DÖNÜŞEN DIPLOMASI VE TÜRKIYE AK TÖRLER, AL ANL AR, ARAÇL AR Editörler ALI RESUL USUL İSMAIL YAYLACI KÜRE YAYINLARI / 240. Kitap Uluslararası İlişkiler 31 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye Aktörler, Alanlar, Araçlar Editörler Ali Resul Usul, İsmail Yaylacı © Küre Yayınları, 2020 Düzelti Selim Teke Birinci Basım Nisan 2020 ISBN 978-605-7646-24-8 TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Sertifika no: 15813 Kapak uygulama Zeyd Karaaslan Tasarım uygulama Sibel Yalçın Baskı/Cilt Şenyıldız Matbaacılık Sertifika No: 45097 Gümüşsuyu Cad. Işık San. Sit. No: 19/C 102 Topkapı/İstanbul Tel: 0212 483 47 91 KÜRE YAYINLARI Vefa Cad. No: 48 Kat: 3 Fatih / İstanbul Tel 0212 520 66 41-42 www.kureyayinlari.com

[email protected]

kureyayinlari ‹Ç‹NDEK‹LER Giriş 7 Ali Resul Usul, İsmail Yaylacı Birinci Kısım Tarih ve Teori: Diplomasi, Güvenlik ve Hukuk 13 1 • Diplomasi: Tarihsel Giriş 15 Gökhan Çetinsaya 2 • Güç Kavramsallaştırmaları ve Diplomasi 47 İsmail Yaylacı 3 • Çatışma Çözümleri ve Diplomasi 77 Talha Köse 4 • Zorlayıcı Diplomasi 113 Fuat Aksu 5 • Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Diplomasi 145 Ahmet Hamdi Topal İkinci Kısım Ekonomi-Politik ve Diplomasi 189 6 • Ekonomik Diplomasi 191 Mustafa Yağcı 7 • Enerji Diplomasisi 225 Osman Zeki Gökçe 8 • Sağlık Diplomasisi 259 Mehmet Fatih Aysan, M. Fehim Paluluoğlu Üçüncü Kısım Toplum, Kültür ve Diplomasi 287 9 • Kamu Diplomasisi 289 Muharrem Ekşi 6 10 • Kültürel Diplomasi 321 Ebubekir Ceylan 11 • İnsani Diplomasi 353 Kerem Kınık, Halil Kürşad Aslan 9 Kamu Diplomasisi Muharrem Ekşi* Giriş 21. yüzyıla özgü bir diplomasi olarak gelişen kamu diplomasisi, dönüşen küresel siyasetin diplomasi alanındaki bir ürünü olarak ortaya çıkmış- tır. Klasik diplomasinin, küreselleşme ve bilişim teknolojilerinin dönüş- türdüğü yeni uluslararası sistemde ilişkileri yönetmede yetersiz kalması nedeniyle kamu diplomasisi, tamamlayıcı bir dış politika aracı olarak, de- ğişen ortama uyum sağlamak üzere devletler tarafından geliştirilmiştir. Küresel siyasette kamuoyu ve sivil toplumun artan rolü ve önemi, kamu diplomasisini ortaya çıkaran olgular olmuştur. Ayrıca bilişim teknolojile- ri, diplomaside yeni araç, yöntem ve mekanizmaların uygulanmasını ge- rektirmiştir. Böylece kamu diplomasisinin halkla ilişkiler, iletişim, rek- lam ve pazarlama gibi yeni uygulamaları dış politika alanına girmiştir. Bu bağlamda dönüşen 21. yüzyıl küresel siyasetinde kamu diplomasisi, yeni araç ve yöntemlerle bir ülkenin hikâyesi, kültürü, sanatı, tarihi, po- litikaları ve kurumlarını diğer ülkelerin toplumlarına dış politika amaç- ları doğrultusunda anlatmasıdır. Diğer bir ifadeyle kamu diplomasisi, ka- * Doç. Dr., Kırklareli Üniversitesi Kamu Diplomasisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi. 290 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye muoyu odaklı ve sivil toplum temelli yumuşak güç araç ve yöntemlerinin uygulandığı 21. yüzyıl diplomasisidir. Bununla birlikte kamu diplomasisi kavramsal olarak henüz gelişme evresinde olduğu için çeşitli şekillerde tanımlanabilmekte ve her ülkenin kamu diplomasisi anlayışı ve uygulaması da çeşitlilik gösterebilmektedir. Örneğin bazı ülkelerin kamu diplomasisi kültür ağırlıklı olurken bazıları- nın da medya ve diaspora yoğunluklu olduğu gözlemlenebilmektedir. Daha spesifik olarak baktığımızda, örneğin Almanya’nın kamu diplomasisinin ağırlıklı olarak Goethe Enstitüsü üzerinden kültür diplomasisi şeklinde uygulandığı görülecektir.1 Diğer taraftan Rusya’ya bakıldığında enformas- yon-medya ağırlıklı,2 Kanada ve ABD’nin ise dijital diplomasi yoğunluklu bir kamu diplomasisine sahip olduğu gözlemlenecektir.3 Bunda, kamu dip- lomasisinin küresel siyasette yaşanan dönüşümün diplomasi alanındaki en önemli yansımalarından biri olarak henüz 1960’larda ortaya çıkan yeni bir diplomasi sanatı ve yöntemi olmasının etkili olduğu söylenebilir. Zira gelişmeye devam eden bir kavram olan kamu diplomasisi, çalışma alanı ve yeni bir diplomasi olma özelliğini hala devam ettirmektedir. Bu nedenle her ülkenin farklı kamu diplomasisi tanımı ve uygulaması olması doğaldır. Modern anlamda 1965’lerde ortaya çıkan kamu diplomasisinin tarihsel arka planı, esasen Soğuk Savaşın bitişine dayanmaktadır.4 Nitekim Soğuk Savaş dönemindeki uygulamaları çoğunlukla kamu diplomasisi değil, pro- paganda olarak değerlendirmek daha doğrudur. Ayrıca bu bağlamda kamu diplomasisinin en azından bir yönüyle propagandanın gelişmiş bir versi- yonu olduğu da not edilmelidir. Soğuk Savaş sonrası dönemde, 1990’lar- dan itibaren küresel siyasetin yeniden yapılanmasının sonucunda yeni bir diplomasi olarak gelişen kamu diplomasisi, devletlerin dönüşen sisteme 1 Oliver Zöllner, “German Public Diplomacy: The Dialogue of Cultures,” Routledge Handbook of Public Diplomacy, ed. Nancy Snow, Philip M. Taylor (New York: Routle- dge, 2009), s. 262. 2 Muharrem Ekşi, “Rusya’nın Kamu Diplomasisi: Dış Politika Davranışlarıyla Çelişme Paradoksu,” Karadeniz Araştırmaları 45 (Bahar 2015): 43-56, s. 46. 3 Wilson Dizard Jr., Digital Diplomacy: U.S. Foreign Policy in the Information Age (West- port, Connecticut, London: Praeger, 2001), s. 2; Evan H. Potter, Canada and the New Public Diplomacy (Netherlands Institute of International Relations Clingendael, 2002), s. 10. 4 Nicholas J. Cull, “Public Diplomacy before Gullion: The Evolution of a Phrase,” Rout- ledge Handbook of Public Diplomacy. Kamu Diplomasisi 291 uyumunun diplomasi alanındaki bir aracı olmuştur. Esasında kamu diplo- masisinin ortaya çıkışı ve önem kazanması, küreselleşme ve bilişim tekno- lojileri olmak üzere iki kritik olgunun küresel siyasette gündeme gelmesiy- le mümkün olmuştur. Kamu Diplomasisinin Kuramsal ve Kavramsal Çerçevesi: Küreselleşme ve Bilişim Teknolojileri Soğuk Savaş Sonrası dönemde küreselleşme güçlerinin dönüştürdüğü uluslararası sistemin yapısı ve yeni bilişim teknolojileri temelde kamu diplomasisini ortaya çıkaran bağlamdır. Küreselleşme, kamuoyu ve si- vil toplum güçlerinin küresel siyaset yapımını dönüştürmeye başlamakla birlikte geleneksel diplomasiyi de değiştirmeye başlamıştır. Bu bağlam- da, küreselleşme olgusu çerçevesinde kamuoyu ve sivil toplumun küre- sel siyasette etki ve öneminin artması, devletleri kamuoyu odaklı ve sivil toplum temelli kamu diplomasisi uygulamasına yöneltmiştir. Çünkü ka- muoyu ve sivil toplumun küresel siyasette öneminin artması devletleri meşruiyet arayışına yönlendirmiştir. Soğuk Savaş sonrası dönemde de- mokrasi ve demokratikleşme taleplerinin söylem düzeyinde de olsa re- vaçta olması, devletleri meşruiyet sorunuyla karşı karşıya bırakmıştır.5 Buna karşılık devletler de politikalarına destek sağlamak üzere, kamuo- yu ve sivil topluma yönelik kamu diplomasisini geliştirmişlerdir. Ayrıca küreselleşme faktörü, küresel siyasette toplumsal ve kültürel boyutun öne çıkmasına yol açmış, devletler de toplumsal-kültürel taleplere cevap verebilmek için kamu diplomasisi olarak yeni bir diplomasi tarzı ve yön- temini geliştirmişlerdir. Bu anlamda kamu diplomasisi, devletlerin dönü- şen küresel siyasete uyum çabalarının bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. İletişim ve bilgi teknolojileri olgusu ise kamu diplomasisini ortaya çıka- ran araçsal bir faktör olmuştur. Bilişim teknolojileri ünlü İspanyol Sosyo- log Manuel Castells’in belirttiği gibi enformasyon toplumu denen yeni bir toplum biçimini ortaya çıkarmıştır.6 Ağ toplumu ve siber toplum olarak da adlandırılan bu yeni toplumda 7/24 olgusu, sürekli, kesintisiz irtibat halin- 5 Thomas J. Volgy, Zlatko Sabic, Petra Roter ve Andrea Gerlak, Mapping the New World Order (Oxford: Wiley-Blackwell, 2009), s. 23. 6 Manuel Castells, Enformasyon Çağı: Ağ Toplumun Yükselişi: Kimliğin Gücü, c. I, 2. baskı (İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2008), s. 23. 292 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye deki bir dünya yaratmıştır. Bu durum devletleri, bilişim teknolojilerinin yeni araçlarını kullanmaya zorlamıştır. Devletler, bilişim teknolojileriyle önemi artan yeni sosyal medya ve internet alanında etkili olabilmek için diplomasi alanında yeni iletişim araçlarını kullanmaya başlamışlardır. Diplomasi alanında yeni araç ve yöntemlerin kullanılması, kamu diplo- masisinin bir çeşidi olan dijital diplomasinin 2000’lerde öne çıkmasına yol açmıştır. Daha da ötesi David Ronfeldt, bilişim teknolojilerinin, reelpoli- tik siyasetine ek olarak “noopolitik” olarak adlandırdığı yeni bir siyaset alanının çıkmasına sebep olduğunu ileri sürmüştür.7 Bu yeni siyaset ala- nında bilişim teknolojilerinin araçları ve yeni sivil toplum aktörlerinin diplomasiye eklemlenmesi söz konusu olmuştur. David Bollier de benzer şekilde internetin uluslararası politika ve diplomasiyi dönüştürerek yeni bir ”netpolitik” alanın yükseldiğini ileri sürmüştür.8 Buradan hareketle, küresel siyasetin dönüşümünün bir ürünü olan kamu diplomasisi temelde kamuoyu olgusunun 21. yüzyıl dış politika ve diplomasideki artan önemine dayanmaktadır. Kamuoyu Diplomasisi Olarak Kamu Diplomasisi Kamuoyu olgusu, kamu diplomasisinin temel hedef kitlesinin kamuoyları olması sebebiyle merkezi bir kavram olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle- dir ki, Türkçeye doğrudan kamu diplomasisi olarak çevrilmesine rağmen, ihtivası ve odak noktası gereği kamu diplomasisini kamuoyu diplomasisi olarak nitelendirmek mümkündür. Küresel siyasette kamuoyunun artan öneminin, kamu diplomasisini ortaya çıkaran temel olguların başında geldiği ileri sürülebilir. Bununla birlikte kamuoyu olgusunun uluslara- rası politikada yeni bir olgu olmadığını da not etmek gerekir. Özellikle 1990’larda küreselleşme ve internetin etkisiyle kamuoyunun önemi belki de tarihte hiç olmadığı kadar artmıştır. Ayrıca 1990’lardan itibaren de- mokratikleşme dalgası, kamuoyunun önemini artıran önemli bir faktör 7 John Arquilla ve David Ronfeldt, The Emergence of Noopolitik: Toward An American Information Strategy (California, Santa Monica: RAND National Defense Research Institute, 1999), s. 28-29. 