Papers by Zeynep E R E N Uğurlu
Eurasian Journal of Educational Research, Oct 17, 2016
Purpose: The present study aims to investigate the level of teachers' organizational citizenship ... more Purpose: The present study aims to investigate the level of teachers' organizational citizenship behaviors and counter-productive work behaviors (CWBs) based on public primary school administrators' and teachers' perceptions and the relationship between these two variables. Research Methods: This study was conducted in a correlational survey model. The sample of this study was formed in the 2018-2019 academic year, consisted of public primary school administrators and teachers who worked in nine different districts

Disiplinlerarası Mükemmellik Arayışı, 2023
Özet
21. yüzyılda küreselleşen dünya, örgütlerin ve işgörenlerin etkileşim yoğunluğunun artmasına... more Özet
21. yüzyılda küreselleşen dünya, örgütlerin ve işgörenlerin etkileşim yoğunluğunun artmasına sebep olurken
insan kaynağının dünya üzerinde dolaşımını da artırmıştır. Örgütler giderek daha geniş ve çeşitli insan
toplulukları ile birlikte çalışmak ve doğdukları ülkelerin sınırları dışına çıkmak zorunda kalmışlardır.
Küreselleşme kavramı en genel anlamıyla, dünya üzerindeki ekonomilerin gittikçe artan bir biçimde
bütünleşmesi biçiminde açıklanabilir. Küreselleşme süreci ile birlikte ülkeler arasında mal, hizmet, sermaye ve
teknik bilgi akışı giderek büyüyen bir hızla artarken kendine özgü çalışma biçimlerini de oluşturmuştur. İnsan
kaynakları yönetiminin iki temel amacı insan kaynaklarını örgütün amaçları doğrultusunda en verimli ve etkin
bir şekilde harekete geçirmek, ikincisi ise, işgörenlerin ihtiyaçlarının karşılanması ve mesleki bakımdan
gelişmelerini sağlamaktır. Yani insan kaynakları yönetimi hem işgörenlerin bilgi, yetenek ve tecrübelerinden en
üst düzeyde yararlanarak örgütü amaçlarına ulaştırma yönünde çalışmalı, hem de işgörenlerin örgütten
beklentilerine cevap verebilmek için gerekli yöntemleri kullanmalıdır. Genel olarak insan kaynakları yönetimi
yerel ve uluslararası düzlemde aynı etkinlikleri sürdürmektedir. Ancak faaliyetin farklı ülkelerde
gerçekleştirilmesi aynı zamanda farklı kültürden işgörenlerle ve farklı siyasal, ekonomik, sosyal ve coğrafi
durumlardan etkilenmesini gerektirdiğinden yerel ve uluslararası insan kaynakları arasında farklılıklar
yaratmaktadır. Bu bölümde insan kaynaklarının ülke sınırlarını aşan biçimde dolaşımının oluşturduğu bir
çalışma alanı olarak uluslararası örgütlerde insan kaynakları yönetiminde iş ve çalışma ilişkileri, insan
kaynakları işlevleri bağlamında işgören ve yönetici seçme, yetiştirme ve geliştirme üzerinde durulmaktadır. Bu
bağlamda öncelikle insan kaynaklarının sınır ötesi ülkelerde çalışması olanaklarını sağlayan çokuluslu şirketlerin
tanımı, özellikleri ve temel kavramları; çokuluslu şirketlerin tarihsel gelişimleri; çokuluslu şirketler ile yerel
şirketler arasındaki insan kaynakları yönetimine ilişkin farklılıklar ve işgören ve yöneticilerin seçilmesi,
yetiştirilmesi ve geliştirilmesi süreçleri üzerinde durulmaktadır.
Anahtar kelimeler: Çokuluslu şirketler, uluslararası insan kaynakları yönetimi, eğitim, geliştirme.
