ُﻦ ا ْﳍِْﻨ ِﺪ ﱠ‬
ُ ْ ‫ َواﻟْ َﻌ‬،ُ‫ ﻓَـﺘُـ ْﻘﻠَﺘُﻪ‬،ُ‫ﻳَ ْﺴﺘَ ْﺤﺴ ُﻦ اﻟْ َﻤ ْﺮءُ ُدﻧْـﻴَﺎﻩ‬

“İnsan dünyasını beğenir, bu onun yüküdür. Göz ise Hint kumaşını ve
kırmızı rengi beğenir.”
27

ٍ ِ ‫اﻟْﻌ‬
ٍ ِ ُ ‫ َواﻟْ َﻘ ْﻠ‬،‫ﺺ ِﻣ ْﻦ ﻗَـﻠَ ٍﻖ‬
‫ﺲ ِﻣ ْﻦ َﺣ َﺴ ٍﺪ‬
ْ ‫ َواﻟﺸ‬،‫ﲔ ﻣ ْﻦ أ ََرق‬
َُْ
ُ ‫ﱠﺨ‬
ُ ‫ َواﻟﻨﱠـ ْﻔ‬،‫ﺐ ﻣ ْﻦ أ ََﻣﻞ‬

“Göz uykusuzluktan, kişi kaygıdan, kalp umutlardan, ruh ise kıskançlıktan etkilenir.”
28

‫ﺻﺎﺋَِﺮةٌ إِ َﱃ َد َرٍد‬
ُ ‫َﻣﺎ َذا ﻳَـ ُﺮ‬
ُ ‫ﲔ ِﻣ ْﻦ أ‬
َ ْ ‫وق اﻟْ َﻌ‬
َ ُ‫ ﻋُ ْﻘﺒَﺎﻩ‬،‫ُﺷ ٍﺮ‬

“Gözün hoşuna giden şeyler, sonunda çamurlaşacak bir hale gelir.”
29

24
25
26
27
28
29

ِ ‫ﲔ اﻟ ِّﺪﻳ‬
‫ ُدوﻧَﻪُ أُﻗَـﱡﺮ‬،‫ ِﲟَ َﺤ ٍّﻞ‬،‫ ْأو ﻋُْﺮﻓِ ِﻪ‬،‫ َﻋ ْﻦ َﺷ ْﺤ ٍﻂ‬،‫ﻚ‬
ْ ‫ﺑَ َﺪ‬
ْ ِ ْ ‫ َﻛ َﻌ‬،‫ت ﺑِ ْﻠﻴ ٍﻞ‬

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/203.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/228.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/243.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/271.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/288.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/311.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

“Geceleyin, horozun gözü ya da ibiği gibi, uzaktan veya yakından, erişilemez bir yerde belirdi.”
30 ‫؟‬

‫ﲔ َو ْاﻷَﺛـَ ُﺮ‬
ْ ‫ أ‬،ٌ‫ﻀ ُﻞ أ َْم أَ ْﺷﻴَﺎءُ َﺟ ِﺎﻣ َﺪة‬
َْ ‫أ‬
َ ْ‫َﳓ ُﻦ أَﻓ‬
ْ ‫َﺿ َﺤ‬
ُ ْ ‫ اﻟْ َﻌ‬،‫ َﺳ َﻮاءً ﻟَ َﺪﻳْـ َﻬﺎ‬،‫ﺖ‬

“Biz mi daha üstünüz, yoksa göz ve iz gibi her şeyin eşit olduğu cansız
nesneler mi?”
31

ِ ‫ وإِ َذا‬،ٌ‫ﻚ ﻣﺴﱠﺮة‬
ِ ِ ‫ﻓَِﺈ َذا ﺑ َﻜﻴ‬
ٌْ ‫ ﻓَ َﺬ َاك َﻋ‬،‫ﺖ‬
َ َ َ َ َ ‫ﺖ ﻬﺑَﺎ ﻓَﺘ ْﻠ‬
َ ‫ﺿﺤ َﻜ‬
َْ َ
ُ‫ﲔ ﺗَـ ْﻌ ُﱪ‬

“Yani ağladığında, bu bir sevinçtir; güldüğünde ise bu sadece bir gözyaşıdır.”
Maarrî, “Sönmüş Gözler ve Parlak Gözler” adlı kasidesinde şöyle demektedir:
32

‫ َﻣﺎ ِﻬﺑَﺎ ﻋُ ﱠﻮ ُار‬،‫ﲔ اﻟْﻐََﺰاﻟَِﺔ‬
ْ َ‫ َوأَ ْﺷَﺮﻗ‬،‫ﻳﻦ‬
ْ َ‫ﻃَﻔﺌ‬
ُ ْ ‫ﺖ َﻋ‬
َ ‫ﺖ ﻋُﻴُﻮ ُن اﻟﻨﱠﺎﻇ ِﺮ‬

“Bakanların gözleri sönmüşken, geyik gözleri parlıyor; onlarda bir kusur
yok.”
33

ٍ ْ ‫ﺖ أَ ْﺷ َﻔﺎر َﻋ‬
‫ َو ِﺷ َﻔ ُﺎؤَﻫﺎ ِﳑﱠﺎ أََﱂﱠ ِﺷ َﻔ ٌﺎر‬،‫ﲔ ُﺳ ْﻬ َﺪ َﻫﺎ‬
ْ ‫َوَﻛ ْﻢ ا ْﺷﺘَ َﻜ‬

“Ne kadar da çok şikâyet etti göz kapakları uykusuzluktan Ve tedavisi,
kapağını saran sıkıntıdan kurtulmak oldu.”
34

ِ ْ ‫ض ﻟِْﻠ َﻌ‬
‫ﺎب اﻟْ ُﻤَﺰﱠوَرا‬
َ ‫ َوَﻻ ﺗَـ ْﺮ‬،‫ ﻓَ َﺤﻴِّﻪ‬،‫ﺐ اﻟْ ُﻤﻠ ﱡﻢ‬
َ َ‫ﲔ اﻟﺸﱠﺒ‬
ُ ‫إ َذا ﻃَﻠَ َﻊ اﻟﺸْﱠﻴ‬

“Saçta aklar belirdiğinde, onları selamla ve gözün için sahte gençliği tercih etme.”

30
31
32
33
34

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/312.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/320.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/332.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/334.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/353.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

35

ِ ‫وﻟَﻮ ﻗَـﱠﺮر‬
ِ ْ ‫ﺖ ِﺎﺑﻟْ َﻌ‬
‫ﲔ اﻟْ َﻘ ِﺮ َﻳﺮِة‬
َْ َْ
َ ‫ إِ ًذا ﻟَﺒَ َﻜْﻴ‬،�‫ت ﻓﻜَْﺮَك ِﰲ اﻟْ َﻤﻨَﺎ‬

“Ve eğer ölüm hakkında düşüncelerini derinleştirseydin, kesinlikle huzurlu gözlerinle ağlardın.”
36

‫ﲔ أَ ْﺷ َﻔ َﺎرَﻫﺎ‬
َ ‫ﺑَﲎ‬
ُ ‫ ﻓَ َﻤﺎ ﺗُﻨﺼ‬،ٌ‫آد َم ُﻛﻠﱡ ُﻜ ْﻢ ﻇَﺎﱂ‬
ُ ْ ‫ﻒ اﻟْ َﻌ‬

“Ey Âdemoğulları, hepiniz zalimsiniz; bu yüzden gözler, kirpiklerini adil
bir şekilde kapatmaz.”
37

ِ ْ ‫ﻨﺪ اﻟْ َﻌ‬
ٍ ‫ﻀﻨَﺎ ﺑِﺒَـ ْﻌ‬
‫ﺐ ِﻣ َﻦ اﻟ ﱡﺸ ْﻔ ِﺮ‬
َ ِ‫ ﻓَﻌ‬،‫ﺾ‬
ُ ‫ب ﺑَـ ْﻌ‬
َ ‫َﺣ‬
َ ‫ َو ْارَﺎﺗ‬،‫ﺼ ْﻠﻨَﺎ َﻋﻠَﻰ اﻟﺘ ْﱠﻤ ِﻮﻳﻪ‬
ٌ ْ‫ﲔ َرﻳ‬

“Aldatmacayı başardık, birbirimizden şüphelendik; gözde, kirpikten bir
kuşku var.”
38

‫ت ﺑِ ُﺸ ْﻔ ٍﺮ‬
ْ ‫ﲔ َﻣﺎ ُﺳِ َﱰ‬
َ ْ ‫َﺄﺗَﱠﻣ ْﻞ! َﻫ ْﻞ ﺗَـَﺮى ِﰲ اﻟﺪﱠا ِر َﺷ ْﻔًﺮا؟ َﻛﺄَ ﱠن اﻟْ َﻌ‬

“Düşün! Evde bir kapak (göz kapağı) görüyor musun? Sanki göz kapaklarıyla örtülmemiş gibi.”
39

ِِ
‫ﲔ اﻟْ ُﻤ ْﺨ َﺴ ِﺮ‬
َ ْ ‫ﺖ َﻋ‬
ُ ‫ ﻓَـَﺮ َﺟ ْﻌ‬،ُ‫ َﺟﱠﺮﺑْـﺘُﻪ‬،‫ﺲ! آﻩ ﻟ َﻤْﺘ َﺠ ٍﺮ ُﻣﺘَـﻨَـِّﺰٍر‬
ُ ‫َ� ﻧـَ ْﻔ‬

“Ey nefsim! Ah, göz kamaştırıcı bir ticaret için! Denedim ama zarara uğramış bir tüccarın gözüyle geri döndüm.”
40

ِ ُ‫ﻴﺾ َد ﱠوار ﻟِْﻠ ُﻘﻠ‬
‫ﲔ َد ﱠوا ِر‬
ٌْ ‫ َﻛﺄ ﱠَ�َﺎ َﻋ‬،‫ﻮب‬
ُ ْ ‫ﲔ ﺑِ َﺪ ﱠوا ٍر َو َﻋ‬
ٌ ٌ ‫ﺑ‬

“Kalpleri şaşkına çeviren beyaz güzeller, sanki baş döndüren bir göz gibi
ya da baş döndüren bir daire gibi.”

35
36
37
38
39
40

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/366.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/372.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/378.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/399.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/408.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/410.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

41

ِ ‫اﳊﺴ‬
ِ ْ ‫إِ ﱠن اﻟْ َﻜﺮى ِﰲ اﻟْ َﻌ‬
ِ ْ‫ﺎن اﻷَﻧ‬
‫ﺲ‬
َ ‫ َواﻟْ َﻜَﺮى ِﻋ‬،‫ﲔ ُْﳛ َﻤ ُﺪ‬
َ َْ ‫ َﻛ َﻤ ُﺪ‬،‫ﻨﺪ اﻟْ َُﱪى‬

“Uyku, gözde övülür; fakat sevdiğinin yanında uyumak, güzel insanların
kederidir.”
42

ِ ‫ ﰒُﱠ اﻧْﻐِﻤ‬،‫اﳊﻴ ِﺎة‬
ِ ْ ‫ ﺑِ َﻌ‬،‫ إِ َذا ُﺣ ﱠﻢ‬،‫ول اﻟْﻌُﻴُﻮ ُن َﻋ ِّﲏ‬
‫ﺎﺳﻲ‬
ُ ‫َوﺗَـ ُﺰ‬
ََْ ‫ﲔ‬

“Hayat gözleriyle bana baktığında, gözler üzerimden kayar, o zaman
içine dalarım.”
43

ِ ‫ﺼﺎ وﺧ‬
ٍ ُ ‫َﻋ‬
ٍ ‫ َوَﱂْ ﻳَِﺰْد ُﻫ ﱠﻦ َﻏ ْ َﲑ إِ ْﻋَﺮ‬،‫ﲔ ﻟُ ُﻤ ٍﺢ‬
‫اض‬
ْ ‫ﻀﺒًﺎ ﻷ‬
َ َ َ ًّ َ‫ﻗ‬

“Gözleri sadece saçlarını kestirmek ve boyamakla yetinmiş; onlara yalnızca yüz çevirmek eklenmiştir.”
44

ِ ‫وَﻣﺎ ْاﻋِ َﱰ ِاﰲ ﺑِ َﻌْﻴ‬
ِ ‫اﳉِْﻨ‬
‫ﻒ‬
ْ ‫ﺐ‬
ُ ‫ﲔ ﻳـُ ْﻌَﺮ‬
ُ ْ‫ اﻟ ﱠﺬﻟ‬،‫ ِﰲ آ�ﻓ َﻬﺎ‬،‫ف‬
ُ ْ ‫ َواﻟْ َﻌ‬،ٌ‫ﺼﺔ‬
َ ‫ﺲ َﻣْﻨـ َﻘ‬

“Ve cinsiyetin kusurlarını kabul etmem, bir eksiklik değildir; göz, burundaki çıkıntıyı belirginleştirir.”
45

ِ ‫ﻓَـ َﻘ ْﺪ َﻻﺣﺖ َﳐَﺎﺋِﻞ‬
ِ ‫وق اﻟْﻌﲔ ِﺎﺑﻟﻠﱠﻤ ِﻊ اﻟْ ِﻮ‬
‫ﻻف‬
ٌ َ‫ﺻﺎدﻗ‬
َ ُ ْ َ
ْ َ ْ َ ُ ‫ ﺗَـ ُﺮ‬،‫ﺎت‬

“Gerçek nişaneler belirdi, gözleri parlak ve çekici olan şeyler gibi.”
46

ِ ْ َ‫ﲔ واﻟ ﱡﺪﻧْـﻴَﺎ ﺑِِﻪ رﺋِﻴ‬
‫َﺳ َﻮ ًادا َﺣ ﱠﻞ أ َْم ُزْرﻗًﺎ‬
َ ‫ َﻣﺎ إ ْن َد َرى أ‬،‫ﺖ‬
َ ْ ‫َو َ�ﻇ ُﺮ اﻟْ َﻌ‬

“Gözlerin bakışıyla dünya böyle görüldü; ne kara ne de mavi mi olduğunu bilmiyor.”