8 David Bollier, Rise of Netpolitik: How the Internet Is Changing International Politics and Diplomacy (Washington, D.C.: A Report of the Eleventh Annual, Aspen Institute, 2003), s. 2. Kamu Diplomasisi 293 olmuştur. Buna karşı devletler, kamuoylarının desteğini kazanmak ve kamuoylarını politikalarına ikna etmek üzere kamuoyu odaklı kamuoyu diplomasisi ya da kamu diplomasisini geliştirmiştir. 2000’lerde ise küresel siyasette dijital kamuoyu olgusu, kamu diplo- masisinin önemini tekrar artırmıştır. Çünkü artık 21. yüzyıl ağ toplumu, dijital kamuoyu biçiminde yeni bir kamuoyu olgusunu ortaya çıkarmıştır. 20. yüzyıldan farklı olarak zaman ve mekândan bağımsız, internet ve sos- yal medya gibi iletişim ve bilgi teknolojilerinin dönüştürdüğü, 7/24 olarak sürekli irtibat halindeki bu yeni ağ toplumu, çok etkili bir dijital kamuoyu olgusunu ortaya çıkarmıştır. Bu da küresel siyasette kamuoyunu hem bir etken hem de çok güçlü bir aktör haline getirmiştir. Nitekim 2003 yılında New York Times gazetesinden Patrick Tyler, dünyada ABD ve uluslara- rası kamuoyu olmak üzere iki süper gücün olduğunu iddia edebilmiştir.9 Kamuoyu olgusunun küresel siyasette böyle bir güç faktörü haline gelme- si, devletleri kamuoyuna yönelik politika ve yöntemler geliştirmeye sevk etmiştir. Böylece kamuoyu, devletlerin dış politika yapım sürecinden dip- lomasideki uygulama süreçlerine kadar göz ardı edilemeyecek bir boyut kazanmıştır. Bunun anlamı devletlerin politika formüle ederken ve uygu- larken kamuoyuyla angaje olmalarının vazgeçilmez bir zorunluluk haline gelmesidir. Kamuoylarının doğrudan ya da dolaylı olarak politika süreçlerine bir etken ve aynı zamanda bir aktör olarak dahil edilmesi beraberinde politi- ka yapım ve uygulama süreçlerini de dönüştürmüştür. Böylece geleneksel diplomaside elitist yapı demokratikleşmeye başlamış, elitlerin formüle et- tiği ve uyguladığı diplomasi dönüşmeye başlamıştır. Örneğin kamu diplo- masisinin bir çeşidi olan vatandaş diplomasisi ya da kültür elçisi olgusu ortaya çıkmıştır.10 Vatandaşlar ve sivil bireylerin de bir diplomat gibi, ulus- lararası diplomasi arenasında yer alması söz konusu olmaya başlamıştır. Özellikle track-two diplomasisinde yurttaş diplomasisi önemini artırmaya 9 Patrick Tyler, “Threats and Responses: New Analysis: A New Power in the Streets,” New York Times, 17 Şubat 2003, http://www.nytimes.com/2003/02/17/world/th- reats-and-responses-news-analysis-a-new-power-in-the-streets.htm (erişim tarihi 02.01.2016). 10 Ann Olsen Schodde, “Citizen Diplomacy: Building a Nation of Global Citizen Diplo- mats,” PD Magazine 7 (Winter 2012): 7-14, s. 7. 294 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye devam etmektedir.11 Ayrıca vatandaş diplomasisi, kamu diplomasisinin de- ğişim programları ve ziyaretçi programlarında etkili bir alan olarak öne çıkmaktadır. Daha da ötesi vatandaş diplomatları, bilfiil kamu diploma- sisi ve kültür diplomasisinin uygulayıcılarıdır. Vatandaş diplomatlarının içerisinde çokuluslu şirketlerin CEO’ları, iş insanları, ödüllü edebiyatçılar, ünlüler, bilim adamları, akademisyenler, gazeteciler, yurtdışında okuyan öğrenciler olduğu söylenebilir. İşte sivilleri politika süreçlerine dahil eden ve uygulayıcı yapan temel faktör bu kamuoyu olgusudur. Zira bu da kamu diplomasisi ile klasik diplomasi arasındaki en önemli farklardan biridir. Kamuoyunun önemini artıran bir başka başat etken ise medya faktörü- dür. Medya bir siyaset alanı olarak siyaset tartışmalarının yapıldığı ve ka- muoylarının siyasi görüşlerinin dile getirildiği bir platform işlevi görmek- tedir. Ayrıca medya, karar vericilerin, kamuoylarını politikalarını destek- lemesi ve bu politikalara ikna olması için kullandığı bir araç/işlev görevi görmektedir. Kamu diplomasisinin uygulama alanı olarak medya, kamuo- yunun oluşumu, gündeme getirilmesi ve temsil edilmesini sağlamaktadır. Diğer bir ifadeyle medya, kamuoyunu somutlaştırmakta ve bir reflektör işlevi görmektedir. 21. yüzyılda medya hem kamuoyu işlevi hem de yeni bir siyaset alanı olarak etkisini artırmaya devam etmektedir. Medyanın si- yasete etkisi 1990’larda “CNN Etkisi” iken12 2000’lerde “Youtube Etkisi”ne dönüşmüştür.13 Kısaca kamu diplomasisi, kamuoyu odaklı yeni diplomasi sanatıdır. Bununla birlikte Soğuk Savaş sonrası dönemde, sivil toplum ve aktörlerinin küresel siyasette etkisinin artması ve demokratikleşme süreci sonucunda sivil bireylerin politika süreçlerine katılımının artması diplo- masiyi de sivil toplum temelinde yeniden yapılandırmıştır. 11 Diana Chigas, “Track II (Citizen) Diplomacy,” Beyond Intractability Conflict Informa- tion Consortium, ed. Guy Burgess ve Heidi Burgess (Boulder: University of Colorado, 2003). 12 Piers Robinson, The CNN Effect: The Myth of News, Foreign Policy and Intervention (London and New York: Routledge, 2002), s. 8. 13 Moises Naim, “The Youtube Effect,” Foreign Policy, October 14, 2009, http://foreign- policy.com/2009/10/14/the-youtube-effect/ (erişim tarihi 06.04.2016). Kamu Diplomasisi 295 Sivil Toplum Diplomasisi Olarak Kamu Diplomasisi Soğuk Savaş sonrası küresel sistemin sivil toplum temelinde yeniden ya- pılandırılmasının bir ürünü olarak kamu diplomasisi, sivil toplum dü- zeyinde işleyen yeni bir diplomasi olarak ortaya çıkmıştır. Soğuk Savaş sonrası dönemde neoliberal sistem çerçevesinde sivil toplum ve sivil top- lum kuruluşları (STK), dönüşümün aktörleri olarak işlev yüklenmişler- dir.14 ABD’nin eski Sovyet cumhuriyetlerini sivil toplum üzerinden neoli- beral sisteme eklemleme ve dönüştürme politikası sebebiyle sivil toplum, küresel siyasetin gündemine bir dönüştürücü araç ve aktör olarak gir- miştir.15 Sivil toplum ve STK’ların küresel siyasette etki ve önemlerinin artmasına mukabil devletler de sivil toplum temelinde yürütülen kamu diplomasisini uygulamaya başlamışlardır. Çünkü artık küresel siyasetin devlet-dışı aktörleri, yeni diplomasi anlayışı ve yöntemlerini gerekli kıl- mıştır. Zira sadece devlet aktörünü muhatap alan klasik diplomasi artık yetersiz kalmaya başlamıştır. Bunun üzerine devletler, sivil toplumu ve STK’ları diplomasi alanında muhatap alan, hatta diplomasisinin uygula- yıcıları kabul eden bir sivil toplum diplomasisi olarak kamu diplomasisini geliştirmişlerdir. Küresel siyasetteki sivil toplum aktörlerinin STK’lar, düşünce merkez- leri (think tank), üniversiteler, enstitüler (kültür ve dil enstitüleri), lobiler, ticari ve dini örgütler, meslek örgütleri, şirketler, çokuluslu şirketler, çev- re, sağlık ve insan hakları örgütleri, cemaatler, medya-gazeteler, baskı-çı- kar grupları vb. olduğu ifade edilebilir. Bu sivil toplum aktörleri genel iti- bariyle küresel siyasette devletleri denetleme, norm geliştirme, kamuoyu oluşturma, kamuoyu duyarlılığı oluşturma, gündem belirleme, söylem inşa etme, lobicilik ve medyada gündem konularını çerçeveleme ve uluslararası örgütlerde müzakereci olma gibi roller oynamaktadır. Ayrıca STK’lar, in- san hakları, çevre, gıda, açlık, yoksulluk sorunları hususunda ve çatışma bölgelerinde devletlerden daha etkili ve faal diplomasi yürütmeye başla- mışlardır. Bu yeni aktörlerin küresel siyasete katılımı, STK diplomasisi ya da sivil toplum diplomasisi olarak da nitelendirilmekte ve çoğunlukla kamuoyu oluşturma ve uluslararası örgütlerde gözlemci ya da katılımcı 14 David Lewis ve Nazneen Kanji, Non-Governmental Organizations and Development (London and New York: Routledge, 2009), s. 3. 15 Lewis ve Kanji, s. 209. 296 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye üye statüsüyle gerçekleşmektedir. STK’ların uluslararası örgütlerde dip- lomatik müzakerelere iştirak ederek uluslararası politika yapımına dahil olmaları, yeni bir diplomasi ortamını da inşa etmektedir.16 Sivil toplum aktörlerinin diplomasi arenasına girmesi, öncelikle devlet- ten devlete bir yapısı olan ve devletlerin akredite edilmiş diplomatları ta- rafından yürütülen geleneksel diplomasiyi yetersiz kılmıştır. Çünkü artık devlet-dışı aktörler, diplomasinin yeni özne ve aktörleri haline gelmiştir. Hatta sivil toplum kuruluşları, küresel siyasetin yeni süper gücü olarak, devletler, uluslararası örgütler ve şirketlerin yanında dördüncü gücü oluş- turmaya başlamışlardır. Böylece diplomasi sadece diplomatlar tarafından yürütülen bir alan olmaktan çıkmıştır. Bunun dışında, geleneksel olarak kapalı kapılar ardında ve salon diplomasisi olarak yürütülen klasik diplo- masi, yerini sivil toplum kuruluşlarının uluslararası kamuoyu ve medyaya açık hale getirdiği sivil toplum temelli kamu diplomasisine bırakmaya baş- lamıştır. Böylece geleneksel diplomasinin hiyerarşik düzleminde yürütü- len diplomatik ilişkiler, 21. yüzyıl diplomasisinde yerini devletten topluma hatta toplumdan topluma yatay ilişkileri içeren çok aktörlü, çok paydaşlı, çok sesli ve çok yönlü karmaşık ilişkiler ağına bırakmıştır. Diğer taraftan sivil toplum aktörlerinin çoğunlukla devletlerin politi- kalarını sorgulayarak devlete karşı bir meydan okuyucu şeklinde ortaya çıkmaları devletleri karşı önlemler almaya sevk etmiştir. Zira devletler, kendileri lehine çalıştıklarında sivil toplum aktörlerinin devletleri meş- rulaştırma işlevi olduğunu keşfetmişlerdir. Bunun için devletler, ilk ola- rak kendi