Books by Seyfullah Aslan

---Arka Kapak'tan---
Bugün on ülkenin topraklarından geçen Tuna Nehri, Osmanlılar döneminde Avus... more ---Arka Kapak'tan---
Bugün on ülkenin topraklarından geçen Tuna Nehri, Osmanlılar döneminde Avusturya’dan sonra Osmanlı sınırları içine giriyor ve tamamen Osmanlı toprakları üzerinden Karadeniz’e ulaşıyordu. Tarih boyunca parçalı bir hâkimiyet altında olan bu uzun su yolunun Budapeşte’den Karadeniz deltasına kadar tek bir güç olarak kontrol edilmesi, bölgeye mahsus güçlü bir donanma kurulmasını gerektirmişti. Askerî harekâtlara nehir üzerinden lojistik destek sağlamak ve bölgede güvenliği tesis etmek amacıyla kurulan Tuna Donanması, özellikle Balkanlar ve Orta Avrupa'da gerçekleştirilen Osmanlı seferlerinde stratejik bir rol oynadı. Nehir savaşlarına uygun, hafif ve hızlı gemilerden oluşan donanma, Osmanlı’nın kara ve deniz güçlerinin birleşik operasyonlarında kilit bir faktördü.
· Osmanlı-Rus ve Osmanlı-Avusturya savaşlarında önemli görevler üstlenen Tuna Donanması’nın teşkilat yapısı nasıldı? Kapudanlar, başbuğlar ve kethüdalar arasındaki organizasyon hangi temeller üzerine kurulmuştu?
· Tuna Donanması’nda hangi tip gemiler ne şekilde kullanıldı? Nehir donanmasının gerekleri açık deniz donanmalarından nerelerde ayrışıyordu?
· Donanma, savaşlarda nasıl bir rol üstlendi? Nehrin muhafazasına ve sefer lojistiğine yaptığı katkılar nelerdi?
· Tuna Donanması’nın üstlendiği mühimmat, asker ve zahire nakilleri sırasında yaşananlar Osmanlı’nın idarî anlayışına ve o günkü iktisadî ve sosyal koşullara dair neler söylüyordu?
Dr. Seyfullah Aslan, bölgede Osmanlı hâkimiyetinin korunması açısından kritik bir rol üstlenen Tuna Donanması’nı II. Viyana Kuşatması’ndan Pasarofça’ya uzanan evrede tüm boyutlarıyla ele alıyor.
“Seyfullah Aslan’ın İmparatorluğun Tuna Donanması, Teşkilât ve Faaliyetler (1683-1718) adlı kitabı nehir tarihleri alanına yeni bir ufuk getirecektir. Bu eseriyle yazar, sadece bir nehrin tarihini en iyi şekilde araştırmanın yollarını göstermekle kalmamış, arşiv belgelerinin girdaplarında güvenle dolaşmanın ipuçlarını da sunmuştur.”
Prof. Dr. İdris Bostan
Papers by Seyfullah Aslan

Istranca Tarih Araştırmaları Dergisi, 2024
Osmanlı İmparatorluğu, 1683’te Viyana’yı ikinci defa kuşatmasıyla başlayan savaşlarda Kutsal İtti... more Osmanlı İmparatorluğu, 1683’te Viyana’yı ikinci defa kuşatmasıyla başlayan savaşlarda Kutsal İttifak Devletleri’yle uzun yıllar mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu savaşlar esnasında Tuna Nehri üzerinden Osmanlı garnizonlarını ve cephe hattını lojistik bakımdan destekleyen Tuna donanması, dikkate değer bir operasyonel güç olarak ortaya çıkmıştır.
1697 seferi, gerek II. Mustafa’nın bizzat sefere katılması açısından gerekse Osmanlıların nihai bir netice alarak savaşlara son verme arzusundan dolayı kapsamlı hazırlıkların yapıldığı bir seferdi. Tuna donanmasının mevcudu, kabiliyetleri ve gücü de bu hazırlıklar kapsamında artırılmaya gayret edilmiştir.
Donanmanın hazırlıkları kapsamında gerek gemi inşa, teçhiz, tamir ve bakım masrafları gerek personel ve gerekse donanma personeli için ihtiyaç duyulan peksimed, zahire ve un gibi yiyecekler ile donanma tarafından kullanılan savaş malzemelerinin masrafları, ilgili senede Tuna donanmasının operasyonel masraflarını oluşturmaktadır. Masrafların ortaya çıkmasıyla beraber, ilgili sefer boyunca donanmanın Osmanlı hazinesine maliyeti hesaplanacaktır.
Başkanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan defterler ve evraklardan elde edilen bilgiler yanında donanmaya yapılan toplam masrafı kıyas etmek üzere literatürden istifade edilerek masrafın bütçe içindeki oranı tespit edilip değerlendirilecektir.
Anahtar Kelimeler: Osmanlı, savaş, 1697 seferi, II. Mustafa, Tuna Nehri, Tuna donanması
************
The Ottoman Empire engaged in protracted conflicts with the Holy Alliance, beginning with the second siege of Vienna in 1683. Throughout these wars, the Danube navy played a pivotal role in providing logistical support to Ottoman garrisons and the front line via the Danube River, establishing itself as a formidable operational force.
The 1697 campaign was a meticulously planned undertaking, driven by two primary factors: the personal involvement of Sultan Mustafa II and the Ottoman Empire's persistent desire to bring the ongoing wars to a decisive conclusion. As part of these comprehensive preparations, significant efforts were directed toward enhancing the size, capabilities, and overall strength of the Danube navy. This emphasis on naval power stemmed from the Danube River's strategic importance as a vital transportation artery for supplying Ottoman garrisons and maintaining a strong presence along the front line.