Sosyal Bilimlerde Mükemmellik Arayışı 2023, 2023

Journal of Research in Education and Teaching, 2023
Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin öğretmen özerkliği kavramına ilişkin algılarını ve öğretmen ... more Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin öğretmen özerkliği kavramına ilişkin algılarını ve öğretmen özerkliğinin artırılması koşullarına ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması ile desenlenen bu araştırmaya Bursa ili Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinden çeşitli branşlardan 91 öğretmen destek vermiştir. Araştırmanın katılımcıları kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile seçilmiştir. Araştırmanın verilerinin toplanması için araştırmacılar tarafından yarı yapılandırılmış görüşme formu oluşturulmuş ve yüz-yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırmanın verileri betimsel ve içerik analizi ile çözümlenerek araştırmanın bulgularına ulaşılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, öğretmen özerkliği kavramına ilişkin tanımlamalar karar, planlama, ders içi etkinlikler ve değerlendirme temaları altında toplanmıştır. Okulda öğretmenlerin katılımı beklenen kararlar eğitim öğretimle ilgili işlemler, tüm kararlarda, okulun genel işleyişi, öğrenci başarısını artırma ve disiplini sağlama temaları altında toplanmıştır. Okulda öğretmenlerin katılımı beklenmeyen kararlar ise, yönetimle ilgili kararlar, eğitim öğretimle ilgili olmayan kararlar, finansman, mevzuat ve disiplinle ilgili kararlar temaları altında toplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin özgürce düzenleme yapabildikleri başlıca alanlar öğretim yöntem ve teknikleri, ders araç ve gereçlerin seçimi olarak bulunmuştur. Öğretmen özerkliğinin başlıca faydaları eğitimde kalite ve başarıyı artırması, motivasyonu artırması, aidiyeti geliştirmesi, yenilik ve gelişim, güveni geliştirmesi olarak bulunmuştur. Öğretmen özerkliğinin başlıca riskleri ise uyumsuzluk ve düzenin bozulması, eğitimöğretimin bütünlüğünün bozulması, suiistimal edilmesi, sorumlulukların yerine getirilmemesi ve yöneticinin okulu yönetimini güçleştirmesi olarak bulunmuştur. Okul yöneticileri tarafından öğretmen özerkliğinin desteklenmesi, özgürlük alanları yaratılması, okulda öğretmenlerin mesleki potansiyelinin geliştirilmesine de katkıda bulunacaktır. Öğretmenin gelişimine destek olan her girişim, öğrencilerin öğrenme süreçlerine de olumlu yansıyacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim politikasının araştırılması, kurulduğu 1923 yılından bu yana ülken... more Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim politikasının araştırılması, kurulduğu 1923 yılından bu yana ülkenin eğitime yaklaşımını şekillendiren çeşitli tarihi, kültürel, politik ve sosyo-ekonomik faktörlerin araştırılmasını da içermektedir. Eğitim, yeni kurulan devlete birlik ve sadakat duygusunu aşılama sürecinde; toplumsal normları, değerleri ve kültürü etkilemede çok önemli bir rol oynamıştır. Latin alfabesinin kabulü, Türkçenin ön plana alınması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu, laik bir eğitim sistemi, kadınların eğitimi, karma eğitim, eğitim ile ekonomik kalkınmanın teşviği, vatandaşlık sorumlulukları ve demokratik değerler kuruluş dönemi eğitim politikasının kritik bileşenleri olarak sayılabilir. Türkiye'nin Cumhuriyet dönemi eğitim politikasını araştırırken, bu temelleri karşılıklı etkileşimleri ve toplumun çeşitli yönleri üzerindeki etkileriyle birlikte göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Birincil kaynakların, resmî belgelerin, eğitim reformlarının, müfredat değişikliklerinin ve bilimsel literatürün incelenmesi, Türkiye tarihinin bu kritik yönünün kapsamlı bir şekilde anlaşılmasını sağlayacaktır. Ziya Gökalp (1876-1924) ikinci Meşrutiyet ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında yaşamış önde gelen bir Türk düşünürü, şairi, sosyoloğudur. Türkiye Cumhuriyeti'nin ideolojik temellerini şekillendiren kilit isimlerden biridir. Milliyetçilik, milli kimlik ve modernleşme konusundaki düşünceleri ile Türk eğitim politikasını derinden etkilenmiştir (Gürsoy ve Çapçıoğlu, 2006). John Dewey (1859-1952), fikirleri ile dünya çapında eğitim politikaları ve uygulamaları üzerinde önemli bir etkiye sahip olan Amerikalı bir filozof, psikolog ve eğitim reformcusudur. Dewey'in eğitim, eğitim felsefesi, demokrasi ve okulların toplumdaki rolü konusundaki ilerici fikirleri ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında etkili olmuştur. Bu çalışmada, Ziya Gökalp'in Terbiyenin Sosyal ve Kültürel Temelleri ile John Dewey'in Okul ve Toplum kitapları eğitim temelinde eleştirel bir bakış açısıyla incelenmekte ve doküman analizi yöntemi kullanılarak kitaplarının eğitim savları belli kategoriler altında değerlendirilmektedir. Sonuç bölümünde her iki kitabın benzer ve farklı yanları ortaya konularak kitapların eğitim politikaları açısından önemine değinilmektedir.

Eurasian Journal of Educational Research, 2016
Problem Statement: Exchange programs offer communication channels created through student and ins... more Problem Statement: Exchange programs offer communication channels created through student and instructor exchanges; a flow of information takes place through these channels. The Farabi Exchange Program (FEP) is a student and instructor exchange program between institutions of higher education. Through the use of social network analysis and techniques unique to it, an analysis of this structure will uncover how much universities and teacher training institutions as actors are affected by these student exchange programs and how much of their capacity they actually use. A literature review shows that exchange programs have been the focus of several studies, but there is almost no research using social network analysis on exchange program and teacher training programs. In the evaluation of student exchange programs, the social network approach brings a new point of view in the evaluation of complex and multiple relationships. Purpose of the study: The main purpose of this study is the mutual assessment of teacher training programs in universities which accept and send students through the exchange framework of the FEP. Methods: The study has been carried out a social network analysis approach. Social network analysis defined as the method of digital and/or graphic mapping of the type, direction and density of relationships between groups of actors. In this study, data was acquired from the lists of students who participated in the FEP at 18 universities, which have been selected through the cluster sampling method for the 2013-2014 educational year. It has been analyzed with the UCINET 6.0 software program.

Geçmişten Günümüze Yönetim Kuramları, İlişkiler ve Eğitim Örgütlerine Yansımaları, 2022
Sonuç olarak eğitimde örgütsel öğrenme süreçleri ve boyutlarında birey, grup
ve örgüt düzeyinde g... more Sonuç olarak eğitimde örgütsel öğrenme süreçleri ve boyutlarında birey, grup
ve örgüt düzeyinde gerçekleşme ve biçimlendirmede sosyal ağ kuramı perspektifinden
yapılan araştırmalar ve değerlendirmelerin katkı sağlama potansiyeli yüksektir.