STK’larını kurma yoluna ya da mevcut STK’ları kazanma ve kendileri için çalışması için finanse etme yoluna başvurmuşlardır. Ancak bunların küresel siyasette etki ve işlevlerinin artması, devletleri, bu tür aktörlerle ilişkileri sistematik olarak yönetmek için yeni yöntem arayışına zorlamıştır. Bu bağlamda sivil topluma yönelik kamu diplomasisini devre- ye sokmuşlardır. Çünkü kamu diplomasisi, sivil toplum düzeyinde yürü- tülen bir diplomasidir. Kısaca kamu diplomasisi, sivil toplum temelli yeni bir diplomasi sanatıdır. Ayrıca sivil toplum aktörlerinin kamuoyu, söylem ve gündem belirleme, norm ve değer geliştirme gibi rolleri onları küresel 16 Michale M. Betsill ve Elisabeth Corell, NGO Diplomacy: The Influence of Nongovern- mental Organizations in International Environmental Negotiations (Massachusetts: The MIT, 2008), s. ix. Kamu Diplomasisi 297 siyasette bir yumuşak güç unsuru haline getirmiştir. Bu çerçevede sivil toplum aktörleri, yumuşak güç araçlarını kullanan bir diplomasi sanatını yürütmektedirler. Yumuşak Güç Diplomasisi Olarak Kamu Diplomasisi Kamu diplomasisi, yumuşak güç araç ve yöntemlerinin uygulandığı yeni bir diplomasi sanatıdır. Yumuşak güç kavramını Harvard Üniversitesi Profesörü Joseph S. Nye, 1990 yılında yayınladığı Bound to Lead: The Changing Nature of American Power adlı kitabında geliştirmiştir.17 Nye, 1970’lerden itibaren Amerikan gücünün zayıfladığı eleştirilerine karşı ABD gücünün sadece sert güçten ibaret olmadığını ve tam tersine esa- sında ülkenin değerleri, kültürü, yaşan tarzı, kurumları ve ideolojisiyle Amerikan gücünün arttığını yumuşak güç kavramıyla ileri sürmüştür.18 Bu anlamda Nye, yumuşak güç kavramını; kültür, değerler, kurumlar ve cezbedici dış politika olarak tanımlamıştır.19 Böylece Nye, yumuşak gücün işlevinin, başkalarının tercihlerini kaba güç ve zorlama olmaksızın şekillendirme ve sizin istediğinizi istemelerini sağlama olduğunu ifade etmiştir. Buradan hareketle Nye, yumuşak gücün cezbetme şeklinde, yani hayran olma ve örnek alma olarak kendini göster- diği ve çalıştığını iddia etmiştir. Ayrıca Nye, yumuşak gücün, medya ve ka- muoyunda gündemi belirleyip çerçeveledeği ve diplomatik müzakerelerde ikna aracı olarak kullanıldığını belirtmiştir. Bilişim teknolojileri ve küre- selleşme olguları, özellikle 21. yüzyılda, küresel siyasette devletler için ka- muoyu desteği sağlamanın ve politikalarına onları ikna etmenin önemini artırmıştır. Buna bağlı olarak devletlerin kamuoyu sermayesini kazanmak için yumuşak güç araç ve yöntemlerinin uygulaması bir gereklilikten öte, bir zorunluluk halini almıştır. İşte bu noktada yumuşak gücün gündem be- lirleme, çerçeveleme, cezbetme ve ikna etme gibi davranış biçimleri kamu diplomasisiyle hayata geçirilmektedir. 17 Joseph S. Nye, Bound to Lead: The Changing Nature of Amerikan Power (New York: Basic Books, 1991), s. 13. 18 Nye, Bound to Lead, s. 16. 19 Nye, Soft Power: The Means to Succes in World Politics (New York: Public Affairs, 2004), s. 11. 298 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye Nye’a göre yumuşak güç olarak kamu diplomasisi, yumuşak gücün kay- nakları olan kültür, değerler, kurumlar ve cezbedici dış politikanın poli- tikaya tahvil edilmesiyle çalışmaktadır.20 Bu anlamda kamu diplomasisi, değişim programları, kültürel ve enformasyonel faaliyet ve yöntemlerle yumuşak güç unsurlarını diplomasi alanında kullanarak politikaya ve güce dönüştürmektedir. Başka bir ifadeyle yumuşak güç, kamu diploma- sisiyle hayata geçirilmektedir. Bu anlamda yumuşak gücün çalışma me- kanizması kamu diplomasisidir. Kamu diplomasisinin imaj, itibar ve ülke markalaması gibi yöntem ve programlarıyla yumuşak güç üretilmektedir. Böylece kamu diplomasisiyle diğer toplum ve bireylerin nazarında ülkenin cezbedici, hayranlık uyandıran ve örnek alınan yumuşak güç imajı gelişti- rilmektedir. Nye’a göre yumuşak güçte esas amaç, kamuoyu sermayesini kazanmaktır.21 Bir güç türü olarak yumuşak gücün diplomasi alanındaki uygulaması ise kamu diplomasisiyle olmaktadır. Bununla birlikte kamu diplomasisinin kaynakları sadece yumuşak gücün kaynak, yöntem ve araç- larından ibaret de değildir. Kamu diplomasisi, halkla ilişkiler, iletişim, pa- zarlama, reklam, eğitim, kültür, medya, internet gibi çok çeşitli araç ve yöntemleri içermektedir. Kamu Diplomasisinin Yeni Araç ve Yöntemleri Kamu diplomasisini klasik diplomasiden ayıran en önemli farkların ba- şında kullanılan araç, yöntem ve mekanizmalar gelmektedir. Kamu dip- lomasisi, halkla ilişkilerin yöntem ve araçlarını kullanarak bir nevi halk- la ilişkileri, diplomasi alanına getirmiş hatta bunun da ötesinde kamu diplomasisi, devletlerin uluslararası halkla ilişkileri olmuştur. Diğer bir ifadeyle kamu diplomasisi araçsal düzeyde uluslararası halkla ilişkiler faaliyetidir. Nitekim Dennis Wilcox ve Glen Cameron, kamu diplomasi- sini, devletlerin uluslararası halkla ilişkileri olarak tanımlamıştır.22 Bu- nunla birlikte halkla ilişkiler, şirket ve kurumların müşterilerine yönelik 20 Nye, The Future of Power (New York: Public Affairs, 2011), s. 242. 21 Craig Hayden, The Rhetoric of Soft Power: Public Diplomacy in Global Contexts (Mary- land: Lexington Books, 2012), s. 2. 22 Dennis L. ve Glen T. Cameron (ed.), Public Relations Strategies and Tactics (Boston: Pearson, 2006), s. 11. Kamu Diplomasisi 299 kamuoyu odaklı uygulanırken kamu diplomasisinde halkla ilişkiler, yine kamuoyu odaklı fakat dış politika amaçları doğrultusunda diplomatik araç düzeyinde uygulanmaktadır. Bu bağlamda her ikisinin de farklı amaçlardan yola çıktıkları ancak kamuoyu noktasında aynı odak nokta- sında birleştikleri anlaşılmaktadır. Halkla ilişkiler, şirketlerin müşteri- leri için PR faaliyetinde bulunurken kamu diplomasisi, devletlerin ulu- sal çıkar ve dış politika amaçları doğrultusunda halkla ilişkiler faaliyeti yürütmektedir. Halkla ilişkilerdeki kamuoyunu etkileme amacı, kamu diplomasisinde, ülkenin dış politika amaçları için halkla ilişkilerin rıza üretim yöntemi, spin doktor (manipülatör), algı yönetimi, imaj-prestij yö- netimi, reklam-pazarlama, ulus-markalama ve tanıtım gibi yöntemlerini kullanarak uygulanmaktadır.23 Ayrıca kamu diplomasisinde ülkenin dış politika hedefleri ve imaj-prestijlerini cezbedici hale getirmek için doğru- dan halkla ilişkiler ve lobi şirketleriyle kampanyalar da yürütülmektedir. Özellikle iletişim çağının şekillendirdiği 21. yüzyıl küresel siyasetinde imaj ve prestij, devletlerin dış politika hedeflerine ulaşmasında önemli bir etken haline gelmiştir.24 Çünkü ülkelerin dış politika amaçlarını gerçek- leştirebilmeleri onların uluslararası toplum nazarında nasıl algılandığı ve sahip oldukları itibarla doğru orantılı hale gelmiştir. Bu nedenle kamu diplomasisinin halkla ilişkilerdeki imaj-prestij yönetimi, devletlerin ulusal portrelerini yönetmede zorunlu bir yöntem ve araç olmuştur. Zira, prestij, imaj ve itibarın gücü yansıttığı dikkate alındığında, imaj yönetiminin imaj çağı olan 21. yüzyılın diplomasisinde sine qua non (olmazsa olmaz) olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Robert Gilpin, kavramı “prestij, güç için kullanı- lan itibardır” ve “prestij, uluslararası ilişkilerin günlük değeridir”25 şeklin- de yorumlamıştır. Ayrıca Gilpin, prestiji, bir ülkenin kapasitesi ve güç kul- lanma kabiliyeti hakkında diğer devletlerin algıları olarak tanımlamıştır.26 Edward Carr’a göre ise prestij, devlet gücünün başkaları tarafından tanın- 23 Muharrem Ekşi, Kamu Diplomasisi ve Ak Parti Dönemi Türk Dış Politikası (Ankara: Siyasal Kitabevi, 2014), s. 91- 111. 24 Cui Zhang, “International Coverage, Foreign Policy, and National Image: Exploring the Complexities of Media Coverage, Public Opinion, and Presidential Agenda,” In- ternational Journal of Communication 6 (2012): 76-95, s. 78. 25 Robert Gilpin, War & Change in World Politics (Cambridge: Cambridge University Press, 1983), s. 31. 26 Gilpin, War & Change in World Politics, s. 31. 300 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye masıdır.27 Bu anlamda prestij, bir ülkenin gücü hakkında diğer devletler nazarındaki itibar ve saygınlığıdır. Başka bir ifadeyle prestij, uluslararası sistemde devletlerin statüsünü yansıtmaktadır. Devletler, kamu diploma- sisiyle imaj ve prestijlerini artırmak için uluslararası politikada aktif dış politika izlemek, uluslararası örgütlerde yüksek profil izlemek, uluslarara- sı medyada görünürlük ve popülerliği artırarak farkındalık oluşturma gibi politikalar izlemeyi tercih etmektedir. Kamu diplomasisinde önemli bir yöntem ve faaliyet alanı olan imaj yönetimiyle devletler, imajlarını yönete- rek olumsuz algıları olumluya dönüştürmekte ya da zedelenen imajlarını restorasyona tabi tutmaktadırlar. Diğer taraftan imajların algılar tarafından temsil edilmesi anlamında imaj inşası ve yönetimiyle ülkeler hakkındaki algılar da şekillenmektedir. Zira devletlerin güçleri bir yönüyle algılar üzerinden çalışmaktadır. Bu ba- kımdan devletler, algı yönetimiyle, kamu diplomasisinin temel amacı olan kamuoyu görüşlerini hükümet lehine ikna yoluyla etkilemektedir. Devlet- ler algı yönetimini, kamuoyunu bilgilendirme çalışmaları, basın bültenleri, medya ve gazetecilere yönelik programlarla yapmaktadır. Bunun yanında imaj ve algıları yönetmede ulus-markalama (nation branding) yöntemi de kamu diplomasisinde ülkelerin diğer toplum ve devletler nazarında cez- bedici imaj ve algı üretilmesi için kullanılmaktadır.28 Ulus-markalama yöntemi, ülkenin hikâyesinin anlatılması, sanatsal ve kültürel etkinlikler icra edilerek ve medyada reklam kampanyaları yürütülerek uluslarara- sı farkındalık ve cezbedici imaj oluşturulmasıyla yapılmaktadır. Örneğin Türkiye’nin Ortadoğu politikasında yumuşak güç ve model ülke olarak markalaştırılması bu yöntemin uygulanması olarak ifade edilebilir. Ayrıca uygulanan dış politikanın da markalaştırılmasında bu yöntem uygulan- maktadır. Eski Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, uyguladığı dış poli- tikayı, komşularla sıfır sorun politikası ve çok kulvarlı dış politika, ritmik diplomasi gibi söylem ve kavramlarla markalaştırma yöntemini uyguladığı da söylenebilir. 