To prepare the navy for the upcoming campaign, the Ottoman treasury incurred the following operational costs in the Danube navy: ship construction, equipment, repair and maintenance, food for personnel (including biscuits, cereal, and flour), and war materials. Once these costs are calculated, the total cost of the navy to the Ottoman treasury will be known.
To determine and assess the ratio of naval expenditure within the Ottoman budget, we will supplement the information obtained from the registers and documents in the Ottoman Archive of the Presidency with data from the literature.
Keywords: Ottoman, war, 1697 Campaign, Mustafa II, Danube River, Danube Navy

ABAD - ANADOLU VE BALKAN ARAŞTIRMALARI DERGİSİ / JABS - JOURNAL OF ANATOLIA AND BALKAN STUDIES, May 30, 2023
Öz: Osmanlı İmparatorluğu, Tersâne-i Âmire’de merkezî donanmasını inşa ederken aynı zamanda Tuna ... more Öz: Osmanlı İmparatorluğu, Tersâne-i Âmire’de merkezî donanmasını inşa ederken aynı zamanda Tuna Nehri sahilinde bulunan tersâne ve tezgâhlarda gemiler inşa ederek, bunları Tuna Donanması yönetimine vermekteydi. Özellikle 1683’teki II. Viyana Kuşatması’ndan sonra başlayan “Kutsal İttifak Savaşları” döneminde ve 1718’e kadar fasılalarla devam eden savaşlarda Tuna Donanması’nın faaliyet ölçeği kayda değer oranda artmıştır. Osmanlı arşiv kayıtları, donanmanın inşa edildiği tersâneleri; donanmada inşa edilen gemi türlerini ve sayılarını; gemilerin tamir, bakım ve kışlatılmasını; gemilerin inşa maliyetlerini ve masraflarını onlarca defterde ve evrakta ortaya koymaktadır. Çalışmada bu kayıtlar ve literatürdeki bilgiler ışığında Tuna Nehri’ndeki gemi inşa faaliyetleri, sefere hazır edilen donanmanın mevcudu ve sefer sonrası tamir ve bakımı yapılan gemiler ile kışlağa çekilen gemilere dair hususlar değerlendirilmiştir. Böylece Tuna Donanması’nın faaliyet ölçeğini belirleyecek olan gemi mevcudunun hangi seviyelerde olduğu ve bunlara ne tür malî kaynakların harcandığı ortaya konulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Tuna, Gemi, Donanma, Denizcilik.
SHIPBUILDING ON THE DANUBE RIVER AND THE SIZE OF THE DANUBE NAVY
Abstract: While the Ottoman Empire was building its central navy in Tersâne-i Âmire, it was also building ships in the shipyards and ship stalls on the banks of the Danube River and giving them to the Danube navy administration. Especially, during the “War of the Holy League” that began after the Second Siege of Vienna in 1683 and along the wars that continued intermittently until 1718, the scale of activity of the Danube Navy increased significantly. Ottoman archival records include the shipyards where the navy was built; the types and numbers of ships built in the navy; repairment, maintenance and wintering of ships; they reveal the construction costs and expenses of ships in dozens of books and documents. In the light of these records and the information in the literature, the shipbuilding activities in the Danube River, the size of the navy that was prepared for the navigation and the issues related to the ships that were repaired and maintained after the navigation and the ones that were towed to the barracks were evaluated. Thus, it was revealed at what levels the number of ships that would determine the scale of activity of the Danube Navy and what kind of financial resources were spent on them.
Keywords: Ottoman, Danube, Ship, Navy, Maritime.
Book Chapters by Seyfullah Aslan
Garp Ocakları Tarihi, 2025
Cumhuriyetin 100. Yılına Armağan: Türkler ve Balkanlar, 2023
KANÛNÎ SULTAN SÜLEYMAN VE DÖNEMİ: Yeni Kaynaklar, Yeni Yaklaşımlar, 2020
© Bu eserin tüm yayın hakları, yayınevi ile anlaşmalı olarak yazarına aittir. Eleştirel makale v... more © Bu eserin tüm yayın hakları, yayınevi ile anlaşmalı olarak yazarına aittir. Eleştirel makale ve dergilerde yapılacak kısa alıntılar dışında, bu kitabın tamamı veya bir kısmı, yayıncının izni olmadan yayınlanamaz.

Lale Devri'nde Osmanlı Devleti ve Nevşehir, 2018
Özet
Uzun ve sarsıcı savaşlardan sonra Osmanlı Devleti’nin yenilenme dönemi olarak tanımlanabilec... more Özet
Uzun ve sarsıcı savaşlardan sonra Osmanlı Devleti’nin yenilenme dönemi olarak tanımlanabilecek Lâle Devri devlet adamları bakımından da renkli simalar üretmiştir. Üçanbarlı lakabıyla anılan Reisülküttab Mehmed Efendi de bu renkli ve çok yönlü isimlerden biridir. Damat İbrahim Paşa’nın himayesinde çeşitli görevlerde yükseldikten sonra 1718’de Reisülküttab olan Mehmed Efendi, Patrona İsyanı sonrası da hayatta kalmayı başarmış ve hatta Bozcaada sürgününden kurtulup Defter Eminliği ile Şıkk-ı Evvel Defterdarlığı görevlerinde de bir süre bulunmuştur. Dönemin modası olan lalelere merakını Lâle Rîsalesi yazarak ifade eden Üçanbarlı Mehmed Efendi’nin hayatı, çeşitli kaynaklarda yer alan izlerden yola çıkılarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda bu çalışmada Mehmed Efendi’nin yağlı boya portresinin izi sürülmüştür.