41
42
43
44
45
46

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/48.
Ebü’I-‘Alâ el-Ma’arrî, el-Luzûmiyyât, 1924, 2/53.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/70.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/104.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/114.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/133.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

47

ِ ْ ‫ض َﺣ ﱠﺴﻨَـ َﻬﺎ ِﰲ اﻟْ َﻌ‬
ِ ‫ َﻛﺎﻷ َْر‬،ُ‫ي ﻟَﻪ‬
‫ﺎل‬
ٌ ‫ﲔ إِﺑْـ َﻘ‬
ُ ِ‫َو َ�ﺑ‬
ِّ ‫ﺖ اﻟْ َﻮ ْﺟﻪ َزﻳْ ٌﻦ ِﰲ اﻟﻨﱠﺪ‬

“Yüzümün değişmesiyle birlikte, onun nurlu yüzü, gözde toprağın yeşermesi gibi güzelleşti.”
48

ِ ْ ‫ﺂذر اﻟْ َﻌ‬
‫آﺳ ًﺎدا َرآﺑِﻴﻼ‬
ِّ ‫َﺳ ُﺪ‬
َ ‫ﺗَـﻨَ ﱠﺴ‬
ْ ‫ َواﺑْـﺘَ َﻜَﺮ‬،‫اﻟﻀ ْﺮ َﻏ ُﺎم‬
َ ‫ﻚ ْاﻷ‬
َ ‫ﲔ‬
ُ ‫ت َﺟ‬

“Güçlü ve korkusuz arslan, inzivaya çekildi; gözleri ceylan gibi olan güzel kadınlar ise vahşi aslanları bile evcilleştirdi”
49

ِ ِ
‫ﻼث ﻟَﻴَ ٍﺎل‬
ُ َ‫ﺼ َﻮى ﺛ‬
ْ ‫ﱵ اﻟْ ُﻘ‬
َ َ‫َﻋ َﻤﻰ اﻟْ َﻌ ْﲔ ﻳَـْﺘـﻠُﻮﻩُ َﻋ َﻤﻰ اﻟ ّﺪﻳﻦ َوا ْﳍَُﺪى ﻓَـﻠَْﻴـﻠ‬

“Gözlerin körlüğünü, dini ve hidayeti kaybetmenin körlüğü takip eder;
en uzun gecem üç gecedir”
50

ِ ِ
ِ ْ ‫ َﻣ َﱴ ﻳَـْﻨﻈُﺮا ِﰲ ﻧَِِّﲑ اﻟْ َﻌ‬،‫ﻨﺪس‬
‫ﲔ ﻳُﻈْﻠِ ُﻢ‬
ُ ‫َوأ َْوَدى ﺑِﻈُْﻠ ِﻢ اﻟﺜﱠـ ْﻐ ِﺮ‬
ٌ ‫ﺻْﺒ ٌﺢ َوﺣ‬

“O gediğin karanlığı, sabahı ve geceyi yok etti; gözün parlak ışığına baktıklarında kararıyorlar.”
51

‫ﲔ ِﺳ َﻮى ُرْؤﻳَِﺔ اﻟْ َﻤﻨَ ِﺎم‬
ٌْ ‫ ﻓَ َﻤﺎ َرأَﺗْﻪُ َﻋ‬،‫ﺖ‬
ٌ ‫ﺐ َﻣْﻴ‬
َ ّ‫ﻏُﻴ‬

“Bir ölü gömüldü, artık hiçbir göz onu göremez, sadece rüyalarda görülebilir.”
52

ِ ْ ‫ﻓَﺎﺣﻠَﻢ ﻋﻦ‬
‫ﲔ إِ ْن ﺗَـ ْﻠ َﻖ اﻟْ َﻜَﺮى َْﲢﻠَ ُﻢ‬
ُ ْ ‫ﺎﻟﻌ‬
َ َ‫ ﻓ‬،‫ْﱪا‬
َْ ْ ْ
ً ‫اﳉَﺎﻫ ِﻞ ُﻣ ْﺴﺘَﻜ‬

“Kibirli cahil hakkında sabırlı ol; gözler uykuyu aldığında rüya görür.”

47
48
49
50
51
52

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/183.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/205.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/224.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/303.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/318.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/326.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

53

ِ َ َ‫ﱡﻚ ﺧﲑ ﻟ‬
‫ﻳﻦ‬
َُ ‫ ﺗـُ ْﻌﺸﻲ أ َْﻋ‬،َ‫ﻚ ﻣ ْﻦ ُد ﱠرٍة َزْﻫَﺮاء‬
ٌْ َ َ ‫ﺳﻨ‬
َ ‫ﲔ اﻟﻨﱠﺎﻇ ِﺮ‬

“Dişlerin, gözleri kamaştıran beyaz inci tanesinden daha iyidir.”
54

ِ ‫ ﻟَﻮ ْﺷ‬،‫ﲔ ﻳﻮﺣﻰ إِﻟَﻴ ِﻬﻤﺎ‬
ِ ِ ِ
ِ ‫ﻚ ْاﻋﺘَِﺰ ِال اﻟْ َﻌْﻴ‬
ُ‫ َﻻ ْﻋﺘَـَﺰَﻻﻩ‬،‫ﺶ‬
َ َ ْ َ ُ ْ ‫َوﻟَ ْﻮ ﲟُ َﺸﺎر اﻟْ َﻌ‬

“Eğer gözlerin işaretleriyle yaşamdan uzaklaşmaları için ona ilham gelseydi, yaşantıdan ayrılmayı neredeyse kabul ederdi.”
55

‫ﺎﻫﺎ‬
َ َْ‫ﲔ ﺑ‬
ُ ْ ‫ َواﻟْ َﻌ‬،ً‫ﱠرة‬
ُ ‫َواﻟْ َﻤ ْﻮ‬
َ َ‫ﺎﻫﺎ َوأ َْرﻃ‬
َ ‫ﲔ ُﺧَﺰ َاﻣ‬
َ ‫ ُﳐَﺪ‬،‫ت ﻳَـ ْﻌ ُﺪو َﻋﻠَﻰ ْاﻵ َﺳﺎد‬

“Ölüm, aslanlar üzerine hızla gelir, hâlbuki onun gözleri lavanta ve kekik
arasındadır.”
4. Ebü’l-Alâ Maarrî’nin Şiirlerinde “‫ﻋ ْﲔ‬
َ ” Kavramının Çok Yönlü Kul-

lanımı

Maarrî, şiirlerinde pek çok temaya yer vermekle birlikte, yukarıda el-Luzûmiyyât adlı eserinden aktardığımız beyitlerde dikkat çeken en önemli husus,
görme engelli olmasına rağmen “göz” ve “görme” ile ilgili olan (‫ )ﻋﲔ‬kavra-

mını yaklaşık kırk beytinde farklı şekillerde kullanmış olmasıdır. Her bir beyitte “göz” (‫ )ﻋﲔ‬kelimesi, hem doğrudan hem de dolaylı olarak çeşitli bağ-

lamlarda kullanılarak, farklı anlam katmanları oluşturulmuş ve derin sembolik imgelerle zenginleştirilmiştir. Bu durum, metnin hem edebî sanat açısından değerini artırmakta hem de şairin duygusal ve düşünsel derinliğini göstermektedir.
Şimdi Maarrî’nin bu beyitleri özelinde işaret ettiği ve dikkat çeken anlamları inceleyelim. Maarrî’nin söz konusu beyitlerinin geneline bakıldığında

53
54
55

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/404.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/409.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/425.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

bu anlamlar, biyolojik ve psikolojik perspektif, kültürel ve simgesel perspektif, sosyal ve ahlakî perspektif, felsefî ve manevî perspektif şeklinde dört başlıkta kategorize edilebilir:
4.1. Psikolojik ve Biyolojik Perspektif
Göz, yalnızca görme işlevini yerine getiren bir organ olmanın ötesinde,
insanın fiziksel ve duygusal dünyasıyla derin bir etkileşim içindedir. Biyolojik
açıdan göz, dış dünyayı algılamamızı sağlayan en önemli duyu organlarından
biri olup ışık ve renkleri algılama, mekânsal farkındalık sağlama gibi temel
işlevlere sahiptir. Ancak göz, psikolojik olarak da insanın iç dünyasını yansıtan bir araçtır; duyguların ifadesinde, sosyal iletişimde ve estetik algıda
önemli bir rol oynar.
Maarrî’nin beyitlerinde göz, hem fizyolojik hem de psikolojik işlevleriyle
birlikte ele alınmıştır. Mesela;
56

‫ﺻﺎﺋَِﺮةٌ إِ َﱃ َد َرٍد‬
ُ ‫َﻣﺎذَا ﻳَـ ُﺮ‬
ُ ‫ﲔ ِﻣ ْﻦ أ‬
َ ْ ‫وق اﻟْ َﻌ‬
َ ُ‫ ﻋُ ْﻘﺒَﺎﻩ‬،‫ُﺷ ٍﺮ‬

“Gözün hoşuna giden şeyler, sonunda çamurlaşacak bir hale gelir” ifadesi, gözün aldatıcı doğasına gönderme yapmaktadır. Gözün gördüğü şeylerin aslında gerçekte ne kadar yanıltıcı olabileceği ve dünya hazlarının geçiciliği bu beyitlerde ortaya konmuştur. 57 Beyit, gözün gördüğü şeylerin aslında
hakikatten uzak olduğu fikrini desteklerken, dünya hazlarını eleştiren didaktik bir vurgu barındırmaktadır. “‫ ”اﻟﻌﲔ‬kelimesinin, burada sadece fiziksel

bir organ değil, aynı zamanda insanın dünyevî hırslara ve hazlara kapılmasını
simgeleyen mecazî bir anlamı da bulunmaktadır.
4.1.1. Göz ile Duygusal Hallerin İlişkisi

Maarrî’nin birçok beytinde göz ve duygusal durumlar arasındaki bağlantı vurgulanmıştır. Örneğin;

56
57

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/288.
Derya Samur, Sanat Yapıtında Renklerin Fizyolojik ve Psikolojik Etkilerinin Sarı Renk Bağlamında
İncelenmesi (Sakarya: Sakarya Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, 2019).