27 Edward. H. Carr, The Twenty Years’ Crisis, 1919-1939: An Introduction to International Relations (New York: Harper Perennial, 1964), s. 109. 28 Gyorgy Szondi, Public Diplomacy and Nation Branding: Conceptual Similarities and Differences, Discussion Paper in Diplomacy (Netherlands Institute of International Relations Clingendael, 2008), s. 6. Kamu Diplomasisi 301 Kamu diplomasisinin temel hedef kitlesi olan kamuoyuna yönelik diğer bir uygulama da gündem belirleme (agenda-setting) yöntemidir. Gündem belirleme aynı zamanda yumuşak gücün davranış biçimi olarak küresel siyaseti yönetme işlevi de görmektedir.29 Gündem belirleme yöntemi ile kü- resel siyasette hangi konuların öne çıkarılacağı ve önceden tanımlanma- sı söz konusu olabilmektedir. Böylece bu yöntemi uygulayabilen küresel medya gücüne sahip devletler, küresel siyasette çıkarlarına göre kamuoyu oluşturmakta hatta uluslararası gündemi tekellerine alıp yönetme imkânı- na sahip olabilmektedirler. Gündem belirleme yönteminde öne çıkarılmak istenen konu aynı zamanda ülkenin çıkarlarına göre çerçeveleme (framing) işleminden geçirilmektedir. Çerçeveleme yöntemi ile medya ve kamuoyu- nun gündemine getirilecek konuların çıkarlara uygun olmayan yönlerinin çıkarılması ve yine bazı yönlerinin de filtrelenmesiyle gerçekleştirilmek- tedir. Böylece gündeme getirilecek konular hakkında kamuoyunun nasıl düşünmesi gerektiğinin sınırları çizilmiş olmaktadır. Nitekim McCombs da çerçeveleme yöntemini, “ne hakkında düşünüleceğini değil, nasıl düşü- nüleceğini” belirleme olarak tanımlamıştır.30 Gündem belirleme ve çerçeveleme yöntemleri dizin oluşturma ve spin doktor (manipülator) yöntemlerini de içermektedir. Ayrıca, haber yönetimi ve rıza üretim metodu da kamu diplomasisinin dış politika alanına getirdiği yeni araç ve yöntemler olarak öne çıkmaktadır. Haberlerin istenen yönle- riyle dizinin oluşturulması sağlanırken aynı zamanda spin doktor yöntemi ile manipülatör olarak olaylar ve konular çıkarlara göre değiştirilmektedir. Bununla birlikte medyada haber içeriklerini etkileme ve yönetme yöntemi olarak haber yönetimi uygulanmaktadır. Böylece haberler biçimlendirip çıkarlara uygun bir şekilde filtrelenerek medya ve kamuoyunda rıza üre- tim yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntemler sonucunda Bernard Cohen’in ileri sürdüğü gibi “medya bize ne düşünmemiz gerektiğini söylemez, neyi düşünmemiz gerektiğini söyler” ifadesi gerçekleşmektedir.31 29 Maxwell E. McCombs, Donald L. Shaw, “The Agenda-setting Function of Mass Me- dia,” The Public Opinion Quarterly 36(2) (Summer 1972): 176-187, s. 177. 30 Maxwell McCombs, “A Look at Agenda-setting Theory: Past, Present and Future,” Journalism Studies 6(4) (2005): 543-557, s. 546. 31 Bernard Cohen, The Press and Foreign Policy (California: University of California, 1963), s. 13. 302 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye Bu araç ve yöntemlerin yanında kamu diplomasisi, iletişim alanının sa- vunuculuk tekniği, stratejik iletişim yönetimi, enformasyon programları, lobicilik, bilgilendirme ve tanıtım faaliyetlerini diplomasi alanına getirmiş- tir.32 Savunuculuk (müdafaa) tekniği ile devletler, enformasyon program- ları ve iletişim faaliyetleriyle ülkenin tarihi, kültürü, vizyonu ve dış po- litikası, kısaca ülkenin hikâyesi anlatılmaktadır. Bilişim teknolojilerinin dönüştürdüğü bilgi toplumunda stratejik iletişim yöntemi dış politikada stratejik hale gelmiştir. Devletler, küresel siyasetteki bilgi rekabeti orta- mında iletişim faaliyetlerini stratejik düzeyde yönetme eğilimi içerisine girmişlerdir. Stratejik iletişim yöntemi ile devletler, dış politikada verile- cek mesajların yapılandırılması ve önceliklerin belirlenmesi işlevlerini yü- rütmektedirler. Böylece kamu diplomasisinin bu yöntemleriyle devletler, uluslararası kamuoylarına, ülkelerinin tarihi, kültürü, sanatı, değerleri ve dış politikalarını, enformasyon programları, bilgilendirme ve tanıtım faali- yetleriyle anlatıp, onların rızalarını ve sempatilerini kazanarak bir yandan prestijli imaj üretirken aynı zamanda yumuşak güçlerini de artırmaktadır- lar. Bunun için de kitle iletişim araçları olarak medya, TV, radyo, gazete, sinema ve yeni medya araçları olarak da internet ve sosyal ağlar, araç ve yöntem olarak kamu diplomasisinde kullanılmaktadır.33 Ayrıca kamu dip- lomasisinde hem geleneksel kamuoyu araştırmaları ve anketler hem de in- ternet temelli anlık, sosyal ağlarda, kamuoylarının politikaları ve ülkeleri hakkındaki algı ve imajları konusunda araştırma için gerçekleştirilen yön- temler kullanılmaktadır. Kamu diplomasisinin dış politika alanına getir- diği bu yeni araç ve yöntemler, her ülke tarafından kendi çıkarlarına göre farklı şekillerde uygulanmaktadır. Türkiye ise özellikle kurumsal düzeyde kamu diplomasisini uygulamaya, Batılı ülkelere nazaran çok geç bir tarih- te, 2000’lerde Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) döneminde geçmiştir. Türkiye’nin Kamu Diplomasisi: Kurumsal Yapılanma Süreci Dünyada ilk kamu diplomasisi uygulamasına kurumsal düzeyde Fransa, 1883 yılında Alliance Françoise adlı kültür enstitüsünü açarak başlamış- 32 Ekşi, Kamu Diplomasisi ve Ak Parti Dönemi Türk Dış Politikası, s. 109-110. 33 Ekşi, Kamu Diplomasisi ve Ak Parti Dönemi Türk Dış Politikası, s. 112-116. Kamu Diplomasisi 303 tır.34 Ardından İngiltere, 1934 yılında British Council adlı kültür ensti- tüsünü açarak kamu diplomasisini uygulamaya geçmiştir.35 Daha sonra Almanya, 1951 yılında Goethe Enstitüsü’nü36 açarak kamu diplomasisi uygulamaya başlamıştır. Görüldüğü üzere Batılı ülkeler genelde 1900’le- rin başından itibaren kamu/kültür diplomasisi uygularken Türkiye’nin kurumsal çerçevede 2000’lerde uygulamaya geçmesi, Türkiye’nin ilk defa bu dönemde küresel aktör olma arayışıyla ilgilidir. AK Parti liderlerinin, Türkiye’yi merkez ülke, bölgesel süpergüç ve küresel güç ve aktör statü- süne taşımaya dair bir politika izlemeleri37 kamu diplomasisi politikasını gerektirmiştir. Çünkü küresel güç olmak aynı zamanda Türkiye’nin yu- muşak güç olmasını da gerektirmektedir. Diğer bir ifadeyle küresel güç olmak sadece sert güç kaynak ve araçlarına dayanmamakta, bunun ya- nında Gramsci’nin hegemonya kavramında ileri sürdüğü gibi zor yanında rıza da üretecek yumuşak güç kaynak ve araçlarını da gerektirmektedir. Bu bağlamda AK Parti liderlerinin, başta Balkanlardan Kafkasya ve Orta Asya’ya, Afrika’dan Ortadoğu’ya kadar nüfuz bölgelerindeki toplumlar ol- mak üzere, uluslararası kamuoyuna kamu diplomasisiyle ulaşarak bir yumuşak güç olarak yükselmeyi amaçladıkları ileri sürülebilir. Bununla birlikte Türkiye’nin hali hazırda kamu diplomasisi alanında hala kurumsal yapılanma süreci içerisinde olduğu ve kamu diplomasisinin orta ve uzun vadeli bir politika olmasından ötürü de hala zamana ihtiyacı olduğu söylenebilir. Bununla birlikte AK Parti hükümetlerinin kamu dip- lomasisinin kurumsal yapılanma sürecini çok hızlı bir şekilde yürüttükleri de not edilmelidir. Bu çerçevede Türkiye, Batılı ülkelerin kamu diplomasi- sindeki aşamalarını takip ederek onlar gibi kamu diplomasisinin kültürel diplomasi boyutuna yönelmiş ve ilk olarak 2007 yılında Yunus Emre Ens- titüsü ve Yunus Emre Enstitüsü Türk Kültür Merkezleri olarak faaliyet yürütecek Yunus Emre Vakfını kurmuş, 2009 yılında da faaliyete geçirmiş- 34 The Alliance Françoise, http://www.alliancefr.org/ (erişim tarihi 04.02.2016). 35 The British Council, https://www.britishcouncil.org/organisation (erişim tarihi 04.02.2016). 36 Goethe Institut, https://www.goethe.de/ins/de/en/uun.html (erişim tarihi 04.02. 2016). 37 “Davutoğlu: Türkiye Merkez Ülke Oldu,” 17 Aralık 2013, Konyahaber.com, http://www. konyahaber.com/davutoglu-turkiye-merkez-ulke-oldu-178561h.htm (erişim tarihi 02.01.2016). 304 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye tir.38 Kültürel diplomasi bölümünde Yunus Emre Enstitüsü ve faaliyetleri ele alınacağı için bu kısımda Türkiye’nin kamu diplomasisinin kurumsal yapıları olarak Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, Dışişle- ri Bakanlığı, TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı, TRT ve Anadolu Ajansı ele alınacaktır. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü (KDK) Başbakanlığa bağlı Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü39 AK Parti hü- kümeti döneminde, 30 Ocak 2010 tarihinde açılmıştır. Koordinatörlük, Üniversite Programları, Siyasal İletişim faaliyetleri, Medya ve Tanıtım Çalışmaları birimleri40 gerçekleştirmek üzere yapılandırılmıştır. Üniver- site programları; Kamu Diplomasisi Panelleri, Dış Politika Tanıtım Prog- ramları, Dış Politika Çalıştayları ve Gençlik programları yapmak üzere tasarlanmıştır. Siyasal İletişim faaliyetleri ise Ülke Toplantıları, Akil İnsanlar Konferansları, Avrupa Toplantıları, Paneller ve Uluslararası Zirveler olarak belirlenmiştir. Medya ve Tanıtım Çalışmaları birimi ise Gazeteci Heyetleri Programı, Uluslararası Basını Bilgilendirme, Kültür ve Tanıtım faaliyetlerini yürütmekle görevlendirilmiştir.41 Üniversite programları, yeni Türk dış politikasının lanse edilmesi faali- yeti olarak değerlendirilebilir. Ancak üniversite programlarının çoğunluk- la içeriye yönelik, ulusal düzeyde yapılmasının42 yeterli olmadığı, bunun yanında uluslararası düzeyde de gerçekleştirildiğinde kamu diplomasisi 38 Yunus Emre Enstitüsü, http://www.yee.org.tr/CMS/Files/Vak%C4%B1f_kanunu.pdf (erişim tarihi 04.02.2016). 