Özellikle öğrenmenin gerçekleştiği bağlamın, öğrenme süreçlerinde örgüt
üyeleri arasındaki informal ilişkilerin ve örgütsel öğrenmede değerlerin, normların
ve deneyimlerin aktarılmasında kritik öneme sahip olmakla birlikte örgütte üyelerin
zihninde yer aldığı için açığa çıkarılması zor olan örtük bilginin açığa çıkarılıp
analiz edilmesinde diğer araştırma yaklaşımlarından oldukça farklı araştırma yaklaşımları
olanakları sosyal ağ kuramının üstünlükleri olarak sayılabilir. Gerek okullarda
öğrenciler, öğretmenler ve okul yöneticilerinin bireysel düzeyde öğrenmeleri
ve gerekse grup ve örgüt düzeyinde öğrenme süreçlerinin örgüt yapısı içinde biçimlendirilmesi,
desteklenmesi, yürütülmesi ve değerlendirilmesi süreçlerinde pek
çok sosyal ilişki kalıpları ve bu ilişkilerin oluşturduğu sosyal yapılar oluşmaktadır.
Sosyal ağ kuramı bakış açısı ve kendisine has araştırma yaklaşımları ile zengin veri
kaynağı sağlayan bu ilişki kalıplarını ve sosyal yapıları ortaya çıkarılabilme ve derinlemesine
analiz edilebilme olanağı sağlayarak katkı sunabilmektedir.

Journal of Research in Education and Teaching., 2022
Bu araştırmanın amacı, yöneticilerin, öğretmenlerin, öğretmen adaylarının ve velilerin görüşlerin... more Bu araştırmanın amacı, yöneticilerin, öğretmenlerin, öğretmen adaylarının ve velilerin görüşlerine göre Türk Eğitim Sisteminin en önemli sorunlarını ortaya koymaktır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri dört grup katılımcıdan toplanmıştır. Araştırmaya katılan katılımcıların tüm gruplar açısından dağılımı 8 yönetici, 12 öğretmen, 138 öğretmen adayı ve 22 veli olmak üzere toplam 180 olarak gerçekleşmiştir. Araştırmada katılımcı grupların dâhil oldukları sosyal konum, mesleki aidiyetler ve eğitimin hangi tür paydaşı oldukları (yönetici, öğretmen, öğretmen adayı, veli) farklı sorunları öne çıkarmalarına neden olmuştur. Örneğin yönetici grup için eğitimin en temel ve öncelikli sorunu okulların yeterli oranda bütçeden pay alamamaları olarak belirtilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenler eğitimin en önemli sorununun eğitimin içeriği ve sınavlara dayalı sistem olarak belirtmiştir. Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının en öncelikli sorunu, öğretmen atamaları olarak ortaya konulmuştur. Araştırmaya katılan velilere göre en önemli sorun sınavlara aşırı bağımlı bir eğitim sisteminde çocukların çocukluk çağlarını yeterince yaşayamamaları, eğitimin niteliğine ilişkin kaygılar, çocuklarının geleceklerinden endişe duyulması olarak sıralanmıştır. Araştırma bulguları, eğitimin paydaşlarının farklı bakış açılarına göre eğitimden beklentilerini ortaya koymak açısından çoklu bakış açısının yararlı olduğunu göstermektedir.

International Journal on New Trends in Education and Their Implications, 2022
This research was carried out with qualitative research and document analysis techniques. This st... more This research was carried out with qualitative research and document analysis techniques. This study it is aimed to examine the development of distance education and teacher training practices and their practices in various countries and Turkey. The way to improve the organization is to develop human resources. The understanding of human resources of our age has also grasped the value of human power for the organization and has sought new approaches to develop this resource. Distance education is also considered as an approach where technology is used intensively to train human resources before and during service. Particularly, developments in internet and intranet technology also enable interaction between teacher and learner, learner and learner with virtual classroom applications and the use of whiteboards. Distance education, which found intense application opportunities during the pandemic (Covid 19) affecting the whole world, has brought a new perspective to education processes. In this study, the concept of distance education is discussed in the context of its use in in-service training of teachers.

International Journal of Curriculum and Instruction, 2022
The main purpose of this study is to determine the level of institutional isomorphism of Guidance... more The main purpose of this study is to determine the level of institutional isomorphism of Guidance Research Centers (GRS), which are public education organizations. The concept of institutional isomorphism means that organizations that are similar according to the type, level and characteristics of environmental conditions can survive. In the study, coercive and normative dimensions of institutional isomorphism were analyzed by textual analysis and the mimetic isomorphism dimension was analyzed by the social network analysis method. The study was carried out in the 2019-2020 academic year. Thirty-eight top managers from six different geographical regions across Turkey participated. The participants of the study were selected by snowball sampling and the data generator method. The data of the study were collected by documentation and semi-structured interview techniques. The qualitative data of the study on coercive and normative isomorphism were analyzed by descriptive and content analysis; Social network analysis data on mimetic isomorphism were analyzed with UCINET 6.647 software, network structural features and inter-actor relations. According to the findings obtained in the research, GRCs, which are affiliated to the same topinstitution, assigned to the same legal infrastructure, working in the same occupational field, as expected theoretically, are highly coercive and normative isomorphic organizations. However, according to the social network analysis data obtained in the mimetic dimension and the network analysis diagrams created by 79 actors. It is essential to consider the factors of institutional isomorphism in determining what improvements are to be made to develop the capacities of GRCs and disseminate new practices and successful studies.