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

58

ِ ِ
ِ ٍ ‫وﻣﻦ ﻋﺎﻳﻦ اﻟ ﱡﺪﻧْـﻴﺎ ﺑِﻌ‬
‫ﺖ‬
ٌ ‫ َوَﻻ َﻛْﺒ‬،‫ ﻓَ َﻼ َﺟ َﺬ ٌل ﻳـُ ْﻔﻀﻲ إِﻟَْﻴﻪ‬،‫ﱡﻬﻰ‬
َْ َ ََ َ ْ ََ
َ ‫ﲔ ﻣ َﻦ اﻟﻨـ‬

“Ve akıl gözüyle dünyayı gören kimse, neşe içinde coşmaz ve hüzün de
onu etkilemez” beytinde, akıl gözünün dünyaya bakışının duygusal tepkilerden arınmış olduğu ifade edilir. Gözün algıladığı şeyin zihinsel ve duygusal
etkilerine atıfta bulunur. Gözün gördüğü dünya, neşeyi ya da hüznü uyandırabilir. Ancak aklın gözü, bu duygusal iniş çıkışlardan etkilenmez. Bu da aslında züht esaslı bir bakış açısını yansıtır; dünya ve onun getirdiği geçici hazlar ya da üzüntüler, hakikati gören bir göz için yanıltıcı olabilir. 59 Ahmed
Şevkî'nin (öl. 1931) şiirlerinde de benzer bir düşünsel yaklaşım göze çarpmaktadır. Şevkî, aşk, insan doğası ve toplumsal dinamikleri şiirsel bir dille ele alırken, Maarrî gibi duygusal iniş çıkışlardan bağımsız, daha derin bir felsefî bakış açısını benimsemiştir. “Onu Aldattılar” kasidesinde, bireyin içsel çatışmalarını ve aldatılma duygusunu işlerken aynı zamanda insanın çevresel algılarını sorgulayan bir üslup geliştirmiştir. Maarrî’nin dünyaya akıl gözüyle
bakma anlayışı, Şevkî’nin şiirinde bireyin kendini ve çevresini algılama biçimiyle paralellik göstermektedir. 60
Maarrî’nin bu beyitte “‫( ”رأى‬görmek) yerine “‫ﻋﺎﻳَﻦ‬
َ ” fiilini kullanması,

Arap dilinin inceliklerini yansıtan derin bir tercihtir. Bu tercihin arkasında felsefî sebeplerin yanında dilbilimsel nükteler de bulunmaktadır.
“‫ ”رأَى‬fiili genel anlamda “görmek” veya “düşünmek” anlamına gelir. 61

Fiziksel görme veya zihinsel bir kanaati ifade edebilir. Ancak “‫ﻋﺎﻳَﻦ‬
َ ” fiili, “bir

58
59

60

61

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/149.
Zafer Erginli, “Temel Tasavvuf Klasiklerinde Dünyâ Algısına Toplu Bir Bakış”, Uludağ
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 15/2 (Haziran 2006), 13-76.

L. Yasin - A. D. Müezzin, “‫ﻮﻫﺎ’ ﻷﲪﺪ ﺷﻮﻗﻲ وﻓﻖ اﳌﻨﺎﻫﺞ اﻟﻨﻘﺪﻳﺔ اﳊﺪﻳﺜﺔ‬
َ ُ‫‘ﺧ َﺪﻋ‬
َ ‫”ﻗﺼﻴﺪة‬, Nüsha 20/51 (2020),

299-332.
Muhammed b. Hasen eş-Şeybânî, el-Hucce alâ ehli’l-medine, ed. Mehdi Hasan el-Geylânî elKâdirî (Beyrut: Âlemu’l-Kütüb, 1403), 1/36; İsâ b. Sehl el-Esedî el-Ceyyânî, Dîvânü’lAhkâmü’l-Kübrâ veya el-İʿlâm bi-Nevâzili’l-Ahkâm ve Katr min Siyeri’l-Hükkâm, ed. Yahyâ
Murâd (Kahire: Dârü’l-Hadîs, 2007), 54.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

şeyi bizzat gözlemlemek, deneyimlemek veya yakından müşahede et-

‫ن‬-‫ي‬-‫( ع‬ayn), “göz” veya “kaynak” anlamıyla ilişkilidir. Dolayısıyla “‫ﻋﺎﻳَﻦ‬
َ َ ” fiili pasif bir bakış değil, aktif ve derinle-

mek” anlamı taşır. 62 Kökü olan

mesine bir gözlemi vurgular.

Beyitteki bağlam ve vurgu dikkate alındığında “

ِ ٍ ‫( ”ﻋ‬aklın
‫ﱡﻬﻰ‬
َْ
َ ‫ﲔ ﻣ َﻦ اﻟﻨـ‬
َ ‫ ”اﻟﻨـ‬ifadesi, “‫ﱡﻬﻰ‬

ٍ ْ ‫َﻣ ْﻦ َﻋﺎﻳَﻦ اﻟ ﱡﺪﻧْـﻴَﺎ ﺑِ َﻌ‬
‫ﲔ ِﻣ َﻦ‬

gözü) tamlamasıyla birlikte kullanı-

lan “ َ‫ﻋﺎﯾَﻦ‬
َ ”, dünyayı sıradan bir gözle değil, aklın eleştirel ve analitik perspek-

tifiyle gözlemlemeyi îma eder. “‫ ”رأَى‬fiili kullanılsaydı, bu vurgu kaybolurdu.

Zira “‫”رأى‬, dışsal bir görme eylemini ifade ederken, “‫ﻋﺎﻳَﻦ‬
َ ” içsel bir idrak ve

tecrübeyi öne çıkarır. Çünkü “‫ﻋﺎﻳَﻦ‬
َ ”fiili, mufâ‘ale kalıbının içerdiği işteşlik

(müşâreket) anlamı ile birlikte, bakan ile bakılan şey arasında karşılıklı aktif
bir etkileşimi hatırlatır. 63
62F

Maarrî, dünyanın gerçek yüzünü ancak aklın keskin gözüyle (‫ﱡﻬﻰ‬
َ ‫ )اﻟﻨـ‬mü-

şahede edenlerin onun aldatıcılığını fark edeceğini vurgulamak istemiştir.

Beyitteki lafzî ve semantik uyuma bakıldığında aynı cümle içerisinde kul-

ٍ ْ ‫( ” َﻋ‬göz) ve “‫( ” َﻋﺎﻳَﻦ‬gözlemledi) kelimeleri aynı kökten (‫ن‬-‫ي‬-‫)ع‬
lanılan “‫ﲔ‬

türemiştir. Bu da, şiirde lafzî bir ahenk sağlar.

Beyite, Maarrî’nin fikirlerinin felsefî arka planı bağlamında bakıldığında
şöyle bir temellendirme yapılabilir. Ebü’l-Alâ el-Maarrî, dünyanın geçiciliğini
ve aldatıcılığını eserlerinde sıkça vurgulayan bir filozof-şairdir. Ona göre
dünya, insanı yanıltan süsler ve aldatıcı görüntülerle doludur. Ancak hakikate

62
63

Ümeyye Ebî’s-Salt, Şerhu Dîvânı Ümeyye b. Ebî’s-Salt, ed. Ahmed Isâm el-Kâtib Seyfeddîn elKâtib (Beyrut: Dâru Mektebeti’l-Hayât, ts.), 80.
Ebû Saʿîd el-Hasan b. Abdullâh b. el-Merzubân Ebû Saʿîd es-Sîrâfî, Şerhu Kitâbi Sîbeveyh, ed.
Ahmed Hasen Mehdelî - Ali Seyyid Ali (Beyrut, 2008), 1/249.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

ulaşmak, yüzeysel bir algıyla değil aklın ışığıyla mümkündür. Bu nedenle Ma-

arrî, dünyayı gerçek anlamda görmeyi ifade etmek için “‫ﻋﺎﻳَﻦ‬
َ ” fiilini tercih

eder. Çünkü bu kelime, dünyanın süslerine kapılmadan, hakikati sorgulayan
derin bir bakışı temsil eder. Buna karşılık, “‫ ”رأى‬fiili ise daha çok yüzeysel bir

algıyı ifade eder ve Maarrî’nin dünya eleştirisindeki keskinliğini yeterince
yansıtmaz. Onun felsefesi, duyuların aldanmaya açık olduğunu, ancak akıl ve
eleştirel düşünce sayesinde insanın hakikate yaklaşabileceğini savunur. Bu
bakış açısıyla Maarrî, dünyaya eleştirel ve mesafeli yaklaşarak, insanları aldatıcı görünenin ötesine bakmaya davet eder.

ِِ ِ
َ ،‫( ”ﻓَ َﻼ َﺟ َﺬ ٌل ﻳـُ ْﻔﻀﻲ إﻟَْﻴﻪ‬Ne ona ulaştıran bir se-

Beyitin devamında “‫ﺖ‬
ٌ ‫وَﻻ َﻛْﺒ‬

vinç, ne de bir üzüntü) denilmiştir. Burada, dünyayı aklın gözüyle gören kişinin ne aşırı sevineceği ne de umutsuzluğa kapılacağı vurgulanmıştır. “‫ﻋﺎﻳَﻦ‬
َ ” kelimesi, bu dengeli ve eleştirel bakış açısını desteklemektedir. Zira

“‫ﻋﺎﻳَﻦ‬
َ َ ”, duygusal tepkilerden ziyade soğukkanlı bir gözlemi çağrıştırır.

Diğer bir açıdan beyit, Platoncu bir idealar dünyası eleştirisi ile de ilişkilendirilebilir: “Görünüşler dünyası yanıltıcıdır, hakikat ise aklın süzgecinden

geçen kavramlarla bilinir.” 64 Bu beyitte “‫ ”اﻟﻌﲔ‬kelimesi yalnızca fiziksel bir

organ olarak değil, aynı zamanda algının ve idrakin çelişkisini içeren güçlü
bir metafor olarak kullanılmıştır. Bu bağlamda, hem semantik hem de yapısöküm (deconstruction) açısından değerlendirildiğinde, Maarrî’nin duyulara
güvenmeyen felsefî yaklaşımının beyitte derin bir şekilde yankı bulduğu görülmektedir.
Sonuç olarak Maarrî, “‫ ”رأى‬yerine “‫ﻋﺎﻳَﻦ‬
َ ” fiilini tercih ederek; dünya-

nın aktif ve eleştirel bir gözlemlenişini, aklın keskinliğiyle gerçeğin özüne nüfuz etmeyi, şiirde lafzî ve anlamsal bir uyumu ve dünyaya dair felsefî derinliği vurgulamayı amaçlamıştır.
64

Kamıran Birand, İlk Çağ Felsefesi Tarihi (Ankara, 1987), 54-55.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

4.1.2. Gözün Fiziksel Unsurlarla İlişkisi
Maarrî’nin beyitlerde yer verdiği, göz ve fiziksel unsurlar arasında kurulan bağlantılar da dikkat çekicidir. Örneğin;

ِ ِ ِ ِ ‫ ﺑَِﻘﻬﻮٍة ِﻣﺜْ ِﻞ ﻋ‬،ٌ‫ﻳﻚ َ�ﺋِﻤﺔ‬
ِ ‫ﲔ اﻟ ِّﺪ‬
‫اج‬
َْ
ُ ْ ‫ َو َﻋ‬،‫ﺼﺒِ ُﺤﻮ َن‬
ْ َ‫ﻳَ ْﺴﺘ‬
ٌ ‫ ﻣْﺌـَﺮ‬،‫ﲔ اﻟ ّﺪﻳﻚ‬
َْ َ

“Onlar, horozun gözü uyurken, horozun gözü gibi kahverengi olan bir
kahveyle sabahlıyorlar” ifadesi, horozun gözünün kahverengi olmasından
hareketle, sabah vakti ile ilişkilendirilen bir renk/kahverengi tasviri kullanır.
Göz, burada doğanın bir parçası olarak işlev görür; gözle sabah arasında, uyanıklık ve farkındalık anlamında bir paralellik kurulmuştur. Burada dikkat çeken husus, görme engelli bir kişinin kahverengi gibi bir renkten bahsetmesidir. 65
Bu beyit mecaz, teşbih, tezat ve kinaye gibi sanatsal unsurları ustaca birleştirerek derin bir anlam katmanı oluşturuyor. Dış dünyaya dair bir betimleme (kahve-horoz-göz) üzerinden, insanın algısı ve gerçekliği sorgulaması
vurgulanıyor. Horozun uykuda olması, bilgelik veya farkındalık iddiasındaki
kişilerin gaflet içinde olabileceğini îma eden bir eleştiri içerebilir. Sabahı haber
vermesi gereken horozun uykuda olması, ironik bir eleştiri ile dünyanın düzensizliğine veya insanın yanılgısına bir gönderme olarak okunabilir. Son olarak kahve gibi dünyevi bir haz ile göz gibi algının aracı olan bir organın ilişkilendirilmesi, duyuların aldatıcılığına dair felsefî bir imgelem oluşturur.
4.2. Kültürel ve Simgesel Perspektif
Göz, sadece biyolojik bir organ olmanın ötesinde, kültürel ve simgesel bir
anlam taşır. Farklı toplumlar, gözün görme işleviyle sınırlı olmayan derin anlamlar yükler. Göz, bazen bilgelik, bazen de tehlike ya da kötülükle ilişkilendirilir. Çeşitli kültürlerde göz, bir bakışla güç kazanma, ruhsal derinliği keşfetme ya da insanın içsel dünyasına ışık tutma gibi simgesel anlamlarla donatılmıştır. Bu nedenle gözün kültürel bağlamda nasıl algılandığı ve simgesel

65

Diler Ezgi Tarhan, “Wıttgensteın’da ‘Renk’ Fenomeni”, Kutadgubilig Felsefe-Bilim
Araştırmaları 44 (2021), 97.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

anlamlarının nasıl şekillendiğinin incelenmesi, onun farklı kültürlerdeki temsili ve işlevi açısından büyük önem taşımaktadır.
4.2.1. Gözün Mecazî ve Sembol Anlamları
Maarrî’nin tematik olarak topladığımız beyitlerinde, mecaz ve sembollerin yoğun kullanımı dikkat çekmektedir. Mesela Maarrî’nin,