39 2010 tarihinde kurulan Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğünün yerini Başkanlık sistemine geçilmesi bağlamında 24 Ağustos 2018 tarihinde Cumhurbaşkan- lığı İletişim Başkanlığı devralmıştır. Yeni kurulan ve hala yapılanma aşamasında bu- lunan İletişim Başkanlığı isminden hareketle kamu diplomasisinin iletişim stratejisi çerçevesinde düşünüldüğü, kamu diplomasisinin iletişime indirgendiği ve stratejik kamu diplomasisi anlayışının öne çıkarıldığı anlaşılmaktadır. İletişim Başkanlığı Teş- kilat Yönetmeliği için bkz. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/19.5.14.pdf 40 T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, http://www.kdk.gov.tr/kurum- sal/koordinatorluk-yapisi/18 (erişim tarihi 11.02.2016). 41 T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, http://kdk.gov.tr/ (erişim tarihi 11.02.2016). 42 T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, http://kdk.gov.tr/faaliyetler/ kamu-diplomasisi-panelleri/24 (erişim tarihi 11.02.2016); http://kdk.gov.tr/faaliyet- ler/dis-politika-tanitim-programlari/43. Kamu Diplomasisi 305 uygulaması olacağı ifade edilebilir. Zira kamu diplomasisinin temel he- def kitlesi yabancı kamuoylarıdır. Bu bağlamda sadece gençlik program- ları yabancı öğrencilere yönelik gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte gençlik programlarında Afrika ve Ortadoğulu öğrencilere ağırlık verildiği gözlemlenmektedir.43 Bunda hükümetin dış politikada öncelik alanlarının Afrika ve Ortadoğu olması etkili olmuştur. Siyasal İletişim faaliyetlerinin ise akademik düzeyde uygulanması, bu programları elitist kılmaktadır. Bu anlamda Siyasal İletişim faaliyetlerinin ulaştığı kitlenin çok sınırlı tutul- duğu söylenebilir. Medya ve Tanıtım çalışmalarında yabancı basının ilgisi- ni Türkiye’ye çekmeyi planlayan gazeteci heyetleri programı uygulanarak Türkiye hakkında birinci elden ve doğrudan bilgilendirme faaliyetleri yü- rütülmektedir. Diğer taraftan Başbakanlık genelgesinde, koordinatörlüğün açılış ge- rekçesinin “uluslararası toplumu etkileme ve yönlendirmenin bir aracı” olmak olduğu ifade edilmiştir.44 Bu anlamda koordinatörlüğün amacının kamu diplomasisi ile uluslararası toplumu Türkiye’nin çıkarları doğrultu- sunda etkileme ve yönlendirmek olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Ayrı- ca yine genelgede, koordinatörlüğün açılma sebebi, “uluslararası platform- larda, ülkemizin uzun süredir maruz kaldığı itham ve sorunlar karşısında haklılığımızı kanıtlamaya yönelik çalışmaların başarıya ulaşabilmesi için, kamu diplomasisi yöntem ve araçlarıyla uluslararası toplumun doğru yön- de bilgilendirilmesi”45 şeklinde ifade edilmiştir. Bu yönüyle koordinatörlü- ğün hem defansif bir anlayış doğrultusunda hem de dar çerçevede ulusla- rarası basını düzeltme amacıyla açıldığı ileri sürülebilir. Nitekim Kamu Diplomasisi Koordinatörü Cemalettin Haşimi, koordinatörlüğün açıldığı günden bugüne defansif düzeyde kaldığını itiraf etmiştir.46 Türkiye aley- 43 Şu ana kadar uygulanan gençlik programlarında, Tunus, Libya, Mısır, Filistin, Yemen, Batı Afrika, Pakistan ve Nijeryalı gençler çoğunluğu oluşturmaktadır. Gençlik prog- ramlarında sadece bir defa Amerikalı, Balkan ve Polonyalı gençlere yer verilmiştir. T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, http://kdk.gov.tr/faaliyetler/ genclik-programlari/45 (erişim tarihi 11.02.2016). 44 T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, http://kdk.gov.tr/faaliyetler/ kdk-genelgesi/5 (erişim tarihi 11.02.2016). 45 T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, “T.C. Başbakanlık Kamu Diplo- masisi Koordinatörlüğü Genelgesi,” Resmi Gazete, Sayı: 278478, 30 Ocak 2010, http:// www.kdk.gov.tr/kurumsal/kdk-genelgesi/5 (erişim tarihi 03.02.2016). 46 Cemalettin Haşimi, “Defansla Geçen Kamu Diplomasisi,” Gerçek Hayat Dergisi, 21-27 Mart 2016, s. 13. 306 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye hine uluslararası basında çıkan haberlere karşı koordinatörlüğün bu ha- berleri düzeltme görevini üzerine alması bunda etkili olmuştur. Hatta bu nedenle koordinatörlüğün uluslararası düzeyde büyük çapta kamu diplo- masisi program ve kampanyaları düzenleyecek vakit bulamadığı ileri sü- rülebilir. Bunun da ötesinde bir kamu diplomasisi anlayışının ortaya çıkması aslında AK Parti hükümetinin yeni dış politika anlayışına dayanmakta- dır. Yeni dış politika anlayışı da aynı zamanda Yeni Türkiye’nin ve yeni kimliğin inşa edilmesiyle bağlantılıdır. Kamu diplomasisinin ülkenin hikâ- yesinin anlatılmasına dayalı bir politika olmasından hareketle hükümet, koordinatörlük aracılığıyla dünyaya yeni vizyonunu anlatmada koordina- törlüğü bir araç olarak tasarlamıştır. Nitekim koordinatörlük, vizyonunu “Türkiye’nin yeni hikâyesini etkin bir şekilde anlatmayı ... amaçlamak” olarak ifade etmiştir.47 Öte taraftan yeni dış politika anlayışına bağlı ola- rak Dışişleri Bakanlığı da yeniden yapılandırılmıştır. T.C. Dışişleri Bakanlığı: Yeniden Yapılandırma AK Parti döneminde Dışişleri Bakanlığı, değişen küresel sisteme uyum sağlamak üzere 16 yıl sonra, 2010 yılında çıkarılan yeni teşkilat ka- nunuyla yeniden yapılandırılmıştır. Yeni teşkilat kanunuyla bakanlık bünyesinde 10 adet yeni birim ihdas edilmiştir.48 Bunlardan kamu diplo- masisiyle ilgili olanlar, Yurtdışı Tanıtım ve Kültürel İlişkiler Genel Mü- dürlüğü ve bunun altında Kültürel Diplomasi Genel Müdür Yardımcılığı, Enformasyon Genel Müdürlüğü ve bunun altında da Kamu Diplomasisi birimi ve Kamu İletişim Dairesi, Diplomasi Akademisi Başkanlığı ve Bi- lişim Teknolojileri Başkanlığı’dır. Yurtdışı Tanıtım ve Kültürel İlişkiler Genel Müdürlüğü, bakanlığın kültürel diplomasiden sorumlu birimi ola- rak kurulmuştur. Nitekim ayrı bir birim olarak Kültürel Diplomasi Genel Müdür Yardımcılığı da ihdas edilmiştir. Kültürel faaliyetlerle ülkenin ta- nıtımını yapmayı amaç edinen bu birim aynı zamanda kültürel diplomasi kurumu olan Yunus Emre Enstitüsü ve yurtdışındaki Yunus Emre Ens- titüsü Türk Kültür Merkezleri için koordinasyonluk ve diplomatik yar- 47 T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, http://kdk.gov.tr/faaliyetler/ vizyon-misyon/8 (erişim tarihi 11.02.2016). 48 Ekşi, Kamu Diplomasisi ve Ak Parti Dönemi Türk Dış Politikası, s. 179. Kamu Diplomasisi 307 dım sağlamayı da görev edinmiştir. Ayrıca ikili kültür antlaşmaları ve değişim programı anlaşmalarının yapılmasını da yürüten birim AK Parti döneminde, 10 yılda 29 ülkeyle yeni kültürel işbirliği ve değişim anlaşma- ları imzalamıştır.49 Bunların haricinde müdürlük, yurtdışında karşılıklı “Kültür Yılları”, “Türk Kültür Haftaları”, “Türk Kültür Günleri”, “Türk Sinema Günleri” ve “Türk Film Haftaları” gibi büyük çapta faaliyetler düzenlemekte veya bu tür faaliyetleri desteklemektedir. Enformasyon Genel Müdürlüğü ise bakanlığın doğrudan kamu diplo- masisi birimi olarak medya ile ilişkileri yürütmeyi, yabancı kamuoylarıyla iletişimi sağlamayı ve kamu diplomasisi alanındaki faaliyetlerin planlan- ması ve icra edilmesini görev edinmiştir.50 Ayrıca bu birim, basını bilgilen- dirme ve kamuoyunun aydınlatılmasını ve bu çerçevede ulusal ve ulusla- rarası basına dış politikanın tanıtımını yapmayı görevleri arasında say- mıştır. Diplomasi Akademisi Başkanlığı ise yabancı diplomatlara yönelik “Yabancı Genç Diplomatlar Eğitim Programı” ile Türk Dışişleri Bakanlığı- nı bir cazibe ve çekim merkezi haline getirme yönünde, yoğun ilgiye maz- har faaliyetler yürütmektedir. Nitekim son 10 yılda 38 ülkenin Diplomasi Akademisi ile işbirliği anlaşması yapılmış ve örneğin sadece 2012 yılında 17 adet Akademiler arası işbirliği protokolü ve değişim anlaşması imza- lanmıştır.51 Bilişim Teknolojileri Başkanlığı ise bakanlığın çeşitli dillerde Facebook, Twitter ve Youtube gibi sosyal ağlarda etkin hale getirilmesine yönelik çalışmalar yapmaktadır. Dışişleri Bakanlığının yeniden yapılandı- rılmasının ardından, 1990’larda kurulan TİKA da yeniden yapılandırılma aşamasına girmiştir. Yumuşak Güç ve Dış Yardım-İnsani Diplomasi Olarak TİKA Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Sovyetlerin dağılmasının ardından bağımsızlıklarını kazanan yeni Bal- 49 “Yürürlükte Olan Kültür Anlaşmaları, Kültürel Değişim Programları ve Mutabakat Zaptları,” T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, http://disiliskiler.kulturturizm.-gov.tr/ TR,22139/yururlukte-olan-kultur-anlasmalari-kulturel-degisim-pro-.html (erişim ta- rihi 10.04.2016). 50 “Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun,” Resmi Gazete, Kanun No. 6004, Sayı: 27640, Tertip: 5, Cilt: 49, 13.07.2010, 51 T.C. Dışişleri Bakanlığı 2012 Yılı İdare Faaliyet Raporu,” T.C. Dışişleri Bakanlığı 2012 Faaliyet Raporu (Ankara, 2013), s. 101. 