Life of Tulip Era’s Reisülküttâb Üçanbarlı Mehmed Efendi
Abstract
The Tulip Era which could be seen as a period of restoration in the Ottoman Empire after long and devastating wars, created some colourful characters. Reisülküttab/Chief Chancellor Mehmed Efendi who was known as Üçanbarlı, was one of these persons. Mehmed Efendi rised in his career as a bureaucrat under the protection of grand vizier Damat İbrahim Pasha, first became reisülküttab in 1718 and then managed to survive the bloody uprising of Patrona Halil. After that, Mehmed Efendi even managed to return from his exile in Bozcaada and served in Defter Eminliği and Şıkk-ı Evvel Defterdarlığı for a time. He expressed his interest in tulips by writing a tulip epistle. We tried to uncover the details of his life from various sources and to trace the story of oil painted portrait of Mehmed Efendi.
Thesis by Seyfullah Aslan

ÖZ
Osmanlı İmparatorluğu’nun Tuna Donanması: Teşkilâtı ve Faaliyetleri (1683-1718)
Osmanlı Devle... more ÖZ
Osmanlı İmparatorluğu’nun Tuna Donanması: Teşkilâtı ve Faaliyetleri (1683-1718)
Osmanlı Devleti, Tuna Nehri’ne ulaştıktan sonra nehrin lojistik ve askerî avantajlarından yararlanmak üzere filolar bulundurmuştur. Ancak bu filolar idarî ve malî bakımdan bir donanma teşkilâtına işaret etmemekteydi. II. Viyana Kuşatması’na dönüşen sefer sonrasında ise Tuna donanması, idarî ve malî bakımdan tam yetkili bir kapudan tarafından idare edilmek üzere teşkil edilmiştir. Bu tezde Tuna donanmasının teşkilât yapısı, kapudanları, muharip ve hizmetli personeli, malî kaynakları, gemileri, gemi inşa tezgâhları, gemi inşa faaliyetleri ve donanmanın barış ve savaş dönemindeki askerî ve lojistik faaliyetleri ele alınmıştır. Başkanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan defter serileri başta olmak üzere çeşitli arşiv belgeleri ve kronikler üzerinde yapılan çalışmayla, Osmanlı seferlerine Tuna donanmasının muharip katkısı, Tuna Nehri’nin askerî amaçlarla kullanılma keyfiyeti ve özellikle Kutsal İttifak’la yapılan savaşlarda Osmanlılara sağladığı lojistik avantajları ortaya konulmuştur.
ABSTRACT
The Danube Navy of the Ottoman Empire: Organization and Operations (1683-1718)
The Ottoman Empire had placed fleets after reaching the Danube River to exploit the logistic and military advantages/benefits of the river. However, these fleets did not indicate a naval organization in terms of administration and finance. A fully authorized kapudan administratively and financially operated the Danube Navy, which was initiated after the expedition that had shifted into the Battle of Vienna. This thesis aims to discuss the organizational structure of the Danube Navy, its kapudans, soldiers and service personnel, financial resources, ships, shipbuilding looms, and shipbuilding activities while also analysing the military and logistics activities of the navy during peace and war. The thesis aims to present the military/subsidy of the Danube Navy to the Ottoman expeditions, the military purpose of the Danube River, along with the logistical advantages it provided to the Ottomans, specifically during the wars with The Holy League. All these studies have been indicated by analysing various archival documents and chronicles, including with the Defter series in the Ottoman Archive.

Akdeniz’de önemli bir korsan üssü olan Cezayir, Osmanlı Devleti’ne bağlı olmakla birlikte kendine... more Akdeniz’de önemli bir korsan üssü olan Cezayir, Osmanlı Devleti’ne bağlı olmakla birlikte kendine özgü şartlar içinde Avrupalı devletlerle anlaşma yapma ya da savaş açma hakkına sahipti. Akdeniz ticaretinin 16. yüzyıl ortalarından itibaren okyanus ticareti karşısında zayıflaması ile birlikte 18. yüzyıl ortalarında ticaret hacmi önemli oranda düşmüştü. Öte yandan gemi ve gemicileriyle artık güçlü bir konumu olmayan Cezayir korsanları, var olan ticareti ganimete dönüştürmekte büyük zorluklarla karşılaşmaktaydı. Avrupalı devletlerin güçlenen donanmaları da korsanlığın engellenmesi ve tamamen ortadan kaldırılması hususunda önemli bir tehdit unsuruydu. 1770’den itibaren bu zorluklarla karşı karşıya kalan Akdeniz’in efsanevî korsan ocağının faaliyetleri 1830’daki Fransız işgalinden çok önce, neredeyse durdurulmuş durumdaydı.
ABSTRACT
Algiers in the early modern period was undoubtedly one of the major naval bases for pirate activities. Although formally an administrative part of the Ottoman Empire, Algiers effectively involved in diplomatic negotiations and had the right to declare war against hostile entities for its own sake. Beginning from the middle of the 16th century, oceanic trade gained edge over the Mediterranean domestic trade which led to a dramatic drop in commercial activity in the middle of the 18th century. Alongside with changes in economic patterns, the corsairs of Algiers were facing great difficulties in extracting financial gains from European shipping, now backed by powerful navies. European sea powers became a significant threat to pirate activities in the Mediterranean and in the 1770’s the once terrifying military efficiency of Algiers was subdued to a rather unimportant extent. Prior to the French invasion of the country in 1830, the raiding activities of the legendary pirate nest had almost come to an end.