ِ ٍ ِ ِ ِ
‫ﺐ اﻟﻠﱠْﻴ ُﻞ ِﻣ ْﻦ ُﺳﺮوِرَك ﻓِ ِﻴﻪ‬
َ ْ ‫َوأَﺗَﻰ اﻟْ َﻌ‬
َ ‫ﲔ َﺎﺛﻛ ًﻼ ﰲ ﺳ َﻼب َﻋﺠ‬

“Gece, içinde neşelenmene şaşırdı” ifadesi, geceyi bir şahıs gibi düşünerek ona insanî bir özellik atfeder 66 ve şaşkınlığını dile getirir. Devamındaki
“ve (bu neşe) gözlerine yas içinde karanlık bir örtüyle geldi” ifadesi fiziksel
olarak bir perdenin kapanması gibi algılansa da burada mecazî anlamda derin
bir üzüntü, hüzün veya kederin gözleri kaplayarak kişinin neşesini boğduğunu anlatır. Karanlık örtü, içsel bir çöküş ve kederin bir sembolü olup 67 kişinin ruhsal bir karanlığa sürüklenmesini ve hayattan aldığı zevkin örtülmesini
temsil eder. Bu tarz bir kullanım, göz ve görme kavramlarının sınırlarını genişleterek, onları sadece fiziksel bir eylem olmanın ötesine taşır. Tunuslu şair,
Ebü’l-Kâsım eş-Şâbbî (öl. 1934) de neredeyse Maarrî ile aynı temaları işlemiştir. Görme engelinin getirdiği sınırlamaları aşma çabası, duyuların keskinleşmesi ve içe dönük sorgulamalar, her iki şairin eserlerinde ortak bir tema olarak öne çıkmaktadır. 68

66

67
68

Fatih Sonmez - Sima Nart, “Antropomorfizm: Kavramın Tarihi, Teoriler Ve Tüketici
Davranışları Bağlamında Bir Literatür İncelemesi”, İnönü University International Journal of
Social Sciences (INIJOSS), (07 Kasım 2022), 581-582.
Emine Kılınç, Cahit Zarifoğlu’nun Şiirlerinde Görme ve Gösterme Biçimleri (İstanbul: Fatih
Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, 2022), 50.
Alparslan Yener - Ahmet Derviş Müezzin, “Ebu’l-Kâsım Eş-Şâbbî’nin ‘Ey Gece’ Adlı Şiiri
Üzerine Eleştirel Ve Edebi Bir İnceleme”, Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
56 (Haziran 2024), 155-184.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

İstiare, kinaye ve teşhis gibi sanatsal öğelerle derin anlam katmanları
oluşturulmuştur. Beytin bir yarısı hüzün, diğer yarısı neşe ve şaşkınlık içerdiği için tezat sanatıyla (tıbâk) 69 gece-hüzün ve sevinç arasındaki ironi belirginleştirilmiştir. Zamir kaydırması (iltifat) ve metaforik anlatım, okuyucuyu

‫ ” َوأَﺗَﻰ‬cümlesinde failin
ِ ِ‫( ﻋ ِﺠﺐ اﻟﻠﱠﻴﻞ ِﻣﻦ ﺳﺮوِرَك ﻓ‬Gece,
belirsiz olması, anlamı yoruma açık hale getirir. ‫ﻴﻪ‬
ُ ْ ُْ َ َ
senin sevincine şaşırdı.) Gecenin (‫ )اﻟﻠﱠْﻴﻞ‬şaşırması mümkün olmadığına göre
düşündürmeye sevk eden belagat unsurlarıdır. “‫ﲔ‬
َ ْ ‫اﻟْ َﻌ‬

burada “gece” insana özgü bir nitelikle kullanılarak teşhis (kişiselleştirme) 70
ve istiare yapılmıştır.
69F

4.2.2. Göz ve Simgesel Aşk İlişkisi
Maarrî’nin şiirlerinde göz ve aşk arasındaki ilişki de belirgin bir temadır.
Örneğin;
71

ِ ‫اﳊﺴ‬
ِ ْ ‫إِ ﱠن اﻟْ َﻜﺮى ِﰲ اﻟْ َﻌ‬
ِ ْ‫ﺎن اﻷَﻧ‬
‫ﺲ‬
َ ‫ َواﻟْ َﻜَﺮى ِﻋ‬،‫ﲔ ُْﳛ َﻤ ُﺪ‬
َ َْ ‫ َﻛ َﻤ ُﺪ‬،‫ﻨﺪ اﻟََْﱪى‬

“Uykunun, gözde olması övülür; fakat güzel insanların (sevdiğinin) yanında uyumak, güzel insanların kederi gibidir” beytinde, göz ve aşk arasındaki bağlantı, bir paradoks üzerinden ele alınır. Gözün uyuması, dinlenme ve
huzur anlamına gelirken, sevgilinin yanında uyumak bir keder kaynağı olarak
tasvir edilir. Yani sıradan bir uykunun güzel olduğu, ancak sevgili ya da güzel
insanların yanında uyumanın (onları görememenin ya da onlarla zaman geçi-

69

70

71

Ebû Hilâl Askerî, Kitâbü’s-sınâʿateyn, ed. Ali Muhammed el-Bicâvî Muhammed Ebü’l-Fazl (Kahire,
1952), 307; İbnu’l Muʿtezz Ebû’l Abbâs Abdullâh b. Muhammed Abbâsî, el-Bedî fî’l-Bedî (Dâru’l
Cîl, 1990), 46.
Abdülaziz Atîk, İlmü’l-Beyân (Beyrut Lübnan: Dârün Nahdati’l Arabiyye li’t Tıbâati ve’n
Neşri ve’t Tevzî, ts.), 172; İbn Ebîl Hadîd Abdulhamîd b Hibetullah, Şerhu Nehci’l-Belâğa, ed.
Muhammed Abdulkerîm Nemerî (Beyrut: Dârul Kutubil İlmiye, 1998), 1/56.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/48.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

rememenin) bir tür keder olduğu yönündedir. Göz imgesi ve aşk teması arasındaki bu ilişki, aşkın ve sevginin gözle başlayan bir serüven olduğunu, ancak nihayetinde bir içsel yolculuğa dönüştüğünü vurgular. 72
Maarrî’nin felsefî yaklaşımına uygun olarak bu beyitte göz, uyku ve ölüm
arasında metaforik bir bağ kurarken dilbilgisi açısından da sağlam bir yapı
sergilemektedir.

‫اﻟْ َﻜَﺮى‬

uyku, gevşeme anlamında mastardır. 73

‫“ اﻟََْﱪى‬Ölüm

döşeği, zayıflık, güçsüzlük” anlamındadır. 74 Bu noktada, göz, uyku ve ölüm
arasındaki bağ, insanın varoluşsal sürecini temsil eder: Göz açıkken, insan yaşamın farkındadır, hakikati görebilir. Uyku, geçici bir kopuş, bir esenlik ya da
bir kayıtsızlık olabilir. Ölüm ise gözün bir daha açılmamak üzere kapanmasıdır. Maarrî’nin felsefî duruşu açısından bu beyitte şu vurgu vardır:
Gerçek hayatta “göz” ile algılananlar geçicidir. Uyku huzur verse de, ölüm
gibi bir kayıtsızlık ve unutuluşa dönüşebilir. O yüzden, yaşamı ve aşkı idrak
etmek, gözün açık olmasıyla mümkündür.
73F

4.3. Sosyal ve Ahlakî Perspektif
Gözün sosyo-kültürel ve ahlakî işlevleri olarak Maarrî’nin bu tematik beyitlerinde uyguladığı sanatlardan biri de gözün sosyal yaşamdaki rolünü, bireyin ahlakî ve manevî bütünlüğüyle ilişkilendirmesidir. Mesela;
75

ِ ‫ ﰒُﱠ اﻧْﻐِﻤ‬،‫اﳊﻴ ِﺎة‬
ِ ْ ‫ ﺑِ َﻌ‬،‫ إِ َذا ُﺣ ﱠﻢ‬،‫ول اﻟْﻌُﻴُﻮ ُن َﻋ ِّﲏ‬
‫ﺎﺳﻲ‬
ُ ‫َوﺗَـ ُﺰ‬
ََْ ‫ﲔ‬

“Gözler benden uzaklaşır, hayatın tam ortası kızıştığında; sonra da (her
şeye) dalışım/gömülüşüm gelir” gibi ifadeler, gözün bir tür toplumsal ve ahlakî kontrol mekanizması olarak kullanıldığını gösterir. Göz, insanın kendi
nefsine ve topluma karşı nasıl bir duruş sergilediğini ve bunun hangi duygusal ve zihinsel durumlarla ifade edildiğini anlatır.
72

73

74

75

Nevzat Hafis Yanık, “Arap Şiirinde Göz İmgesi”, Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar
Enstitüsü Dergisi 37 (2016), 114-143.
Teabbata Şarran, Dîvânu Teabbata Şarran ve Ahbâruh, ed. Ali Zulfikâr Şâkir (Beyrut: Dâru
Garbi’l-İslâmî, 1984), 118.
Ebû Saʿîd es-Sükkerî, Şerhu Eşʿâr el-Hezleteyn, ed. Abdülsettar Ahmed Ferac (Kahire:
Mektebetü Dâr el-ʿUrûbe - Matbaat el-Medeni, 1965), 2/898.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/53.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

Bu beyitte, çeşitli edebî sanatlar ustalıkla bir araya getirilerek anlam derinliği ve estetik zenginlik sağlanmıştır. Maarrî, kelimeleri hem mecaz hem de
doğrudan anlamlarıyla kullanarak okuyucuyu çok katmanlı bir yorum sürecine davet eder. Mecaz-ı mürsel, tezat, kinaye, istiare ve tecâhül-i ârif gibi sanatların iç içe geçtiği bu dizeler, yalnızca dilsel bir incelik değil, aynı zamanda
felsefî bir perspektif de sunmaktadır.
Beyitteki “‫ن‬
ُ ‫( ”اﻟْﻌُﻴُﻮ‬gözler), “bakışlar” veya “insanların ilgisi” anlamında

ِ ‫اﳊﻴ‬
kullanılmıştır. “‫ﺎة‬
ََْ

zını taşır.

“‫ن‬
ُ ‫اﻟْﻌُﻴُﻮ‬

ِ ْ ‫( ”ﺑِ َﻌ‬hayatın gözü) “merkez” veya “en kritik an” meca‫ﲔ‬

‫ول‬
ُ ‫( ”ﺗَـ ُﺰ‬gözlerin

ِ ‫( ”اﻧْﻐِﻤ‬gömülüşüm)
uzaklaşması) ifadesi ile “‫ﺎﺳﻲ‬

ifadesi arasında tezat vardır.
tır.

İnsanların terk edişi ile kişinin yalnız kalıp hayata dalışı karşılaştırılmış-

ِ ‫اﳊﻴ‬
“‫ﺎة‬
ََْ

ِ ْ ‫( ” ُﺣ ﱠﻢ ﺑِ َﻌ‬hayatın ortası kızıştığında) terkibindeki ısınma fiili, “zor‫ﲔ‬

lukların artması” veya “kaosun doruk noktası” anlamında kinayedir.

ِ ‫( ”اﻧْﻐِﻤ‬dalışım) ifadesi, kişinin hayatın zorluklarına teslim oluşu,
“‫ﺎﺳﻲ‬

“suya dalma” metaforuyla anlatılmıştır.

Yine bu beyitte tecâhül-i ârif (bilmezden gelme sanatı) kullanılarak, şair
“gözlerin neden uzaklaştığını” doğrudan ifade etmez; bu anlamı okuyucunun
yorumuna bırakarak bilinçli bir belirsizlik oluşturur.
4.4. Felsefî ve Manevî Perspektif
Felsefî düşünce ve manevî boyut, Maarrî’nin beyitlerinin birçoğunda
önemli bir tema olarak öne çıkmaktadır. Mesela;
76

76

ِ ‫وﻟَﻮ ﻗَـﱠﺮر‬
ِ ْ ‫ﺖ ِﺎﺑﻟْ َﻌ‬
‫ﲔ اﻟْ َﻘ ِﺮ َﻳﺮِة‬
َْ َْ
َ ‫ إِ ًذا ﻟَﺒَ َﻜْﻴ‬،�‫ت ﻓﻜَْﺮَك ِﰲ اﻟْ َﻤﻨَﺎ‬

Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, el-Luzûmiyyât, 2/366.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

“Eğer ölüm hakkında düşüncelerini derinleştirseydin, işte o zaman sâkin
gözle (dahi) ağlardın” beytinde olduğu gibi, insanın dünya hayatına bakışı,
metafizik bir sorgulama ile derinleştirilir. Göz, burada sadece fizikî bir organ
olarak değil, aynı zamanda ruhun ve aklın sembolik bir uzantısı olarak işlev
görür. İnsanın dünyayı, yaşamı ve ölümü algılama biçimi, gözün gördüğü
şeylerle sınırlandırılmamış, aksine daha derin bir idrak seviyesine taşınmıştır.
“‫ ”اﻟْ َﻘ ِﺮﻳﺮِة‬kelimesi, “sâkin”, “dingin” veya “soğukkanlı” anlamını taşır.77

76F

Burada, daha önce ağlamamış bir gözün bile (ölüm düşüncesi karşısında) gözyaşı dökeceği vurgulanmakta ve şiirsel bir üslupla, “ölümü düşünmenin insanı en metin gözleri bile ağlatacağı” teması işlenmiştir.
Retorik olarak

‫ اﻟﻌﲔ اﻟ َﻘ ِﺮ َﻳﺮِة‬ifadesi mecaz-ı mürseldir. Keskin/berrak göz,

aslında yoğun gözyaşını ifade etmek için kullanılmıştır. Burada göz ile gözyaşı arasında külliyet/cüz’iyet ilişkisi vardır.