308 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye kan, Kafkasya ve Orta Asya cumhuriyetlerinin kalkınmalarına destek ol- mak üzere 1992 yılında kurulmuştur. İlk başlarda Dışişleri Bakanlığı’na bağlı bir teknik yardım kuruluşu olarak tasarlanan TİKA, Türkiye’nin kurumsal düzeyde ilk yumuşak güç kurumu olarak da nitelendirilebilir. TİKA, 2001 yılında Başbakanlığa bağlanarak kalkınma yardımları yap- mak ve komşu ülkelerle Türkiye arasında sosyo-kültürel, tarihi ve eğitim alanlarında işbirliğini geliştirmek üzere yapılandırılmıştır. AK Parti döneminde ise TİKA, kamu diplomasisi politikası bağlamın- da 2011 yılında yeniden yapılandırılmıştır.52 Bu çerçevede kuruma başta koordinasyonluk misyonu yüklenerek kurumun adındaki “kalkınma” kav- ramı yerini koordinasyon terimine bırakmıştır.53 Bu bağlamda TİKA’nın Yunus Emre Enstitüsü, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkan- lığı ve Kızılay gibi kurumlarla koordineli çalışması planlanmıştır. Ayrıca TİKA’nın çalışma prensibinde de değişikliğe gidilmiş ve doğrudan dış hibe yardımları yerine proje tabanlı çalışma sistemi tercih edilmiştir.54 Diğer taraftan yapılan değişiklikle, kamu diplomasisi anlayışı çerçevesinde Tİ- KA’nın özel sektör paydaşları ve STK’larla ortak projeler geliştirmesine olanak tanıyan bir çalışma düzeni getirilmiştir. Öte yandan dış politikadaki yeni açılımlara bağlı olarak TİKA’nın faali- yet sahaları Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya’dan Afrika, Ortadoğu, Doğu ve Güney Asya ve Latin Amerika’ya kadar genişletilmiştir. Böylece TİKA, son 10 yılda küresel düzeyde dış yardım ve insani diplomasi yürüten bir kurum haline gelmiştir. Bu bağlamda 2002 yılında 12 olan yurtdışı ofisi, 2019 yılında 62’ye çıkarılmıştır.55 Ayrıca eskiden yardımların kahır ekseri- yeti Orta Asya’ya giderken AK Parti hükümetlerinin dış politika önceliğine bağlı olarak Afrika en çok yardım giden bölge konumuna yükselmiştir.56 Faaliyet sahalarının genişlemesine paralel olarak TİKA’nın 1992-2002 yılları arasında gerçekleştirdiği 2 bin proje, 2002-2012 yılları arasında 11 52 T.C. Resmi Gazete, http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/11/20111102-1.htm (erişim tarihi 02.03.2016). 53 TİKA, http://www.tika.gov.tr/tr/sayfa/hakkimizda-14649 (erişim tarihi 02.03.2016). 54 Ekşi, Kamu Diplomasisi ve Ak Parti Dönemi Türk Dış Politikası, s. 222. 55 TİKA, 2013 itibariyle 31 ülkede 37 program koordinasyon ofisine ulaşmıştır. TİKA, TİKA Dünyası 3(3) (2013), s. 1. 56 TİKA, 2012 Faaliyet Raporu, s. 24. Kamu Diplomasisi 309 bine yükselmiştir.57 2018 yılı itibariyle TİKA, 58 ülkede 60 ofis kurmuş ve 150 ülkede 20 binin üzerinde proje gerçekleştirmiştir. Bunun sonucunda Türkiye, dünyada donör ülke imajına yükselmiştir. Nitekim acil insani yardımlar sıralamasında dünya dördüncüsü olan Tür- kiye, İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) ülkeleri içinde yardım artış hızında ise birinci olmuştur.58 En önemlisi de BM Dünya Gıda Progra- mı, Türkiye’yi yükselen donör ülke olarak ilan etmiştir.59 Donör ülke imajı aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası prestijine ve küresel aktör olma idealine büyük katkı yaparak küresel siyasette yükselen yumuşak güç ola- rak nitelendirilmesini sağlamıştır. Bununla beraber AK Parti hükümeti, küresel aktör olma hedefine bağlı olarak yurtdışındaki vatandaşlarına yönelik diaspora diplomasisini yürütmek üzere de yeni bir kurum olarak Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığını kurmuştur. Diaspora Diplomasisi Olarak YTB Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı (YTB), kamu diplomasisi bağlamında diaspora diplomasisi yürütmek üzere 2010 yılında açılmıştır. Böylece Türkiye siyasetinde uzun bir süre tartışma ko- nularından olan “Dış Türkler” konusu kurumsallaştırılmıştır. Hatta ku- rumun isminin belirlenmesi aşamasında Dış Türkler adı da emperyalist tartışmalara yol açacağı için tercih edilmemiştir. Bunun yerine kurum, T.C. Anayasasının 62. maddesindeki “Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ih- tiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbir- leri alır” ibaresine dayanarak Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları adı ile kurulmuştur. Nitekim kurumun görev alanı da kuruluş kanunun 57 TİKA, TİKA Dünyası 3(3) 2013, s. 6. 58 Global Humanitarian Assistance Report 2013, http://www.globalhumanitarianas- sistance.org/wp-content/uploads/2013/07/GHA-Report-20131.pdf (erişim tarihi 03.02.2016). 59 “Turkey becomes major donor for food crises in West Africa,” UN World Food Programme, 8 Nisan 2005, http://www.wfp.org/news/news-release/turkey-beco- mes-major-donor-food-crises-west-africa (erişim tarihi 03.01.2016); “Türkiye’nin İnsani Yardımları,” T.C. Dışişleri Bakanlığı, http://www.mfa.gov.tr/turkiye_nin_-in- sani-yardimlari.tr.mfa (erişim tarihi 03.01.2016). 310 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye 1. maddesinde “Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili çalışmalar yapmak ve sorunlarına çözüm üretmek; Soydaş ve akraba topluluklar ile sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla bu toplu- luklara yönelik faaliyetler yürütmek” şeklinde belirlenmiştir.60 Kurum- sal yapılanmasını Yurtdışı Vatandaşlar, Soydaş ve Akraba Toplulukla- rı, STK’lar, Hukuk ve Uluslararası Öğrenciler şeklinde beş ayrı çalışma alanı şeklinde düzenleyen kurum, faaliyetlerini de bu alanlara göre icra etmektedir. YTB’nin hedef kitlesi ise dünya genelinde yaşayan 6 milyon Türk va- tandaşı ve akraba topluluklarıdır. Amaç ise yurtdışındaki Türk ve akraba topluluklarıyla Türkiye arasındaki bağları güçlendirmek ve kültürel değer- leri korumaktır. Vizyonu ise “Nerede bir Türk varsa o Türk’e sonuna kadar sahip çıkmak” olarak ya da kurum broşüründe ifade edildiği üzere “Nerede bir vatandaşımız, soydaşımız, akrabamız varsa Biz oradayız...” şeklinde belirlenmiştir. Bu bağlamda YTB, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları başta olmak üzere akraba topluluklarını da dahil ederek bu büyük nüfusu potansiyel diaspora olarak belirlemiştir. Daha da öteye giderek kurumun Türk Dünyası diasporasını oluşturmayı hedeflediği ileri sürülebilir. Bu- nun için 28 Aralık 2012 tarihinde, kurumun bünyesinde küresel düzeyde ”Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu” oluşturulmuştur. Eski Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın dediği gibi, bu kurul bir nevi, küresel çapta ve Türk Dünyasının “Türk Diaspora Meclisidir”.61 YTB’nin bununla küresel Türk diasporasını inşa etmeyi amaçladığı söylenebilir. Bu çerçevede YTB, yurtdışındaki Türkleri STK’lar düzeyinde diaspora haline getirmeyi te- mel stratejisi olarak belirlemiştir. Yurtdışındaki Türklerin, öncelikle STK halinde örgütlenmelerini sağlama ve daha sonra Türk STK’ları arasında koordinasyon ve işbirliğini geliştirerek küresel düzeyde ortak refleksler ve- rebilen örgütlü bir yapıya dönüştürme politikası izlenmektedir. Kamu dip- lomasisi açısından da önemli olan diaspora, özellikle lobicilik rolleriyle ül- kelere uluslararası ilişkilerde alan açmakta ve kaldıraç işlevi görmektedir. 60 YTB, http://www.ytb.gov.tr/documents/ytb/files/mevzuat/5978.pdf (erişim tarihi 02.01.2016). 61 “Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu Toplantısı,” YTB, 18 Ağustos 2013, http://www. ytb.gov.tr/tr/faaliyetler-genel-faaliyetler/102-yurtdisi-vatandaslar-danisma-kuru- lu-toplantisi (erişim tarihi 01.02.2016). Kamu Diplomasisi 311 Bu bağlamda YTB, STK kapasite geliştirme programı yürüterek yurt- dışındaki Türklere ve STK’larına çeşitli düzeylerde eğitim ve yardım faa- liyetlerinde bulunmaktadır. Dış temsilcilik sayısını kısa bir sürede 219’a çıkaran YTB, altı yılda yani 2016 yılında bunu 230’a çıkarmıştır. Böylece AK Parti liderleri, uzun bir süre ihmal edilen ve çok geçte olsa YTB ile küresel Türk diasporası ve lobisini inşa etmeye yönelik politika geliştir- mişlerdir. Bununla birlikte kamu diplomasisinin eğitim ve burs faaliyetle- rini de kapsamına alan YTB, devlet kurumlarının ayrı ayrı verdiği bursları 2012 yılında “Türkiye Bursları” adı altında tek bir çatı altında toplamıştır. Böylece ABD’nin Fulbright burs programını, Türkiye de faaliyete geçirmiş- tir. Türkiye Bursları programı ile Türkiye’nin hem eğitim merkezi haline getirilmesi hem de Türkiye dostu nesiller yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. 2002’den 2015’e kadar Türkiye burslarına olan talep hızla artmıştır. Yılda 100 bin civarında burs talebiyle karşılaşan YTB, aynı zamanda bu burslara bağlı olarak Türkiye’deki yabancı öğrenci sayısını da artırmıştır.62 Böyle- ce Türkiye, uluslararası eğitim pazarına yeni bir oyuncu olarak girmeye başlamıştır. Diğer taraftan Türkiye, küresel medya savaşları ortamına da TRT World ve Anadolu Ajansı ile dahil olmuştur. TRT World ve Anadolu Ajansı: Medya Savaşları Küresel siyasette kitle iletişim araçlarının önemi 1960’lardan itibaren artmaya devam etmiş, 1990’lardan itibaren ise özellikle medya ve bilişim teknolojilerinin etkisiyle vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir. Soğuk Savaş döneminin propaganda silahı işlevi gören medya, 2000’lerde yerini fikirsel savaş ortamına yani daha sofistike biçimde cereyan eden enfor- masyon ve medya savaşlarına bırakmıştır. Samuel Huntington’un “me- deniyetler çatışması” tezinden63 itibaren ama özellikle de El-Kaide’nin 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’de gerçekleştirdiği terör saldırısından sonra küresel siyasete fikirsel savaş ortamı hakim olmaya başlamıştır. Bu bağ- lamda başta ABD’nin CNN, İngiltere’nin BBC, Rusya’nın Russia Today, 62 “Türkiye Bursları 2016 Başvuruları Rekor Bir Sayıyla Sona Erdi,” Türkiye Bursları, http://www.turkiyeburslari.gov.tr/index.php/tr/tum-haberler/853-turkiye-bursla- ri-2016-basvurulari-rekor-bir-sayiyla-sona-erdi (erişim tarihi 02.03.2016). 63 Samuel P. Huntington, “The Clash of Civilizations,” Foreign Affairs (Summer 1993), http://www.foreignaffairs.com/articles/48950/samuel-p-hunting-ton/the-clash-of- civilizations (erişim tarihi 12.01.2016). 