Conference Presentations by Seyfullah Aslan

Echoes of the River: Nature’s Dynamics and Logistics along the Ottoman Danube (17th Century)
The Danube was a vital military and supply route for the Ottoman Empire, especially for transport... more The Danube was a vital military and supply route for the Ottoman Empire, especially for transporting grain to fortresses, garrisons, and cities. To secure this strategic waterway, the Ottomans deployed fleets to patrol the river and, by the late 17th century, organized a centralized Danube Navy under a single commander. Shipbuilding operations supported this infrastructure at key locations along the river. However, navigation was often disrupted by environmental challenges such as whirlpools (notably at the Iron Gate), seasonal floods, droughts, winter freezes, and fluctuating water levels. These natural disruptions damaged ships and shipyards, submerged storage facilities, and delayed grain shipments, triggering shortages in critical areas. On the other hand, the grain loaded on civilian ships was the subject of a series of smuggling and corruption investigations and administrative measures due to shipwrecks and flooding, allegedly caused by the nature of the Danube. In response, Ottoman authorities implemented various measures to counter these environmental risks, including stationing officials in hazardous areas, aligning transport schedules with seasonal river conditions, clearing debris after floods, and employing skilled navigators as navigators through dangerous passages. Authorities also strengthened coordination between local administrators and military commanders to ensure reliable and timely logistics.
By analyzing Ottoman archival materials -including Mühimme registers, Maliyeden Müdevver documents, Baş Muhasebe ledgers, and local court records- it investigates the complex relationship between imperial governance and riverine geography. The research illuminates the empire's pragmatic and responsive approach to logistics management in an unpredictable natural environment, contributing fresh perspectives on the interplay between ecology and imperial infrastructure in the early modern era.

Early Modern Ottoman Studies Conference (EMOS), 2023
Osmanlı İmparatorluğu, 1683’te Viyana’yı ikinci defa kuşatmasıyla başlayan savaşlarda Kutsal İtti... more Osmanlı İmparatorluğu, 1683’te Viyana’yı ikinci defa kuşatmasıyla başlayan savaşlarda Kutsal İttifak Devletleri’yle uzun yıllar mücadele etmek zorunda kalmıştır. Bu savaşlar esnasında Tuna Nehri üzerinden Osmanlı garnizonunu ve cephe hattını lojistik bakımdan destekleyen Tuna donanması, dikkate değer bir operasyonel güç olarak ortaya çıkmıştır.
1697 seferi, gerek II. Mustafa’nın bizzat sefere katılması açısından gerekse Osmanlıların nihai bir netice alarak savaşlara son verme arzusundan dolayı kapsamlı hazırlıkların yapıldığı bir seferdi. Tuna donanmasının mevcudu, kabiliyetleri ve gücü de bu hazırlıklar kapsamında artırılmaya gayret edilmiştir.
Donanmanın hazırlıkları kapsamında gerek gemi inşa, teçhiz, tamir ve bakım masrafları gerek personel ve gerekse donanma personeli için ihtiyaç duyulan peksimed, zahire ve un gibi yiyecekler ile donanma tarafından kullanılan savaş malzemelerinin masrafları, ilgili senede Tuna donanmasının operasyonel masraflarını oluşturmaktadır. Masrafların ortaya çıkmasıyla beraber, ilgili sefer boyunca donanmanın Osmanlı hazinesine maliyeti hesaplanacaktır.
Başkanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan defterler ve evraklardan elde edilen bilgiler yanında donanmaya yapılan toplam masrafı kıyas etmek üzere literatürden istifade edilerek masrafın bütçe içindeki oranı tespit edilip değerlendirilecektir.
Anahtar kelimeler: Osmanlı, savaş, 1697 seferi, II. Mustafa, Tuna Nehri, Tuna donanması
Keywords: Ottoman, war, 1697 Campaign, Mustafa II, Danube River, Danube Navy

Tuna Donanması’nın Kuruluşu Meselesi: Kanunî Sultan Süleyman Devrinden İtibaren Teşebbüsler ve Değişim
II. Uluslararası Süleymaniye Sempozyumu - Kanuni Sultan Süleyman ve Dönemi, 2019
Tuna nehri tarih boyunca ona hâkim olan her otorite / devlet tarafından askerî ve ticarî amaçlarl... more Tuna nehri tarih boyunca ona hâkim olan her otorite / devlet tarafından askerî ve ticarî amaçlarla kullanılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’ndan önce Roma İmparatorluğu, Macarlar ve Sırplar tarafından kullanılan nehir, sağladığı tüm avantajları ile hâkim devletlere önemli fırsatlar sunmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu’nun fetihleri Orta Avrupa’ya doğru ilerlediğinde önlerinde, savunması için yeni tedbirler almalarını gerektirecek bir nehir bulunuyordu. Kendilerinden önce inşa edilmiş kadim kaleleri tamir etmek ve yeni kale veya palangalar yapmak suretiyle savunmayı güçlendirmek öncelikli tedbirdi. Ancak nehirde bir filo yüzdürmek suretiyle seyrüsefer ve sahillerin güvenliğini temin, savunmayı güçlendirme ve lojistik operasyonları hızlı ve güvenli hale getirmek için imparatorluğun çeşitli denemeler yaptığı görülmektedir. Kanunî Sultan Süleyman devrinden itibaren nehrin çeşitli bölgelerine yerel kapudanlar tayin edilmiştir. Bazen de nehrin adıyla anılarak görevlendirilen “Tuna Kapudanları” tayin edilmiştir. Kapudanların tayin usulleri, görevleri, malî ve idarî sorumluluklarına dair bulgular oldukça aydınlatıcı bilgiler sunmaktadır. Bu bakımdan yerel kapudanlıklar, sorumluluk ve görev alanlarının değişimi ilk teşebbüsleri anlamlandırmak açısından dikkatle ele alınacaktır. Bununla birlikte Tersâne-i Âmire’den desteklenen inşa faaliyetleri yanında nehrin çeşitli yerlerinde yürütülen ufak çaplı gemi tamir faaliyetleri henüz tam teşekküllü Tuna nehri tersanelerinin kurulmadığına işaret etmektedir.