Bu araştırmanın temel amacı, eğitim yönetimi alanında yapılan araştırmalarda ortak yazarlık ilişk... more Bu araştırmanın temel amacı, eğitim yönetimi alanında yapılan araştırmalarda ortak yazarlık ilişkisi üzerinden akademik işbirliğinin ve yapılan araştırmalarda disiplinlerarası çalışmaların durumunun değerlendirilmesidir. Bu temel amaç doğrultusunda aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: (1) Eğitim yönetimi alanında ortak yazarlık ilişkisi üzerinden araştırma ağları nasıldır? (araştırma ağlarının görsel olarak ağın ortaya konulması) (2) Eğitim yönetimi alanında yapılan araştırmalarda araştırmacıların disiplinlerarası çalışma yaklaşımları oransal olarak nasıldır? (yoğunluk) (3) Eğitim yönetimi alanında yapılan araştırmalarda en çok hangi aktörler arasında, hangi konularda ve alanlarda akademik işbirliği yapılmaktadır? (ağ merkezileşme ölçümleri). Tarama modelinde olan araştırmada sosyal ağ analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri dökümantasyon tekniği ile toplanmıştır. Son bir yıl (2017) içinde eğitim yönetimi alanında yayın yapılan başlıca dergilerden tarama yapılarak eğitim yönetimi alanında en çok yayın yapılan dergilerden amaçlı örnekleme yoluyla sekiz dergi seçilerek yayınlanan makaleler hem anahtar kelimeler hem de araştırmacıların mensup oldukları ana bilim dalları açısından incelenmiştir. Sinop Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi birimi tarafından desteklenen bu araştırmada elde edilen bulgulara göre, 2017 yılı içinde sekiz dergide eğitim yönetimi alanına giren toplam 50 makalede 111 araştırmacı arasında sadece üç makalede disiplinler arası ilişki belirlenmiştir. Araştırmada yapılan sosyal ağ analizi bulgularına göre, var olan kapasitenin sadece % 13’ünün kullanıldığı, kümeleme analizi bulgularına göre içte sıkı, dışa kapalı bir görüntü sergilediği belirlenmiştir. Eğitim yönetimi alanında disiplinlerarası çalışma yapma eğilimi son derece düşük bulunmuştur. Bu durum eğitim yönetiminin doğasına aykırıdır ve dışarıdan yeni ve nitelikli bilgilerin girmesini ve alanına gelişimini engelleyecektir. Bu araştırmanın önerisi, hem yöntem çeşitliliği hem de farklı disiplinler arasında araştırma yapma yaklaşımının arttırılmasının gerekliliğidir. Bu koşullarda, birbirini tekrarlayan araştırmaların azalmasını ve daha nitelikli ve yeni bilgilerin alana dahil edilmesini de kolaylaştıracaktır.
Anahtar Kelimeler: Eğitim yönetimi, akademik işbirliği, Sosyal ağ analizi, işbirliği ağı, disiplinlerarası araştırma
Bu çalışma EĞTF-1901-17-12 proje numarası ile Sinop Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi Koordinatörlüğü tarafından desteklenmiştir.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2016
The main objective of this study is to shed light on the administrators' and teachers' perception... more The main objective of this study is to shed light on the administrators' and teachers' perceptions of teacher autonomy in Azerbaijani and Turkish educational system. In the study, the meaning of teacher autonomy, areas where teachers are able to act in an autonomous manner and the obstacles related to teacher autonomy were comparatively studied. Qualitative research model was used in this study. Data was collected by means of the interviews conducted between 2014-2015 academic years in Baku, Azerbaijan and Sinop, Turkey. The sampling of the research was selected by means of easy access case sampling method. A total of 40 participants including 15 class teachers and 5 administrators from the state schools in Baku Azerbaijan and 15 class teachers and 5 administrators from Sinop, Turkey state schools provided support for the research. According to the findings analysed by the descriptive and content analysis, teachers and administrators in Azerbaijan and Turkey have defined the concept of teacher autonomy in terms of the teachers' duties and responsibilities during the in-class educational activities and the factors related to in-class educational activities are in low levels.