312 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye Çin’in CCTV, Almanya’nın DW ve Arap Dünyasının El-Cezire kanalları bu küresel medya savaşlarında çok önceleri konumlanırken Türkiye ise çok geç bir tarihte uluslararası medyanın önemini idrak etmiştir. AK Parti döneminde Batı’nın sahip olduğu gibi Türkiye’nin de kendi po- litikalarını anlatacak ve savunacak bir uluslararası medyaya ihtiyacı oldu- ğu anlayışı kamu diplomasisi çerçevesinde gelişmiştir. Zira kamu diploma- sisi Hans Tuch’a göre temelde bir iletişim faaliyetidir.64 Çünkü enformas- yon araçları, kamu diplomasisinin temel araçlarıdır. Bunların içerisinden olan kitle iletişim araçları ve medya ise kamu diplomasisinin geleneksel araçları, hatta en sık kullanılan araçlardır. Bilişim teknolojileriyle dijital araçların da önemi artmasına rağmen medya hala kamu diplomasisinin en etkili aracıdır. Genel itibariyle ise kamu diplomasisi iletişim araçlarına dayanmaktadır, hatta iletişim ve enformasyon araçları kamu diplomasi- sinde merkezi bir konuma sahiptir. İşte bu bağlamda AK Parti liderlerinin kamu diplomasisi politikası geliştirmeleri beraberinde uluslararası medya ihtiyacını da doğurmuştur. Bu çerçevede ilk olarak devlet televizyonu olan TRT, kamu diplomasisi anlayışı çerçevesinde yeniden yapılandırılmaya başlanmıştır. Bu minvalde, TRT Avaz kanalı, 2009 yılında yeniden yapılandırılarak Türk dünyası ile ortak dil ve düşünce birliğine yönelik programlar üreten bir kanal haline getirilmeye çalışılmıştır. Daha sonra TRT Avrasya kana- lı, Türk dünyasının ortak sesi olma idealiyle yayın yapmaya başlamış ve Türkiye’nin Türk Dünyasına yönelik kamu diplomasisinin önemli bir aracı olarak yapılandırılmıştır. Böylece TRT Avrasya kanalı, Avrasya coğrafya- sında Türkçe ve bölge dillerinde Türkiye merkezli yayın yapan bir kanal olarak, Türkiye Türkçesinin kullanımının yaygınlaştırılması ve Türk Dün- yası algısının oluşması için ortak iletişim dilinin inşa edilmesinin bir aracı olarak tasarlanmıştır. Diğer taraftan TRT bünyesinde yeni uluslararası kanallar açılmaya başlanmıştır. 2009 yılında TRT World, TRT Kürdi/Şeş, 2010 yılında TRT el-Arabiya/Arapça kanalları açılmıştır. Ayrıca Voice of Turkey (Türkiye’nin Sesi Radyosu) ve 35 dilde haber yayını yapan çevri- miçi (online) www.trt-world.com adlı web sitesi hayata geçirilmiştir.65 Son 64 Hans N. Tuch, Communicating with the World: U.S. Public Diplomacy Overseas (New York: Palgrave Macmillan, 1990), s. 6. 65 TRT Resmi İnternet Sitesi, http://www.trt.net.tr/Kurumsal/s.aspx?id=trtworld+tani- tim (erişim tarihi 02.01.2016). Kamu Diplomasisi 313 olarak 1920’de kurulan Anadolu Ajansı (AA), 2000’lerde kamu diploma- sisi çerçevesinde yeniden yapılandırılarak Türkiye’nin uluslararası haber ajansı haline getirilmeye başlanmıştır. Kamu diplomasisindeki bu kitle iletişim araçları, medya ve dijital araç- lar, sosyal medya; kamuoyu oluşturma, ülkenin politikalarını anlatma, kendi mesajlarını doğrudan iletme, mesaj kaynağı olma, mesajları yön- lendirme ve içerik sağlayıcı olma işlevlerine sahiptir. Devletler, iletişim araçları, özellikle de medya vasıtasıyla ülkelerinin tarihi, kültürü, sanatı, değerleri ve hikâyesini anlatarak aslında kamu diplomasisi yapmaktadır- lar. Bu anlamda uluslararası medya, o ülkenin ve halkının sesi ve sözcüsü işlevini de yerine getirmektedir. Böylece devletler, medya üzerinden ulus- lararası toplumun gönül ve zihinlerini kazanarak politikalarına kamuoyu desteği de sağlamış olurlar. Küresel Medya araçlarıyla devletler, kendi dış politik tercihleri doğrultusunda uluslararası kamuoyu oluşturma politi- kası izlemektedirler. Küresel siyasette uluslararası kamuoyunu arkasına alan devletlerin politikalarını başarıyla uygulama imkânı da artmaktadır. Bunun da ötesinde, medya aracılığıyla yumuşak gücün sizin istediğini- zi başkalarının da istemesini sağlama işlevini gerçekleşmiş olmaktadır. Uluslararası medyanın, uluslararası kamuoyunun dikkatini cezbeden bu yumuşak güç üretme işlevi, iletişim araçlarını devletler için 21. yüzyılda vazgeçilmez hale getirmiştir. Böylece uluslararası kamuoyu oluşturan ve uluslararası toplumun kanaatlerini yönlendiren devletler, küresel siyaset- te daha etkin pozisyonda olabilmektedir. Ayrıca kendi küresel medyasına sahip devletler, öncelikle kendi mesaj- larını doğrudan oluşturma ve iletme imkânına sahip olarak kendi lehlerine kamuoyu oluşturabilmektedir. Diğer taraftan uluslararası medya ile kamu- oyunun kendisi gibi düşünmesini sağlayarak hem algı yönetimi yaparken hem de karşı algı operasyonlarının da önüne geçilmiş oluyor. İşte TRT’nin uluslararası yapılandırılmasıyla küresel bir kanala dönüştürülmesi, kamu diplomasisinin bilgilendirme, ülkeyi tanıtma, ülke hikâyesini anlatma, ülke değerlerini ve kültürünü anlatma amaçlarını yerine getirmesi bakı- mından kritik bir rol oynamaktadır. Zira TRT’nin uluslararası kanalları, Türkiye’nin uluslararası siyasal iletişim aracı olarak ülke hikâyesinin Tür- kiye merkezli sözcüsü olmuştur. Bu bakımdan TRT, olumlu Türkiye imajı ve algısı inşa etmede en etkili araçlardan biri olarak Türk kamu diplomasi- sinin vazgeçilmez temel iletişim aracı olma yönünde ilerlemektedir. 314 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye Sonuç Kamu diplomasisi, kamuoyu odaklı, sivil toplum temelli, yumuşak güç araçlarına dayanan 21. yüzyıl diplomasisidir. Daha detaylı olarak ise kamu diplomasisi, bir ülkenin hikâyesi, kültürü, değerleri, sanatı, tarihi ve dış politikasını yumuşak güç araçlarıyla uluslararası kamuoyuna sivil toplum temelinde anlattığı yeni bir diplomasi sanatıdır. Kamu diplomasi- si, kültürel faaliyet alanı çerçevesinde kültürel diplomasi, dijital araçları kullanması bakımından dijital diplomasi, diasporaya yönelik programları dolayısıyla diaspora diplomasisi, dış yardımlarla yumuşak güç üretmesi bağlamında dış yardım ve insani diplomasi, dini cemaatlerle ilişki inşası çerçevesinde dini diplomasi, eğitim, burs ve değişim programlarıyla eği- tim diplomasisi, kamuoyuna yönelik olmasıyla kamuoyu diplomasisi, sivil alanda faaliyet göstermesiyle sivil toplum/STK diplomasisi gibi çeşitli şe- killerde de nitelendirilmektedir. Aynı zamanda bu farklı nitelendirmeler, kamu diplomasisinin çeşitleri olarak da sınıflandırılabilir. Genelde diplomasi özelde kamu diplomasisindeki bu çeşitlilik, küresel sistem ve siyasetteki dönüşümlere bağlı olarak gelişmektedir. Öncelikle diplomasi alanındaki paradigmatik dönüşümler, temelde küreselleşme ol- gusu ve bilişim teknolojilerindeki gelişmelerin etkilerine dayanmaktadır. Küreselleşme, devletlerin resmi akredite edilmiş diplomatları tarafından yürütülen diplomasiyi elit zümrenin alanı olmaktan çıkararak sivil top- lum temelinde ve kamuoyu odaklı halka inen, sivilleşen yeni bir diplomasi yöntemini ortaya çıkarmıştır. Böylece diplomatlara ve askeri elitlere da- yanan geleneksel diplomasi, küreselleşme olgusu sayesinde özel sektör, iş insanları, akademisyenler, gazeteciler, think tank (düşünce merkezleri) ve bireylerin diplomasi alanına katılımıyla sivilleşmenin yanında demokra- tikleştiği ve özelleştiği söylenebilir. Bu anlamda eski diplomat tipi değişe- rek halkla ilişkiler ve iletişimci rolleri üstlenen yeni diplomat türü ortaya çıkmaya başlamıştır. Artık diplomatik misyonlar eskiden olduğu gibi tem- sil ve müzakere işlevleri ve rollerinin yanında halkla ilişkiler, reklam ve pazarlama işlevleri ve rollerini de üstlenmeye başlamışlardır.66 66 Muharrem Ekşi, The Rise and Fall of Soft Power in Turkish Foreign Policy During JDP: The Rise and Fall of ‘Turkish Model’ in the Muslim World (LAP Lambert Academic Publishing, 2016), s. 44. Kamu Diplomasisi 315 Ayrıca küresel siyasette Soğuk Savaş sonrasında devlet-dışı aktörlerin ortaya çıkması ve yaygınlaşarak önem ve etkilerini artırmaları diplomasi- nin gündemini köklü biçimde değiştirmiştir. İlk olarak diplomasi, devlet- lerin yegâne etkinlik alanı olmaktan çıkarak devlet ve devlet-dışı aktörler arası ve toplumlar arası bir etkinlik alanı67 haline dönüşmeye başlamıştır. Zira artık klasik diplomasinin yüksek politikanın askeri-güvenlik konula- rı küresel siyasetin sadece bir boyutunu kapsarken68 diğer boyutlarını göç, mülteciler, insan kaçakçılığı, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları, organize suçlar, uyuşturucu, kaçakçılık, kara para aklama, çevre, sağlık, gıda sorunları ve terör örgütleri gibi alçak politika konuları işgal etmeye başlamıştır. Yeni gündem konularıyla diplomasi alanının genişlemesi be- raberinde diplomasiyi dönüştürmekle kalmamış aynı zamanda yeni dip- lomasi türleri de üretmiştir. Yeni konuların diplomasi alanına girmesiyle diplomaside ticari diplomasi, kültürel diplomasi, diaspora diplomasisi, in- sani diplomasi, dış yardım diplomasisi, medya diplomasisi, siber diplomasi, dijital diplomasi, dini diplomasi gibi çeşitlenme söz konusu olmuştur. Hat- ta 21. yüzyıl küresel siyaseti yeni konu ve yeni aktörlerden ibaret olmaya başlamıştır da denilebilir. Aynı şekilde diplomasiye yeni aktörlerin eklen- mesi de diplomasinin muhatabını sadece devlet olmaktan çıkarmıştır. Yeni aktörlerin diplomasi alanına girmesi, diplomasiyi sadece devlet tekelinden kurtarmamış, aynı zamanda diplomasinin halka inmesini de sağlamıştır. Diplomasinin halka ve bireye inerek derinleşmesi, klasik diplomasinin eli- tist özelliğiyle mukayese edildiğinde köklü bir değişimdir. Böylece devlet temelli ve güvenlik odaklı elitlerin yürüttüğü geleneksel diplomasi ya- nında 21. yüzyılda sivil bireylerin de diplomatlık yaptığı kamuoyu odaklı kamu diplomasisinin ivme kazanması söz konusu olmuştur. Ayrıca klasik diplomaside kapalı kapılar ardında gizli yürütülen salon diplomasisinin yanında medya ve kamuoyu önünde cereyan eden yeni bir diplomasi tarzı ortaya çıkmıştır.69 67 Hüner Tuncer, Diplomasinin Evrimi: Gizli Diplomasiden Küresel Diplomasiye (İstan- bul: Kaynak Yayınları, 2009), s. 145. 