17. yüzyılda Tuna Donanması’nın ulaştığı kapasite, kabiliyet ve teşkilât yapısı, Kanunî Sultan Süleyman devrindeki teşebbüsleri anlamlandırmak için dikkate değer bilgiler sunmaktadır. Bütün nehri tek bir kapudanlık altında yöneten Osmanlılar, gemi inşa faaliyetleri, insan gücü temini ve yönetimi, sefer lojistiğini destekleme ve nehir donanmasını savunma zincirinin halkası olarak kullanmak üzere gayret gösterdikleri görülmektedir.
Orta Avrupa’da Osmanlı serhaddinin yapısı akılda tutularak yapılacak tespitler donanmanın kuruluş aşamalarını daha açık görmemizi sağlayabilir. Zira serhadde çeşitli zorunluluklarla şekillenen nehir ve kale savunma yapısı, Osmanlıların tüm nehir donanmasının idarî teşkilâtını dikkatle kurguladıklarını göstermektedir. Böylelikle Tuna Donanması’nın faaliyetleri, idarî teşkilâtı el verdiği ölçüde gelişmiştir. Gerekli görüldüğünde idarî teşkilâtta yapılan değişiklikler Osmanlıların nehri daha etkin kullanmasını sağlamıştır.
Arşiv belgeleri ve literatürden elden edilen bilgi ve bulgular, Kanunî Sultan Süleyman devrinin öncesi ve sonrasında Tuna Nehri’nin kullanımına dair bilgiler ile kıyaslanmak suretiyle bu dönemdeki yaklaşım ve değişimler üzerinde durulacaktır. Bu bakımdan, Tuna Donanması’nın 17. yüzyıl sonuna kadarki tekâmül süreci bulgularla tartışmaya açılacak ve çeşitli tespitlerde bulunulacaktır.
Lale Devri Reisülküttabı Üçanbarlı Mehmed Efendi’nin Hayatı, Uluslararası Lale Devri’nde Osmanlı Devleti ve Damat İbrahim Paşa Sempozyumu, 9-12 Kasım 2017, Nevşehir
Book Reviews by Seyfullah Aslan

Kadim, 2022
Özet:
Bu yazıda, Christine Isom-Verhaaren’in Osmanlı kuruluşundan önce başlayıp 18. yüzyılın başl... more Özet:
Bu yazıda, Christine Isom-Verhaaren’in Osmanlı kuruluşundan önce başlayıp 18. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı donanmasında görev yapan denizcileri ele aldığı “The Sultan’s Fleet: Seafarers of the Ottoman Empire” adlı eseri incelenmektedir. Yazı boyunca kitabın bölümleri, yazarın verdiği bilgiler ve değerlendirmeleri yanında kullandığı kaynakları kritik edilmektedir. Kitap, Osmanlı denizcileri üzerine ilk çalışma olmasa da belli bir çerçevede Osmanlı denizcilerine odaklanan önemli bir akademik çalışma olarak dikkati çekmektedir.
Abstract:
The book The Sultan’s Fleet: Seafarers of the Ottoman Empire by Christine Isom-Verhaaren, discusses the seafarers who served in the Ottoman navy until the early 18th century. Although the focus is on the Ottoman period, the author starts her study with an overview of pre-Ottoman Anatolian-Turkish maritime activities. In this review, we examine the chapters of the book, historical material, and observations presented by the author, as well as the sources she used. Contributing to the literature on Ottoman seafarers, this book provides value as a noteworthy academic work focused on Ottoman sailors within a particular context.
Avrasya Araştırmaları, 2018
Seyfullah Aslan, “Houari Touati, Ortaçağ’da İslam ve Seyahat, Bir Âlim Uğraşının Tarihi ve Antropolojisi, Çev: Ali Berktay, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2004”, İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, S: 55 (2012/1), 2013, s. 199-204, Tarih Dergisi, 2012
Seyfullah Aslan, “Tijana Krstić, Osmanlı Dünyasında İhtida Anlatıları, 15. - 17. Yüzyıllar, Çev: Ahmet Tunç Şen, Kitap Yayınevi, İstanbul 2015” İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, S: 62 (2015/2), 2016, s. 201-206.
Uploads
Books by Seyfullah Aslan
Bugün on ülkenin topraklarından geçen Tuna Nehri, Osmanlılar döneminde Avusturya’dan sonra Osmanlı sınırları içine giriyor ve tamamen Osmanlı toprakları üzerinden Karadeniz’e ulaşıyordu. Tarih boyunca parçalı bir hâkimiyet altında olan bu uzun su yolunun Budapeşte’den Karadeniz deltasına kadar tek bir güç olarak kontrol edilmesi, bölgeye mahsus güçlü bir donanma kurulmasını gerektirmişti. Askerî harekâtlara nehir üzerinden lojistik destek sağlamak ve bölgede güvenliği tesis etmek amacıyla kurulan Tuna Donanması, özellikle Balkanlar ve Orta Avrupa'da gerçekleştirilen Osmanlı seferlerinde stratejik bir rol oynadı. Nehir savaşlarına uygun, hafif ve hızlı gemilerden oluşan donanma, Osmanlı’nın kara ve deniz güçlerinin birleşik operasyonlarında kilit bir faktördü.
· Osmanlı-Rus ve Osmanlı-Avusturya savaşlarında önemli görevler üstlenen Tuna Donanması’nın teşkilat yapısı nasıldı? Kapudanlar, başbuğlar ve kethüdalar arasındaki organizasyon hangi temeller üzerine kurulmuştu?