‫اﻟﻌﲔ اﻟ َﻘ ِﺮ َﻳﺮِة‬

ifadesi, tam olarak

“keskin/berrak göz” demektir. Ancak, burada “göz” ile kastedilen, gözün
bir parçası olan gözyaşıdır. Gözyaşı, gözün bir parçası olduğu için bütünparça ilişkisi (külliyet/cüz’iyet) vardır. 78
7F

Yine bu beyitte teşbih sanatı,

�‫ اﻟْ َﻤﻨَ َﺎ‬kelimesinin çoğul olarak kullanılma-

sıyla ortaya çıkmaktadır. Bu kullanım, ölümlerin çokluğunu ve çeşitliliğini
vurgulayarak teşbihi güçlendirmekte ve ölümün kaçınılmazlığını daha belirgin hale getirmektedir.

Bu başlıkların ortak noktası olarak Maarrî’nin “göz” kavramını çeşitli
yönleriyle ele aldığı ve onu farklı bağlamlarda değerlendirdiği anlaşılmaktadır. Böylece göz olgusu, yukarıda değindiğimiz şekilde biyolojik ve psikolojik
perspektif, kültürel ve simgesel perspektif, sosyal ve ahlakî perspektif, felsefî

77
78

Ahmed ibn Hanbel, Müsned el-İmam Ahmed ibn Hanbel, thk. Şuayb el-Arnavût vd. (Beyrut:
Mektebetü’r-Resâle, 2001), 41/505.
Abdu’l-Muteâl Saîdî, Bugyetu’l-idâh li-Telhisi’l-Miftah fî ulûmi’l-belâga (Mektebetu’l-Âdab,
ts.), 3/466.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

ve manevî perspektif şeklinde dört farklı başlıkta merkezi bir konumda yer
almıştır.
Sonuç olarak, şiir beyitlerinde göz ve görmeye dair kullanılan motifler ve
imgeler, sadece fizikî bir eylemi değil, aynı zamanda derin manevî, felsefî ve
sosyal anlamları da ifade eden çok katmanlı bir anlatı oluşturur. Maarrî, gözün fiziksel işlevlerinin ötesinde, onun ruhsal ve zihinsel dünyadaki yansımalarını da ustalıkla işlemiştir.
5. Maarrî’nin Şiirlerinde Görme Temalarının İşlenişi
Maarrî’nin divanındaki şiirlerinde, göz ve görme ile ilişkili kavramları
çok boyutlu bir şekilde ele aldığı görülmektedir. Maarrî, görmeye dair temaları metafiziksel, epistemolojik ve felsefî bağlamlarda sıkça kullanmış ve bunları edebî bir dille işlemiştir. Onun şiirlerinde görme, sadece fiziksel bir eylem
değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal bir algı biçimi olarak öne çıkar. Bu bağlamda, görme engelli bir şair olarak Maarrî’nin görme eksikliğinin diğer duyusal algılarını nasıl güçlendirdiği 79 ve bunun şiirlerindeki çeşitli yansımaları,
onun şiirlerinin özgün bir yönünü oluşturur.
dir.

Maarrî’nin şiirlerinde görme deseninin ifade ettiği anlamlar şu şekilde5.1. Bilgi ve Görme

Maarrî’nin şiirlerinde görme, bilginin bir sembolü olarak karşımıza çıkar.
Ancak bu bilgi, sadece fiziksel gerçekliklerle sınırlı kalmaz; daha çok metafiziksel ve soyut gerçekliklerle ilgilidir. 80 Görme, insanın evreni ve kendini anlama sürecinde bir metafor haline gelir. Maarrî’nin şiirlerinde sıkça karşılaşılan bir başka tema da insanların sınırlı bilgiyle yetinmesi ve bu sınırlı bilginin
onları yanıltmasıdır. O, zikredilen şiirlerinde hakikatin peşinde koşmanın zorluğunu ve gözlerin göremediği şeylerin aslında gerçek olduğunu vurgular. 81
79
80
81

Birgül Cumurcu vd., “Sexuality among People with Physical Disability”, Psikiyatride Güncel
Yaklaşımlar - Current Approaches in Psychiatry, (2012), 86.
Ömer Türker, İbn Sînâ Felsefesinde Metafizik Bilginin İmkânı Sorunu (İstanbul: İsam Yayınları,
2010).
Hüseyin Gazi Topdemir, “Platon’da Bilgi Kaynagı Olarak Görme”, Felsefe Dünyası 46
(Aralık 2007), 67-83.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

5.2. Körlük ve Manevî Aydınlanma
Maarrî, çocukluğunda geçirdiği hastalık sonucu gözlerini kaybettiği için
bu onun şiirlerinde önemli bir tema oluşturur. Körlük, dış dünyaya karşı duyularına dair bir sınırlama getirmiş ancak manevî dünyasını derinleştirmiştir. 82 Maarrî’nin şiirlerinde körlük, fiziksel bir eksiklikten ziyade manevî bir
aydınlanma olarak ele alınır. Hakikate ulaşmak, gözlerle değil, ruhsal ve içsel
bir sezgiyle mümkün görülür. Maarrî, bu durumu şiirlerinde “gözlerin ötesinde bir görüş” olarak tanımlar ve dünyevî algılardan bağımsız bir manevî
aydınlanmaya işaret eder. O, insanın ahlak ve davranışlarına bakarak âmâ olmasının kendisi için bir noksanlık olmadığını belirtmiş ve halkın içinde yaşanan ahlaksızlıkları görmediği için kendi haline şükretmiştir.

�‫ﺎ‬
ً ‫أ ََﺎﺑ اﻟْ َﻌ َﻼء ﺑْ َﻦ ُﺳﻠَْﻴ َﻤﺎ َن إِ ﱠن اﻟْ َﻌ َﻤﻰ أ َْوَﻻ َك إِ ْﺣ َﺴ‬
83 �‫ﻟﻮ أَﺑﺼﺮت ﻋﻴـﻨﺎك ﻫﺬا اﻟﻮرى ﱂ ﻳـﺮ إِﻧﺴﺎﻧﻚ إِﻧﺴﺎ‬
ً َ ْ َ ُ َ ْ ََ َْ َ َ ْ َ َ َ َ َْ ْ َ َ ْ ْ َ

“Ey Süleymanoğlu Ebü’l-‘Alâ! Doğrusu körlük senin için büyük bir ihsandır. Şayet senin gözlerin bu insanları görseydi o zaman gözlerin hiç insan
görmemiş olacaktı.”
Şiirin bu bağlamda sunduğu derin anlam, körlüğün Maarrî’ye tanıdığı
bir “aydınlık”tır. Bu aydınlık, gerçeklerin acımasız ve adaletsiz yönlerinden
bağımsız olarak dünyayı bir tür saf bilinçle, yalnızca zihinsel bir kavrayışla
görme fırsatıdır. Maarrî, körlük sayesinde dış dünyadan bağımsız bir içsel
gözlemi mümkün kılmaktadır. Bu bakış açısı, onu geleneksel dinî, toplumsal
ve kültürel normlara karşı sorgulayıcı bir tutum geliştirmeye yöneltmiştir. Bu
şiir, körlüğün Maarrî’nin edebiyatında nasıl bir metafor haline geldiğini ve
onun insanları, toplumu anlamadaki felsefî özgünlüğünü ortaya koymaktadır.

82
83

Yunus Bucuka, “Körlük ve Bilgelik”, Uluslararası Anadolu Sosyal Bilimler Dergisi 7/1 (25 Mart
2023), 95-110.
Muhammed b. Abdullah el-Kuzâî, et-Tekmile li-Kitâbi’s-Sıla, thk. Abdusselam el-Herâs
(Dâru’l-Fikir, 1995), 4/51.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

5.3. Körlük ve Yalnızlık
Maarrî’nin körlüğü, onun şiirlerinde sıklıkla yalnızlık temasıyla ilişkilendirilir. Şair, körlüğünü, dünyadan ve insanların sahte davranışlarından bir tür
uzaklaşma ve yalnızlığa çekilme nedeni olarak görür. Körlük, burada bir tür
inziva ve içsel yolculuğa açılan bir kapıdır. Bu yalnızlık, kendini tanıma, hakikati arama ve dünyevî bağlardan kurtulma süreci olarak ele alınır.
5.4. Görme ve Karanlık Sembolizmi
Maarrî’nin şiirlerinde, körlük ve görme eksikliği genellikle karanlıkla ilişkilendirilir; ancak bu karanlık, çoğu zaman olumsuz değil aksine derinlemesine bir tefekkür ve aydınlanma süreci anlamında kullanılır. Karanlık, bilginin
ve hakikatin gizemli doğasını simgeler. 84 Maarrî, körlüğü karanlığın içindeki
ışığı bulma çabası olarak işler ve fiziksel görmenin yanılsamasını aşan bir bakış açısı geliştirir.
5.5. İnsan ve Evren Arasındaki Görme İlişkisi
Maarrî, şiirlerinde insanın evrene dair bilgi arayışında gözün işlevini sorgular. Görme engelli bir şair olarak, evreni ve onun sırlarını anlama çabasını
sadece fiziksel gözlerle değil, aynı zamanda akıl ve kalple de gerçekleştirmenin mümkün olduğunu savunur. Bu bağlamda, Maarrî’nin şiirleri, insanın evrendeki yerini, bilgisini ve amacını sorgulayan derin bir metafiziksel düşünceyi yansıtır.
5.6. Fiziksel Görmenin Yetersizliği
Maarrî, görme duyusunun insanlar arasında genellikle yüzeysel ve yanıltıcı bir işlev gördüğüne inanır. Ona göre, insanlar gördükleriyle yetinir, ancak
bu görme çoğu zaman hakikatin sadece bir kısmını ya da tamamen yanlış bir
yansımasını sunar. Bu nedenle fiziksel görme, insanı yanıltabilir ve gerçek bilgiyi kavramaktan alıkoyabilir. Maarrî’nin felsefî duruşu, duyuların ötesindeki
bilgiyi arayan bir septisizm/kuşkuculukla şekillenmiştir. 85 O, duyulara dayalı

84
85

Hamide Ulupınar, “Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde Gece Sembolü”, Eskiyeni 49 (Haziran 2023),
501-517.
Josef Van Ess, “İslam Dini Düşüncesinde Septisizm”, çev. Murat Memiş, D.E.Ü. İlahiyat
Fakültesi Dergisi 22 (2005), 167-183.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

bilginin güvenilmez olduğunu savunur ve bunu görme üzerinden sıkça eleştirir.
Sonuç
Bu çalışma, Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin hayatı, edebî kişiliği ve şiirlerinde
“görme” temalarının nasıl işlendiğine dair odak bir inceleme sunmuştur. Maarrî’nin âmâ-körlük durumu, onun edebî dilinin ve metaforlarının şekillenmesinde merkezî bir rol oynamıştır. Makalede ele alınan başlıklar, Maarrî’nin
şiirlerinde “görme” ve “göz” kavramlarının nasıl çok yönlü ve sembolik bir
şekilde kullanıldığını anlamamıza yardımcı olmuştur. İlk olarak, Maarrî’nin
hayatı ve edebî kişiliği, onun şiirlerinde işlediği temaların ve kullandığı imgelerin arka planını oluşturmuştur. Maarrî’nin körlük durumu, onun dünya görüşünü ve sanat anlayışını derinden etkilemiş, bu durum onun şiirlerinde
görme ve algı temalarının derinlemesine işlenmesine neden olmuştur.
Maarrî’nin şiirlerinde “‫ ”ﻋﲔ‬kavramının çok yönlü kullanımı, bu kavra-

mın sadece fiziksel gözle değil, aynı zamanda zihinsel ve ruhsal algı ile de
ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Şiirlerinde göz ve görme ile ilgili unsurları farklı bağlamlarda ele alarak, bu kavramların hem gerçek hem de mecâzî
anlamlarını zenginleştirmiştir. Sonuç olarak, Maarrî’nin şiirlerinde görme ve
algı temalarının işlenişi, onun körlük durumunun, diğer duyusal algılarını nasıl güçlendirdiğini ve bu güçlenmenin şiirlerinde nasıl tezahür ettiğini ortaya
koymaktadır. Maarrî’nin eserlerinde körlük, hem bir sınırlılık hem de bir derinleşme aracı olarak işlev görmüş, bu da onun edebî üslubuna ve düşünsel
derinliğine katkıda bulunmuştur.
Modern şiir anlayışında, bireysel sorgulamalar ve varoluşsal temalar giderek daha belirginleşmişken, Maarrî'nin şiirlerindeki felsefî sorgulamalar ve
insan hakları gibi evrensel temalar hâlâ güncel ve geçerlidir. Şiirlerinde kullandığı şüpheci ve eleştirel yaklaşım, günümüz şiirine de ilham kaynağı olmuştur. Ayrıca, onun etkisiyle yazılmış edebiyat metinleri, bireyin iç dünyasına, varoluşsal kaygılarına ve toplumsal yapılarla olan ilişkisine dair derinlemesine incelemelere kapı aralamaktadır.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