Universal Journal of Educational Research, 2016
In this research, it has been aimed to determine the opinions of administrators serving in the pu... more In this research, it has been aimed to determine the opinions of administrators serving in the public education organizations at the central districts of Sinop on inter-organizations collaboration (collaboration levels). The study, in the descriptive survey model, has been carried out by a mixed research approach where qualitative, quantitative and social network analyses have been used collectively. At the qualitative phase of the research, 36 school administrators have been interviewed, and then the interview inventory has been subjected to content analysis. In the social network analysis phase of the research, the Collaboration Levels Scale developed by the researcher has been applied to 36 school administrators. The obtained data have been analyzed in the UCINET 6.0 software. The density, structural holes, centrality degrees of the responses of the administrators to the items included in the scale have been calculated and network maps have been generated. In the quantitative phase of the research, whether the positional characteristics of the administrators within the organization and network demonstrated variations depending on variables or not has been analyzed with the Mann-Whitney U and Kruskall Wallis Test, since the distribution was not normal. According to the conclusions reached in the study, 36 education institutions have established a collaboration network of 68 actors, including themselves. From these organizations, 39 are education organizations, while 29 are public, private sector and non-governmental organizations. All education organizations at the provincial center have established a collaboration network. There are no isolated organizations. According to the density analysis, 57% of the maximum relations that the organizations could achieve among themselves, has been established. Accordingly, the education organizations have both close and distant connections within the collaboration network. According to the research findings, the education organizations at the provincial center display a structure that is very close within themselves-but closed to the outside. While the areas where the collaboration potential could be used the most in proportion are data sharing, financial resources sharing and administrator opinion exchange, the lowest levels have materialized in working on a common project, institutional health and safety. Among the collaboration levels, from the five levels that are networking, cooperation, coordination, coalition and collaboration, the highest achieved collaboration is the collaboration level. In conclusion, meaningful differentiations have been determined between collaboration subjects and levels, depending on the positions of the organizations within the network (central actor, effectiveness level and betweenness condition). Positions within the network have an impact on the collaboration levels of organizations.

Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi Journal of Research in Education and Teaching, 2021
Bu araştırmanın temel amacı, okulda öğretmenlerin mesleki konulardaki birbirlerinden öğrenmelerin... more Bu araştırmanın temel amacı, okulda öğretmenlerin mesleki konulardaki birbirlerinden öğrenmelerinin oluşturduğu
profesyonel öğrenme ağlarını ortaya koymaktır. Bu temel amaç doğrultusunda, öğretmenlerin okul ortamında,
profesyonel gelişimlerinde en çok hangi konularda bilgiye ihtiyaç duydukları, birbirlerinden öğrenmelerini
kolaylaştıran öğretmen özellikleri, öğretmenlerin birbirleri ile mesleki deneyimlerinin ve bilgilerinin paylaşımının
oluşturduğu profesyonel öğrenme ağ örüntülerini ve geliştirilmesi önerilerini ortaya koymaktır. Sosyal ağ analizi ve
nitel araştırma yaklaşımlarının birlikte kullanıldığı karma araştırma yaklaşımıyla yürütülen bu araştırma, 2018‐2019
öğretim yılında Batman ili merkezindeki devlet okulunda 26 öğretmen ve 2 okul yöneticisinin katılımı ile
gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri yarı‐yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırmanın
analizlerinde nitel verilerde betimsel analiz; sosyal ağ verilerinde UCINET 6.0 yazılımı ile ağ yapısal özellikleri (ağ
büyüklüğü, ağ merkezileşme derecesi, bileşen, bağlantılılık, yoğunluk, kümelenme) ve aktörler arası ilişkiler (klikler,
ağ merkezileşme ölçümleri derece, yakınlık, arasındalık ve öz‐vektör merkeziliği) analiz edilmiştir. Araştırmanın
bulgularına göre okul içinde öğretmen ve yöneticilerin bilgi paylaşımlarının okuldaki tüm aktörleri kapsayan bir ağ
yapısı oluşturmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre çeşitli öneriler verilmiştir. The aim of this study is to reveal the professional learning networks formed by the teachers' learning from each
other on professional subjects at school. In line with this main purpose, it is aimed to reveal the professional learning
network patterns created by the sharing of professional experiences and knowledge of teachers with each other and
suggestions for development, on which subjects teachers need information most in their professional development
in the school environment, teacher characteristics that facilitate their learning from each other. The research, which
was conducted with a mixed research approach in which social network analysis and qualitative research approaches
were used together, was carried out in the 2018‐2019 academic year in a public school in the city of Batman with the
participation of 26 teachers and 2 school administrators. The data of the research were collected by semi‐structured
interview technique. Descriptive analysis of qualitative data in the analysis of the research; In social network data,
network structural features (network size, degree of network centralization, component, connectivity, density,
clustering) and inter‐actor relations (cliques, network centralization measures degree, proximity, betweenness, and
self‐vector centrality) were analyzed with UCINET 6.0 software. According to the findings of the research, the knowledge sharing of teachers and administrators within the school creates a network structure that covers all the actors in the school. Various suggestions were given according to the results obtained.
Yapay zeka: Güncel Yaklaşımlar ve Uygulamalar, 2021
Atıf İçin:
Eren, Z. (2021). Eğitimde yapay zeka uygulamaları ve geleceğe ilişkin yönelimler. (E... more Atıf İçin:
Eren, Z. (2021). Eğitimde yapay zeka uygulamaları ve geleceğe ilişkin yönelimler. (Ed. N. Öykü İyigün ve Mustafa K. Yılmaz). Yapay zeka: Güncel Yaklaşımlar ve Uygulamalar. İstanbul: Beta Kitap Yayıncılık. s.187-212.
Eğitim Yönetimi Kuram ve Uygulama, 2021
Eğitim Bilimine Giriş, 2020
Eren, Z. (2020). Eğitimin Hukuksal Temelleri. (Ed. Adem Bayar). Eğitime Giriş. Ankara: Pegem Aka... more Eren, Z. (2020). Eğitimin Hukuksal Temelleri. (Ed. Adem Bayar). Eğitime Giriş. Ankara: Pegem Akademi, ss. 175-212.