· Tuna Donanması’nda hangi tip gemiler ne şekilde kullanıldı? Nehir donanmasının gerekleri açık deniz donanmalarından nerelerde ayrışıyordu?
· Donanma, savaşlarda nasıl bir rol üstlendi? Nehrin muhafazasına ve sefer lojistiğine yaptığı katkılar nelerdi?
· Tuna Donanması’nın üstlendiği mühimmat, asker ve zahire nakilleri sırasında yaşananlar Osmanlı’nın idarî anlayışına ve o günkü iktisadî ve sosyal koşullara dair neler söylüyordu?
Dr. Seyfullah Aslan, bölgede Osmanlı hâkimiyetinin korunması açısından kritik bir rol üstlenen Tuna Donanması’nı II. Viyana Kuşatması’ndan Pasarofça’ya uzanan evrede tüm boyutlarıyla ele alıyor.
“Seyfullah Aslan’ın İmparatorluğun Tuna Donanması, Teşkilât ve Faaliyetler (1683-1718) adlı kitabı nehir tarihleri alanına yeni bir ufuk getirecektir. Bu eseriyle yazar, sadece bir nehrin tarihini en iyi şekilde araştırmanın yollarını göstermekle kalmamış, arşiv belgelerinin girdaplarında güvenle dolaşmanın ipuçlarını da sunmuştur.”
Prof. Dr. İdris Bostan
Papers by Seyfullah Aslan
1697 seferi, gerek II. Mustafa’nın bizzat sefere katılması açısından gerekse Osmanlıların nihai bir netice alarak savaşlara son verme arzusundan dolayı kapsamlı hazırlıkların yapıldığı bir seferdi. Tuna donanmasının mevcudu, kabiliyetleri ve gücü de bu hazırlıklar kapsamında artırılmaya gayret edilmiştir.
Donanmanın hazırlıkları kapsamında gerek gemi inşa, teçhiz, tamir ve bakım masrafları gerek personel ve gerekse donanma personeli için ihtiyaç duyulan peksimed, zahire ve un gibi yiyecekler ile donanma tarafından kullanılan savaş malzemelerinin masrafları, ilgili senede Tuna donanmasının operasyonel masraflarını oluşturmaktadır. Masrafların ortaya çıkmasıyla beraber, ilgili sefer boyunca donanmanın Osmanlı hazinesine maliyeti hesaplanacaktır.
Başkanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan defterler ve evraklardan elde edilen bilgiler yanında donanmaya yapılan toplam masrafı kıyas etmek üzere literatürden istifade edilerek masrafın bütçe içindeki oranı tespit edilip değerlendirilecektir.
Anahtar Kelimeler: Osmanlı, savaş, 1697 seferi, II. Mustafa, Tuna Nehri, Tuna donanması
************
The Ottoman Empire engaged in protracted conflicts with the Holy Alliance, beginning with the second siege of Vienna in 1683. Throughout these wars, the Danube navy played a pivotal role in providing logistical support to Ottoman garrisons and the front line via the Danube River, establishing itself as a formidable operational force.
The 1697 campaign was a meticulously planned undertaking, driven by two primary factors: the personal involvement of Sultan Mustafa II and the Ottoman Empire's persistent desire to bring the ongoing wars to a decisive conclusion. As part of these comprehensive preparations, significant efforts were directed toward enhancing the size, capabilities, and overall strength of the Danube navy. This emphasis on naval power stemmed from the Danube River's strategic importance as a vital transportation artery for supplying Ottoman garrisons and maintaining a strong presence along the front line.
To prepare the navy for the upcoming campaign, the Ottoman treasury incurred the following operational costs in the Danube navy: ship construction, equipment, repair and maintenance, food for personnel (including biscuits, cereal, and flour), and war materials. Once these costs are calculated, the total cost of the navy to the Ottoman treasury will be known.
To determine and assess the ratio of naval expenditure within the Ottoman budget, we will supplement the information obtained from the registers and documents in the Ottoman Archive of the Presidency with data from the literature.
Keywords: Ottoman, war, 1697 Campaign, Mustafa II, Danube River, Danube Navy
Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Tuna, Gemi, Donanma, Denizcilik.
SHIPBUILDING ON THE DANUBE RIVER AND THE SIZE OF THE DANUBE NAVY
Abstract: While the Ottoman Empire was building its central navy in Tersâne-i Âmire, it was also building ships in the shipyards and ship stalls on the banks of the Danube River and giving them to the Danube navy administration. Especially, during the “War of the Holy League” that began after the Second Siege of Vienna in 1683 and along the wars that continued intermittently until 1718, the scale of activity of the Danube Navy increased significantly. Ottoman archival records include the shipyards where the navy was built; the types and numbers of ships built in the navy; repairment, maintenance and wintering of ships; they reveal the construction costs and expenses of ships in dozens of books and documents. In the light of these records and the information in the literature, the shipbuilding activities in the Danube River, the size of the navy that was prepared for the navigation and the issues related to the ships that were repaired and maintained after the navigation and the ones that were towed to the barracks were evaluated. Thus, it was revealed at what levels the number of ships that would determine the scale of activity of the Danube Navy and what kind of financial resources were spent on them.
Keywords: Ottoman, Danube, Ship, Navy, Maritime.