Özetle, Maarrî’nin sanatsal üslubu, Arap edebiyatında belagat anlayışını
dönüştüren, özgün ve sorgulayıcı bir dilin temellerini atmıştır. Bu üslup, günümüz edebiyatında da özgünlük arayışını ve felsefî derinliği sürdüren bir
yol açmıştır. Yine onun edebî sanatları ustalıkla kullanması, görme engelinin
sanatına hiçbir şekilde zarar vermediğini, aksine derinlemesine bir düşünce
ve kavrayış gücüyle eserlerini şekillendirdiğini göstermektedir.
Çalışmamız, Maarrî’nin edebî eserlerinin, yalnızca kişisel bir deneyimi
değil, aynı zamanda evrensel temaları işleyen zengin bir metaforik dilin örneği olduğunu ortaya koymuştur. İleride yapılacak başka çalışmalar, Maarrî’nin bu sembolik dilinin diğer edebî akımlar ve dönemlerle olan ilişkisini
daha ayrıntılı bir şekilde inceleyebilir, bu sayede onun edebî mirasının daha
geniş bir perspektiften anlaşılmasına katkıda bulunabilir.
Kaynakça
Abbâsî, İbnu’l Muʿtezz Ebû’l Abbâs Abdullâh b. Muhammed. el-Bedî fî’l-Bedî.
Dâru’l Cîl, 1990.
Askerî, Ebû Hilâl. Kitâbü’s-sınâʿateyn. ed. Ali Muhammed el-Bicâvî Muhammed Ebü’l-Fazl. Kahire, 1952.
Atîk, Abdülaziz. İlmü’l-Beyân. Beyrut Lübnan: Dârün Nahdati’l Arabiyye li’t
Tıbâati ve’n Neşri ve’t Tevzî, ts.
Bigiyef, Musa Carullah. el-Lüzûmiyyât. Kazan: Şeref Matbaası, 1907.
Birand, Kamıran. İlk Çağ Felsefesi Tarihi. Ankara, 1987.
Bucuka, Yunus. “Körlük ve Bilgelik”. Uluslararası Anadolu Sosyal Bilimler Dergisi 7/1 (25 Mart 2023), 95-110. https://doi.org/10.47525/ulasbid.1238217
Ceyyânî, İsâ b. Sehl el-Esedî el-. Dîvânü’l-Ahkâmü’l-Kübrâ veya el-İʿlâm biNevâzili’l-Ahkâm ve Katr min Siyeri’l-Hükkâm. ed. Yahyâ Murâd. Kahire:
Dârü’l-Hadîs, 2007.
Cumurcu, Birgül vd. “Sexuality among People with Physical Disability”. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar - Current Approaches in Psychiatry, 84.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

Ebî’s-Salt, Ümeyye. Şerhu Dîvânı Ümeyye b. Ebî’s-Salt. ed. Ahmed Isâm el-Kâtib
Seyfeddîn el-Kâtib. Beyrut: Dâru Mektebeti’l-Hayât, ts.
Ebû Saʿîd es-Sîrâfî, Ebû Saʿîd el-Hasan b. Abdullâh b. el-Merzubân. Şerhu
Kitâbi Sîbeveyh. ed. Ahmed Hasen Mehdelî - Ali Seyyid Ali. Beyrut, 2008.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, Ahmed b. Abdullah b. Süleyman. el-Luzûmiyyât. thk.
Emin Abdulaziz Hancî. 2 Cilt. Kahire: Mektebetu’l-Hancî, 1924.
Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî, Ahmed b. Abdullah b. Süleyman. el-Luzûmiyyât. thk.
Emin Abdulaziz Hancî. 2 Cilt. Kahire: Mektebetu’l-Hancî, 1924.
Erginli, Zafer. “Temel Tasavvuf Klasiklerinde Dünyâ Algısına Toplu Bir Bakış”. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 15/2 (Haziran 2006), 1376.
Fahreddîn, Rızaeddîn. Ebü’l-Alâ el-Ma’arrî. Orenburg: Şark Kütüphanesi, 1908.
Gündüzöz, Soner. “Filozof Şair Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî’nin ‘es-Sâhil ve’ş-Şâhic‘
Adlı Fablına Dair Bir Değerlendirme”. Kırıkkale İslami İlimler Fakültesi Dergisi 1/2 (08 Aralık 2016), 9-14.
Halîfât, Sahbân. “Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî”. TDV İslam Ansiklopedisi. 10/287-291.
İstanbul: TDV Yayınları, 1994.
Hanbel, Ahmed ibn. Müsned el-İmam Ahmed ibn Hanbel. thk. Şuayb el-Arnavût
vd. Beyrut: Mektebetü’r-Resâle, 2001.
Hibetullah, İbn Ebîl Hadîd Abdulhamîd b. Şerhu Nehci’l-Belâğa. ed. Muhammed Abdulkerîm Nemerî. Beyrut: Dârul Kutubil İlmiye, 1998.
İbn Kesîr, İsmail b. Ömer. el-Bidâye ve’l-Nihâye. Beyrût: Mektebü’l-Me’ârif, trs.
İnce, Muhammet Yasir. Ebü’l-Alâ el-Maarrî ve Arap Dili ve Belagatındaki Yeri.
Türkiye: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakültesi Bölümü, Doktora Tezi, 2021.
Kemal Tahir. Yorgun Savaşçı. İstanbul: İthaki, 2007.
Kılınç, Emine. Cahit Zarifoğlu’nun Şiirlerinde Görme ve Gösterme Biçimleri. İstanbul: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, 2022.

Edebiyatın Kör Bakışı:
Görme Engelli Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Divanında Göze Dair Unsurların Şiirsel Temsilleri

Kırkız, Mustafa. “Şair Ebü’l-Alâ el-Ma’arri, Hayatı, Eserleri ve Edebi Anlayışı”. Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 16/1 (Haziran 2011), 157175.
Kudat, Aydin - Duhaymî, Halid. “Ebü’l-Alâ el-Ma’arrî’nin Şiir ve Arapça Edebiyatında Körlük ve İnzivanın Psikolojik Boyutu”. İlahiyat Arşiv 3 (2019),
87-109.
Kuzâî, Muhammed b. Abdullah el-. et-Tekmile li-Kitâbi’s-Sıla. thk. Abdusselam
el-Herâs. Dâru’l-Fikir, 1995.
Rumî, Mevlâna Celaleddin. Mesnevi Tercümesi. çev. Şefik Can. İstanbul: Ötüken Neşriyat, 1997.
Saîdî, Abdu’l-Muteâl. Bugyetu’l-idâh li-Telhisi’l-Miftah fî ulûmi’l-belâga. Mektebetu’l-Âdab, ts.
Sâmî, Şemsuddin. Kâmûsu’l-Alâm. Ankara: Kaşgar Neşriyat, 1996.
Samur, Derya. Sanat Yapıtında Renklerin Fizyolojik ve Psikolojik Etkilerinin Sarı
Renk Bağlamında İncelenmesi. Sakarya: Sakarya Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, 2019.
Sonmez, Fatih - Nart, Sima. “Antropomorfizm: Kavramın Tarihi, Teoriler Ve
Tüketici Davranışları Bağlamında Bir Literatür İncelemesi”. İnönü University
International
Journal
of
Social
Sciences
(INIJOSS).
Subaşıoğlu, Fatoş - Atayurt Fenge, Zeynep Zeren. “Dünyada ve Türkiye’de
Görme Engellilik: Zaman Çizelgesi”. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya
Fakültesi
Dergisi
59/1
(26
Haziran
2019),
595.
Suyûtî, Abdurrahman Celaluddin. Târîhu’l-Hulefâ. thk. Muhammed Muhyiddin Abdulhamîd. Mısır: Matba’atu’s-Sa’âde, 1952.
Sükkerî, Ebû Saʿîd es-. Şerhu Eşʿâr el-Hezleteyn. ed. Abdülsettar Ahmed Ferac.
Kahire: Mektebetü Dâr el-ʿUrûbe - Matbaat el-Medeni, 1965.
Şarran, Teabbata. Dîvânu Teabbata Şarran ve Ahbâruh. ed. Ali Zulfikâr Şâkir.
Beyrut: Dâru Garbi’l-İslâmî, 1984.