A Handbook of Leadership Styles, 2020
Eren, Z. (2020). Complexity Leadership. (Ed. Ozgür Demirtas and Mustafa Karaca). A Handbook of Le... more Eren, Z. (2020). Complexity Leadership. (Ed. Ozgür Demirtas and Mustafa Karaca). A Handbook of Leadership Styles. Newcastle, UK: Cambridge Scholars Publishing, pp. 296-428.
Abstract
Complexity leadership was first formed by adapting the basic concepts of the sciences of complexity in the natural sciences to the organisational and management sciences. In this leadership approach, leadership is not only a leader in the orientation of human behaviour in the organisation but as a system function that enables a large number of semi-autonomous workers to unite collective performance in the context of organisational performance, innovation, adaptation and common collective characteristics, unlike traditional leadership approaches. It is assumed to occur. Although complexity leadership, based on complex science, chaos theory, network science, and computer and actor-based modelling, was first suggested by Marion and Uhl-Bien (2001), however, different approaches of complexity leadership emerged from time to time. In this section, firstly the basic concepts of complexity sciences are explained briefly, and then complexity leadership theory, essential characteristics, types and different approaches are discussed. Then, the Cynefin model, which appeared in the application dimension of complexity leadership, was examined and practical suggestions were given to the practitioners. Finally, leadership research has focused on the contributions of the science of complexity and future trends.

İstanbul Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2020
Öz Bu araştırmada Bilim Sanat Merkezleri'nin (BİLSEM) üst yöneticilerinin bağlamsal performansı, ... more Öz Bu araştırmada Bilim Sanat Merkezleri'nin (BİLSEM) üst yöneticilerinin bağlamsal performansı, profesyonel destek ağı örüntüleri aracılığıyla açığa çıkarılarak analiz edilmiştir. Nitel ve sosyal ağ analizi yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemi ile yürütülen araştırmaya Türkiye genelindeki çeşitli il ve bölgelerde görevli 30 BİLSEM üst düzey yöneticisi destek vermiştir. Araştırmanın verileri 2018 yılında, yarı-yapılandırılmış görüşme formu ile çevrimiçi olarak toplanmıştır. Araştırmada yöneticilerin birbirlerinin işlerini kolaylaştırma ve kendilerini geliştirmek için hangi diğer meslektaşlarından hangi konularda destek aldıkları ve profesyonel destek ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik önerileri sorulmuş ve profesyonel destek ağı örüntüleri ortaya çıkarılarak sosyal ağ analizine özgü olarak geliştirilen UCINET 6.0 yazılımı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, yöneticilerden 30 katılımcının profesyonel destek ağı örüntüsü 68 aktörden ve 113 bağlantıdan oluşmuştur. Farklı coğrafi bölgelerde ve birbirinden uzak olmalarına rağmen aralarında profesyonel destek ilişkisi oluştuğu, eğitim değişkenine göre kıdem değişkeninin katılımcılar için profesyonel destek alma açısından daha değerli bulunduğu, üst yöneticilerin maksimum gerçekleştirilecek bağlantının %25'ini gerçekleştirdiği bulunmuştur. Abstract In this study, the contextual performance of the senior managers of the Science Art Centers (BİLSEM) was analyzed by means of the professional support network patterns. In several provinces and regions qualitative and social network analysis methods to research conducted by mixed research methods being used together across Turkey gave support worker 30 senior manager. The data of the study were collected online in 2018 with semi-structured interview form. In the research, it has been asked about which other colleagues of the managers to support each other in order to improve their work and to Özgün Araştırma Makalesi (Original Research Article) Geliş/

Dijital Dönüşüm ve Süreçler & Digital Transformation and Processes, 2020
Giriş
Büyük dönüşüm ve değişim dönemlerinde yapısal ve kültürel değişimler
yaşanırken eğitim sist... more Giriş
Büyük dönüşüm ve değişim dönemlerinde yapısal ve kültürel değişimler
yaşanırken eğitim sistemlerinin değişmeden aynı kalması beklenemez.
İçinde bulunduğumuz çağda devrim niteliğindeki hızlı teknolojik
değişimler gerçekleşmektedir. Nesnelerin interneti (IoT), yapay zekâ
(AI) ve robotik gibi dijital teknolojilerin gelişmesi ve yayılması
toplumsal yaşamda da önemli değişiklikler yaratmaktadır. Doğal olarak
ekonomik, sosyal, kültürel, politik değişimler kadar eğitim sistemi de bu
değişimden payını almaktadır. İnsan öğesinin niteliğine en doğrudan
etkiyi yapan eğitim süreçleri de toplumla eş uyumlu biçimde
değişmekte, dönüşmekte ve dijitalleşmektedir.
Toplum 5.0, ilk olarak Japonya’da ortaya atılarak uygulanmaya başlayan
bir büyüme ve kalkınma stratejisi olarak değerlendirilebilir. Hem
ekonomik kalkınmayı hem de toplumsal sorunların çözülmesini
hedefleyen, insan merkezli bir toplum oluşturmayı amaçlamaktadır.
Toplum 5.0, her ne kadar Japonya eksenli bir büyüme, gelişme ve
kalkınma vizyonu olsa da, teknolojinin getirdiği sorunları çözme ve
Endüstri 4.0’ın ihmal ettiği “insanı odağa alan ve değer yaratma
boyutundaki” eksiklikleri giderme potansiyeli taşımaktadır.