Book Chapters by Seyfullah Aslan
Uzun ve sarsıcı savaşlardan sonra Osmanlı Devleti’nin yenilenme dönemi olarak tanımlanabilecek Lâle Devri devlet adamları bakımından da renkli simalar üretmiştir. Üçanbarlı lakabıyla anılan Reisülküttab Mehmed Efendi de bu renkli ve çok yönlü isimlerden biridir. Damat İbrahim Paşa’nın himayesinde çeşitli görevlerde yükseldikten sonra 1718’de Reisülküttab olan Mehmed Efendi, Patrona İsyanı sonrası da hayatta kalmayı başarmış ve hatta Bozcaada sürgününden kurtulup Defter Eminliği ile Şıkk-ı Evvel Defterdarlığı görevlerinde de bir süre bulunmuştur. Dönemin modası olan lalelere merakını Lâle Rîsalesi yazarak ifade eden Üçanbarlı Mehmed Efendi’nin hayatı, çeşitli kaynaklarda yer alan izlerden yola çıkılarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda bu çalışmada Mehmed Efendi’nin yağlı boya portresinin izi sürülmüştür.
Life of Tulip Era’s Reisülküttâb Üçanbarlı Mehmed Efendi
Abstract
The Tulip Era which could be seen as a period of restoration in the Ottoman Empire after long and devastating wars, created some colourful characters. Reisülküttab/Chief Chancellor Mehmed Efendi who was known as Üçanbarlı, was one of these persons. Mehmed Efendi rised in his career as a bureaucrat under the protection of grand vizier Damat İbrahim Pasha, first became reisülküttab in 1718 and then managed to survive the bloody uprising of Patrona Halil. After that, Mehmed Efendi even managed to return from his exile in Bozcaada and served in Defter Eminliği and Şıkk-ı Evvel Defterdarlığı for a time. He expressed his interest in tulips by writing a tulip epistle. We tried to uncover the details of his life from various sources and to trace the story of oil painted portrait of Mehmed Efendi.
Thesis by Seyfullah Aslan
Osmanlı İmparatorluğu’nun Tuna Donanması: Teşkilâtı ve Faaliyetleri (1683-1718)
Osmanlı Devleti, Tuna Nehri’ne ulaştıktan sonra nehrin lojistik ve askerî avantajlarından yararlanmak üzere filolar bulundurmuştur. Ancak bu filolar idarî ve malî bakımdan bir donanma teşkilâtına işaret etmemekteydi. II. Viyana Kuşatması’na dönüşen sefer sonrasında ise Tuna donanması, idarî ve malî bakımdan tam yetkili bir kapudan tarafından idare edilmek üzere teşkil edilmiştir. Bu tezde Tuna donanmasının teşkilât yapısı, kapudanları, muharip ve hizmetli personeli, malî kaynakları, gemileri, gemi inşa tezgâhları, gemi inşa faaliyetleri ve donanmanın barış ve savaş dönemindeki askerî ve lojistik faaliyetleri ele alınmıştır. Başkanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan defter serileri başta olmak üzere çeşitli arşiv belgeleri ve kronikler üzerinde yapılan çalışmayla, Osmanlı seferlerine Tuna donanmasının muharip katkısı, Tuna Nehri’nin askerî amaçlarla kullanılma keyfiyeti ve özellikle Kutsal İttifak’la yapılan savaşlarda Osmanlılara sağladığı lojistik avantajları ortaya konulmuştur.
ABSTRACT
The Danube Navy of the Ottoman Empire: Organization and Operations (1683-1718)
The Ottoman Empire had placed fleets after reaching the Danube River to exploit the logistic and military advantages/benefits of the river. However, these fleets did not indicate a naval organization in terms of administration and finance. A fully authorized kapudan administratively and financially operated the Danube Navy, which was initiated after the expedition that had shifted into the Battle of Vienna. This thesis aims to discuss the organizational structure of the Danube Navy, its kapudans, soldiers and service personnel, financial resources, ships, shipbuilding looms, and shipbuilding activities while also analysing the military and logistics activities of the navy during peace and war. The thesis aims to present the military/subsidy of the Danube Navy to the Ottoman expeditions, the military purpose of the Danube River, along with the logistical advantages it provided to the Ottomans, specifically during the wars with The Holy League. All these studies have been indicated by analysing various archival documents and chronicles, including with the Defter series in the Ottoman Archive.
ABSTRACT
Algiers in the early modern period was undoubtedly one of the major naval bases for pirate activities. Although formally an administrative part of the Ottoman Empire, Algiers effectively involved in diplomatic negotiations and had the right to declare war against hostile entities for its own sake. Beginning from the middle of the 16th century, oceanic trade gained edge over the Mediterranean domestic trade which led to a dramatic drop in commercial activity in the middle of the 18th century. Alongside with changes in economic patterns, the corsairs of Algiers were facing great difficulties in extracting financial gains from European shipping, now backed by powerful navies. European sea powers became a significant threat to pirate activities in the Mediterranean and in the 1770’s the once terrifying military efficiency of Algiers was subdued to a rather unimportant extent. Prior to the French invasion of the country in 1830, the raiding activities of the legendary pirate nest had almost come to an end.
Conference Presentations by Seyfullah Aslan
By analyzing Ottoman archival materials -including Mühimme registers, Maliyeden Müdevver documents, Baş Muhasebe ledgers, and local court records- it investigates the complex relationship between imperial governance and riverine geography. The research illuminates the empire's pragmatic and responsive approach to logistics management in an unpredictable natural environment, contributing fresh perspectives on the interplay between ecology and imperial infrastructure in the early modern era.
1697 seferi, gerek II. Mustafa’nın bizzat sefere katılması açısından gerekse Osmanlıların nihai bir netice alarak savaşlara son verme arzusundan dolayı kapsamlı hazırlıkların yapıldığı bir seferdi. Tuna donanmasının mevcudu, kabiliyetleri ve gücü de bu hazırlıklar kapsamında artırılmaya gayret edilmiştir.