tasavvur, c. 11 sy. 1 (Haziran 2025) | Recep Çelik

Şeybânî, Muhammed b. Hasen eş-. el-Hucce alâ ehli’l-medine. ed. Mehdi Hasan
el-Geylânî el-Kâdirî. Beyrut: Âlemu’l-Kütüb, 1403.
Tammâre, Muhammed Hilmî. “‘Ebü’l-‘Alâ el-Ma‘arrî’ (Osmanlıcaya Çev. Abdüllatif Nevzâd; Osmanlıcadan Sad. Yıldız, Musa-Ceviz Nurettin)”.
Nüsha Dergisi 22 (28 Ocak 2006), 113-134.
Tarhan, Diler Ezgi. “Wıttgensteın’da ‘Renk’ Fenomeni”. Kutadgubilig FelsefeBilim Araştırmaları 44 (2021).
Topdemir, Hüseyin Gazi. “Platon’da Bilgi Kaynagı Olarak Görme”. Felsefe
Dünyası 46 (Aralık 2007), 67-83.
Türker, Ömer. İbn Sînâ Felsefesinde Metafizik Bilginin İmkânı Sorunu. İstanbul:
İsam Yayınları, 2010.
Ulupınar, Hamide. “Mevlânâ’nın Mesnevî’sinde Gece Sembolü”. Eskiyeni 49
(Haziran 2023), 501-517.
Van Ess, Josef. “İslam Dini Düşüncesinde Septisizm”. çev. Murat Memiş.
D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi 22 (2005), 167-183.
Yanık, Nevzat Hafis. “Arap Şiirinde Göz İmgesi”. Atatürk Üniversitesi Güzel
Sanatlar Enstitüsü Dergisi 37 (2016), 114-143.
Yasin, L. - Müezzin, A. D. “Ḳaṣîdetu Ḫadaʿûhâ li-Aḥmed Şevḳî ve-fḳa’l-menahic
en-naḳdiyye’l-ḥadîse”.
Nüsha
20/51
(2020),
299-332.
Yener, Alparslan - Müezzin, Ahmet Derviş. “Ebu’l-Kâsım Eş-Şâbbî’nin ‘Ey
Gece’ Adlı Şiiri Üzerine Eleştirel Ve Edebi Bir İnceleme”. Ondokuz Mayıs
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 56 (Haziran 2024), 155-184.
References (48)
Fatih Sonmez -Sima Nart, "Antropomorfizm: Kavramın Tarihi, Teoriler Ve Tüketici Davranışları Bağlamında Bir Literatür İncelemesi", İnönü University International Journal of Social Sciences (INIJOSS), (07 Kasım 2022), 581-582.
Emine Kılınç, Cahit Zarifoğlu'nun Şiirlerinde Görme ve Gösterme Biçimleri (İstanbul: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, 2022), 50.
Alparslan Yener -Ahmet Derviş Müezzin, "Ebu'l-Kâsım Eş-Şâbbî'nin 'Ey Gece' Adlı Şiiri Üzerine Eleştirel Ve Edebi Bir İnceleme", Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 56 (Haziran 2024), 155-184.
Nevzat Hafis Yanık, "Arap Şiirinde Göz İmgesi", Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi 37 (2016), 114-143.
Teabbata Şarran, Dîvânu Teabbata Şarran ve Ahbâruh, ed. Ali Zulfikâr Şâkir (Beyrut: Dâru Garbi'l-İslâmî, 1984), 118.
Abbâsî, İbnu'l Muʿtezz Ebû'l Abbâs Abdullâh b. Muhammed. el-Bedî fî'l-Bedî. Dâru'l Cîl, 1990.
Askerî, Ebû Hilâl. Kitâbü's-sınâʿateyn. ed. Ali Muhammed el-Bicâvî Muham- med Ebü'l-Fazl. Kahire, 1952.
Atîk, Abdülaziz. İlmü'l-Beyân. Beyrut Lübnan: Dârün Nahdati'l Arabiyye li't Tıbâati ve'n Neşri ve't Tevzî, ts.
Bigiyef, Musa Carullah. el-Lüzûmiyyât. Kazan: Şeref Matbaası, 1907.
Birand, Kamıran. İlk Çağ Felsefesi Tarihi. Ankara, 1987.
Bucuka, Yunus. "Körlük ve Bilgelik". Uluslararası Anadolu Sosyal Bilimler Der- gisi 7/1 (25 Mart 2023), 95-110. https://doi.org/10.47525/ulas- bid.1238217
Ceyyânî, İsâ b. Sehl el-Esedî el-. Dîvânü'l-Ahkâmü'l-Kübrâ veya el-İʿlâm bi- Nevâzili'l-Ahkâm ve Katr min Siyeri'l-Hükkâm. ed. Yahyâ Murâd. Kahire: Dârü'l-Hadîs, 2007.
Cumurcu, Birgül vd. "Sexuality among People with Physical Disability". Psi- kiyatride Güncel Yaklaşımlar -Current Approaches in Psychiatry, 84. https://doi.org/10.5455/cap.20120406
Ebî's-Salt, Ümeyye. Şerhu Dîvânı Ümeyye b. Ebî's-Salt. ed. Ahmed Isâm el-Kâtib Seyfeddîn el-Kâtib. Beyrut: Dâru Mektebeti'l-Hayât, ts.
Ebü'l-'Alâ el-Ma'arrî, Ahmed b. Abdullah b. Süleyman. el-Luzûmiyyât. thk. Emin Abdulaziz Hancî. 2 Cilt. Kahire: Mektebetu'l-Hancî, 1924.
Ebü'l-'Alâ el-Ma'arrî, Ahmed b. Abdullah b. Süleyman. el-Luzûmiyyât. thk. Emin Abdulaziz Hancî. 2 Cilt. Kahire: Mektebetu'l-Hancî, 1924.
Erginli, Zafer. "Temel Tasavvuf Klasiklerinde Dünyâ Algısına Toplu Bir Ba- kış". Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 15/2 (Haziran 2006), 13- 76.
Fahreddîn, Rızaeddîn. Ebü'l-Alâ el-Ma'arrî. Orenburg: Şark Kütüphanesi, 1908.
Gündüzöz, Soner. "Filozof Şair Ebü'l-'Alâ el-Ma'arrî'nin 'es-Sâhil ve'ş-Şâhic' Adlı Fablına Dair Bir Değerlendirme". Kırıkkale İslami İlimler Fakültesi Der- gisi 1/2 (08 Aralık 2016), 9-14.
Halîfât, Sahbân. "Ebü'l-'Alâ el-Ma'arrî". TDV İslam Ansiklopedisi. 10/287-291. İstanbul: TDV Yayınları, 1994.
Hanbel, Ahmed ibn. Müsned el-İmam Ahmed ibn Hanbel. thk. Şuayb el-Arnavût vd. Beyrut: Mektebetü'r-Resâle, 2001.
Hibetullah, İbn Ebîl Hadîd Abdulhamîd b. Şerhu Nehci'l-Belâğa. ed. Muham- med Abdulkerîm Nemerî. Beyrut: Dârul Kutubil İlmiye, 1998.
İbn Kesîr, İsmail b. Ömer. el-Bidâye ve'l-Nihâye. Beyrût: Mektebü'l-Me'ârif, trs.
İnce, Muhammet Yasir. Ebü'l-Alâ el-Maarrî ve Arap Dili ve Belagatındaki Yeri. Türkiye: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlahiyat Fakül- tesi Bölümü, Doktora Tezi, 2021.
Kemal Tahir. Yorgun Savaşçı. İstanbul: İthaki, 2007.
Kılınç, Emine. Cahit Zarifoğlu'nun Şiirlerinde Görme ve Gösterme Biçimleri. İstan- bul: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, 2022.
Kırkız, Mustafa. "Şair Ebü'l-Alâ el-Ma'arri, Hayatı, Eserleri ve Edebi Anla- yışı". Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 16/1 (Haziran 2011), 157- 175. Kudat, Aydin -Duhaymî, Halid. "Ebü'l-Alâ el-Ma'arrî'nin Şiir ve Arapça Ede- biyatında Körlük ve İnzivanın Psikolojik Boyutu". İlahiyat Arşiv 3 (2019), 87-109.
Kuzâî, Muhammed b. Abdullah el-. et-Tekmile li-Kitâbi's-Sıla. thk. Abdusselam el-Herâs. Dâru'l-Fikir, 1995.
Rumî, Mevlâna Celaleddin. Mesnevi Tercümesi. çev. Şefik Can. İstanbul: Ötü- ken Neşriyat, 1997.
Saîdî, Abdu'l-Muteâl. Bugyetu'l-idâh li-Telhisi'l-Miftah fî ulûmi'l-belâga. Mekte- betu'l-Âdab, ts.
Sâmî, Şemsuddin. Kâmûsu'l-Alâm. Ankara: Kaşgar Neşriyat, 1996.
Samur, Derya. Sanat Yapıtında Renklerin Fizyolojik ve Psikolojik Etkilerinin Sarı Renk Bağlamında İncelenmesi. Sakarya: Sakarya Üniversitesi, Yüksek Li- sans Tezi, 2019.
Sonmez, Fatih -Nart, Sima. "Antropomorfizm: Kavramın Tarihi, Teoriler Ve Tüketici Davranışları Bağlamında Bir Literatür İncelemesi". İnönü Univer- sity International Journal of Social Sciences (INIJOSS). https://doi.org/10.54282/inijoss.1121405
Subaşıoğlu, Fatoş -Atayurt Fenge, Zeynep Zeren. "Dünyada ve Türkiye'de Görme Engellilik: Zaman Çizelgesi". Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğ- rafya Fakültesi Dergisi 59/1 (26 Haziran 2019), 595. https://doi.org/10.33171/dtcfjournal.2019.59.1.31
Suyûtî, Abdurrahman Celaluddin. Târîhu'l-Hulefâ. thk. Muhammed Muhyid- din Abdulhamîd. Mısır: Matba'atu's-Sa'âde, 1952.
Sükkerî, Ebû Saʿîd es-. Şerhu Eşʿâr el-Hezleteyn. ed. Abdülsettar Ahmed Ferac. Kahire: Mektebetü Dâr el-ʿUrûbe -Matbaat el-Medeni, 1965.
Şarran, Teabbata. Dîvânu Teabbata Şarran ve Ahbâruh. ed. Ali Zulfikâr Şâkir. Beyrut: Dâru Garbi'l-İslâmî, 1984.
Şeybânî, Muhammed b. Hasen eş-. el-Hucce alâ ehli'l-medine. ed. Mehdi Hasan el-Geylânî el-Kâdirî. Beyrut: Âlemu'l-Kütüb, 1403.
Tammâre, Muhammed Hilmî. "'Ebü'l-'Alâ el-Ma'arrî' (Osmanlıcaya Çev. Ab- düllatif Nevzâd; Osmanlıcadan Sad. Yıldız, Musa-Ceviz Nurettin)".
Nüsha Dergisi 22 (28 Ocak 2006), 113-134.
Tarhan, Diler Ezgi. "Wıttgensteın'da 'Renk' Fenomeni". Kutadgubilig Felsefe- Bilim Araştırmaları 44 (2021).
Topdemir, Hüseyin Gazi. "Platon'da Bilgi Kaynagı Olarak Görme". Felsefe Dünyası 46 (Aralık 2007), 67-83.
Türker, Ömer. İbn Sînâ Felsefesinde Metafizik Bilginin İmkânı Sorunu. İstanbul: İsam Yayınları, 2010.
Ulupınar, Hamide. "Mevlânâ'nın Mesnevî'sinde Gece Sembolü". Eskiyeni 49 (Haziran 2023), 501-517.
Van Ess, Josef. "İslam Dini Düşüncesinde Septisizm". çev. Murat Memiş. D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi 22 (2005), 167-183.
Yanık, Nevzat Hafis. "Arap Şiirinde Göz İmgesi". Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi 37 (2016), 114-143.
Yasin, L. -Müezzin, A. D. "Ḳaṣîdetu Ḫadaʿûhâ li-Aḥmed Şevḳî ve-fḳa'l-mena- hic en-naḳdiyye'l-ḥadîse". Nüsha 20/51 (2020), 299-332. https://doi.org/10.32330/nusha.719809
Yener, Alparslan -Müezzin, Ahmet Derviş. "Ebu'l-Kâsım Eş-Şâbbî'nin 'Ey Gece' Adlı Şiiri Üzerine Eleştirel Ve Edebi Bir İnceleme". Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 56 (Haziran 2024), 155-184. https://doi.org/10.17120/omuifd.1437318
Tasavvur Tekirdag Theology Journal
Tekirdağ Namık Kemal üniversitesi, Faculty Member
tasavvur is a peer-reviewed Journal published by Tekirdag Namık Kemal University Faculty of Theology twice a year as June and December. The Journal aims to contribute religious, theological, and social studies by publishing original academic works meeting international scientific criteria. The Journal publishes articles in Turkish, English, and Arabic.

All articles sent to tasavvur are subject to the double-blind peer-review process.

The Scope of the Journal:

Basic Islamic Sciences: The Quran, Hadith, Exegesis, Islamic Jurisprudence, Kalam, History of Islamic Sects, Sufism, and Arabic Language and Literature;

Philosophy and Religious Sciences: Islamic Philosophy, Philosophy of Religion, Logic, Psychology of Religion, Sociology of Religion, Education of Religion, and History of Religions;