Uploads
Papers by Zeynep E R E N Uğurlu
21. yüzyılda küreselleşen dünya, örgütlerin ve işgörenlerin etkileşim yoğunluğunun artmasına sebep olurken
insan kaynağının dünya üzerinde dolaşımını da artırmıştır. Örgütler giderek daha geniş ve çeşitli insan
toplulukları ile birlikte çalışmak ve doğdukları ülkelerin sınırları dışına çıkmak zorunda kalmışlardır.
Küreselleşme kavramı en genel anlamıyla, dünya üzerindeki ekonomilerin gittikçe artan bir biçimde
bütünleşmesi biçiminde açıklanabilir. Küreselleşme süreci ile birlikte ülkeler arasında mal, hizmet, sermaye ve
teknik bilgi akışı giderek büyüyen bir hızla artarken kendine özgü çalışma biçimlerini de oluşturmuştur. İnsan
kaynakları yönetiminin iki temel amacı insan kaynaklarını örgütün amaçları doğrultusunda en verimli ve etkin
bir şekilde harekete geçirmek, ikincisi ise, işgörenlerin ihtiyaçlarının karşılanması ve mesleki bakımdan
gelişmelerini sağlamaktır. Yani insan kaynakları yönetimi hem işgörenlerin bilgi, yetenek ve tecrübelerinden en
üst düzeyde yararlanarak örgütü amaçlarına ulaştırma yönünde çalışmalı, hem de işgörenlerin örgütten
beklentilerine cevap verebilmek için gerekli yöntemleri kullanmalıdır. Genel olarak insan kaynakları yönetimi
yerel ve uluslararası düzlemde aynı etkinlikleri sürdürmektedir. Ancak faaliyetin farklı ülkelerde
gerçekleştirilmesi aynı zamanda farklı kültürden işgörenlerle ve farklı siyasal, ekonomik, sosyal ve coğrafi
durumlardan etkilenmesini gerektirdiğinden yerel ve uluslararası insan kaynakları arasında farklılıklar
yaratmaktadır. Bu bölümde insan kaynaklarının ülke sınırlarını aşan biçimde dolaşımının oluşturduğu bir
çalışma alanı olarak uluslararası örgütlerde insan kaynakları yönetiminde iş ve çalışma ilişkileri, insan
kaynakları işlevleri bağlamında işgören ve yönetici seçme, yetiştirme ve geliştirme üzerinde durulmaktadır. Bu
bağlamda öncelikle insan kaynaklarının sınır ötesi ülkelerde çalışması olanaklarını sağlayan çokuluslu şirketlerin
tanımı, özellikleri ve temel kavramları; çokuluslu şirketlerin tarihsel gelişimleri; çokuluslu şirketler ile yerel
şirketler arasındaki insan kaynakları yönetimine ilişkin farklılıklar ve işgören ve yöneticilerin seçilmesi,
yetiştirilmesi ve geliştirilmesi süreçleri üzerinde durulmaktadır.
Anahtar kelimeler: Çokuluslu şirketler, uluslararası insan kaynakları yönetimi, eğitim, geliştirme.
ve örgüt düzeyinde gerçekleşme ve biçimlendirmede sosyal ağ kuramı perspektifinden
yapılan araştırmalar ve değerlendirmelerin katkı sağlama potansiyeli yüksektir.
Özellikle öğrenmenin gerçekleştiği bağlamın, öğrenme süreçlerinde örgüt
üyeleri arasındaki informal ilişkilerin ve örgütsel öğrenmede değerlerin, normların
ve deneyimlerin aktarılmasında kritik öneme sahip olmakla birlikte örgütte üyelerin
zihninde yer aldığı için açığa çıkarılması zor olan örtük bilginin açığa çıkarılıp
analiz edilmesinde diğer araştırma yaklaşımlarından oldukça farklı araştırma yaklaşımları
olanakları sosyal ağ kuramının üstünlükleri olarak sayılabilir. Gerek okullarda
öğrenciler, öğretmenler ve okul yöneticilerinin bireysel düzeyde öğrenmeleri
ve gerekse grup ve örgüt düzeyinde öğrenme süreçlerinin örgüt yapısı içinde biçimlendirilmesi,
desteklenmesi, yürütülmesi ve değerlendirilmesi süreçlerinde pek
çok sosyal ilişki kalıpları ve bu ilişkilerin oluşturduğu sosyal yapılar oluşmaktadır.
Sosyal ağ kuramı bakış açısı ve kendisine has araştırma yaklaşımları ile zengin veri
kaynağı sağlayan bu ilişki kalıplarını ve sosyal yapıları ortaya çıkarılabilme ve derinlemesine
analiz edilebilme olanağı sağlayarak katkı sunabilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Eğitim yönetimi, akademik işbirliği, Sosyal ağ analizi, işbirliği ağı, disiplinlerarası araştırma
Bu çalışma EĞTF-1901-17-12 proje numarası ile Sinop Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi Koordinatörlüğü tarafından desteklenmiştir.