Donanmanın hazırlıkları kapsamında gerek gemi inşa, teçhiz, tamir ve bakım masrafları gerek personel ve gerekse donanma personeli için ihtiyaç duyulan peksimed, zahire ve un gibi yiyecekler ile donanma tarafından kullanılan savaş malzemelerinin masrafları, ilgili senede Tuna donanmasının operasyonel masraflarını oluşturmaktadır. Masrafların ortaya çıkmasıyla beraber, ilgili sefer boyunca donanmanın Osmanlı hazinesine maliyeti hesaplanacaktır.
Başkanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan defterler ve evraklardan elde edilen bilgiler yanında donanmaya yapılan toplam masrafı kıyas etmek üzere literatürden istifade edilerek masrafın bütçe içindeki oranı tespit edilip değerlendirilecektir.
Anahtar kelimeler: Osmanlı, savaş, 1697 seferi, II. Mustafa, Tuna Nehri, Tuna donanması
Keywords: Ottoman, war, 1697 Campaign, Mustafa II, Danube River, Danube Navy
Osmanlı İmparatorluğu’nun fetihleri Orta Avrupa’ya doğru ilerlediğinde önlerinde, savunması için yeni tedbirler almalarını gerektirecek bir nehir bulunuyordu. Kendilerinden önce inşa edilmiş kadim kaleleri tamir etmek ve yeni kale veya palangalar yapmak suretiyle savunmayı güçlendirmek öncelikli tedbirdi. Ancak nehirde bir filo yüzdürmek suretiyle seyrüsefer ve sahillerin güvenliğini temin, savunmayı güçlendirme ve lojistik operasyonları hızlı ve güvenli hale getirmek için imparatorluğun çeşitli denemeler yaptığı görülmektedir. Kanunî Sultan Süleyman devrinden itibaren nehrin çeşitli bölgelerine yerel kapudanlar tayin edilmiştir. Bazen de nehrin adıyla anılarak görevlendirilen “Tuna Kapudanları” tayin edilmiştir. Kapudanların tayin usulleri, görevleri, malî ve idarî sorumluluklarına dair bulgular oldukça aydınlatıcı bilgiler sunmaktadır. Bu bakımdan yerel kapudanlıklar, sorumluluk ve görev alanlarının değişimi ilk teşebbüsleri anlamlandırmak açısından dikkatle ele alınacaktır. Bununla birlikte Tersâne-i Âmire’den desteklenen inşa faaliyetleri yanında nehrin çeşitli yerlerinde yürütülen ufak çaplı gemi tamir faaliyetleri henüz tam teşekküllü Tuna nehri tersanelerinin kurulmadığına işaret etmektedir.
17. yüzyılda Tuna Donanması’nın ulaştığı kapasite, kabiliyet ve teşkilât yapısı, Kanunî Sultan Süleyman devrindeki teşebbüsleri anlamlandırmak için dikkate değer bilgiler sunmaktadır. Bütün nehri tek bir kapudanlık altında yöneten Osmanlılar, gemi inşa faaliyetleri, insan gücü temini ve yönetimi, sefer lojistiğini destekleme ve nehir donanmasını savunma zincirinin halkası olarak kullanmak üzere gayret gösterdikleri görülmektedir.
Orta Avrupa’da Osmanlı serhaddinin yapısı akılda tutularak yapılacak tespitler donanmanın kuruluş aşamalarını daha açık görmemizi sağlayabilir. Zira serhadde çeşitli zorunluluklarla şekillenen nehir ve kale savunma yapısı, Osmanlıların tüm nehir donanmasının idarî teşkilâtını dikkatle kurguladıklarını göstermektedir. Böylelikle Tuna Donanması’nın faaliyetleri, idarî teşkilâtı el verdiği ölçüde gelişmiştir. Gerekli görüldüğünde idarî teşkilâtta yapılan değişiklikler Osmanlıların nehri daha etkin kullanmasını sağlamıştır.
Arşiv belgeleri ve literatürden elden edilen bilgi ve bulgular, Kanunî Sultan Süleyman devrinin öncesi ve sonrasında Tuna Nehri’nin kullanımına dair bilgiler ile kıyaslanmak suretiyle bu dönemdeki yaklaşım ve değişimler üzerinde durulacaktır. Bu bakımdan, Tuna Donanması’nın 17. yüzyıl sonuna kadarki tekâmül süreci bulgularla tartışmaya açılacak ve çeşitli tespitlerde bulunulacaktır.
Book Reviews by Seyfullah Aslan
Bu yazıda, Christine Isom-Verhaaren’in Osmanlı kuruluşundan önce başlayıp 18. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı donanmasında görev yapan denizcileri ele aldığı “The Sultan’s Fleet: Seafarers of the Ottoman Empire” adlı eseri incelenmektedir. Yazı boyunca kitabın bölümleri, yazarın verdiği bilgiler ve değerlendirmeleri yanında kullandığı kaynakları kritik edilmektedir. Kitap, Osmanlı denizcileri üzerine ilk çalışma olmasa da belli bir çerçevede Osmanlı denizcilerine odaklanan önemli bir akademik çalışma olarak dikkati çekmektedir.
Abstract:
The book The Sultan’s Fleet: Seafarers of the Ottoman Empire by Christine Isom-Verhaaren, discusses the seafarers who served in the Ottoman navy until the early 18th century. Although the focus is on the Ottoman period, the author starts her study with an overview of pre-Ottoman Anatolian-Turkish maritime activities. In this review, we examine the chapters of the book, historical material, and observations presented by the author, as well as the sources she used. Contributing to the literature on Ottoman seafarers, this book provides value as a noteworthy academic work focused on Ottoman sailors within a particular context.