Islamic History and Arts: Islamic History, History of Islamic Arts, Turkish-Islamic Literature, and Religious Music.
Papers
344
Followers
1,303
View all papers from
Tasavvur Tekirdag Theology Journal
arrow_forward
Related papers
Bir Divan Şairinin Gözünden İstanbul Halkalı Suları: Ebubekir Celâlî’nin “Âb-ı Halkalı” Redifli Gazeli
Hacı İbrahim Demirkazık
Osmanlı İstanbulu VIII, 2023
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Mütenebbî ve Şiirlerinde Gazel Unsurları
Muhammed Emin Bayir
Mütenebbî sadece sonraki yüzyıllarda değil döneminde de lakabı olan Mütenebbî ya da künyesi Ebu't-Tayyib şeklinde bilinmiş ve anılmıştır. Öyle ki Yetimetü' d-Dehr'de Seâlibî'nin (ö. 429/1038) en çok bahsettiği şair olmasına rağmen sadece lakabı ve künyesiyle yer verilmiş, kendi adından veya babasının adından behsedilmemiştir. (1) Kaynakların ekseriyeti adının Ahmed olduğu konusunda fikir birliği etmiştir. Bu kaynaklar ise dedelerinin isimleri hakkında görüş ayrılığı içindedir. Ancak nesebi hakkında bazıları Ahmed b. Hüseyin b. Hasan b. Abdussamed (2) derken bazıları ise Ahmed
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Yunus Emre Divanı‟nın Kahire Yazmasındaki, “Şimden Girü” Redifli Şiir Üzerinde Kiplik
Erdoğan BOZ
Afyon Kocatepe University Journal of Social Sciences, 2021
Yunus Emre Divanı"nın bilinen 40 kadar yazması vardır. Bu yazmalara kimi zaman yenileri de eklenmektedir. Bununla birlikte varlığı uzun süredir bilinip üzerinde çalışma yapılmamış yazmalar da vardır. Kahire yazması bunlardan biridir. Bu yazıda Yunus Emre Divanı"nın Kahire yazması hakkında kısa bir bilgi verilecek ve yazmadaki "şimden girü" redifli şiir aktarılıp bir dilbilgisel yapı üzerinde durulacaktır. Kahire yazmasındaki "şimden girü" redifli şiir, yazmanın 7a-b yaprağında bulunmaktadır. Bu şiir Fatih yazmasında yoktur, Mustafa Tatcı"ya (1990) göre bu şiir Nuruosmaniye yazmasında bulunmaktadır. İncelemeye aldığımız metinde "-sA gerek şimden girü" yapısı birinci beyitte iki ve diğer beyitlerde birer kez olmak üzere toplamda 10 kez geçmektedir. Bu beyitlere bakıldığında "-sA gerek şimden girü" yapısının beyitlere kiplik anlamları (ayrıntılı bilgi ve karşılaştırma için bk.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Alvarli Hâce Muhammed Lutfî Efendi̇’Ni̇n Şi̇i̇rleri̇nde Ayna Semboli̇zmi̇
Osman Nuri Karadayı
DergiPark (Istanbul University), 2015
Son dönem Nakşî-Hâlidî şeyhlerinden biri olan Alvarlı Muhammed Lutfî Efendi'nin (m. 1868-1956), şiirlerinde sıklıkla kullandığı sembolik ifadelerden biri olan mir'at/ayna, genel olarak gönlü, âlemi ve insan-ı kâmili sembolize etmektedir. Buna göre gönül, Allah'ın ezel mir'atı; âlem, kudretinin göstergesi, insan-ı kâmil ise Hakk'ın en mükemmel tecellîgâhı olmuştur. Başta Hz. Muhammed olmak üzere bütün peygamberler, ehl-i beyt ve nakşbendî silsilesi ilahî hikmetlerin yansıdığı bir ayna konumundadır. Hz. Muhammed, feyz-i ilâhînin kendisi vasıtasıyla diğer aynalara yansıdığı merkezi bir ayna gibidir. Bu aynadan yansıyan feyz-i ilâhî, nûru vasıtasıyla diğer peygamberlerin, ruhu vasıtasıyla da velilerin aynalarına yansır. Çalışmamızda Alvarlı Efe'nin şiirleri ayna sembolizmi ekseninde ele alınarak tasavvufî perspektiften değerlendirmeye tabi tutulacaktır.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
El-Kânûn Fi’t-Tıbb ve Mürşid Adlı Eserlerde Göz ve Göz Sağlığı
Dr. Hasan Ali Çetin
TÜRK TIP TARİHİNE GENEL BİR BAKIŞ: METİNLER, TERİMLER VE TEDAVİLER, 2024
Özet Göz sağlığı, insan yaşamının kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir sağlık alanıdır. Gözler, çevremizdeki dünyayı algılamamıza ve çevremizle etkileşime geçmemize olanak tanıdığından görme yetisinin korunması ve iyileştirilmesi, insanlık tarihinin her döneminde genel sağlığın bir parçası olarak büyük önem taşımıştır. Tarihin eski dönemlerinde tıp ve eczacılık alanlarında uygulanan tedavi usullerini içeren tarihî bilgiler, daha çok el yazması olarak hazırlanmış eski metinler aracılığıyla günümüze ulaşmıştır. Antik medeniyetlerden günümüze kadar çeşitli kültürler, göz hastalıklarının teşhisi ve tedavisi için özgün yöntemler geliştirmiştir. Mısır’dan Eski Yunan ve Roma’ya, Orta Çağ İslam dünyasından Çin’e kadar uzanan bu bilgi birikimi, göz hastalıklarının anlaşılmasında ve tedavi edilmesinde kullanılan çeşitli yöntemleri yansıtır. Bu çalışmada Batı dünyasında Avicenna ismiyle bilinen İbn-i Sînâ tarafından yazılan El-Kânûn Fi’t-Tıbb ve müellifi Muhammed bin Mahmûd-ı Şirvânî olan Mürşid adlı eserlerde geçen göz ve gözle ilgili bilgiler; göz hastalıkları, bunların tedavi yöntemleri ve göz sağlığının korunması hususları üzerinde durulacaktır. Bu çalışmayla göz ve göz sağlığı alanlarının tarihsel gelişimini ve tedavi yöntemlerinin zaman içindeki değişimini aydınlatmaya katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tarihi tıp metinleri, el yazmaları, göz, göz sağlığı, İbn-i Sînâ, Avicenna, El-Kânûn Fi’t-Tıbb, Muhammed bin Mahmûd-ı Şirvânî, Mürşid. Eye and Eye Health in El-Kânûn Fi’t-Tıbb and Mürşid Abstract Eye health is an important area of health that directly affects the quality of human life. The eyes allow us to perceive and interact with the world around us, so the protection and improvement of vision has been of great importance as a part of general health in every period of human history. Historical information about the treatment procedures applied in the fields of medicine and pharmacy in the ancient periods of history has survived to the present day through ancient texts, mostly manuscripts. From ancient civilisations to the present day, various cultures have developed unique methods for the diagnosis and treatment of eye diseases. This accumulation of knowledge, ranging from Egypt to Ancient Greece and Rome, from the Islamic world in the Middle Ages to China, reflects various methods used in the understanding and treatment of eye diseases. This study will focus on the eye and the information about the eye, eye diseases, their treatment methods and the protection of eye health in the works titled El-Kânûn Fi’t-Tıbb written by Ibn Sînâ, known as Avicenna in the Western world, and Mürşid, whose author is Muhammad bin Mahmûd-ı Şirvânî. The study aims to make a contribution to the historical development of the field and its change over time. Keywords: Historical medical texts, manuscripts, eye, eye health, Avicenna, Ibn Sînâ, El-Kanun Fi’t-Tıbb, Muhammad bin Mahmud-ı Şirvani, Mürşid.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Şeyhülislam Bahâyî Efendi’nin "Bakışlar Gazeli"ne Bir Bakış: Harap Eden Ceylan Bakışlar
Fahri Kaplan
Prof. Dr. Namık Açıkgöz Armağanı, Post Yayınevi, 2023
Şeyhülislam Bahayî Efendi’nin yedi beyitlik bakışlar gazeli aruzun hezec bahrinin mef‘ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün kalıbıyla söylenmiştir. Şiirin redifini oluşturan bakışlar kelimesi, gazelin merkezine sevgilinin bakışlarını koymakta ve her beyit bu bakışlar üzerine tasvir(ler)i içermektedir. Kafiyeyi oluşturan Farsça kökenli –âne ise eklendiği kelimeye “yaraşır tarzda, …cesine, …casına” gibi anlamlar katarak esasen bir tarz belirtir. Mesela; aşk konulu, lirik üsluptaki bir şiir için âşıkâne, hikmet beyan eden bir söz/şiir için hakîmâne denilmesi gibi bu şiirdeki -âne kafiyesi redifteki bakışların tarzını, üslubunu niteliğini belirtmektedir . Bu da sevgilinin bakışlarının niteliğine dair pek çok yorum yapabileceğimiz, o bakışların etkileyiciliğinin çeşitli yönlerle tasvir edildiği bir iklim sunar. Şeyhülislâm Bahâyî, gazeline şu matla ile başlar: Dünyâyı harâb etti o mestâne bakışlar Ol çeşm süzüşler o gazâlâne bakışlar “O sarhoşça ve ceylanca bakışlar, göz süzüşler dünyayı harap etti.” Şair, “dünyayı harâb etti” ifadesiyle şiirine yıkıcı bir aşk etkisini dile getiren etkileyici bir giriş yapar
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Bir Arzıhal/Hasbihal Şairi Şeref Hanım ve Divanı’nın Edebi Türler ve Tarzlar Bakış Açısıyla Değerlendirilmesi
abdulkadir kızıltaş
Turkish Studies - Language and Literature, 2020
Literary text analysis is basically shaped around three parameters: form, content and style. However, at the analysis of classical Turkish literature texts, It cannot be said that the literary texts in question have been examined in detail in the context of the genre and style. In fact, each verse, couplet, bend, each verse in divan form; in prose works and mesnevi, each section can be expressed in different genres and styles. In our opinion, the meaning world of classical Turkish literature will be examined by the literary genre and genre perspective from the piece to the whole, and the data obtained can be revealed a little more. One of these independent works to be examined is the Divan of Şeref Hanım. Şeref Hanım, one of our 19th century women poets, has written poems in almost every verse as well as giving examples of genres and styles in her divan. According to classic Turkish literatüre researches are mostly done through texts and existing texts are review either from the nomenclature of the poets or from the research, all classifications and finding in this study will be take off a general view of the mentioned species. With this view point, ın this study, literary genres and styles in Şeref Hanım Divan were determined on the basis of verse units such as verse, couplet and bend, and all the data obtained were recorded.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Sözlü Kültür Belleğinde Bir Divan Şairinin İzleri: Cönklerde Nâbî
Mehmet Gürbüz
Cönkler ve mecmualar, daha çok edebî olmakla birlikte çok farklı alanlara ait malzemeyi, derleme yöntemiyle bir araya getiren eserlerdir. Kütüphanelerde pek çok örneği bulunan bu eserler, edebiyat araştırmalarının farklı alanları için önemli kaynaklardır. Şiir mecmuaları ve cönkler, edebiyat tarihine girmemiş pek çok şairi unutulmaktan kurtaran kaynak eserlerdir. Yine, şairlerin eserlerinin doğru metinlerinin oluşturulabilmesinde tenkitli yayın çalışmalarının en önemli başvuru kaynakları arasında yer alırlar. Diğer taraftan, oluşum süreçleri ve derleyicilerinin kimliği dolayısıyla, ilk elden, toplumun ihtiyaçlarına, ilgilerine, beğenilerine ilişkin ipuçları sunabilecek niteliktedir. Kimi zaman aksi yönde örnekler görülse de "cönklerin daha çok halk kültürüne, mecmualarınsa klasik kültüre ait birikimi yansıttıkları" fikri yaygınlık kazanmıştır. Ancak bu tür eserlerin içerikleri incelendiğinde, farklı geleneklere mensup şairler tarafından yine farklı kitleler için üretilmiş metinler olarak görülen iki edebî geleneğin, takipçileri tarafından nasıl aynı potada eritildiğini görmek mümkündür. Makalemizde, bu duruma bir örnek olmak üzere, önde gelen divan şairlerinden Nâbî'nin cönklerde yer alan şiirleri araştırılacak ve elde edilen verilerden hareketle Nâbî'nin cönklere girme oranının ne olduğu, hangi şiirlerinin daha çok seçildiği, diğer şairlerle karşılaştırıldığında bu sonuçların nasıl yorumlanması gerektiği gibi sorulara cevap aranmaya çalışılacaktır. Ayrıca çeşitli cönklerde karşılaştığımız ancak şairin Divan'ında bulunmayan şiirlerine yer verilecektir.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Kirmâstî’nin “el-Muhtâr fi’l-Me‘ânî ve’l-Beyân” İsimli Eseri Özelinde el-Muhassinât el-Ma‘neviyye Bedî‘î Üsluplar
Tasavvur Tekirdag Theology Journal
Tasavvur / Tekirdağ İlahiyat Dergisi, 2024
XV. yüzyılda yaşayan, Hocazâde Muslihuddin Efendi (öl. 893/1488) gibi dönemin âlimlerinden ders alan Yûsuf b. Hüseyin el-Kirmâstî (öl. 900/1494), Bursa’nın Kirmâst (Mustafakemalpaşa) ilçesindendir. II. Bâyezid (1481-1512) dönemi kadılarından olan Kirmâstî, İstanbul’da Kirmâstî adında bir medrese kurmuştur. Sahn-ı Semân başta olmak üzere dönemin farklı medreselerinde müderrislik yaptıktan sonra yargı alanına geçerek Bursa ve İstanbul’da kadılık vazifesini icra etmiştir. Kadılık görevi esnasında aldığı adil kararları ve cesaretli duruşundan dolayı II. Bâyezid’in takdirini kazanmıştır. İstanbul’da bir mescid, bir medrese bir de mektebi olduğu bilinmektedir. Ancak bu yapılar günümüze ulaşmamıştır. Memleketi Kirmâstî’de de bir mektebi olduğu bilinmektedir. Kirmâstî, 900/1494 yılında vefat etmiş ve Fatih Câmii’nde inşa ettiği mektebinin yanına defnedilmiştir. Bu çalışmada belâgat, bedî’, beyân, usûl, fıkıh, münâzara ve akâid gibi dönemin din ve dil ilimlerinde yetkin bir âlim olması hasebiyle Kirmâstî’nin günümüz akademik dünyasına yeni bir perspektifle yeniden takdim edilmesi ve el-Muhtâr fi’l-me‘ânî ve’l-beyân isimli eseri özelinde el-muhassinât el-ma‘neviyye bedî‘î üslupların incelenmesi amaçlanmıştır. Böylece önem arz eden bu Osmanlı âlimi ve eserleri tanıtıldıktan sonra el-Muhtâr fi’l-me‘ânî ve’l-beyân” isimli eseri özelinde el-muhassinât el-ma‘neviyye bedî‘î üsluplar incelenerek ilgililerin dikkatine sunulmuştur.
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Şeyh Gâlib’in Bestelenmiş Şiirlerinde Usûl-Vezin İlişkisi
Serda Oter
Selcuk Universitesi Turkiyat Arastırmaları Dergisi, 2010
Download free PDF
View PDF
chevron_right
Related topics
ARAP ŞİİRİ
Explore
Papers
Topics
Features
Mentions
Analytics
PDF Packages
Advanced Search
Search Alerts
Journals
Academia.edu Journals
My submissions
Reviewer Hub
Why publish with us
Testimonials
Company
About
Careers
Press
Content Policy
580 California St., Suite 400
San Francisco, CA, 94104