profesyonel öğrenme ağlarını ortaya koymaktır. Bu temel amaç doğrultusunda, öğretmenlerin okul ortamında,
profesyonel gelişimlerinde en çok hangi konularda bilgiye ihtiyaç duydukları, birbirlerinden öğrenmelerini
kolaylaştıran öğretmen özellikleri, öğretmenlerin birbirleri ile mesleki deneyimlerinin ve bilgilerinin paylaşımının
oluşturduğu profesyonel öğrenme ağ örüntülerini ve geliştirilmesi önerilerini ortaya koymaktır. Sosyal ağ analizi ve
nitel araştırma yaklaşımlarının birlikte kullanıldığı karma araştırma yaklaşımıyla yürütülen bu araştırma, 2018‐2019
öğretim yılında Batman ili merkezindeki devlet okulunda 26 öğretmen ve 2 okul yöneticisinin katılımı ile
gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri yarı‐yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırmanın
analizlerinde nitel verilerde betimsel analiz; sosyal ağ verilerinde UCINET 6.0 yazılımı ile ağ yapısal özellikleri (ağ
büyüklüğü, ağ merkezileşme derecesi, bileşen, bağlantılılık, yoğunluk, kümelenme) ve aktörler arası ilişkiler (klikler,
ağ merkezileşme ölçümleri derece, yakınlık, arasındalık ve öz‐vektör merkeziliği) analiz edilmiştir. Araştırmanın
bulgularına göre okul içinde öğretmen ve yöneticilerin bilgi paylaşımlarının okuldaki tüm aktörleri kapsayan bir ağ
yapısı oluşturmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre çeşitli öneriler verilmiştir. The aim of this study is to reveal the professional learning networks formed by the teachers' learning from each
other on professional subjects at school. In line with this main purpose, it is aimed to reveal the professional learning
network patterns created by the sharing of professional experiences and knowledge of teachers with each other and
suggestions for development, on which subjects teachers need information most in their professional development
in the school environment, teacher characteristics that facilitate their learning from each other. The research, which
was conducted with a mixed research approach in which social network analysis and qualitative research approaches
were used together, was carried out in the 2018‐2019 academic year in a public school in the city of Batman with the
participation of 26 teachers and 2 school administrators. The data of the research were collected by semi‐structured
interview technique. Descriptive analysis of qualitative data in the analysis of the research; In social network data,
network structural features (network size, degree of network centralization, component, connectivity, density,
clustering) and inter‐actor relations (cliques, network centralization measures degree, proximity, betweenness, and
self‐vector centrality) were analyzed with UCINET 6.0 software. According to the findings of the research, the knowledge sharing of teachers and administrators within the school creates a network structure that covers all the actors in the school. Various suggestions were given according to the results obtained.
Eren, Z. (2021). Eğitimde yapay zeka uygulamaları ve geleceğe ilişkin yönelimler. (Ed. N. Öykü İyigün ve Mustafa K. Yılmaz). Yapay zeka: Güncel Yaklaşımlar ve Uygulamalar. İstanbul: Beta Kitap Yayıncılık. s.187-212.
Abstract
Complexity leadership was first formed by adapting the basic concepts of the sciences of complexity in the natural sciences to the organisational and management sciences. In this leadership approach, leadership is not only a leader in the orientation of human behaviour in the organisation but as a system function that enables a large number of semi-autonomous workers to unite collective performance in the context of organisational performance, innovation, adaptation and common collective characteristics, unlike traditional leadership approaches. It is assumed to occur. Although complexity leadership, based on complex science, chaos theory, network science, and computer and actor-based modelling, was first suggested by Marion and Uhl-Bien (2001), however, different approaches of complexity leadership emerged from time to time. In this section, firstly the basic concepts of complexity sciences are explained briefly, and then complexity leadership theory, essential characteristics, types and different approaches are discussed. Then, the Cynefin model, which appeared in the application dimension of complexity leadership, was examined and practical suggestions were given to the practitioners. Finally, leadership research has focused on the contributions of the science of complexity and future trends.
Büyük dönüşüm ve değişim dönemlerinde yapısal ve kültürel değişimler
yaşanırken eğitim sistemlerinin değişmeden aynı kalması beklenemez.
İçinde bulunduğumuz çağda devrim niteliğindeki hızlı teknolojik
değişimler gerçekleşmektedir. Nesnelerin interneti (IoT), yapay zekâ
(AI) ve robotik gibi dijital teknolojilerin gelişmesi ve yayılması
toplumsal yaşamda da önemli değişiklikler yaratmaktadır. Doğal olarak
ekonomik, sosyal, kültürel, politik değişimler kadar eğitim sistemi de bu
değişimden payını almaktadır. İnsan öğesinin niteliğine en doğrudan
etkiyi yapan eğitim süreçleri de toplumla eş uyumlu biçimde
değişmekte, dönüşmekte ve dijitalleşmektedir.
Toplum 5.0, ilk olarak Japonya’da ortaya atılarak uygulanmaya başlayan
bir büyüme ve kalkınma stratejisi olarak değerlendirilebilir. Hem
ekonomik kalkınmayı hem de toplumsal sorunların çözülmesini
hedefleyen, insan merkezli bir toplum oluşturmayı amaçlamaktadır.
Toplum 5.0, her ne kadar Japonya eksenli bir büyüme, gelişme ve
kalkınma vizyonu olsa da, teknolojinin getirdiği sorunları çözme ve
Endüstri 4.0’ın ihmal ettiği “insanı odağa alan ve değer yaratma
boyutundaki” eksiklikleri giderme potansiyeli taşımaktadır.