68 Tuncer, s. 248. 69 Ancak medya önünde yürütülen diplomasinin ağırlıklı olarak imaj, popülerlik ve ka- muoyu desteğiyle ilgili olduğu söylenebilir. John Robert Kelley, “The New Diplomacy: Evolution of a Revolution,” Diplomacy & Statecraft 21 (2010): 286-305, s. 288. 316 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye Diğer taraftan Vestfalya sisteminden itibaren devletten devlete hiye- rarşik ilişkileri içeren geleneksel diplomasi yerini devletten topluma hatta toplumdan topluma yatay ilişkilere bırakmıştır. Bir iletişim faaliyeti olan diplomasinin dönüşümünde bilişim teknolojileri merkezi rolü oynayarak temsil odaklı diplomasiyi iletişim merkezli diplomasiye dönüştürmüştür. Ayrıca 21. yüzyıl küresel siyasetinde parametre ve dinamiklerin akıl almaz derecede hızlı değişmesi olgusu, diplomasiyi gelişen olaylara anlık tepki vermeye zorlamakta ve bu da ‘anlık diplomasi’ çeşidinin ortaya çıkması- na yol açmıştır. Bu bağlamda klasik diplomasi, 21. yüzyıl küresel siyase- tinde yetersiz kalmış ve bunun yanına kamu diplomasisi geliştirilmiştir. Son tahlilde kamu diplomasisi, dış politika alanına yeni araç, yöntem ve mekanizmalar getirmiş ve diplomasiyi sivil toplum, kamuoyu, medya ve toplumsal-kültürel çerçevede dönüştürmüştür. Kamu Diplomasisi 317 Kaynakça Arquilla, John ve Ronfeldt, David. The Emergence of Noopolitik: Toward An American Information Strategy, California, Santa Monica: RAND National Defense Research Institute, 1999. Betsill, Michale M. ve Corell, Elisabeth. NGO Diplomacy: The Influence of Nongover- nmental Organizations in International Environmental Negotiations, Massachu- setts: The MIT Press, 2008. Bollier, David. Rise of Netpolitik: How the Internet Is Changing International Politics and Diplomacy, Washington, D.C.: A Report of the Eleventh Annual, Aspen Institute, 2003. Carr, Edward. H. The Twenty Years’ Crisis, 1919-1939: An Introduction to International Relations, New York: Harper Perennial, 1964. Castells, Manuel. Enformasyon Çağı: Ağ Toplumun Yükselişi: Kimliğin Gücü, c. I, 2. baskı, İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2008. Chigas, Diana. “Track II (Citizen) Diplomacy”. Beyond Intractability Conflict Information Consortium, ed. Guy Burgess ve Heidi Burgess, Boulder: University of Colorado, 2003. Cohen, Bernard. The Press and Foreign Policy, California: University of California, 1963. Cull, Nicholas J. “Public Diplomacy before Gullion: The Evolution of a Phrase”. Routledge Handbook of Public Diplomacy, ed. Nancy Snow ve Philip M. Taylor, New York: Routledge, 2009. Ekşi, Muharrem. “Rusya’nın Kamu Diplomasisi: Dış Politika Davranışlarıyla Çelişme Paradoksu”. Karadeniz Araştırmaları 45 (Bahar 2015): 43-56. ——. Kamu Diplomasisi ve AK Parti Dönemi Türk Dış Politikası. Ankara: Siyasal Kita- bevi, Temmuz 2014. ——. The Rise and Fall of Soft Power in Turkish Foreign Policy During JDP: The rise and fall of ‘Turkish model’ in the Muslim World. LAP Lambert Academic Publishing, Germany 2016. “Global Humanitarian Assistance Report 2013”. http://www.globalhumanitarianas- sistance.org/wp-content/uploads/2013/07/GHA-Report-20131.pdf (erişim tarihi 03.02.2016). Gilpin, Robert, War & Change in World Politics. Cambridge: Cambridge University Press, 1983. Goethe Institut, https://www.goethe.de/ins/de/en/uun.html; http://www.kdk.gov.tr/ku- rumsal/koordinatorluk-yapisi/18 (erişim tarihi 04.02.2016). 318 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye Haşimi, Cemalettin. “Defansla Geçen Kamu Diplomasisi”. Gerçek Hayat Dergisi. 21-27 Mart 2016, 13. Hayden, Craig. The Rhetoric of Soft Power: Public Diplomacy in Global Contexts. Mary- land: Lexington Books, 2012. Huntington, Samuel P. “The Clash of Civilizations”. Foreign Affairs (Summer 1993), http://www.foreignaffairs.com/articles/48950/samuel-p-hunting-ton/the-clash-of-ci- vilizations (erişim tarihi 12.01.2016). Kelley, John Robert. “The New Diplomacy: Evolution of a Revolution”. Diplomacy & Sta- tecraft 21 (2010): 286-305. Konyahaber.com. “Davutoğlu: Türkiye Merkez Ülke Oldu”. 17 Aralık 2013, http://www. konyahaber.com/davutoglu-turkiye-merkez-ulke-oldu-178561h.htm (erişim tarihi 02.01.2016). L., Dennis ve Cameron, Glen T. (ed.). Public Relations Strategies and Tactics. Boston: Pearson, 2006. Lewis, David ve Nazneen Kanji. Non-Governmental Organizations and Development. London and New York: Routledge, 2009. McCombs, Maxwell E. ve Shaw, Donald L. “The Agenda-setting Function of Mass Media”. The Public Opinion Quarterly 36(2) (Summer 1972): 176-187. McCombs, Maxwell E. “A Look at Agenda-setting Theory: Past, Present and Future”. Journalism Studies 6(4) (2005): 543-557. Naim, Moises, “The Youtube Effect”. Foreign Policy, 14 Ekim 2009, http://foreignpolicy. com/2009/10/14/the-youtube-effect/ (erişim tarihi 06.04.2016). Nye, Joseph S. Bound to Lead: The Changing Nature of Amerikan Power. New York: Basic Books, 1991. ——. Soft Power: The Means to Succes in World Politics. New York: Public Affairs, 2004. ——. The Future of Power. New York: Public Affairs, 2011. Potter, Evan H. Canada and the New Public Diplomacy. Netherlands Institute of Inter- national Relations Clingendael, 2002. Resmi Gazete. “Dışişleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”. Kanun No. 6004, Sayı: 27640, Tertip: 5, Cilt: 49, 13.07.2010. Robinson, Piers. The CNN Effect: The Myth of News, Foreign Policy and Intervention. London and New York: Routledge, 2002. Schodde, Ann Olsen. “Citizen Diplomacy: Building a Nation of Global Citizen Diplomats”. PD Magazine 7 (Winter 2012): 7-14. Szondi, Gyorgy. Public Diplomacy and Nation Branding: Conceptual Similarities and Differences. Discussion Paper in Diplomacy. Netherlands Institute of International Relations Clingendael, 2008. T.C. Dışişleri Bakanlığı. “Türkiye’nin İnsani Yardımları”. http://www.mfa.gov.tr/turki- ye_nin_-insani-yardimlari.tr.mfa (erişim tarihi 03.01.2016). Kamu Diplomasisi 319 T.C. Dışişleri Bakanlığı 2012 Faaliyet Raporu. “T.C. Dışişleri Bakanlığı 2012 yılı İdare Faaliyet Raporu”. Ankara, 2013. T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü. “T.C. Başbakanlık Kamu Dip- lomasisi Koordinatörlüğü Genelgesi”. Resmi Gazete, Sayı: 278478, 30 Ocak 2010, http://www.kdk.gov.tr/kurumsal/kdk-genelgesi/5 (erişim tarihi 03.02.2016). ——. http://kdk.gov.tr/ (erişim tarihi 11.02.2016). ——. http://kdk.gov.tr/faaliyetler/kamu-diplomasisi-panelleri/24; http://kdk.gov.tr/faali- yetler/dis-politika-tanitim-programlari/43 (erişim tarihi 11.02.2016). ——. http://kdk.gov.tr/faaliyetler/genclik-programlari/45 (erişim tarihi 11.02.2016). ——. http://kdk.gov.tr/faaliyetler/kdk-genelgesi/5 (erişim tarihi 11.02.2016). ——. http://kdk.gov.tr/faaliyetler/vizyon-misyon/8 (erişim tarihi 11.02.2016). T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. “Yürürlükte Olan Kültür Anlaşmaları, Kültürel De- ğişim Programları ve Mutabakat Zaptları”. http://disiliskiler.kulturturizm.-gov.tr/ TR,22139/yururlukte-olan-kultur-anlasmalari-kulturel-degisim-pro-.html (erişim tarihi 10.04.2016). T.C. Resmi Gazete. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/11/20111102-1.htm (eri- şim tarihi 02.03.2016). The Alliance Françoise. http://www.alliancefr.org/ (erişim tarihi 04.02.2016). The British Council. https://www.britishcouncil.org/organisation (erişim tarihi 04.02.2016). TİKA. TİKA Dünyası 3(3) 2013. ——. 2012 Faaliyet Raporu. ——. http://www.tika.gov.tr/tr/sayfa/hakkimizda-14649 (erişim tarihi 02.03.2016). TRT Resmi İnternet Sitesi. http://www.trt.net.tr/Kurumsal/s.aspx?id=trtworld+tanitim. Tuch, Hans N. Communicating with the World: U.S. Public Diplomacy Overseas. New York: Palgrave Macmillan, 1990. Tuncer, Hüner. Diplomasinin Evrimi: Gizli Diplomasiden Küresel Diplomasiye. İstanbul: Kaynak Yayınları, 2009. “Turkey becomes major donor for food crises in West Africa”. UN World Food Programme, 8 Nisan 2005, http://www.wfp.org/news/news-release/turkey-becomes-major-do- nor-food-crises-west-africa (erişim tarihi 03.01.2016). Türkiye Bursları. “Türkiye Bursları 2016 Başvuruları Rekor Bir Sayıyla Sona Erdi”. http://www.turkiyeburslari.gov.tr/index.php/tr/tum-haberler/853-turkiye-bursla- ri-2016-basvurulari-rekor-bir-sayiyla-sona-erdi (erişim tarihi 02.03.2016). Tyler, Patrick, “Threats and Responses: New Analysis: News Analysis: A New Power in the Streets”. New York Times, 17 Şubat 2003, l; http://www.nytimes.com/2003/02/17/ world/threats-and-responses-news-analysis-a-new-power-in-the-streets.htm (erişim tarihi 02.03.2016). 320 Dönüşen Diplomasi ve Türkiye Volgy, Thomas J., Sabic, Zlatko, Roter, Petra ve Gerlak, Andrea. Mapping the New World Order. Oxford: Wiley-Blackwell, 2009. YTB. http://www.ytb.gov.tr/documents/ytb/files/mevzuat/5978.pdf (erişim tarihi 02.01.2016). ——. “Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu Toplantısı”. 18 Ağustos 2013, http://www. ytb.gov.tr/tr/faaliyetler-genel-faaliyetler/102-yurtdisi-vatandaslar-danisma-kuru- lu-toplantisi (erişim tarihi 01.02.2016). Yunus Emre Enstitüsü. http://www.yee.org.tr/CMS/Files/Vak%C4%B1f_kanunu.pdf (eri- şim tarihi 04.02.2016). Zhang, Cui. “International Coverage, Foreign Policy, and National Image: Exploring the Complexities of Media Coverage, Public Opinion, and Presidential Agenda”. Inter- national Journal of Communication 6 (2012): 76-95. Zöllner, Oliver. “German Public Diplomacy: The Dialogue of Cultures”. Routledge Hand- book of Public Diplomacy, ed. Nancy Snow ve Philip M. Taylor, New York: Routle- dge, 2009. Wilson Dizard, Jr. Digital Diplomacy: U.S. Foreign Policy in the Information Age. West- port, Connecticut, London: Praeger, 2001.